ANASAYFA Forum İNCİL’den Bugünkü İnciler… (Devotionals) Alıntı:"Senin için kulaktan işitmiştim"

  • Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #26469
    Anonym
    Inaktiv

    Bu paylaşımım, „İNCİL’den alıntı düşünceler üzerine…“ başlıklı yazımın içerdiği konunun bir devamıdır. Başlıkları farklı ise de, içerdiği konu teşvik edicidir. Bu konuyu Kitabı Mukaddes’den ve özellikle İNCİL’den okuyarak aldığım esinler üzerine farkettim!
    Konu, gerçekten dikkatimi ve ilgimi çekti! Çünkü İNCİL’den alıntılarla düşünmeğe çalışıyoruz ve zihnimizde şekillendirdiklerimizi birbirimizle paylaşıyoruz. Böylece zihnimizde farklı İsa imajı oluşuyor! Halbuki Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’le karşılaşmamız ve onu tanımamız, zihnimizdeki resimden farklıdır! Onunla canlı ilişkimiz olmalıdır.
    İNCİL’de şu söz ne kadar ilgi ve dikkat çekici oluyor: „İnsan kendine gökten verilmedikçe, hiçbir şey alamaz “ (Yuhanna 3:27). Bu sözün ışığında şu gerçeği farkederiz: İNCİL’den okuma yolu ile yaptığımız alıntılar, bize gökten verilmedikçe, hâlâ bize verilmiş değildirler! Sözleri İNCİL’den okuyarak anlamayışımızın nedeni budur sanırım. Sözler okundukça, örtü yüreğimizin üzerini hâlâ örtüyor! Rab’le yüzleşmemiz gerekir! Rab’le yüzleşmemizde o örtü oradan kalkıyor ve gerçeği görmüş oluyoruz. (II.Korint. 3:16).
    Eyub, çektiği sıkıntıların ardından, Rab’le yüzleşmiş ve Rab’bi dinlemiş! Rab’le karşılaşmak ve O’nu dinlemek, büyük bir ayrıcalıktır!
    İNCİL’deki mesajlara bakılırsa, Rab İsa Mesih, bizimle konuşmağa çok isteklidir! Bu isteği, içimize doğduğu zaman, O’nun önüne koyacağımız dileğimiz, arayışımız ve kapısını çalışımız olacaktır!(Matta 7:7,8). Hem de, kötü olduğumuz ve cesaretsiz olduğumuz halde…!
    Çünkü, „sizler kötü olduğunuz halde“ diyor ve ekliyor: „Baba’nızdan dileyin, size ziyade iyi şeyler verir“ (Matta 7:11). Eyub, Rab hakkında insanlardan dinlemekle yetinmişti. Ama bu alıntılardan dolayı sıkıntılarında söylediği sözleri, bilmeden söylemiş! Günümüzde de öyle olmuyor mu? İNCİL kitabından alıntılarımızı birbirimize söyler ve onları vaaz ederken bilmediğimizin farkında mıyız? Pavlus, bu noktada önemle durmuş ve „Rab’bin fikrini kim bildi? “ diye sormuş!(Rom.11:34; I.Korint.2:16). Neden bu bilgisizlik? Rab’den dinlememek! Sözleri Rab’bin ağzından almamak! Yeremya Kitabı’nın 23. Bölümünde
    Rab’bin sözlerini, Rab’bin ağzından değil de, birbirlerinden almayı yeğlemiş peygamberlere Rab’bin öfkelendiğini okuyoruz! Bu hatalara biz de, düşmüyor muyuz acaba? Kitabı Mukaddes’den alıntı sözleri birbirimize söylemekle bilgiçlik yanılgısına düşmüyor muyuz acaba? Rab’bin ağzından sözler alma yolumuz açık iken, sözleri kitaptan almağa Rab, „çalıyorlar“ diyor! „Bundan dolayı, işte, ben peygamberlere karşıyım,… onlar ki, birbirlerinden sözlerimi çalıyorlar“ (Yeremya 23:30).
    Kilise tarihinde Mesih İsa izleyicileri hep saldırılara uğramışlar, kovulmuşlar, çeşitli eziyetler görmüşler, öldürülmüşler ve halen de, dünyada zülüm çekiyorlar. Şu günlerde de, „Zeitgeist hareketi“ adı altında yeni bir senaryo ile gelecek zorluklar kapıya dayanmış gibi görünüyor! „Zamanın ruhu“ diye bir ruh, İsa Mesih’in varlığını inkâr ediyor! Mesih karşıtı ruhun ortaya çıkışı, çağımızda da, belirmeğe başlamış! Ciddî bir ruhsal savaşın şimdiden içindeyiz galiba! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’le kişisel ilişkimiz zarurî hal almıştır! İNCİL’den alıntılarımızla ruhsal savaşa katılmamızın yeterli olacağını düşünmek doğru değildir. Zamanın ruhunun, sözleri Rab’bin ağzından almayanlardan korkup çekineceğini sanmıyorum. Mesih’in sözlerini Kutsal Ruh’tan almağa çağrılıyoruz! Çünkü saldırı zamanlarında Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, bizi asla bırakmaz ve İNCİL’de yazılı bize vaadı şudur: „Ne söyleyeceğiniz o saatte size verilecektir. Zira söyleyen siz değilsiniz, fakat sizde söyleyen Baba’nızın Ruhu’dur“ (Matta 10:ı9,20). Önümüzde ciddî şekilde ruhsal savaş var! Mesih İsa izleyicileri için cismanî savaş denen şey yoktur. Pavlus’un şu uyarılarını gözardı edemeyiz: „Velhasıl, Rab’de onun kudretinin kuvvetinde kuvvetlenin“ (Efes 6:10). Bu kudret ve kuvvet, elbette fizik kudreti ve kuvveti kasdetmiyor. Ya neyi kasdediyor? Rab’bin ağzından alacağımız her söz, ruhsal savaşımızda kudretli silâhtır! Kitabı mukaddes’den ve özellikle İNCİL’de alıntı sözleri kendi irademizle karanlığın gücüne karşı kullanabilir miyiz? Etkili olacağını sanmıyorum. Ama Pavlus, „Ruh’un kılıcı olan Allah’ın sözünü alınız“ demekle, onu kitap satırlarından değil, Kutsal Ruh’tan almamız gerektiğine işaret etmiş!(Efes 6:17). Çünkü Kutsal Ruh’tan gelen kudret sözlerinde Allah iradesi doludur! Eyub, başkalarından aldığı sözlerle Allah’ın takdirini görememiş ve bilgisizce sözlerle takdiri karartmış! Fakat Rab’le karşılaşıca farkı görmüş ve Rab’be şu itirafta bulunmuş:
    „Senin için kulaktan işitmiştim;
    Şimdi ise seni gözüm gördü.
    Bundan ötürü kendimi hor görmekteyim,
    Ve tozda ve külde tövbe etmekteyim.“
    ( Eyub 42:5,6).
    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in lütfu ve esenliği sizinle beraber olsun.

    Amin.

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.