ANASAYFA Forum HRİSTİYAN YAŞAMI VE UYGULAMALARI Ayartılar, Denenmeler Denenmelerin üstesinden gelmek

  • Bu konu 2 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26575
    Anonim
    Pasif

    DENENMELERİN ÜSTESİNDEN GELMEK

    Rabbimiz insan değerlendirmelerinin çok çok üstünde kutsal Rab’dir. Bu kutsallık bizim anlayışımızın üzerinde bir kutsallıktır. Kendisini örnek alarak Oğlu Mesih İsa’da bize sunduğu günahsızlık ve kutsallık örneğini izleyerek bizim de kutsal olmamızı istemektedir. Mesih İsa günahsız olandır. Biz O’nu yüreğimize kurtarıcı ve Rab olarak aldığımıza göre kendi doğamızdan değil, yüreğimizdeki, Mesih İsa’nın doğasından ötürü kutsalız!:

    “Mesih’in günahları kaldırmak için belirgin olduğunu biliyorsunuz. O’nda günah yoktur.” (1. Yu. 3:5).

    Mesih bizim kurtarıcımız olduğuna göre bu konuda dünya üzerinde bakabileceğimiz başka bir örnek yoktur. Kutsallık kendi kendimize başaracağımız bir konu değildir. Ancak Mesih İsa’nın yüreğimizdeki devrimi ile kutsal olmak mümkündür. Kutsallığın başında denenmelerin üstesinden gelme arzusu ve gücü gelmektedir. Şimdi Kutsal Yazılar’ın bu konudaki öğretişine bakalım.

    1). DENENMENİN KENDİSİ GÜNAH DEĞİLDİR

    Denenme ile günah arasında fark vardır. Denenme başlangıç noktası düşünülürse, günah bitim noktasıdır. Bu anlamda denenmeler bizi günah için teşvik eden, bazen kontrolümüz dışındaki durum ve düşüncelerdir. Bu konuda İncil Şeytan’ın gümürdeyen aslan gibi bizi günaha düşürmek için uğraştığını bildirmektedir. Demek ki, denenmeyi aslanın gümürdemeleri olarak da değerlendirebiliriz. Bu nedenle Tanrı bizleri bu tarz tahriklere, denenmelere, bizi günaha yönlendirecek her şeye karşı uyarmaktadır:

    “Ayık olun, uyanık olun. Düşmanınız İblis kükreyen aslan gibi dolaşarak, yutabileceği birini arıyor.” (1. Pe. 5:8).

    Şeytan özellikle bizim Tanrı ile ilişkimizi bozmak için her tür yolu denemektedir. Bu denemeler birçok yolla olur. Ama bilinmesi gereken bu yolların sinsice olduğudur. Denenmenin günahın kendisi olmadığına en güzel örnek Rab Mesih İsa’nın çölde kırk gün boyunca denenmesidir. Bu denenme boyunca Mesih İsa hiç kuşkusuz zor anlar geçirmiştir. Ama burada önemli olan bütün bu denenmeleri günaha düşmeden atlatmasıdır:

    “Çünkü baş rahibimiz zayıflıklarımıza yakınlık duymayan bir baş rahip değildir. Tersine, her bakımdan bizim gibi günahla denenmiş, ama günahsız kalmıştır.” (İbr. 4:15).

    2). DENENMEDEN KAÇMAK GEREKİR

    İnsanlar bir takım konularda yeterince bilgi birikimine sahip olduklarında o konuları yakından tanımaya başlarlar. Denenmelerde, Mesih İsa’da ve Tanrı kelamı üzerindeki yaşamda kolaylıkla tanınmaya başlar. Ama bu bizim ne kadar Tanrı ile birlikte olduğumuza, ne kadar O’ndan öğrendiğimize bağlıdır. Potifar’ın karısı Yusuf’un yakasına yapışmış, onu günaha düşürmek için zorluyordu. Yusuf’un buradaki davranışı kaçmak olmuştu. Genelde toplum içinde kaçmak korkaklık olarak değerlendirilmektedir. Ama birçok kereler bu konudaki kaçmalar korkaklık değil, gerçekten de Tanrı’daki irade güçlülüğünün bir göstergesi olacaktır.

    Kral Davut’a baktığımızda yine aynı durumla karşılaşıyoruz. Eğer Kral Davut bu durumdan kaçıp kurtulsaydı, çok büyük bir kazanç sağlamış olacaktı. Bu kazanç maddi değerlerle ölçülemez. Bu kadar ruhsal bunalıma, günahın getirdiği yük ve sonuçlara düşmemiş olacaktı. Bu nedenle elçi Pavlus’un Korintoslular’a öğüdü şu olmuştur:

    “Zinadan kaçının. İnsanın işlediği başka her günah beden dışıdır. Ama zina eden öz bedenine karşı günah işler” (1. Ko. 6:18).

    Allah ile kopuk ilişkilerin temelinde işlenen günahlar yer almaktadır. Samimi Hıristiyan günahtan kaçtıkça Tanrı ile ilişkisini daha net bir düzeye getirecektir:

    “.…ne var ki, herkes kendi tutkusunun ayartması ve kandırması sonucu denenmeye uğrar. Bunun ardından da tutku gebe kalır ve günahı oluşturur. Günahın olgunlaşması ise ölümü doğurur’ (Yak. 1:14-15).

    Tutkunun ardınca koşmak, demek oldukça ağır noktalara gelinmesi demektir. Bu nokta yukarıdaki ayette çok net bir kelime ile ifade edilmektedir. Ölüm bu ruhsal anlamda kişinin Tanrı’dan tamamen uzak ve ayrı olduğunu gösterir. Oysa Tanrı hiç kimsenin mahvolmasını istememekte ve mümkün mertebe kelamı ile insanlığa kurtuluşunu sunmak istemektedir. Oysa insan çoğu zaman kendi ayağı ile düştüğü günah çukurunda kendi kendini ölüme bırakır. Bu birçok zaman araba süren kişinin bile bile yoldaki çukurlara girmesi ve arabanın ömrünü kısaltmasına benzemektedir.

    3). DÜŞÜNCELERİN YÖNLENDİRİLMESİ VE EĞİTİLMESİ

    Yaşam içinde bizleri yönlendiren düşüncemiz, aklımızdır. Eğer aklımız duru bir kaynaksa, o zaman yaşamımızı da duru bir halde tutacaktır. Eğer aklımız, düşüncemiz birçok kötü düşüncelerle, cinsel fantezilerle ve çirkinliğe yönelik her tür düşünceyle doluysa işte o zaman durum farklı olacaktır. Karışık aklın sergilediği yaşam da oldukça karışık olacaktır. Yeni Antlaşma’da aklımızın duru olmasına yönelik ayetler vardır:

    “Öyleyse, kardeşlerim, Tanrı’nın sevecenliği adına size yalvarırım: Bedenlerinizi diri, kutsal, beğenilir sunu olarak Tanrı’ya sunun. Sunmanız gereken sağlıklı ruhsal hizmet budur. Şimdiki çağın gidişine uymayın. Tersine, anlayışının tazelenmesiyle büsbütün değiştirilmiş insanlar olun. Öyle ki, Tanrı’nın istemini, neyin yararlı, beğenilir, yetkin olduğunu öğrenesiniz’ (Rom. 12:12).

    “Güne yaraşır biçimde vaktimizi saygıdeğer tutumla geçirelim; içkili, gürültülü eğlence alemleriyle, sarhoşlukla, fuhuşla, soysuzlukla, kavgacılıkla, kıskançlıkla değil. Tam tersine, Rab İsa Mesih’i kuşanın ve bedenin gereksiz tutkularını karşılamayı bırakın’ (Rom 13:13-14).

    “Aldanışın yol açtığı tutkular ardından koşarak yıkıma giden önceki yaşayışınıza özgü eski kişiliğinizi atın üzerinizden. Aklınızı ve ruhunuzu tamamen yenileyin; öte yandan Tanrı’ya benzen yaratılan yeni kişiliği kuşanın. Bu yeni kişilik gerçeğe bağlı doğrulukla ve kutsallıkla belli eder kendini” (Ef. 4:22-24).

    “Çünkü savaşımınızın silahları dünyasal silahlar değil, Tanrı gücüyle kaleleri yerle bir edebilecek silahlardır. Bu silahlar yanıltmacaları yerle bir eder. Tanrı bilgisine karşı duran her büyüklenme duvarını yıkar, her düzeni tutsak edip Mesih’in buyruğuna bağımlı kılar” (2. Ko. 10:45).

    Bütün bu ve benzeri ayetlerden çıkan sonuç aklın ruhsal yaşamımızda ne denli önem taşıdığıdır. Eğer akıl günah peşinde koşmuyor ve tamamen temizlik ve paklık içinde kalıyorsa, ruhsal yaşamımız Tanrı’nın hoşnut olduğu bir rayda devam edecektir. Eğer temizlik ve paklık yerini günaha bırakmışsa, ruhsal ve dünyasal yaşamımız karmaşık ve günah içinde olacaktır. Elçi Pavlus, Filipili imanlıları şöyle yönlendirmektedir:

    “Özetle, kardeşlerim, aklınızı erdemli ve övgüye değer ne varsa ona yorun: Gerçek, saygılı, doğru, pak, güzel, onurlu olan ne varsa” (Flp. 4:8).

    Bu konuda yalnızca iman üzerinde oturup beklemek yerine gerçekten aklı, düşünce yapısını Tanrı kelamı ile yönlendirmek, eğitmek gerekmektedir.

    4). ŞEYTAN’IN YÖNTEMLERİ KONUSUNDA DİKKATLİ OLMAK

    Şeytan bizim zayıflıklarımız yönünde ortam hazırlamaya çalışacaktır. Çünkü O’nun yegane hedefi bizi Tanrı’dan koparmak ve günahın esiri olmamızı sağlamaktır. Bu nedenle gerçekten ayık ve uyanık olma sorumluluğu bizim üzerimizdedir.

    İnsan olarak zayıflıklarımız var. Ama önemli olan bu zayıflıkların Şeytan’ın tahriklerince yönlendirilmemesidir. Örneğin; cinsel konularda zayıfsanız ve birçok cinsel yayını içeren çanak antenler sizi cezb ediyorsa işte dikkat etmeniz gerekiyor. Bu çanak anten aracılığıyla sizi teşvik edecektir. Kendi zayıflığınızda kendi kendinizi denenmeye iteceksiniz ve ondan sonra saatler boyunca pornografinin esiri olup düşüncenizin duruluğunu yitirmiş olacaksınız. Gördüğünüz gibi bu sonu gelmez bir zincir olarak sizi daha kötüye doğru çekip durmaktadır. Pornografi dergileri için de aynıdır. Bazı açık filmler için de geçerlidir. Güzel bir atasözümüz vardır: “Dervişin fikri ne ise zikri de odur” derler. Bu durumu ifade eden uygun bir sözdür. Eğer düşüncenizde gevşek oluyorsanız, işte yavaş yavaş davranışlarınız dünyasallığın bütün iğrençliklerine kayıyor demektir. Burada yalnız aklın, zihnin yönlendirilmesi ve eğitimi değil, aynı zamanda gözlerin de eğitiminin ne denli önemli olduğundan bahsetmemiz gerekir. Gözler de ruhumuzu aydınlatan ve dış dünyanın içimize doğru uzanan giriş kapısıdır. Onların Tanrı’nın istediği anlamda eğitim ve yönlendirişi de ruhsal ve bedensel yaşamımızın korunmasında çok büyük rol oynayacaktır.

    5). DENENMEYE DAYANMA KONUSUNDA BİZİM YEGANE YARDIMCIMIZ RAB’DİR

    Kutsal yaşam yaşamak, Tanrı’da kurtulmuş bir Mesih inanlısı olarak Tanrı’nın hoşlanacağı bir yaşam sürdürmek denenmelere sürekli maruz kalmak demektir. Ama Tanrı bizi her tür denenmede kendi kelamı ve Kutsal Ruh’u ile sürekli desteklemektedir. Aslında yalnız değiliz, bizim durumumuzda olan birçok imanlı olacaktır. Zaten İncil bu nedenle bizi, samimi Hıristiyan’ları bu tarz denenmelerde birbirlerine doğru itmekte ve birbirlerine yardımcı olmayı salık vermektedir:

    “Kardeşlerim! Eğer biri suçüstü yakalanırsa, siz ruhsal olanlar yumuşak huylulukla onu doğruluğa getirin. Kendi durumunuzu da göz önünde bulundurun; olmaya ki, siz de günahla denenesiniz. Birbirinizin yükünü taşıyın, böylelikle Mesih’in yasasını uygulayın” (Gal. 6:12).

    Yukarıda bahsettiğimiz gibi Şeytan bizim boşluklarımızı sürekli yakalamaya çalışacaktır. Örneğin: öfkemizin sonucunu günahla bitirmeye çalışacaktır. Herhangi bir cinsel etkileşimi yine sonuca yani günaha sevk ettirmeye çalışacaktır. Bu noktada günaha öldüğümüzü, hatırlamalıyız. Aynı zamanda Tanrı’nın bizimle olduğunu, bedenimizin Kutsal Ruh’un tapınağı olduğunu ve Tanrı kelamının da baş yardımcımız olduğunu sürekli aklımızda tutmamız gerekmektedir:

    “İblis’e fırsat vermeyin…” (Ef. 4:27).

    “Tanrı’ya bağımlı olun. Öte yandan iblise direnin, o sizden kaçacaktır” (Yak. 4:7).

    “Çünkü kendisi işkenceler çekerek denendiğinden, denenenlere yardım edebilecek güçtedir’ (İbr. 2:18).

    Özellikle son ayet Rab Mesih İsa’nın denenmeler konusunda bizi çok iyi bir biçimde anlayabileceğini ve yanımızda bize yardımcı olacağını görüyoruz. Yeter ki, bizler hem ayık ve uyanık olalım, hem de Tanrımız’ın Sözü doğrultusunda, dua ile haşır neşir ve insanlara Tanrı’nın müjdesini yalnız sözle değil ama yaşamla da sunabilen kişiler olalım. O zaman bütün bu denenme ve zorlukların üstesinden gelmek ve Tanrı’ya yücelik getiren bir yaşam sergilemek mümkün olacaktır.

    BAŞARISIZLIK VE BAĞIŞLAMA

    Ya bütün bu öğrenmelerimize, uygulamalarımıza ve dua yaşamımıza rağmen Mesih İsa’da kurtulmuş bir Hıristiyan olarak bir gün düşersek, günah işlersek ne olacak? O zaman Tanrı ile ilişkimiz doğal olarak bozulacak bozulmasına da orada her şey bitecek mi? Eyvah biz başarısız olduk, en iyisi mi dünyasal yaşayıp gidelim, nasıl olsa Tanrı’nın istediği yaşamı beceremiyoruz mu diyeceğiz? Hayır, asla. Aslında düşme sonrasında Şeytan bizi muhakkak bu şekilde teşvik edecek ve bizi bulunduğumuz durum içinde sürekli suçlamaya, “bak işte başarısızsın, sen kim Tanrı ile yaşamak kim? Bu halinle kendini nasıl kurtulmuş bir kişi gibi görebilirsin?” Türünden lafları kafamıza sokuşturmaya çalışacaktır. Oysa Rabbimiz Mesih İsa’da kurtuluşu alan kişilerin bilerek ya da bilmeyerek düşme ihtimallerine karşı yeniden kendilerini toparlayıp kutsal yaşama dönmeleri için çok net bir yol göstermiştir. İkrar, yani hemen Tanrı önüne gidilerek, günah işlediğini, Tanrı’yı hoşnut etmeyen bir şey yaptığını ikrar etmek, söylemek ve günahın ne denli Tanrı’nın hoşlanmadığı bir şey olduğu konusunda hemfikir olarak bağışlanma dilemek demektir. Bakın bu konudaki ayet ne diyor:

    “Günahlarımızı açıkça söylersek güvenilir olan ve hakça davranandır; öyle ki, günahlarımızı bağışlar ve bizi her suçtan arıtır.” (1.Yu. 1:9).

    RUHSAL SOLUNUM

    Kısacası Tanrı, Rab Mesih İsa’da kurtuluş almış insanları için ruhsal bir solunum oluşturmuştur. Eğer her şeye rağmen bilerek ya da bilmeyerek günaha düşerse hemen, vakit geçirmeden Tanrı önünde günahlılığını görerek, günahını Tanrı’ya söylemek yani adeta soluk vermek, vücuttaki karbondioksiti çıkarmak gibi ve sonra Tanrı’nın bu konudaki vaadini hatırlayarak bağışlandığından emin bir biçimde Tanrı’nın Kutsal Ruh’u ile dolmayı istemek, yani soluk almak adeta temiz havayı, oksijeni içine çekmek gibidir.

    Yalnız bu hiçbir zaman “öyleyse ben istediğim kadar günah işleyeyim. Nasıl olsa Tanrı böyle bir sistem oluşturmuş. Af dilerim ve beni bağışlar” şeklinde bir düşünceyi akla getirmemelidir. Çünkü burada insanın zaman zaman sınırlı ve zayıf oluşundan kaynaklanan, birdenbire elinde olmadan yaptığı günahlar ve hatalar için ortaya konmuş bir sistemdir. Yoksa şuurlu bir biçimde sürekli günah işleyip sonra bağışlanma şeklinde bir öğreti asla yoktur:

    “Öyleyse ne diyeceğiz? Kayra (Lütuf) çoğalsın diye günah işlemeyi sürdürecek miyiz? Hiçbir zaman! Günaha karşı ölmüş olan bizler bundan böyle nasıl günah içinde yaşayabiliriz?” (Rom. 6:12).

    Görüldüğü gibi Mesih İsa’nın kanıyla kurtuluşa eren kişi bütün günahlarından bağışlama bulduğu gibi artık günaha da ölmüştür. Yani esas amaç Mesih’teki samimi Hıristiyan’ın günah gücünü kırmaktır. Böylelikle Tanrı’ya yücelik getiren zaferli bir yaşam sürülebilir. Ama insanoğlu çok gelişmiş olduğu halde evren içinde sınırlı ve günahlı bir dünya içinde yaşamaktadır. Ana hedefe rağmen günaha düşme ihtimaline karşı böyle bir ruhsal solunum sistemi getirilmiştir:

    “Çünkü baş rahibimiz zayıflıklarımıza yakınlık duymayan bir baş rahip değildir. Tersine, her bakımdan bizim gibi günahla denenmiş, ama günahsız kalmıştır. Onun için, kayra tahtına tam güvenle yaklaşalım. Öyle ki, yardıma gereksinim duyulan dönemde acınılanlar olalım ve kayra (lütuf) bulalım” (İbr. 4:15-6).

    Tanrı’nın lütfu gerçekten harikadır. Bize kurtuluşu bir armağan olarak, karşılıksız sunduğu gibi, bu yolda da düşe kalka yola devam etsek bile bize alnımızın akı ile yolu bitirme şansı verme konusunda elini uzatmakta ve bizlere bir kez daha ne denli bağışlama yüreği olduğunu göstermektedir. Çünkü O’nun özlemi kutsallık, paklıktır. O kendi halkında insanlarının sürekli bunu yaşamlarını istemektedir. Yetersiz ve çoğu zaman küçük çocukların sürekli üstlerini kirlettikleri gibi bizim de kendimizi kirletebileceğimizi bilmektedir ve şefkatli bir anne gibi defalarca bizi yıkayıp paklayıp yeniden ve yeniden yaşam içindeki gündelik akışa bırakmaktadır. O’na yücelik olsun.

    ÖZET

    Kutsal Yazılar’dan açıkça gördüğümüz gibi Tanrı’nın özellikle cinsel yaşam için koyduğu düzen oldukça önem taşımaktadır. Eski Antlaşma’da zinaya karşı olan öğretiş, putperestliğe karşılık olarak eşit düzeydedir. Yeni Antlaşma’da ise hem Mesih İsa, hem de öğrencileri sürekli olarak cinsel paklıktan bahsetmişlerdir. Elçi Pavlus cinsel günahları günah sıralamasında hemen hemen baş köşeye oturtmuştur.

    Kutsal Kitap insanın cinselliğinde acaba neden paklığı aramaktadır? Çünkü cinsellik Tanrı’nın yarattığı güzelliklerden biri ve yerli yerinde kullanılmalıdır. Bu nedenle Tanrı yarattığı cinsel hazzın evlilik sınırları içinde kullanılmasını öğretmektedir. Bu esas Tanrı’nın doğasına uygun olanıdır. Zaten bu doğa dışında gerçekleşen ilişkilerin çoğunun getirdiği karmaşa Tanrı’nın bu öğretilerle ne demek istediğini oldukça net olarak göstermektedir. Tanrı’nın arzusu dışındaki cinsel yaşamların çoğunda sonuç büyük bir hüsranla, kırılma ile, mutsuzlukla ve birçok sorunla noktalanmaktadır.

    Bizler Mesih İsa’da aldığımız kurtuluşla kutsal bir yaşam içine girdik. Bu Tanrı ile adeta yüz yüze bir ilişki içinde bulunmak demektir. Bu nedenle yaşamımızın her noktası etkilenecektir. Cinsel yaşamımızın da temizlik ve paklık içinde, evlilik ilişkisi içinde ve sonuna kadar sağlıklı ailenin temeli tek eşliliği koruyarak olmalıdır.

    Gerçek anlamda, Kutsal Kitab’a bağımlı Hıristiyan inancı kolay bir inanç değildir. Tanrı sevgi Tanrısı’dır. Ama aynı zamanda evrenin sahibi olarak her tür yetkiyi elinde bulunduran Tanrı’dır. Tanrı alaya alınmaz ve O’nun öğretileri de bütün dünyanın düzeni için büyük ciddiyet taşımaktadır. Bu nedenle cinsel ahlakta Tanrı’nın kendi inananlarından beklediği oldukça yüksek standartlar vardır. Bu standartların tek amacı paklığı, temizliği, ilişkilerde düzeyliliği korumak ve her tür sapkınlık ve sapıklıklardan, karmaşık cinsel yaşam ve getirdiği öldürücü hastalıklar dahil, ruhsal bunalımlardan halkı korumaktır. Bu nedenle Tanrı’nın kutsallık anlayışı da, paklık cinsellikte düzey anlayışı da, tek eşli kalma anlayışı da, cinselliği evlilik içinde yaşama anlayışı da dünyanın görüş ve öğretilerine ters düşecektir. Bu konuda dünya sürekli Tanrı’nın öğretilerini, dolayısı ile bu öğretileri yaşayan bizleri yargılayacaktır.

    Bütün bunlar bir yana eğer bizler Tanrı’da kurtulmuşluğumuzu gönenmiş kişiler olarak, Tanrı Kelam’ı ve Kutsal Ruh’un yönlendirdikleri doğrultusunda yaşıyorsak, yaşam biçimimiz içinde cinselliği de Tanrı çerçevesinde gerçekleştireceğiz. Böylelikle kendimizi her tür utanç, düş kırıklığı, ruhsal bunalım ve hastalıklardan korumuş olacağız. Kutsal yaşam, yaşamın tatlarını, zevklerini tatmamak demek değildir. Aksine kutsal yaşam, yaşamın zevklerini ve tatlarının tadılması gerektiği şekli içinde tatmak yaradılışına ve yaradanına uygun olarak tatmak, aşırılıklardan uzak kalarak yaşam zevklerinin arkasındaki tehlikelerden korunarak tatmayı becerebilmek demektir.



    [1] Bu konu üzerindeki görüşler için “Evlilik ve Aile” ana başlığı altındaki “Bekarlık” konusuna bakınız.

    [2] Aynı zamanda Neş. 4:1215’e bakın.

    [3] Brown, Driver and Briggs, English/Hebrew Lexicon, s.187. Bu kelime başka yerlerde de kullanılmıştır: Sül. 7:18; Neş.1:4, 5:1, 7:12; Hez. 16:18; 23:17.

    [4] Mat. 19:5, Mar. 10:78, 1.Ko. 6:16, Ef. 5:31.

    [5] Özellikle Sül. 57.

    [6] Luk. 6:29.

    [7] Sül. 57.

    [8] Ef. 5:2232.

    [9] Bu aynı zamanda Allah’ın işidir de: Mez. 51; Mez. 139, Eyu. 10.

    [10] 1. Ko. 5:15; 6:1220; 7:140.

    [11] Homoseksüellik konu hakkında daha geniş bilgi “Cinselliğin İyileştirilmesi” Andrew Comiskey, Yeni Yaşam Yayıncılık, 2000, kitapta bulunur.

    [12] WC Kaiser, Towards OT Ethics, s. 114.

    [13] Tes. 22:30; 27:20.

    [14] D Finkelhor & A Browne, A source Book on Child Sexual Abuse, Newbury Park, CA, 1986.

    [15] WC Kaiser, Towards OT Ethics, s. 114.

    [16] WC Kaiser, Towards OT Ethics, s. 107.

    [17] Lev. 20:1516; Tes. 27:21.

    [18] Mat. 5:2829.

    [19] JK Anderson, Living Ethically in the 90’s, s. 70.

    [20] JK Anderson, Living Ethically in the ‘90s, s. 69.

    [21] 1. Ko. 6:18.

    [22] Flp. 4:8.

    [23] Robertson& McQuilkin, Biblical Ethics, (2nd ed), Tyndale, 1995, s.229.

    [24] Mastürbasyonun karşısında yer alanlar Onan’ın günahını bu konuya çekmeye çalışıyorlar (Tek. 38:610). Onan’ın günahı aslında mastürbasyon değil, antik bir gelenek olan ölen kardeşin karısıyla evlenme ve ondan soy yetiştirmeyi reddetmesidir (Say. 25:510). O dönemde bu yasa çocukların aynı aile içinde büyütülmesine ve mirasın aile dışına çıkmasına mani olmaya yarıyordu. Onan ise tamamen kendi bencil duygularını ön plana çıkararak yasaya karşı davranmıştı. Bu olayın mastürbasyonla ilgisi görülmemektedir. Tohumunu dışarıya dökmesinin altında yatan neden mastürbasyon değil, kardeşine soy yetiştirmek istememesidir ve günah olarak görülen olay budur.

    [25] 2. Sam. 11.

    [26] Bir başka kişiyi günaha düşürmenin günah olduğu Kutsal Yazılar’da belirtilmiştir: Mat. 18:67; Rom. 14:13,15,21; 1. Ko. 8:913.

    [27] Bundan sonraki bölüme bakın.

    [28] 2. Ko. 5:21; İbr. 4:15; 1. Pe. 2:22.

    [29] Mar. 1:1213.

    [30] Tek. 39.

    [31] 2.Sam. 11.
    __________________

    #33845
    Anonim
    Pasif

    Bizler Mesihe geldigimizde,Tanrı tarafından çeşitli şekillerde deneniriz.Onun sonsuz yüceligine ve bize verdigi lütfuna ne kadar layıkız,yada onun dedigi gibi sadece çagırdıklarımı olacagız yoksa seçtiklerimi..
    Tanrı yeniden doganları denemelerden geçirir bunun iki nedeni vardır,birincisi insanların neyi ne kadar yapabileceklerini,yüreklerinin neyi istedigini farketmelerini ister.İkincisi,hayata hazirlar,olgunlaştırır dayanma gücünü saglamlaştırır.,
    Tanrı,İbrahim,e kendisi gibi yaşlı olan eşi Sara,nın çoçugu olacagını müjdeledi.İbrahim Tanrı,ya inandı bu müjdeyi aldıgında 86 yaşındaydı.Sara anne oldugunda 9o yaşındaydı,İbrahım 100yaşında,ve çoçugunun dünyaya gelmesi için 14 yıl bekledi,Tanri bu yolla İbrahim,in sabrını ölçügü gibi onu bir yandanda egitiyordu.Oglu İshak oldugunda, onu bana kurban olarak sun, dedi (Yaratılış:22.2)Oglunu kurban edecegi zaman Tanrının koç göndermesi,Tanrının saglayamıyacagı hiçbir şeyin olmadıgını göstermekteydi. Elçi Pavlus.. (Filipeliler:4.19)da şöyle der,(Tanrım,da her ihtiyacınız kendi zenginligiyle Mesih İsa,da gölkemli bir biçimde karşılanacaktır)

    Tanrının bizi denemesi,onun bizi sevmesinden,bize deger vermesınden kaynaklanıyor .Sınama ,ani tahamül edilmez olabilir, fakat,büyüyor,olgunlaşıyoruz (Yakut:1:2.4) Kardeşlerim,çeşitli denemelerle, yüzyüze geldiginiz,zaman bunu büyük bir sevinçle karşılayın.Çünkü bilirsinizki,imanınızın sınanması dayanma güçünü artırır.

    Açı cekmeden olgunluga erişilmez Tanrı Kutsal Kıtab,ında her Elçiyi denemelerden gecirmiştir,(İbraniler.11:33.39)Birçokları aslan ile küçük bir odaya kapatıldılar,yanan fırınlara atıldılar,İşkencelerden geçtiler taşlandılar alay edildiler kırbaçlandılar. Tanrıdan korkan ve dogru bir adam olan Eyüp,ta Denemelerden gectı.(Eyüp:1:1.2) Eyüp,u şeytanı kullanarak sınadı.bütün mal varlıgını aldılar, uşaklarını öldürdüler,çoçuklarının,canlarına kıydılar bütün vücudunda cıbanlar çıktı,arkadaşlarını kullanarak Eyüp,u imanı konusunda denedi( Eyüp9:21)Tanrıya dedigi şuydu şimdi seni gözüm gördü çünkü daha önce kulaktan işitmiştim toz ve kul içinde tövbe ediyorum
    Şeytan, çoçugunu Mesihe kaptırdıgı için yeniden dogan İnanlılara da saldırır.Mesih İsa,yı denemiş ve başarısız olmuştu,Aynı yöntemi kullanarak Adem ve Havva,yı baştan çıkarmıştı.Elçi Pavlus(1 Petrus5:6)Ayık ve uyanık olun Düşmanımız İblis yutacak birini arayarak kükreyen bir aslan gibi dolaşıyor.)diye bize uyarır.Taktik herzaman aynıdır ,aldatma,hile,yalan bazenda melegimsi kendine ışık melegi süsü vererek,kurnazlıkla yanaşır.(‘Korintliler11:14)Şeytan herşeyi kullanır Seks,Para,Zevk,Gurur,tuzaklarını ustaca kurar.hiçbir fırsatı kaçırmaz,tetıktedır insani en gafil anında yakalamayı bekler akıllı planlar yapar. Dünyaya köle olmak Şeytandandır,bunu çok ustaca kullanır….Oysa bakın Kutsal Kıtap ne diyor …İnsan yeniden doguşu almadan önce dünya,dandı,yeniden dogmakla dünyanın bir parçası olmaktan çıktı….Yürekteki,Kin,Kıskançlık( genellikle bunu daha çok zayıf insanlarda dener)bencillik varsa övünmeyın.(Yakup3:14.15) ayete bunun dünyasal şeytandan gelen özellikler oldugunu anlatır.
    Tanrimız bize seçme hakkı tanımıştır.Bize Kutsal Ruhun,u bahşetmiştir …Seçim….tamamı ile bize aittir……İşte kapıda durmuş kapıyı çalıyorum.Eyer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa,onun yanına girecegim ben onunla o benimle birlikte yemek yiyecegiz…(Vahiy3:20) .. Herkez kendi arzusularıyla sürüklenip aldanır.Sonra arzu gebe kalınca günah dogurur.Günah olgunlaşınca ölüm hasil olur.(Yakup1:12.15) Rab İsa Mesih,i kuşanın.Dogal benliginizin tutkularına uymayın(Romalılar13:14) Tanrı İsrailogullarını dört günahtan ötürü cezalandırdı Putperestlık.(bu şimdiki yaşamımızda maddesel şeylerde olabilir)Zina,Tanrıya güvenmemek,Tanrıya karşı gelmek, Her inanlı, karşılaştıgı denemeler,de Rab,be olan inancında,imanında,Tanrı buyruklarını hayatında tuttugu zaman olgunlaşır ve büyür çünkü Rab,bin elleri üzerindedir esenligide her zaman yüregindedir.Tanrının Özgür Çoçugu,dur. Tanrı güvenilirdir,güçümüzü aşan biçimde denenmemize izin vermez,Dayanabilmemiz için denemeyle ile bize çıkış yolunu ,da saglayacaktır(1Korintliler10:7.13) Yüceler Yücesi… kötülügün, kıyımın acımasızlıgın hertürlü pisligin egemen oldugu bu dünyada.kendimizi senin önüne getirip bırakıyorum merhametine,sıgınarak,her tür ,denemede sende kalmamız için Kutsal Ruhunu,etkin,kıl

    #33846
    Anonim
    Pasif

    Bizler Mesihe geldigimizde,Tanrı tarafından çeşitli şekillerde deneniriz.Onun sonsuz yüceligine ve bize verdigi lütfuna ne kadar layıkız,yada onun dedigi gibi sadece çagırdıklarımı olacagız yoksa seçtiklerimi..
    Tanrı yeniden doganları denemelerden geçirir bunun iki nedeni vardır,birincisi insanların neyi ne kadar yapabileceklerini,yüreklerinin neyi istedigini farketmelerini ister.İkincisi,hayata hazirlar,olgunlaştırır dayanma gücünü saglamlaştırır.

    Tanrı,İbrahim,e kendisi gibi yaşlı olan eşi Sara,nın çoçugu olacagını müjdeledi.İbrahim Tanrı,ya inandı bu müjdeyi aldıgında 86 yaşındaydı.Sara anne oldugunda 9o yaşındaydı,İbrahım 100yaşında,ve çoçugunun dünyaya gelmesi için 14 yıl bekledi,Tanri bu yolla İbrahim,in sabrını ölçügü gibi onu bir yandanda egitiyordu.Oglu İshak oldugunda, onu bana kurban olarak sun, dedi (Yaratılış:22.2) Oglunu kurban edecegi zaman Tanrının koç göndermesi,Tanrının saglayamıyacagı hiçbir şeyin olmadıgını göstermekteydi. Elçi Pavlus.. Filipeliler:4.19’da yle der:

    ‘Tanrım’da her ihtiyacınızı kendi zenginligiyle Mesih İsa,da görkemli bir biçimde karşılaycaktır’.

    Tanrının bizi denemesi,onun bizi sevmesinden,bize deger vermesınden kaynaklanıyor.Sınama ,ani tahamül edilmez olabilir, fakat,büyüyor,olgunlaşıyoruz Yakup1:2-4’te söyle diyor:

    Kardeşlerim,çeşitli denemelerle, yüzyüze geldiginiz,zaman bunu büyük bir sevinçle karşılayın.Çünkü bilirsinizki,imanınızın sınanması dayanma güçünü artırır.’

    Açı cekmeden olgunluga erişilmez Tanrı Kutsal Kıtab,ında her Elçiyi denemelerden gecirmiştir. İbraniler 11:33-39.Birçokları aslan ile küçük bir odaya kapatıldılar,yanan fırınlara atıldılar,İşkencelerden geçtiler taşlandılar alay edildiler kırbaçlandılar.

    Tanrıdan korkan ve dogru bir adam olan Eyüp,ta Denemelerden gectı.(Eyüp:1:1.2) Eyüp,u şeytan kullanarak sınadı.bütün mal varlıgını aldılar, uşaklarını öldürdüler,çoçuklarının,canlarına kıydılar bütün vücudunda cıbanlar çıktı,arkadaşlarını kullanarak Eyüp,u imanı konusunda denedi( Eyüp9:21)Tanrıya dedigi şuydu şimdi seni gözüm gördü çünkü daha önce kulaktan işitmiştim toz ve kul içinde tövbe ediyorum.

    Şeytan, çoçugunu Mesihe kaptırdıgı için yeniden dogan İnanlılara da saldırır.Mesih İsa,yı denemiş ve başarısız olmuştu,Aynı yöntemi kullanarak Adem ve Havva,yı baştan çıkarmıştı.Elçi Pavlus(1 Petrus5:6)Ayık ve uyanık olun Düşmanımız İblis yutacak birini arayarak kükreyen bir aslan gibi dolaşıyor.)diye bize uyarır.Taktik herzaman aynıdır ,aldatma,hile,yalan bazenda melegimsi kendine ışık melegi süsü vererek,kurnazlıkla yanaşır.(‘Korintliler11:14)Şeytan herşeyi kullanır Seks,Para,Zevk,Gurur,tuzaklarını ustaca kurar.hiçbir fırsatı kaçırmaz,tetıktedır insani en gafil anında yakalamayı bekler akıllı planlar yapar. Dünyaya köle olmak Şeytandandır,bunu çok ustaca kullanır….Oysa bakın Kutsal Kıtap ne diyor …İnsan yeniden doguşu almadan önce dünya,dandı,yeniden dogmakla dünyanın bir parçası olmaktan çıktı….Yürekteki,Kin,Kıskançlık( genellikle bunu daha çok zayıf insanlarda dener)bencillik varsa övünmeyın.(Yakup3:14.15) ayete bunun dünyasal şeytandan gelen özellikler oldugunu anlatır.
    Tanrimız bize seçme hakkı tanımıştır.Bize Kutsal Ruhun,u bahşetmiştir …Seçim….tamamı ile bize aittir……İşte kapıda durmuş kapıyı çalıyorum.Eyer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa,onun yanına girecegim ben onunla o benimle birlikte yemek yiyecegiz…(Vahiy3:20) .. Herkez kendi arzusularıyla sürüklenip aldanır.Sonra arzu gebe kalınca günah dogurur.Günah olgunlaşınca ölüm hasil olur.(Yakup1:12.15) Rab İsa Mesih,i kuşanın.Dogal benliginizin tutkularına uymayın(Romalılar13:14) Tanrı İsrailogullarını dört günahtan ötürü cezalandırdı Putperestlık.(bu şimdiki yaşamımızda maddesel şeylerde olabilir)Zina,Tanrıya güvenmemek,Tanrıya karşı gelmek, Her inanlı, karşılaştıgı denemeler,de Rab,be olan inancında,imanında,Tanrı buyruklarını hayatında tuttugu zaman olgunlaşır ve büyür çünkü Rab,bin elleri üzerindedir esenligide her zaman yüregindedir.Tanrının Özgür Çoçugu,dur. Tanrı güvenilirdir,güçümüzü aşan biçimde denenmemize izin vermez,Dayanabilmemiz için denemeyle ile bize çıkış yolunu ,da saglayacaktır(1Korintliler10:7.13)

    Yüceler Yücesi… kötülügün, kıyımın acımasızlıgın hertürlü pisligin egemen oldugu bu dünyada.kendimizi senin önüne getirip bırakıyorum merhametine,sıgınarak,her tür ,denemede sende kalmamız için Kutsal Ruhunu,etkin,kıl

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.