• Bu konu 1 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24601
    Anonim
    Pasif

    Tanrı kendi özünden kaynaklanan, yeryüzünde eşi görülmemiş sevgisini bir annenin çocuğuna olan sevgisine benzetiyor. Normal bir anne yavrusunu hiçbir ortamda unutmaz, ona sevgisizlik göstermez. ” Ama olur ya, bir anne kendi yavrusunu unutsa bile, ben bunu asla yapmam. Benim sevgim eşsizdir ve hiç karşılık beklemeden sever ! ” diye sevgisinin gerçek niteliğini açıklar Tanrı. Acaba insanı neden bu kadar derin bir sevgiyle sever ? Bunu yine kendisi açıklıyor: ” Seni ben yarattım, sana ana rahminde şekil veren benim ! diyor.

    Sevgisini betimlerken ana rahminden, anne sevgisinden söz etmekle Tanrı duygusallık mı gösteriyor ? Hayır, tanrı’nın sevgisini sadece duygusal bir çerçeve içinde göremeyiz. Tabi ki bu sevgi içinde duygulara yer verilmektedir, ama sadece duygularla sevilen kişi gerçekçilik ortamında sevilemez. Çok defa şehvetin ve ihtirasın yarattığı duygulardan doğan ortam yanlış biçimde duygusal sevgi diye betimlenir. Bunun ne temeli ne de yapısı vardır. Tümden duygusaldır. Kişinin kendi nefsini tatmin etmek isteyen arzularından, aklının, düşüncelerinin tamamıyla pusulayı kaçırıp sağa sola koşuşturmasından doğar. Yaşamı kalıcı bir şekilde tatmin eden hiçbir özelliğe sahip değildir.

    Tanrı biricik Oğlu’nu çarmıh üzerinde kurban ederken ne düşünüyordu ? Aslında sormamız gereken O’nun ne düşündüğü değil, ne yaptığıydı. Biz yine de her iki soruya yanıt verebiliriz: tanrı İsa’yı çarmıh üzerinde kurban ederken biz günahlı insanları düşünüyordu ve bunu yaparken günahlı insanı çarmıh üzerinde acı çeken kendi varlığında, kendisiyle barıştırıyordu. Neden ? Çünkü O bizim yaratıcımızdır. O, biz insanları sever.Eğer seven bir kişi, sevdiğinden uzaklarda kalıp ona sadece ” Seni seviyorum ! ” demekle yetinirse o kişinin sevgisinden kuşkulanmamız gerekmez mi ? Tanrı uzaklardan ilgisizce bize konuşan bir Tanrı değil, yakınlara gelip sevgisini eyleme dönüştüren Sevgi Tanrı’sıdır. Tanrı, biz insanları o kadar çok sevdi ki, kendi varlığı olan İsa’yı verdi. İsa’nın çarmıh üzerinde çektiği acılar, Tanrı’nın insana olan sevgisinin cisimlendirilmesidir. Sevmek demek vermek demektir. Tanrı bizi çok sevdiği için İsa’yı verdi, O’nu feda etti. Karşılık beklemeden verdi. Bizler O’na karşı düşmanken O’nu verdi.

    Git, Golgota dağına,
    Bak o kurban İsa’ya,
    Bütün insan uğruna,
    Akan suçsuz o kana.
    Ve “Tamamdır ! ” diyenden,
    Ölmesini de öğren. ( Kamil MUSA )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28440
    Anonim
    Pasif

    Tanrısal sevginin özelliği her zaman karşılıksız olarak vermesidir. Tanrı da verdi; hem de en değerli saydığı kutsal varlığını verdi. Bu varlık İsa’dır. İsa yeryüzünde bulunduğu sürece Tanrı’nın karakterini, tutumunu, niteliklerini ve sevgisini gösterdi. Bugün Tanrı’nın sevgisini görmek istiyorsak, İsa’nın sevgisine bakmak yeter.İsa Mesih, hiçbir zaman kendini düşünmedi. Yardım isteyen her insana elini uzattı. Kimseyi yargılamadı. Düşene bir tekme vurmadı. Sadece öğüt vermekle yetinmedi , konuştuğu sözleriyle yaşadığı yaşamı aynıydı. Yaptığı her işi insanlık yararına yaptı. Aşağı görülenleri aşağı görmedi. Sevgiden yoksun kalanlara hem yakın oldu hem de eşsiz sevgisini gösterdi. Hatta kendisine kötülük edip de O’nu çarmıha gerenler için bile, ” Baba, onları bağışla, çünkü ne yaptığını bilmiyorlar ! ” diye dua etti. Kısacası, O’nun sevgisini hiçbir şey kısıtlamadı. Her ortamda sevmeye, bağışlamaya devam etti. Çarmıha gerildiği şekil bile O’nu kabul etmek isteyen herkesi açık kollarla, sonsuz sevgisiyle kucaklamaya hazır olduğunun resmidir. Kendi öğrencilerine ve kendisine iman edenlere en üstün örneği gösterdi, ” Tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin ! ” dedi.

    İsa onları nasıl sevmişti ? Alçakgönüllükle onlara hizmet etmekle ! Bir defasında kendi öğrencilerinin ayaklarını yıkadı ve onlara şöyle dedi : ” ben Rab ve öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım ; öyleyse, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız. Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim ! ” Bu örnek sevgi Tanrı’dandır. İsa gibi seven herkes Tanrı’dan doğmuştur ve Tanrı’yı tanır. İsa gibi sevmeyen kişiyse Tanrı’yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir. ( Kamil MUSA )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.