• This topic has 1 izleyen and 0 yanıt.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27372
    Anonim
    Pasif

    Kendisine “gerçek” bir İsrailli diye çağrılmak, muhakkak şerefli biri olmak anlamına gelir. Eğer bu övgü, yargıları tüm insanlarınkinden daha üstün olan birinden geliyorsa, bu şeref daha da büyük olur. Bartolomeus olarak da tanınan Natanel, böyle şerefli biri olarak değerlendirilmişti. Tanrı’nın Oğlu bile onun hakkında şöyle dedi: “İşte, kendisinde hile olmıyan gerçek bir İsraili !”—Yuh. 1:47.

    İsa Mesih, bu sözleri Natanel kendi havarilerinden biri olmasından önce söyledi. Havari Yuhanna tarafından kaleme alınan kayda göre, İsa, Filipus’u kendisini takip etmek için çağırmıştı. Filipus ise, arkadaşı Natanel’i bulmak için gitti ve ona şu sevinçli haberi verdi: “Kutsal Yasada peygamberlerin kendisi için yazdıkları Yusuf oğlu Nasıralı İsa’yı bulduk.”—Yuh. 1:45.

    Bu söz, Natanel’e inanılmaz bir şey gibi geldi. Şöyle cevap verdi: “Nasıradan iyi bir şey çıkabilir mi? (Yuh. 1:46a)

    Neden böyle karşılık verdi? Şüphesiz Mika’nın peygamberliğinin şu sözlerini biliyordu. “Sen, Yahuda binleri arasında bulunmak için küçük olan Beytlehem Efrata, İsrail üzerine hükümdar olacak adam bana senden çıkacak; ve onun çıkışı eski vakitten, ezeli günlerdendir.” (Mika 5:2)

    Bu nedenle onun için, Mesih’in Galile’deki Nasıra şehri ile bağlantısı olduğunu hemen kabul etmek kolay olamazdı. Natanel’in sorusu, Nasıra şehrinin övünmesi için bir neden olmadığı, aksine bu şehirden gerçek anlamda iyi bir şey beklenemeyeceği anlamına geliyordu. Dolayısıyla Natanael için, Nasıra’nın kanunda ve peygamberlerde bildirilen kimsenin geleceği şehir olmadığı belliydi.

    Filipus, bu nokta üzerinde Natanel ile tartışmadı, fakat onu “gel de bak” diyerek davet etti. Natanel’in ön yargılarının objektif bir araştırma yapmasını engellemesine müsaade etmemesi ve arkadaşının davetine karşılık vermesi, övülmeye değer. İsa, Natanael’in kendisine doğru gelmekte olduğunu görerek şöyle dedi: “İşte, kendisinde hile olmıyan gerçek bir İsrailî.” (Yuh. 1:46b, 47) Yakub’un soyundan gelenler bedenen İsrailli idiyseler de, hepsi kelimenin gerçek anlamıyla İsrailli değildi. “Tanrı ile uğraşan [sebat eden]” anlamına gelen “İsrail” ismi Yakub’a bereket almak için, bir melekle güreşmesinden sonra verildi. Kardeşi Esav’dan farklı olarak Yakub kutsal şeyleri takdir ediyordu ve Tanrı’nın lütfunu kazanmak için çok çaba harcamaya istekliydi.

    Gerçek bir İsrailli olarak Natanel Tanrısal vaatlere iman edip takdir gösteriyordu. O, sadece doğuştan değil, hareketleriyle gerçek bir İsrailliydi ve Tanrı’nın iradesine, atası Yakub gibi aynı bağlılığı gösteriyordu. Natanael’in hilekâr, ikiyüzlü ve kurnaz yönleri yoktu. İsa Mesih’e göre, o doğru ve şerefli bir adamdı.

    İsa’nın sözlerine karşı Natanel nasıl bir tepki gösterdi? İsa’ya şu soruyu sordu: “Sen beni nereden tanıyorsun?” Evet, neye dayanarak İsa böyle bir şey söyleyebiliyordu? Tanrı’nın Oğlu şu cevabı verdi. “Filipus seni çağırmadan önce incir ağacının altındayken, seni gördüm.” (Yuh. 1:48) Natanel hemen anladı. İncir ağacının altında bulunma nedeni onun hileden uzak bir İsrailli olduğunu ispatlıyordu.

    Bundan dolayı İsa’nın sözleri onun için şahsi bir şahadet olup, söyleyenin olağanüstü bir bilgiye sahip olduğunu tasdik ediyordu. Natanel’in ağacın dalları altında özel bir şeyi derin düşünüp düşünmediğini veya dua edip etmediğini bilmiyoruz. Fakat incir ağacıyla ilgili mesele Natanel’in zihninde, Tanrı’nın Oğlunun sözleri hakkında sağlam bir temel temin edecek nitelikteydi.

    İsa’nın bu önemli sözleri Natanel’in zihninde ve yüreğindeki tüm şüpheleri giderdi. Natanel imanla dolu olarak şöyle cevap verdi: “Rabbi, sen Tanrının Oğlusun, sen İsrailin Kıralısın.”—Yuh. 1:49.

    O andan itibaren Natanael, İsa Mesih’in şu sözlerinin tahakkukunu gördü: “Sana: İncir ağacının altında seni gördüm dediğim için mi inanıyorsun? Sen bunlardan daha büyük şeyler göreceksin.” (Yuh. 1:50)

    Natanel doğduğu şehir olan Galile’deki Kana’da bir düğün ziyafeti esnasında, suyu kaliteli şaraba çeviren İsa’nın ilk mucizesine tanık oldu. Daha sonra Havariler olarak tayin edilen diğer onbirlerle beraber Natanel, İsa’nın hastaları iyi ettiğini, cinleri çıkardığını ve hatta ölüleri dirilttiğini gördü. Ayrıca Natanael İsa’nın yeryüzündeyken verdiği eğitim ve öğretimden de faydalandı.

    Biz hileden uzak kişiler olmaya çalışalım ve böylece Natanel gibi Tanrı’ya ilk imanımızı ikrar ederken gördüğümüzden daha büyük şeyler görebilelim.

    saygılarımla

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.