• Bu konu 5 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26836
    klaus
    Anahtar yönetici

    Matta’yı yeni bitirdim ve aklıma takılan bazı sorularım var. İsa’nın %100 Tanrı ve %100 İnsan olduğunu biliyorum fakat İsa bazı yerlerde Baba’dan bahsederek bazı şeyleri sadece O’nun bilebileceğini söylüyor(Kıyametin geleceği zaman gibi) ya da İsa tutuklanmadan önce 3 kez babaya dua ediyor. Buda benim aklıma karıştırdı kendisi Tanrı iken nede Baba’ya dua ediyor. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.

    #34824
    Anonim
    Pasif

    Sevgili ‘Ziyaretçi’, birincisi, kendinizin de dediği gibi Hz. İsa Mesih yüzde yüz Tanrı ama aynı zamanda yüzde yüz de insan. Zaten insan olmanın aczini hissedeceği olmasa Tanrı’lığının azametinden çıkıp da insan olmasına gerek olmaz. İnsan oluşunun sebebi insanlığın tüm acı ve kederini tatmak ve bu acı ve keder ortaklığı içersinden insana ulaşmak, yaradılmış olana hitab etmek. İsa Mesih’in ağrıyı her insan kadar hisseden bir vücudu var. Ve o vücudun bunca sancıya katlanmasının saati yaklaştıkça tedirginlik yaratıyor kendisinde. Kulun günahlılığının tüm neticelerini son zerrelerine kadar tecrübe etmesi gerekiyor ve… tam da bu sebepten ‘ama, tamam, Senin istediğin olsun’ diyor duasının sonunda, semavi ‘Baba’ya hitab ederek.

    Kıyamet günü meselesine gelince… ‘Kıyamet günü’ tabiri sadece Ebediyet’i ifade etmeye aciz insan dilinin bir uzlaşma yaratısı. Kıyamet günü Ebediyet’in bizzat belirişi ve zaman ve mekanın sona erişi. Hangi ‘gün’ olacağının bilinmesi için zaman ve mekan içersinde vuku bulan bir şey olması gerekir, halbuki ‘O Gün’ Ebediyet’in ta kendisi… Doğası itibarıyla ‘bilinebilecek’ bir şey değil. Hatta ‘bir şey’ bile değil. ‘Bilinebilirliğin’ ve her tür nesneliğin ötesi. Ondandır ki ‘O’ aşkın ‘Gün’ü kendi de tümden aşkın olan ‘Baba’ bilir sadece.

    Bizans’ta, İstanbul’da yaşamış (10-11 yüzyıllar), tarihin gelmiş geçmiş en büyük mistiklerinden sayılan aziz Simeon ”O Gün’ Mesih’in kendisi”dir der. Ve gerçekten de ‘O Gün’ Mesih’in insani aczi ile değil’ İllahi azametiyle belireceği gündür. Ve… elbette ki, O’nun İllahi kimlik ve azameti Ebediyet’in ta kendisidir.

    #34826
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Misafir,

    İslâm dünyasından gelen ve en çok sorulan sorulardan bir tanesini sordunuz. Viran Dede kardeşimiz de çok güzel izah etmiş. Ben de, yardımcı olma umuduyla, birkaç kelime yazayım dedim. Umarım işe yarar.

    İsa, tutuklanıp çarmıha gerilmeden önce, havarileri ile birlikte iken, uzunca, sevgi dolu, yürekler parçalayıcı ve bir o kadar da aydınlatıcı bir dua etti. Size, o duanın ilk 5 ayetini yazıyorum:

    “Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin. Çünkü sen, O’na bütün insanlık üzerine yetki verdin. Öyle ki, O’na verdiklerinin hepsine ‘sonsuz yaşam’ versin. Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i tanımalarıdır. Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. BABA; DÜNYA VAR OLMADAN ÖNCE, BEN SENİN YANINDAYKEN, SAHİP OLDUĞUM YÜCELİKLE, ŞİMDİ BENİ YANINDA YÜCELT.” (Yuhanna 17:1-5)

    Burada İsa, dünyaya insan olarak gelmeden önce ve ta baştan beri, yani dünya bile var olmadan önceki yüceliğinden, yani güç ve görkeminden bahsediyor. Ama, dünyaya gelmek ve insanoğluna benzemek için, bütün yücelik ve görkeminden soyundu ve Baba’ya itaatkâr ve de ‘Bağımlı’, O’na imanla yaşayan bir insan oldu.

    İncil, İsa’nın dünyaya gelişi hakkında şöyle diyor: “Çünkü boğalarla, tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz. Bunun için Mesih dünyaya gelirken, şöyle diyor: ‘Kurban ve sunu istemedin. AMA BANA BİR BEDEN HAZIRLADIN. Yakmalık sunudan ve günah sunusundan hoşnut olmadın. O zaman şöyle dedim: “Kutsal Yazı Tomarı’nda, Benim için yazıldığı gibi, Senin istediğini yapmak üzere, Ey Tanrı, işte geldim.” (İbr.10:4-7).

    İsa Mesih’in yaptıklarının özetini, şu ayetlerde de görebilirsin: “Mesih İsa’daki düşünce sizde de olsun. Mesih, Tanrı Özüne sahip olduğu halde, ‘Tanrıya Eşitliği’ sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama kul özünü alıp, insan benzeyişinde doğarak, ululuğunu (görkemini) bir yana bıraktı (kendini boş kıldı). İnsan biçimine bürünmüş olarak, ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip, kendini alçalttı. Bunun için de Tanrı, O’nu pek çok yükseltti ve O’na, her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsa’nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı’nın yüceltilmesi için, İsa Mesih’in RAB olduğunu açıkça söylesin” (Filip.2:5-11).

    Netice ne mi oldu? Rab İsa, tüm işlerini tamamlayıp göklere yükseldiğinde, eski görkem ve yüceliğine geri döndü. Öyle ki, O’nunla 3 yıldan fazla birlikte yaşayan, O’nunla oturup kalkan, yemek yiyen, böğrüne yaslanan havarisi Yuhanna’ya, o görkemi ile göründüğünde, Yuhanna’nın dizlerinin bağı çözüldü, “O’nu görünce, ölü gibi ayaklarının dibine yığıldım. O ise sağ elini üzerime koyup, şöyle dedi: “Korkma! İlk ve Son Ben’im. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim. ‘Ölüm’ün ve ‘Ölüler Diyarı’nın anahtarları Bendedir” (Vahiy 1:17-18).

    Tek Kurtuluş O’dur. Tek Kurtarıcı O’dur. Alfa ve Omega, Başlangıç ve Son O’dur. Herkesi o yargılayacaktır. Ta Adem ve Havva’nın düşüşünden beri vaad edilen, günahları alabilen TEK TANRI KUZUSUDUR. Kurtarıcını, kendi günahları için bile yalvarmekta olan bir peygamber, bir insanoğlu olmasını mı isterdiniz; yoksa bileği asla bükülemiyen, tertemiz ‘Tanrı’nın Kendisi’ mi olmasını isterdiniz?

    Samimiyetle Rab’bi arayanlar, mutlaka bulacaklardır.

    #34827
    Anonim
    Pasif

    Kemal abimizin de Kitab-ı Mukaddes’in kendisinden ayetlerle, güzelce belirttiği gibi bu kendi zenginliğinden olup fukaranın safına geçmekte bulunuyor Hristiyanlığın püf noktası… İktidarı bırakıp aciz olanın safına geçmek. Bu her tür dünyevi mantığa tamamıyla ters düşen bir şey ama… insanı kurtarabilecek mucizenin merkezi sırrı bu olayda saklı. Tanrı tanrılığının görkeminden oluyor ki insana aczinin koşulları içersinden ulaşsın. İnsana kendi dilinde, bir insan olarak konuşsun. Yaratığı korkunç acz şartlarında kıvranıyorken kendisinin azamet tahtında kurulu oturup yukarılardan bakması Tanrı’lığına yakışan bir şey olmazdı zaten…

    Tesadüfi değil ki Hristiyanlık tarihinde şehid-i azam ünvanıyla anılan bazı azizler vardır… bu azizlerin hayat hikayelerine dikkat edilecek olursa içlerinde bu ‘iktidar’ ve ‘güçlülük’ durumundan çıkıp Tanrı uğruna ‘acz’ durumuna geçme motifi vardır hep. İşte tüm bu hayat hikayelerinde Hristiyanlığın o değindiğimiz ‘püf noktası’ işlerliğe girer.

    Mesela tüm Hristiyanlık dünyasında tanınan şehid-i azam aziz Dimitri bir Romalı subayken, Hz. İsa Mesih’in müridliği uğruna subaylığından olur, hapse atılır ve idam edilir. Güçlüyken güçsüzlüğü tercih eder, takibat görevlisiyken takibata uğrayan olmayı seçer, mazlumla mazlum olur, Rab uğruna. Ama gerçek güçlülük ve cesaret, gerçek delikanlılık bu tür bir ‘deliliğe’ atılabilmekte…

    Hristiyanlık tarihinin şehid-i azamlarından biri de Osmanlı imparatorluğu yıllarında yaşamış (19.yüzyıl), Midilli’li Türk bir gençtir. Ortodoks kilisenin menakibnamelerinde ‘Heceri’lerden aziz Konstantin diye anılır (‘Heceri’, yani Hecer neslinden olan anlamında). Dünyevi açıdan hakim olan Müslümanlık’tan, aciz durumda olan ‘zımmiler’in safına geçmiş ve ‘mürted’ oldu diye müthiş işkencelere tabi tutularak idam edilmiş biri. Bugün Ortodoks kilisenin ikonlarında resmedilir.

    Bu Tanrı adaleti uğruna güçlülüğü terkedip zayıf olanların safına geçmenin en imgesel vakalarından biri Eski Ahit’teki Hz. Musa peygamberin hayatında da görülür, şüphesiz. Firavun ailesinin mensubu sayılıyorken, hakikat uğruna çölde ölüme sürgün edilmeyi tercih eder.

    İşte Hz. İsa Mesih efendimizin tebası bu tür mukaddes ‘deli’lerden oluşan bir teba. Ama bu tür bir hürriyet sevgisinin ‘deliliği’ olmasa Ruh’ul Kudüs insana dokunamaz. Menfaatçiliğin kir kokusuna hiç ama hiç dayanamayacak kadar hassastır zira.

    ‘İnsanın aşırılığı Tanrı’nın fırsatıdır’ derler… İnsanın gerçek sayılacak tek aşırılığı ise bu söz konusu ‘deliliğe’ düşmesidir…

    #34828
    Anonim
    Pasif

    Matta’yı yeni bitirdim ve aklıma takılan bazı sorularım var. İsa’nın %100 Tanrı ve %100 İnsan olduğunu biliyorum fakat İsa bazı yerlerde Baba’dan bahsederek bazı şeyleri sadece O’nun bilebileceğini söylüyor(Kıyametin geleceği zaman gibi) ya da İsa tutuklanmadan önce 3 kez babaya dua ediyor. Buda benim aklıma karıştırdı kendisi Tanrı iken nede Baba’ya dua ediyor. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.


    Merhaba..Sayın Misafir.
    RAB’bımız İSA MESİH,hem TANRI,Hemde İnsandı.Yani TANRI’sallığının bütün niteliklerine Ve İnsanlığında tüm öğelerine sahipti.

    RAB İSA MESİH dünya’ya geldiğinde TANRI’nın nitelikleri derken..O herşeyi bilendi..O her an,her yerde bulunabilendi,O her şeye güçü yetendi.
    O TANRI’sal gölkemini insan bedeninde gizledi..Kul özünü aldı.İnsana benzeyişinde doğdu..bizi..bizlere daha iyi anlatmak için.Bedene girmiş SÖZ olan oğul kendini alçaltıkça..ÖZ olan BABA onu yücelti.
    Suçlu olan bizim canlarımızı,günahlarımızı ortadan kaldırmak için kendini alçalttı.

    Kendisi TANRI iken..Neden BABA’ya dua etti diyorsunuz..?
    Evet.. TANRI ise.. neden kendisine dua etsin gibi bir soru olarak alğılanıyor..bu dediğiniz..!

    TANRI ‘sal tasarı baştan planlanmıştı..RAB’bimiz neler yaşayacağını..dünyaya ne için geldiğini zaten biliyordu..Buna ramen Kederliydi..sıkıntı duyuyordu..Çünkü bu sıkıntı..
    Üstüne gelecek olan Tüm insanlığın günahlarına karşı duyduğu tiksintiydi..Çünkü TANRI KUTSAL’dır.Günahtan tiksinir.

    Bunun içinde “Kasenin mümkünse O’dan uzaklaştırılması için dua ederken,bu bizim anlayacagımız tarzda ..Çarmıhtan kurtulmak istiyor manasında da değildi.Çünkü dünya’ya gelişinin esas amaçı zaten buydu.TANRI’nın suçlu günahkarları aklaması için..İnsan bedenindeki SÖZ’u olan MESİH..yani günahsız Kuzu dan başka günaha bedel olabilecek yol yoktu.

    Neden bazı şeyleri BABA;nın bileceğini söylüyor..?

    “Artık size kul demiyorum.Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez.Size dost dedim.Çünkü BABA’mdan bütün işitiklerimi size bildirdim.”
    Yuhanna 15:15

    Bakın.. RAB, burda KUL ve DOST arasındaki farkı vurguladı.Kul..sadece kendisine verilen işi yapmakla yükümlüdür.Ama,DOST..İnsanın sırdaşlığını kazanır.Biz kendimizi içtenlikle,saklamadan..planlarımızı Dost dediklerimize açarız.Özel bilğilerimizi onlarla paylaşırız.
    İSA MESİH gerçek ASMA..Öğrenciler ise asmanın çubuklarıydı.Gerekli olan tüm bilgileri Öğrencilerine anlatmıştı.Onlardan ayrılışından,kutsal Ruh’un gelişine kadar,nasıl davranmaları gerektiği,nasıl bir sorumluluk aldıklarına kadar her şeyi, paylaşmıştı.

    BABA olan TANRI’sal yanı elbetteki tarihi, biliyordu,ama bunu öğrencilerine.. açıklamamayı seçti.

    Belkide, bu umut’un, sürekli canlı kalmasını istediği için yada bilinmeyen tarihin, gerçekliğinin bizi.. uyanık tutacagı olabilir diye düşünüyorum bu TANRI’sal bir.. gizemdir.

    “RAB’bin düşüncesini kim bilebildi..? Yada kim onun öğütcüsü olabildi.”
    Romalılar 11:34

    “RAB’bin düşüncesine kim akıl erdirebildiki ?
    O’na öğüt verip öğretebilen var mı..?
    Yeşaya 40:13

    İSA MESİH her şeyde,Babası TANRI’ya bağımlı olan İnsanoğlu olarak,TANRI’sal istekleri, tanıtma amacıylada uyum içindedir.Dua ediyordu..Çünkü öğrenciler dua’nın yaşamında gerçek ve çok önemli olduğu gerçeğini kavramışlardı.İSA MESİHİ dua ederken görmeleri onlarda dua’ya yönelik derin bir istek yaratıyordu..
    Etkili hizmet etmenin sırrı Dua’dır.Öğrencilerine nasıl Dua etmeleri gerektiğini öğretti.Onların yanında Dua ederek onlara örnek oldu.yönlendirdi.

    “İSA bir yerde dua ediyordu.Dua’sı bitince öğrencilerden biri “Ya RAB “dedi “Yahya’nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini öğret”dedi.
    İSA onlara Dua ederken şöyle söyleyin dedi.”
    Luka 11:1.2.

    “Dua ettiğinizde ,her ne istiyorsanız,onu elde edeceğinize inanın ki,sizin olsun.”

    RAB’bin bu sözü edilen içten Dua’ların TANRI katında duyulduğunu ve dileklerinin karşılanacağına dair açıklaması ile onlara,sıkıntılı her durumda Dua ile TANRI ile konuşabileceklerini anlatarak onları rahatlattı.

    O’nun adı ile yapılan dua’nın,taşıdığı anlamın gerçeğini, öğrendiler..

    Öğrenciler, bir araya geldiklerinde, tam bir birlik içinde,ve inançla sürekli dua ettiler.O zaman olduğu gibi.. şimdi de TANRI.. edilen içten her dua ya cevap verir ve İnsanlar Dua ettiklerinde çalışır TANRI’nın RUH’unu canlandıran.. enerji veren güç.. üzerimize dökülür.
    Bunu bizlere öğreten.. İSA MESİH’tir.

    #34840
    Anonim
    Pasif

    Kardesler bu konuda püf noktayi olusturan sey:Kaba, düz mantik veya incelikli, derinligine bir algilayisin getirdigi mantik olusturuyor. Örnegin: avcumda bir cinar tohumu tutuyorumve diyorum hey avcumda bir cinar var. örnegin günesin isiklariyla yikanan elimi gösteriyorum. Günes elimin üzerinde duruyor diyorum. Örnegin: yeni dogmus bir kiz cocuguna bakin bir kadin dogdu diyorum veya erkek cocugu icin: Bakin bir adam dogdu diyorum. Öz itibariyle sözlerim yüzde yüz dogru. Zaman diliminde oynadiklari role göre adlandirildiklari ve kisitlandirildiklarindaysa benden daha yalancisi yok. Rab in kelamini kutsal kitaptan taniyoruz (ilk olarak) Rab tüm kelamini dünyaya gönderseydi onu yazan kitaplar dünyada adim atacak yer birakmadigi gibi uzayi da doldururlardi Isa Mesih te tipki Kutsal kitap gibi gerektigi kadariyla ve gerektigi yetkiyle dünyada var oldu. Simdi tekrar okyanusuna döndü. Gercek özüne kavustu. Avcumda tuttugum cinar uc katli apartmanlari gecti. Ben onu daha tohumken avcumda tutmustum da …………..

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.