ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… Çocuk – Bebek Çocuklar Konusu

  • Bu konu 1 izleyen ve 6 yanıt içeriyor.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24936
    Anonim
    Pasif

    Cocuklar Konusu
    (William Mc Donalts)

    Aileler küçük çocuklarını bereketlemesi için İsa’ya getirdiler. Öğrenciler bunu izinsiz olarak içeriye girip rahatsızlık verme şeklinde gördüler ve ana babaları azarladılar. Ama İsa, her çağın çocuklarına Kendisini sevdiren şu sözlerle araya girdi: ” Bırakın çocukları. Bana gelmelerine engel olmayın ! Çünkü Göklerin Egemenliği böylelerindir. ”

    Bu sözlerden birkaç önemli ders çıkar. Birincisi, Tanrı’nın sözüne zihinleri en açık olan çocuklara ulaşmanın önemiyle Rab’bin hizmetçisini etkilemeye çalışmalarıdır. İkincisi, Rab İsa’ya imanlarını itiraf etmeyi isteyen çocuklar engellenmemeli, cesaretlendirilmelidir. Cehennemdeki en genç kişinin yaşını hiç kimse bilemez. Eğer bir çocuk gerçekten kurtulmayı isterse, ona çok küçük olduğu söylenmemelidir. Aynı zamanda, çocuklar gerçek dışı bir itirafta bulunmak için zorlanmamalıdır. Duygusal etkilenmelere karşı hassas olduklarından, Müjde’yi duyurmak için kullanılan zorlayıcı yöntemlerden korunmalıdırlar. Çocukların kurtulmak için yetişkin olmalarına gerek yoktur, ama yetişkinler çocuklar gibi olmalıdır.

    Üçüncüsü Rabbimizin bu sözleri,” Sorumluluk yaşına ulaşmadan önce ölen çocuklara ne olur ? sorusuna da yanıt verir. İsa, ” Çünkü Göklerin Egemenliği böylelerindir ” dedi. Bu, yitirdikleri çocuklarından ötürü acı çeken aileler için yeterli bir teselli ve güven kaynağı olmalıdır.

    Psikolojik hazırlık

    Okul öncesi eğitimde çocuk yetiştirirken bize yardımcı olacak en büyük etkense oyun ve bedensel hareketlerdir. Oyun, çocuğun kendini ifade edebildiği en dolaysız, en kolay, en anlamlı yoldur. Çocuk oyunla fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimini sağlar. Kısacası oyun, çocuklar için öğrenme aracıdır.

    Çocuk kişiliğini sosyal gelişiminde paralel olarak kazanır. Çocuğun sosyal gelişiminde geliştirdiği kişilik, öncelikle anne babasının davranışları ve çocuğa oluşturdukları ortam ile yakından ilişkilidir. Anne babanın çocuğa göstermiş oldukları olumlu ya da olumsuz tepkiler çocuğun psikolojisinin ve kişiliğinin gelişiminde önemli rol oynar. Sözleri önemsemeyen, düşüncesini belirtmesine izin verilmeyen ya da belirttiği zaman sürekli eleştirilen çocuk içine kapanık, güvensiz, huysuz ve saldırgan olabilir. Bunun karşıtı olarak; söyledikleri dinlenen, önemsenen, düşüncesini belirtmesine izin verilen ve çok geçerli olmasa da eleştirilmeyen çocuk ise daha güvenli, daha sosyal ve sağlıklı bir kişilik geliştirir.

    Okul öncesi de, çocuğun gelişiminde önemli bir etkendir. Disiplin, öğrenme de çok önemlidir. Oyun, çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen ikinci en önemli olgudur. Sevgiden yoksun bir çocukluk gibi oyunsuz bir çocukluk da düşünülemez.

    Çocuk oyun oynadıkça duyuları keskinleşir, yetenekleri serpilir, becerisi artar. Çübkü oyun çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır. Duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği; öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney odasıdır.

    Okul öncesi dönemde yararlı olan oyunlara öncelik verilmelidir. Tırmanma merdivenleri, kayma olukları, atlama olukları, atlama ipleri, üç tekerlekli bisikletler büyük kasların gelişmesine yardımcı olurlar.

    Açık havada oynanan oyunlar; çocuğun güneşten ve havadan yararlanmasını sağlar. Çocuk oyun oynarken her türlü devinimi doğallık içinde yaşar. Devinimli bir oyunu pek çok kez oynamış olan bir çocuk; bir süre sonra, o oyuna ilişkin devinimleri aklını fazla kullanmadan, kas belleğinin yardımıyla kolayca yapabilir. Kaslar ; daha önce öğrenmiş oldukları devinimleri bilmedikleri devinimlere göre daha kolay yaparlar. Çocukİ oyunları akılcı bir biçimde ve oyuncağa bağlı olmaksızın istediği zamanda ve biçimde, istediği nesne ile bir oyun oluşturabilir. Çocuğun yaşı büyüdükçe; genel olarak bedeni durgunlaşır, daha sakin akıl gücü becerileriyle, bedenin uyum içinde çalıştığı oyunlara yönelim artar.

    Oyunun Yararları

    * Gelişme oyun sürecinde gerçekleşir.

    * Oyun, çocuğun hareket özgürlüğünü sağlar.

    * Araştırma, merak , oyunun dürtücü ögelerindendir.

    * Dil gelişiminin temeli, oyun sürecinde atılır.

    * Çabuk karar verme, mantık yürütme yeteneği ; oyunla gelişir.

    * İlgi, dikkat toplama ; oyunla gelişir.

    * Dinamik, canlı öğrenme ortamı ve yöntemlerini oyun sağlar.

    * İnsan yaşamının sürekliliği için ; oyunun , yaşamda değeri ve önemi vardır.

    Oyun; çocuğun yaşamını her yönüyle etkiliyen, çocuk için çok önemli bir uğraştır. Oyun oynaması engellenen bir çocuk, sağlıklı bir gelişim gösteremez. Çocuğu tanıyabileceğimiz ve onunla iletişim kurabileceğimiz en sağlıklı yol oyundur.Çünkü oyun oynayan çocuk , kendi dünyasındadır.İlerdeki yaşamına, sürdüreceği uğraşlara ve üstleneceği rollere oyun yoluyla alışır.

    Bir bebeklik dönemi aşağı yukarı birinci yıldır. Bebeğe süt çocuğu denir; bu da beslenmenin ilk planda olduğunu gösterir.

    Yalnızca gelişmenin ağır bastığı yaşam dönemi de denilebilir buna; bu dönem bütünüyle edilgen geçer. Çevrenin sunduğu her besini organizma alır; geri çevirmez, yani yiyecek seçimi yapmaz. Bu ilk yıl içinde; herşeyi edilgenlikle özümleme, doğum öncesi gelişmenin bir uzantısıdır; ağırlık ve boy önemli ölçüde artar; beyin, inanılmaz ölçüde aldığı izlenimleri kaydeder ve depolar.

    Edilgen gelişme , durgun- rahat yapıyla birlikte gider. Süt çocuğunun bedensel görünüşü yuvarlaklardan oluşur : kafa yuvarlaktır, beden yuvarlaktır, kollar ve bacaklar kısa ve büzülüdür, eller ve ayaklar kısa ve tombuldur. Kollar çok az gelişmiştir , sağlıklı bir çocukta beden çizgileri yağa gömülüdür. Etler ” tereyağı ” gibi yumuşak ve gevşektir. Bu yüzden; dıştan gelen basınca çok az direnebilir.

    Kendini çevrenin etkilerine bırakma rahatlığı, edilgen gelişmenin bir niteliğidir. Kolayca anlaşılabileceği gibi; bebek için zararlı olabilecek tüm etkilerden uzak, mutlaka koruyucu bir ortama yerleşme gereği vardır.

    #29940
    Anonim
    Pasif

    İnsanlara sözlerinden çok işlerine göre hükmediliyor. Çocuklar da sözlerinden çok işlere dikkat ettiklerinden herhangi bir ikiyüzlülüğü hemen sezip farkedeceklerdir. Ağız kalabalığı, bir çocuğu şaşırtabilir. Sözlerinizi uygun davranışlarla pekiştiriniz ( 1. Yu. 3:18 ).

    İster baba ister anne olsun, gücünüzü deneyen bir rolünüz var. Fakat bu durumu; Yaşam Veren’in öğüdünü uygulayarak, iyi sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Size verilen görevi, vicdanlı şekilde O’na yapar gibi yerine getiriniz ( Kol. 3:17 ). Aşırılıklardan kaçınınız ve çocuklarınız dahil olmak üzere tatlılığınız insanlarca bilinsin ( Flp. 4:5 )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle!

    Yahve şalom – RAB, esenliktir. :papatya: :papatya: :papatya:

    #30058
    Anonim
    Pasif

    Yeni doğmuş bebeğin zihni, üzerinde hiç yazı olmayan bir kağıda benzetilebilir. Aslında bebek; henüz annenin karnında iken dahi zihnine birçok etkiler ulaşmıştır. Kişilikle ilgili belirli özellikler, kalıtım yoluyla, silinmez şekilde zihnine yer etmiştir. Bebek; doğar doğmaz öğrenmek için, muazzam bir kapasiteye sahiptir. Bebeğin zihnini bir tek kağıda benzetmektense; sayfaları bilgi ile doldurmayı bekleyen koca boş bir ansiklopediye benzetmek daha uygun olsa gerek.

    Bir bebeğin beyni; doğduğu zaman, bir büyüğün beyninin sadece dörtte biri ağırlığındadır. Fakat beyin, o kadar çabuk büyür ki, sadece iki yıl içinde ağırlığının dörtte üçünü bulur.Zihinsel büyüme de buna ayak uydurur. Araştırmacılar; bir çocuğun zekasının ömrünün ilk dört yılında, daha sonra ki, 13 yılda büyüdüğü kadar büyüdüğünü söylüyorlar. Aslında bazıları; bir çocuğun 5 yaşına kadar öğrendiği kavramların, yaşamında karşılaşacağı en güç şeyler arasında olduğunu iddia ediyorlar.

    Bazıları; bir lisan öğrenmenin herhalde bir insanın elde edebileceği en güç zihinsel başarılardan biri olduğunu söylerler. Eğer yeni bir dil öğrenmeye çalıştınızsa; bunu şüphesiz kabul edersiniz. Siz hiç olmazsa; bir dilin nasıl işlediğini bilme avantajına sahipsiniz. Fakat bir bebek, bunu bilmez. Yine de dili kavrayabilir ve uygulayabilir. Sorun, bu kadarla da bitmez. Henüz çok küçük olan çocuklar; eğer evlerinde iki dil konuşuluyorsa veya iki dilin konuşulduğu bir çevrede yaşıyorlarsa, okula gitmeden önce bile iki dil öğrenebilirler. Şu halde, zekayı geliştirmek gerekiyor.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Çünkü görünen her şey ışıktır. Bunun için şöyle deniyor: ” Uyan, ey uyuyan ! Ölümden diril ! Mesih sana ışık saçacak. ” ( Ef. 5:14 )
    hisusaviolet :papatya: violet

    #30352
    Anonim
    Pasif

    Bebekle ” bebekçe ” değil büyüklerin konuştuğu basit bir dille konuşun, zira onun bunu öğrenmesini istiyorsunuz. bebek konuşmayı öğrendiğinde size bol bol sorular soracaktır. Neden yağmur yağıyor ? Ben nereden geldim ? Yldızlar gündüz nereye gider ? Ne yapıyorsun ? neden böyle ? Neden şöyle ? Soru üzerine soru ! Bunları dinleyin, zira sorular çocuğun öğrenmesi için en iyi vasıtadır. Eğer çocuğun soru sormasını engellerseniz, gelişmesine engel olabilirsiniz.

    Fakat elçi Pavlus’un şu sözlerini de gözönünde tutun: Çocukken çocuk gibi söylerdim, çocuk gibi anlardım, çocuk gibi düşünürdüm ( 1. Ko. 13:11 ). Sorulan soruları elimizden geldiği kadar iyi, fakat basit ve kısa cevaplandırın. Bir çocuk : Neden yağmur yağıyor ? diye sorunca karmaşık ve ayrıntılı bit yanıt beklemez. ” Bulutlar su doludur, ağırlaşınca sular aşağı düşüyor ” yanıtı onu tatmin edebilir.Çocuğun dikkat genişliği sınırlıdır; çok zaman geçmeden aklı başka şeylere kayar. Çocuğa kuvvetli gıda alabilecek duruma gelinceye kadar süt verdiğiniz gibi, daha çok ayrıntılı yanıtları anlayabilene kadar da ona basit bilgiler verin.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, isa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Dünyayı kazansan ne yararı olur ? :dalga: :ikili:

    #30497
    Anonim
    Pasif

    Henüz bebekse, onu kucağınıza alın, ona sarılın ve hoş bir sesle Kutsal Kitap’tan ayetler okuyun. Kendini emin ve rahat hissedecek ve okunan şeylerden çok az anlasa dahi bu tür okuma onun için hoş bir olay olacak. Mümkün olduğunca öğrenmeyi çocuğa sevinç verecek bir olay haline getirmeye çalışın.

    Örneğin bir çift, 3 yaşındaki çocuklarına yüksek sesle okuyup çocuğun okunanları takip edebilmesi için, okurken her sözcüğe bir resmi işaret ettiler. Belirli sözcüklerde durduklarında, çocuk ” Tanrı “, ” İsa “, “insan “, ” ağaç ” gibi sözcükleri kendisi tamamlıyordu. Çocuğun okuyabileceği sözcükler gitgide çoğaldı ve dört yaşında iken sözcüklerin çoğunu okuyabiliyordu. Okumakla yazmak birlikte gider. Önce harfler, sonra sözcükler. Bir çocuk kendi ismini yazabildiği zaman sevinci sonsuzdur !

    Her çocuk farklı ve kişiliği eşsizdir. Onun kalıtım yoluyla getirdiği doğal yeteneklerine uyumlu olarak gelişmesine yardım edilmeli. Eğer çocuk sahip olduğu güce ve yeteneklerine göre yetiştirilirse, başka çocukların başarılarını kıskanma gereği duymayacaktır. Her çocuk sevilmeli ve takdir edilmelidir. Çocuğunuzun yanlış eğilimlerini yenmesine veya kontrol etmesine yardım etmeniz yerindedir. Fakat çocuğu önceden tayin edilen bir kalıba sokmaya çalışmamalısınız. Daha ziyade kendine özgü iyi kişilik özelliklerini geliştirmesi için ona yön verin. ( derleme )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? :elsalla: :elsalla: :elsalla: tanri sevgidir

    #30575
    Anonim
    Pasif

    Anne babalar, her çocuğun başka çocuklara oranla üstünlüğünü veya noksanlığını ima ederek bencil bir rekabet ruhu besleyebilirler. Küçük çocuklar, erişkin hayatlarının ilk yıllarında doğuşten aldıkları bencilliği aksettirir ve mevki sahibi omak, üstünlük ve kibirden uzak kalamazlar. Bu nedenle bir çocuğu başka bir çocukla oumsuz yönde karşılaştırmaktan sakının.Bu durumda çocuk kendini reddetilmiş hissedebilir. Önce bundan incinir ve eğer bu davranış sürerse diğerine düşman kesilir. Öte yandan üstün gösterilen çocuk kibirlenebilir ve başkaları ondan hoşlanmayabilir. Anne- baba olarak göstereceğiniz sevgi ve benimseme asla bir çocuğun başka bir çocuğa oranla ne durumda olduğuna bağlı olmamalıdır. Çeşitlilik hoş bir şeydir. Bir orkestrada, güzel müzik çalmak üzere çeşitli müzik aletleri vardır. Fakat hepsi, uyum içinde çalar. Aileniz farklı kişilikler sayesinde çok yönlü ve ilginç olur ve de eğer hepiniz Yaratıcı’nın sağladığı iyi prensiplere göre şekil almaya çalışırsanız, bu çeşitlilik ailenizin uyumunu bozmaz.

    Çocukluğun doğası

    Çocukları doğru bir şekilde yetiştirebilmek için, çocukluğun doğasının ne olduğunu iyice anlamalıyız. Çocuklarımızın dünyalarını nasıl gördüklerini bilmemiz gerekir. İsteklerine, hedeflerine, gereksinimlerine ve korkularına saygı göstermeliyiz. ( Derleme )

    Söz, Mesih’ti; O, Hak’tı.
    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
    Dünyayı kazansan neye yarar ? isasiyahbeyaz

    #31161
    Anonim
    Pasif

    Beşiğinde yatan yeni doğmuş bir bebek, tamamıyla bağımlıdır. Başkaları olmazsa, ölür. Kendi kendine bakamaz ve yaşamı çevresinin merhametine bağlıdır. Bebek çok geçmeden ağlamalarının anne ve babasını koşarak getirdiğini öğrenir. Aç olduğunda ağlar. Altı ıslandığında ağlar. Bu,büyük ve güçlü bir dünyayı kontrolüne almaktaki ilk başarısıdır.

    Çocuğun dünyası şaşırtıcıdır. Bu dünya güçlü yetişkinler ve çocuğun kendi arzuladığı ilgiyi çekebilmek için yarışan diğer çocuklarla çevrilidir. Kendisi zayıf ve başkalarının yönetimi altındadır. Bir şeye gereksinim duyduğunda bir gerginlik hisseder. Bu gerginliği giderebilmesi için dünyasını kontrol altına almanın yollarını bulmalıdır. Diğer insanların kendi gereksinimlerini karşılamalarını sağlamalıdır. Kendine güvenini ve güçlü olma duygusunu geliştirmelidir. Etrafını kontrol altına alarak ; kendini güvende hisseder.Dünyasını kontrol etmeyi öğrenmek, çocuğun ilk hediyesidir.Bu kontrolün iki yönü vardır: Güvenlik için olumlu bir gereksinim ve güç sahibi olmak için olumsuz bir dürtü. Çocukların duygusal bakımından sağlıklı olabilmeleri için kendine güven duygularının gelişmesi gerektir. Fakat kontrol altına alınmayan bir güç sahibi olma dürtüsü, çocuğu sürekli bir şeyler isteyen bir despot haline getirebilir. ( Y. TAHAN )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !isasiyahbeyaz

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.