• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24552
    Anonim
    Pasif

    Bizler Mesih'in tanıklarıyız. Yaşadığımız şehirlerde, ülkelerde ve tüm dünyada O'nun egemenliğine ilişkin haberi yaşamalıyız. Bunu yaparken, Mesih'in kilisesine hükmederken kullandığı yetkinin aynısının bizleri bu görev için eşsiz bir şekilde yeterli kıldığını unutmamalıyız. O bizim peygamberimiz, kahinimiz ve kralımızdır – ve bizlerde kısıtlı bir anlamda peygamberler, kahinler ve krallarız. tanrı'nın bu dünyada kullandığı sözcükler olarak bizler birer peygamberiz. Musa'nın zamanında bu görev yalnızca güzel bir hayaldi. ” Keşke RAB'bin bütün halkı peygamber olsa ” ( Sayılar 11:29). Fakat günümüzde, Pentekost'un sonucu Kutsal Ruh'un kilise üzerine bolca dökülmesiyle bu hayal gerçekleşmiştir. Yoel peygamberin son günler hakkında söylediği sözler, Petrus'un da dediği gibi artık gerçekleşmiştir. “Bu gördüğünüz, Yoel peygamber aracılığıyla önceden bildirilen olaydır: 'Son günlerde , diyor Tanrı , tüm insanların üzerine Ruhumdan dökeceğim. Oğullarımız ve kızlarımız peyganberlik edecekler… Gençlerimiz görümler, yaşlılarımız da düşler görecek. O günlerde gerek erkek gerek kadın, kularımın üzerine de Ruhumdan dökeceğim, onlar da peygamberlik edecekler' ” ( Elç. İş. 2:16-18). Peygamberler olarak bizler, günümüzdekilere Tanrı Sözü'nü duyururuz.

    Aynı zamanda bizler birer kahiniz de. Evet. Eski Antlaşma'daki kahinlik gibi bir kahinlik bir daha asla varolmayacaktır. Mesih bu sistemi artık yetkinleştirmiştir. Fakat yine de Tanrı halkına ait olan herkes eşit bir şekilde Tanrı'nın huzuruna çıkma ayrıcalığına sahiptir ve kendilerini kutsal kılma, hizmet etme ve tapınma yoluyla kendilerini Tanrı'ya sunmaya çağrılmışlardır. Petrus açık bir şekilde bu konuya değinerek bizlere şunu hatırlatmaktadır. ” İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'nın beğenisini kazanan ruhsal kurbanlar sunmak üzere kutsal bir kahinler topluluğu olursunuz “( 1. Petrus 2:5). Aynı düşünce Pavlus'un Romalılara yazmış olduğu mektubunda da bulunmaktadır. ” Bunun için ey kardeşler, tanrı'nın merhameti uğruna size yalvarırım; kendinizi Tanrı'ya diri, kutsal ve O'nu hoşnut eden bir kurban olarak sunun .Ruhsal tapınmanız budur” ( Rom. 12:1). Birbirimiz için ve dünya için yakarışta bulunarak sürekli bir şekilde kahinlik görevimizi yerine getirmeliyiz.

    Son olarak bizler bir anlamda Mesih'le birlikte birer kralız. Vahiy kitabı Tanrı'nın kutsalları hakkında şöyle demektedir: “Onları Tanrımızın hizmetinde bir krallık haline getirdin, kahinler yaptın. Dünya üzerinde egemenlik sürecekler” ( Vahiy 5:10 ).Peki bu egemenliğimiz nasıl olmalıdır ? İsa, bizlere üstünlük taslayarak egemenliğini kötüye kullanmadığı gibi bizler de birbirimize üstünlük taslamamalıyız. Krallığımız, ayrıcalıklarda değil, sahip olunan sorumluluklarda kendini gösterir.

    J. M. BOICE

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Fırat Çölgeçen kardeşden alıntıdır

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.