• Bu konu 2 izleyen ve 6 yanıt içeriyor.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25316
    Anonim
    Pasif

    Dirilişin Önemi (M.Ali Şimşek)

    İlk yüzyıl hristiyanlarının İsa ‘nın dirilişine büyük önem verdiklerinden hiç kimsenin kuşkusu yok. Filistin’den başlayarak dünyanın dörtte bir tarafında dirilişle ilgili haberi büyük bir cesaretle yaydılar. Nitekim bu yüzyılın müjdeleme faaliyetlerinin ayrıntılı bir kaydı sayılanve İncil’in 4. kitabı olan Elçilerin İşleri’nde şunları okuyoruz:

    ” Elçiler, rab İsa’nın ölümünden dirildiğine çok etkili bir biçimde tanıklık ediyorlardı… ” ( Elç. İş. 4:33 )

    ” Pavlus, kenti putlarla dolu görünce yüreğinde derin bir acı duydu. Bu nedenle gerek havrada Yahudilerle ve Tanrı’ya tapan yabancılarla , gerek her gün çarşı meydanında karşılaştığı kişilerle tartışıp durdu. Epikürcü ve stoacı bazı filizoflar onunla atışmaya başladılar. Kimi ‘ Bu lafebesi ne demek istiyor ? ‘ derken, kim de, ‘ Galiba yabancı ilahların haberciliğini yapıyor ‘ diyordu. Çünkü Pavlus, İsa’yla ve dirilişle ilgili Müjde’yi duyuruyordu ” ( Elç İş. 17:16-18 ). Pavlus, hristiyan inancının özellikle dört temel dayanağı üzerinde durur:

    * İsa’nın ölümü.
    * Gömülmesi.
    * Dirilmesi.
    * Dirilişten sonra görünmesi.

    Diriliş olmadan hristiyanlık, orta direği yerinden alınan bir çadır gibi çöker. Dirilmemiş Mesih olmadan; hristiyan bildirisi, bomboş ve anlamsızdır. …… ayeti bir kez daha hatırlayalım:

    ” Ölüler dirilmezse Mesih’te dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse bildiriniz de imanınız da boştur. “( 1. Ko. 15:13, 14 )

    İsa’nın ölümden dirilmesi bir kuram, mistik bir inanç ya da ruhsal deneyim değildir; diriliş, tarihsel bir gerçekliktir. Bu konuyla ilgili kanıtların çokluğu ve inanırlığı olağanüstüdür.

    Baygınlık geçirmiş olabilir mi ?


    Hristiyan inancı ve İsa’nın dirilişi, en az Sezar’ın ya da Kenedy’nin öldürüldüğünü kaydeden tarihin bir parçasıdır. İsa çarmıh’ta ölmediği, altı saat kadar çarmıhta asılı kaldıktan sonra yandaşları tarafından çarmıhtan indirilip oldukça serin bir ortam sağlayan kaya mezarlardan birine taşındığı, bir süre sonra da baygınlık halinin sona erip ayağa kalktığı idddiası tümüyle dayanıksız bir varsayımdır. Bugünlerde bile Kenedy’nin ya da Elvis Pressley’in hayatta olduğunu ileri sürenler var. Suikastan sonra Kenndey’nin ölmediğine, suikastı düzenleyenlerden kurtarmak için onun Polonya’ya kaçırıldığına dair teoriler üretildi.

    İsa’nın durumunda da bu tür teorilerin inanırlığı, tarihsel bir dayanağı yoktur.Birincisi,İsa’nın ölümüne ve gömülmesine ilişkin olarak sıralanan sağlam ve inandırıcı kayıtların dışında, olayı doğrulayan açık ve tarafsız kayıtlar da vardır. Örneğin Romalı tarihçi Tacitus, Annals adlı tarih dizisinin 15. kitabında şunları yazar: ” Hristiyanlar adlarını Tiberius yönetimi sırasında Filistin yöresinin valisi Pontius Pilatus tarafından çarmıha gerdirilen Mesih’ten alırlar. ”

    İkincisi çarmıha gerilme sırasında kurbanın çektiği acıları, ondan sonra öldüğünden emin olmak için böğrünün mızrakla deşilmesi, ölümün tamamen gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin soruları ortadan kaldırmaktadır.

    Askerler İsa’yla birlikte çarmıha gerilenlerin bacaklarını kırarken, İsa’nın zaten ölmüş olduğunu gördüler. Öldüğünden emin olmak için askerlerden biri mızrağıyla İsa’nın böğrünü deldi; delinen böğründen kan ve su aktı.

    İsa’nın bacaklarının kırılmaması önemli bir noktayı, Kutsal Kitap’ın Çıkış bölümü 12:46’da geçen peygamberliğin gerçekleştiğini ifade ediyordu.

    Yalnış mezar iddiasına gelelim. Önce bunun ayrıntılarını İncil’den okuyalım:

    Şabat günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakup’un annesi Meryem ve Salome gidip İsa’nın cesedine sürmek üzere baharat satın aldılar.Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler. Aralarında, ” Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak ?” diye konuşuyorlardı.
    Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman kayanın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler. Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.
    Adam onlara, ” Şaşırmayın ! ” dedi. Çarmıha gerilen Nasıralı İsa’yı arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte onu yatırdıkları yer.” ( Markos 16:1-6 )

    Bu metinde birkaç önemli noktaya değinmek isriyoruz. Birincisi, kadınlar mezara vardığında mezarın güvenliğinden sorumlu olan askerler orada yoktu; çünkü onlar olup bitenleri başkahine bildirmek üzere çoktan ayrılmışlardı. Kaya mezarın içindeki beyaz kaftanlı genç, gerçekte Tanrı’nın meleklerinden biri olarak algılanmaktayken, bazıları onun mezarlık bahçıvanı olduğunu, kadınlara, ” İşte onu yatırdıkları yer ” şeklindeki sözlerinin başka bir mezarı işaret ettiği anlamına geldiğini, dolayısıyla kadınların yalnış mezara geldiğini, dolayısıyla kadınların yalnış mezara gelmiş olduklarını ileri sürerler. Ancak birçokları beyazlar giyinmiş meleğin, kadınların hiçbir soru sormalarına bile fırsat vermeden Nasıralı İsa’yı aradıklarını nasıl bildiğini ve İsa’nın dirildiğine ilişkin sözlerini bilmezlikten geliyorlar.

    Boş mezar, cesedin çalındığını mı gösteriyordu ? Dirilişi inkar edenlerin sarıldığı bir başka varsayım da budur. İsa çarmıhtan alınıp kaya mezara taşınırken başkahinlerle Ferisiler Pilatus’a gidip, ” ‘ Efendimiz ‘ dediler, ‘ O aldatıcının daha hayattayken, ‘ Ben öldükten üç gün sonra dirileceğim ‘ dediğini hatırlıyoruz. Onun için buyruk ver de üçüncü güne dek mezarı güvenlik altına alsınlar. Yoksa öğrencileri gelir, cesedini çalar ve halka ‘ Ölümden dirildi ‘ derler. Son aldatmaca ilkinden beter olur ‘ ” ( Mat. 27:63-64 )

    Bununla akla gelen ilk soru şu: İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra kaçacak yer arayan korkak, sinmiş bir kaç yandaşı nasıl olmuştu da tam teçhizatlı Roma askerlerini etkisiz hale getirip cesedi alabilmişlerdi ? Cesedi çalmak isteyenler metrelerce uzunluktaki kefeni neden sıyırıp yere atmışlardı ? İsa’nın ölüm ve diriliş konusundaki sözlerini anlamaktan, yorumlamaktan aciz o insanlar nasıl böyle bir oyun tezgahlayabilirlerdi ? Bunu yapabileceklerini varsayalım; uydurdukları yalan uğruna her türlü işkenceye katlandıklarını, hatta ölümü bile göze aldıklarını düşünebiliyor musunuz ? Cesedi çalıp İsa’nın dirildiğini ileri süren öğrencilerin bu yalanı er geç ortaya çıkmayacak mıydı ? Aslında bütün bu sorular bizi bir kavşak noktasına getiriyor. Fiziksel mucizeyi reddetmek uğruna psikolojik bir mucizeyi kabullenmeye zorlanıyoruz !

    Boş mezar, cesedin çalındığını mı gösteriyordu ? Dirilişi inkar edenlerin sarıldığı bir başka varsayım da budur. İsa çarmıhtan alınıp kaya mezara taşınırken başkahinlerle Ferisiler Pilatus’a gidip, ” ‘ Efendimiz ‘ dediler, ‘ O aldatıcının daha hayattayken, ‘ Ben öldükten üç gün sonra dirileceğim ‘ dediğini hatırlıyoruz. Onun için buyruk ver de üçüncü güne dek mezarı güvenlik altına alsınlar. Yoksa öğrencileri gelir, cesedini çalar ve halka ‘ Ölümden dirildi ‘ derler. Son aldatmaca ilkinden beter olur ‘ ” ( Mat. 27:63-64 )

    Bununla akla gelen ilk soru şu: İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra kaçacak yer arayan korkak, sinmiş bir kaç yandaşı nasıl olmuştu da tam teçhizatlı Roma askerlerini etkisiz hale getirip cesedi alabilmişlerdi ? Cesedi çalmak isteyenler metrelerce uzunluktaki kefeni neden sıyırıp yere atmışlardı ? İsa’nın ölüm ve diriliş konusundaki sözlerini anlamaktan, yorumlamaktan aciz o insanlar nasıl böyle bir oyun tezgahlayabilirlerdi ? Bunu yapabileceklerini varsayalım; uydurdukları yalan uğruna her türlü işkenceye katlandıklarını, hatta ölümü bile göze aldıklarını düşünebiliyor musunuz ? Cesedi çalıp İsa’nın dirildiğini ileri süren öğrencilerin bu yalanı er geç ortaya çıkmayacak mıydı ? Aslında bütün bu sorular bizi bir kavşak noktasına getiriyor. Fiziksel mucizeyi reddetmek uğruna psikolojik bir mucizeyi kabullenmeye zorlanıyoruz !

    #28401
    Anonim
    Pasif

    İsa’nın kendisi, dirilmiş bedeninin fiziksel doğasına, ölümden dirildiğinin kanıtı olarak işaret etmiştir. Bu da kendisinin beden almış Tanrı olduğuna dair bildirilerini kanıtladığına göre, eleştirmenlerin İsa Mesih’in bedeninin maddesel olmadığı savları İsa’nın Rab’liğine olan inanca zarar vermektedir.Morgda kaybolan bir ceset, bu kişinin ölümden dirildiğini kanıtlamadığı gibi, boş bir mezar da, kendi başına , İsa’nın ölümden dirildiğini kanıtlamaz. Hristiyanlık inancının gerçeği İsa Mesih’in bedensel olarak dirilişine bağlıdır.
    ___________

    Diriliş gerçekleşmeseydi, Hristiyanlık da var olamazdı. İsa’nın öğrencileri yenilmiş ve dağılmış bir şekilde yerlerinde kalırlardı. İsa’nın çarmıha gerilip ölmesi, O’nun Mesih olduğuna dair tüm ümitlerini sonsuza dek sustururdu. İsa’ya da sadece sevgili bir öğretmenleri olarak hatırlarlardı.Çarmıh, İsa Mesih’in görevinin utanç ve acı verici sonucu olarak hep karşılarında dururdu. Bu nedenle, Hristiyanlık’ın kökeninde ilk öğrencilerinin Tanrı’nın İsa Mesih’i ölümden dirilttiğine dair inanışları yatar. ( William Lane CRAIG )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Bugün, tüm dünyayı kazansan yararı ne olur ? hac5 isamesihyasiyor

    #30342
    Anonim
    Pasif

    Dr. Norman Geisler’in şöyle bir açıklaması vardır: ” Eğer İsa, mezara konulan fiziki bedenin aynısı ile dirilmediyse, diriliş, O’nun Tanrı’lık bildirisinde ( Yu. 8:58; 10:30 ) kanıta dayalı olma özelliğini kaybeder. O, çarmıha gerildiği bedende dirilmiştir. Burada sözü edilen gerçek, fiziksel bir bedendir. İsa fiziksel bir bedende dirilmedikçe, O’nun dirilişinin doğrulanması olanaksızdır ve tarih içindeki inandırıcılığını yitirir. ” ( Geisler, BR, 36 ).

    Dirilişin Önemi

    Dünya üzerindeki dinlerin tümü sadece dördü hariç, felsefi varsayımlar üzerine kurulmuştur. Dünya görüşleri yerine kişilere dayanan 4 büyük inanç içinde sadece Hristiyanlık, kurucusunun boş olduğunu iddia eder. Yahudilik’in babası İbrahim İ.Ö. 1900 yılında ölmüştür, fakat kendisiyle ilgili hiçbir diriliş iddiasında bulunulmamıştır.

    Wilbur S.Therefore Stand adlı kitabında şöyle yazar: ” Buda hakkındaki anlatımlarda onun ölümden dirilmesine ilişkin hiçbir bilgi yer almaz. Aksine en eski Mahaparinibbana Sutta kayıtlarında Buda’nın ölümüne ilişkin şu ifade yer alır: ‘ Buda ölmüş ve geride ondan hiçbir şey kalmamıştır. ‘ ” ( Smith, TS. 385 )

    Dünya üzerinde milyonlarca Müslüman, Yahudi ve Budist, kendi inançlarının kurucularının ölümden dirilmediği konusunda hemfikirdirler.

    W. Lane Craig şöyle yazar: ” Diriliş gerçekleşmeseydi, Hristiyanlık da var olamazdı. İsa’nın öğrencileri yenilmiş ve dağılmış bir şekilde yerlerinde kalırlardı. İsa’nın çarmıha gerilip ölmesi, O’nun Mesih olduğuna dek tüm umutlarını sonsuza dek sustururdu. İsa’yı da sadece sevgili bir öğretmenleri olarak hatırlarlardı. Çarmıh, İsa mesih’in görevinin utanç verici ve acı sonu olarak hep karşılarında dururdu. Bu nedenle, Hristiyanlık’ın kökeninde ilk öğrencilerinin Tanrı’nın İsa Mesih’i ölümden dirilttiğine dair inanışları yatar. ” ( Craig, KTR. 116 -117 )


    #29309
    Anonim
    Pasif

    Theodosus Harnack şöyle yazar: ” Diriliş konusunda taiıdığınız kanı sizin kişisel tanrıbiliminiz olamaz. Bana göre Hristiyanlık, diriliş gerçeğine göre ayakta durur ya da yıkılır ” ( Harnack, alıntı yeri Smith, TS, 437 )

    William Milligan şöyle açıklar: ” Tanrımız’ın dirilişi hakkında doğrulayıcı kanıtlardan söz ederken, O’nun yaşam öyküsündeki her olgunun bu gerçekle uyum içerisinde olduğu da vurgulanmalıdır. ” ( Milligan, RL, 71 )

    Wilbur M. Smith şu sonucu çıkarır: ” Birçok kez Yeruşalim’e gittikten sonra öldürüleceğini, ancak 3. gün mezarından dirileceğini açıkca belirten ve bu peygamberliği gerçekleşen Rabbimiz’in söylediği diğer her şey de aynı doğrulukta olmalıdır.” ( Smith, TS,419 )

    Bu konuda W. J. Sparrow Simpson ise şu yorumda bulunur:
    Mesih’in ölümden dirilişi, O’nun Tanrı Oğlu olduğu nasıl kanıtlar sorusunun yanıtı şudur: İlk olarak, ölümden kendi gücüyle dirilmiştir. Çünkü O kendi yaşamını feda edecek ve tekrar geri alacak kudrete sahiptir( Yu. 10:18 ). Bu bildiri diğer ayetlerde yer alan Baba’nın kudretiyle ölümden dirilmiş olduğu, çünkü Baba ne yaparsa, Oğul’un da aynısını yaptığı, yaratılış ve diğer gözle görülür bütün işlerin Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’a ait olduğu öğretileriyle uyumsuzluk içinde değildir.İkinci olarak, Mesih açık şekilde kendisinin Tanrı Oğlu olduğunu bildirmiştir ve ölümden dirilişi bu bildirinin gerçekliği üzerindeki Tanrı mührüdür.Eğer Mesih, ölümün gücüne yenik düşmüş olsaydı, bu durumda Tanrı’nın, İsa’nın Tanrı olma iddiasını onaylamadığını anlardık. Fakat Tanrı, İsa’yı ölümden dirilttiğine göre, herkese, ” Sevgili Oğlum budur. O’ndan hoşnudum” gerçeğini beyan etmiştir. ( Sparrow – Simpson, RCF, 287 – 88 )


    #30602
    Anonim
    Pasif

    Mitolojik bir öykü olabilir mi ?

    Diriliş gerçeğini mitolojide geçen benzer öykülerle aynı sınıfa sokma çabaları da boşunadır. Bazı eski inançlarda efsanevi bazı diriliş öykülerine rastlandığı doğrudur. Bunların çoğunun Hristiyanlık sonrası döneme ait olduğu gerçeğini gözden uzak tutmamalıyız. Örneğin, Mısır tanrısı Osiris’in karısı tarafından bir mumya olarak ve ölüler arasında hüküm sürmek üzere diriltildiği anlatılır. Bu efsaneyi, evrenin tek hakimi ve yaratıcısı olan Tanrı’nın İsa’yı ölümden diriltmesiyle paralel saymak mümkün değildir. Ne geçmiş ne de bugünkü inançlardan hiçbiri, inançlarına kaynaklık eden kişinin ilahi bir doğaya sahip olduğunu, tümüyle insan olarak dünyaya geldiğini, ölüp dirildiğini ve dirilişten sonra göğe yükseldiğini iddia etmiş değildir. ( M. A. ŞİMŞEK )

    Söz, Mesih’ti; O, Hak’tı.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5rabbe hamdolsun

    #31051
    Anonim
    Pasif

    Elçi Petrus’un, Pentikost Günü verdiği vaaz da tümüyle diriliş gerçeği üzerine oluşturulmuştur.

    Ana teması diriliştir, bu öğreti çıkarılırsa geriye hiçbir şey kalmaz. Diriliş (1 ) İsa’nın ölümünün açıklaması, ( 2 ) Mesih’te gerçekleşeceği beklenen bir peygamberliğin yerine gelmesi,(3 ) öğrenciler tarafından tanık olunan bir olgu, ( 4 )Kutsal Run’un geliş nedeni ve (5 ) Nasıralı İsa’nın Mesih ve Kral ünvanlarının gerçekliğinin kanıtlanması olarak ortaya konulmaktadır.İleri sürülen birçok sav ve sonuç tümüyle diriliş gerçeğine dayanmaktadır. Diriliş olmadan Kutsal Ruh’un farklı bir şekilde gelişi hiç açıklanamayacak bir gizem olarak kalırdı. Diriliş olmadan elçilerin tanıklıklarının bir anlamı kalmazdı. Diriliş olmadam bu öğretiden geriye kalan sadece 16. mezmurun Mesih’e dair bildirisi ve tüm beklentilerin gelecekte ortaya çıkacak olan bir Mesih’e bağlanması olurdu. Tabi ki, hi,zmetlerinden dolayı İsa’nın üzerinde tanrısal bir onama olacaktı, ancak bu onama ulusun diğer peygamberleri gibi sadece yaşadığı süreyle sınırlı olacaktı. Bu nedenle ilk Hristiyan vaazi, İsa’nın dirilişinden sonraki konumu üzerine yapıllanmıştır. ( Smith, TS. 230 )

    Kilisenin dirilişe olan inancını reddeten Adolf Harnack bile şöyle ifade eder:” Elçilerin İsa’ya duydukları güven ,O’nun ölüme yenilmediğine ve Tanrı tarafından diritildiğine olan inancından köklenmiştir.Elçiler kendi gözleriyle gördükleri için Mesih’in dirilişine olan inançları , O’nun ölümüne olan inançları kadar güçlüydü ve bu yüzden O’nunla ilgili konuşurlarken an tema olarak bu gerçekleri kullanmışlardır. ( Harnack, HD, alıntı yeri Gün, ER. 3 )



    #32460
    Anonim
    Pasif

    Sevgili kardeşler..

    Diriliş gerçekten çok önemli bir yer tutar hristiyanlıkta.. İsa Mesih’in dirilişi hristiyanlığın en güçlü ve sağlam yönlerinin başındadır. Düşünsenize; İsa Mesih çarmıhta öldürülüyor.. Onun şakirtleri, büyük bir hayalkırıklığına uğruyor ve kendi kabuklarına çekiliyorlar.. Çünkü İsa Mesih’e büyük bir umut bağlamışlardı. Fakat İsa’nın öldürüldüğünü gördükleri zaman bu umutları suya düşmüş, tabiri caizse; ”güvendikleri dağlara kar yağmıştı” İsa Mesih’in 3 gün sonra dirildiğini gördükleri zaman, kendilerine yeniden gelmişler, İsa ile beraber ölen umutları, onun dirilişiyle yeniden canlanmıştır.. Eğer İsa Mesih gerçek olmasaydı ve o gerçekten dirilmeseydi, şakirtler müjdeyi yayamazlardı. Çünkü ellerinde bir dayanak olmazdı.. İsa Mesih’in dirilişi aslında şakirtlerinin de dirilişi olarak görülmelidir. İsa Mesih’in dirilişi müjdenin tüm uluslara duyurulmasını sağlayan en büyük noktadır..

    Rab’de kalmanız dileğiyle.

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.