• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26247
    Anonim
    Pasif

    Daha önceki paylaşımlarımda Mesih Ruhu esinlerinin birer aydınlatıcı ışık olduklarına değinmiştim. İnsanı rahatlatıyorlar! Yazılı Kutsal sözlerin, Ruh’a dayalı sözlere dönüştüklerini iç varlığımızda onaylıyorlar ve bize “evet”, yani “amin” dedirtiyorlar! (Rom.3:2).

    Kitabı Mukaddes’de ve özellikle İNCİL’de okuduğum sözlerin doğruluğunu bana kabul ettirmeği ve beni ikna etmelerini artık Mesih imanlılarından beklemiyorum! Dahası var:

    Allah’ın Yazılı Yasası’nda harflerle işaret edilen doğruluğun Allah’ın doğruluğu olduğunu görmeden, o doğruluğu kendimden bekliyordum; ama gençlik yıllarımda o doğruluk bende görünmedi! Doğru hareketler sergilemeğe çalıştıkça, ancak bende kötü hareketler göründü! Bunları kabullenemediğim için, hep doğru davranışlar sergilemeğe çabaladım. Kilisede vaazlar dinlerken “her hareketimde kutsal olmam gerektiği” sık sık dinlediklerim arasında bana suçlayıcı gibi gelmeğe başladı! Kutsal davranışlar benden bekleniyor! Bu beklentinin yanlış yere odaklandığını geçmişimde şimdi gibi göremiyordum! Dahası var:

    Kutsal hareketleri kardeşlerimden ve kızkardeşlerimden beklemeğe de, odaklandım! Ama, beklentilerimi görmeyince hayal kırıklığına uğradım! Kutsal hareketler sergilemek, insanın işi değildir! İnsanların bize nazik davranmalarını beklememiz, benliğe dayanıyor! Beklediğimiz nezaketi görmeyince kötü düşünceler sarıyor zihnimizi ve onları yargılamağa zorlanıyoruz! Allah’ın yazılı sözlerini okuyup beğenmemize rağmen yine de, birbirimizden doğru davranışlar bekliyoruz! Beklentiler yanlış yerlere odaklanmış! Tarsuslu Saul da, doğru davranışları kendinden beklemiş biri iken, Mesih imanlılarına çok eziyetler yapmış bir şeriatçi idi. Şeriatçi otoritelerden aldığı yetki belgesi ile Mesih imanlılarını yakalayıp Yeruşalim’e getirmek üzere Şam’a giderken, Allah’ın Doğruluğu İsa Mesih’le karşılaşmış ve önünde yere kapanmış! Bu karşılaşmadan sonra Saul (Pavlus)’un beklentisi şaşırtıcı bir biçimde yön değiştirmiş! Mesih Ruhu bilgisi ile zenginleşen Pavlus, doğru davranışları kendinden beklemediği gibi, insanlardan da, beklemez olmuş! Çünkü Rab’bimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih, ona şu vaatte bulunmuş:

    ‘Kalk ve ayakta dur; çünkü hem gördüğün şeylerde, hem sana görüneceğim şeylerde seni hizmetçi ve şahit tayin etmek için sana gründüm” (Res.İşl.26:16).

    Allah’ın Yazılı Yasası’nda tarif edilen o kutsal hareketler, okuyanlarda tüm çabalarına rağmen görünmemiş! Çünkü o kutsal hareketleri başlatmak için Mesih İsa’nın gelmesi gerekiyordu. Allah’ın doğruluğu, tanrısal eylemler, yanı o kutsal hareketler, günahlarımızdan dolayı insanlarda görünmedi! Kurtarıcımız Rab Mesih İsa, insan benzerliğinde dünyamıza girdikten sonra, o kutsal hareketler, kendi et bedeninde görünmüş! İsrail ulusu hâlâ Mesih’i bekleye dursun, Mesih, O İsa’dır; Baba Allah’ın kusursuz hareketleri olarak dünyamızda görünmüş! İsa Mesih’i bekleyen bizlerde O’nun Kurtsal davranışları görünecektir. Mesih imanlıları, o kutsal hareketleri birbirlerinden beklemekten vazgeçip Mesih İsa’ya odaklanırlar! Pavlus, doğruluğu kendinden beklemekten vazgeçmiş ve İsa Mesih’in kendisinde görünmesini beklemeği öğrenmiş! “Sana görüneceğim şeylerin hizmetçisi ve tanığı olacaksın” diye vaat edenin bu vaadına umutla bakmağı öğrenen Pavlus’da o kutsal hareketleri ile İsa Mesih görünmüş! Pavlus, kendisinde görünen o kutsal ve tanrısal içtenlikli hareketlere dikkatle bakarak, Kurtarıcısını, yani İsa Mesih’i tanımış! Bu tanıklığını mektubunda şöyle ifade etmiş Pavlus:
    ‘Çünkü bizim övünmemiz budur, yani, dünyada ve daha ziyade size karşı Allah’ın kutsallığı ve içtenliği ile, cismanî hikmetle değil, fakat Allah’ın lütfu ile hareket ettiğimize vicdanımızın
    tanıklığıdır” (2.Korint.1:12).

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih,”hem gördüğün şeylerde, hem sana görüneceğim şeylerde hizmetçim ve tanığım olacaksın” vaadının ardından, o kutsal davranışlar ve tanrısal içtenlik, yani Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in insan ötesi, fizik ötesi varlığı Pavlus’da görünmüş!

    Pavlus’un Kutsal Ruh’tan aldığı öğretişlerin ışığı altında İsa Mesih’e bakışının daha da, derinleşmiş olarak ifade ettiği şu sözler ne kadar dikkat ve ilgi çekici: “Şöyle ki biz bundan böyle bedene göre kimseyi tanımayız; ve Mesih’i bedene göre tanıdıksa da, artık şimdi öylece tanımıyoruz” (2.Korint.5:16).

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Allah’ın öğretişini ve Allah’ın doğruluğunu dünyamıza getirmiştir. Şu sözünü farklı bakış açısından irdelemek istiyorum: “Kendiliğinden söyleyen kendi izzetini arar; fakat kendini gönderenin izzetini arayan, doğrudur, ve onda haksızlık yoktur” (Yuhanna 7:18).

    Allah’ın sözlerini İNCİL’den okuyup başkalarına kendi irademle söylemem de, kendiliğimden söylemektir. Ama içimizde Kutsal Ruh’un konuşmasını beklememiz, doğru beklentidir. Allah’ın eylemleri, O’nun içimizde konuşmasını izler. Kutsal eylemlerin de, bizde görünmelerini Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’ten beklememiz gerekir. Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in vaatlerinden biri şudur:

    “Eğer benim ismimle bir şey dilerseniz, ben onu yapacağım’ (Yuhanna 14:14). Yazıl kelam, bu işi yapamıyor; Diri Kelâm İsa Mesih, varlığı ile bizi giyindirerek kutsal eylemler varlığını bizde gösterebilir! O halde, İNCİL’den okuduğumuz o doğruluğun bizde görünmesi için İsa Mesih’le birleşmemiz gereklidir. Beklentimiz, O’dur!

    Amin.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.