• Bu konu 1 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26645
    Anonim
    Pasif

    Allah’ın ınsan iç varlığında tanıklık yapmasının üstün gücü ve görkemi, Kitabı Mukaddes’de ve özellikle İNCİL’de sık sık anlatılmaktadır! Bu yüce ve kudretli Allah tanıklığı, başka hiçbir kitapta yoktur!

    Musa, Sina dağında Rabbin huzurunda durur ve onun sözlerini bizzat işitirken, Sina dağı alev alev tutuşup yanmağa başlamış! (Tesniye 5. Bölüm 22-24). Ve Rab, taş levhalar üzerine kendi sözlerini kendi Allah parmağı ile yazıp Musa’ya vermiş! (Çıkış 31:18; Tesniye 5:22). Rab Allah’ın taş lşevhalar üzerine kendi parmağı ile yazdığı emirlere, “Rab Allah’ın şehadeti” deniyor! Bu şehadete insan parmağı değmemiştir; bu nedenle “Allah’ın şehadeti” dir! Taş levhalara yazılı Allah’ın şehadeti, Allah’ın sandığı içindedir ve kefaret örtüsü ile örtülüdür! Tapınakta o sandığın ve içindeki şehadetin bulunduğu yer, “Kutsallar Kutsalı” denen bir bölümdedir. Başkâhinden başkası o alana giremiyor! Çünkü Allah, oradan başkâhine konuşuyor! Allah’ın şehadeti çok önemlidir!

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, taş levhalar üzerine yazılı Allah’ın şehadetinin canlısı ve yaşayanı olarak gökten gelip dünyamıza girmiştir! Ve şu sözü bütün çağlara ve insanlara söylemiştir: “Benim kabul ettiğim şehadet insandan değil, ancak kurtulasınız diye bunları söylüyorum” (Yuhanna 5:34). Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “Allah’ın şehadeti” nin bundan sonra insanın iç varlığında cereyan edeceğini müjdelemiştir! Sözlerini kendi parmağı ile taş levhalara yazan Rab, şimdi de, Mesih İsa kişiliğinde sözlerini kalplerimize yazıyor! Buna “Allah’ın şehadeti” denir! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, kilisesini bu şehadet üzerine kuracağını vaat etmiş!(Matta 16:18). Allah’a imanımızın temeli ve esası, İsa Mesih’in içimizdeki varlığıdır! Kutsal Ruh, esinleri ile imanımızı daima taze tutuyor! İşte, Kutsal Ruh’un içimizde icra ettiği bu yenilemelerin her biri, bize Allah’ın şehadetidir! Bu şehadetten yoksun kalanlar, aldatıcı ruhların ve cinlerin tuzağına düşüyorlar!

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Pavlus’a görünüp sözler söylemiş, ama dikkatimi ve ilgimi çeken bir söz daha söylemiş! Söz, şöyledir: “Bana ilişkin senin şehadetini kabul etmeyeceklerdir” (Res. İşl. 22:18).

    O halde, İNCİL’de sözü edilen “Allah’ın şehadeti” nden başka, “insan şehadeti” de var! Bu konuyu Rab Mesih’de kardeşlerim ve kızkardeşlerim önüne tekrar getiriyorum. Bundan önceki paylaşımlarımda da, “Allah’ın şehadeti” nin insan şehadetinden daha üstün olduğuna değinmiştim. Yalan ve sahte şehadetlerin yaygın olduğu dünyamızda bu konuya duyarlı olmağa davet ediliyoruz!Yuhanna, vazettiği İNCİL’de “Allah’ın şehadeti” nin üstünlüğüne dikkatimizi ve ilgimizi çekmek istemiş!(I.Yuhanna 5:9,10). Mesih Ruhu esinleri, İsa Mesih’i içimizde yücelten tanıklıklardır! Bunların her biri, Allah’ın yüreğimizde cereyan eden şehadetleri(tanıklıkları) dır. Allah’ın içimizde bize konuşmasını dileyelim, arayalım ve kapısını çalalım(Matta 5:7,8).

    İNCİL’de “Allah’ın tanıklıklarına ilişkin o kadar çok cereyan etmiş olaylar yazılıdır ki, bu tanıklıkların iç varlığımızda başlamasını Rabden bekleyelim. Çünkü insan tanıklıkları(Hakiki Hristiyan kişilerin tanıklıklarını kasdediyorum), yeterli olmuyor! Amerika’dan ve Avrupa ülkelerinden gelen Hristiyan misyonerlerin tanıklıkları, ne onların ülkelerini kurtarabilmiş, ne de ülkemizi..! Hristiyanların tanıklıkları, insan düzeyinde oldukları için Allah’ın tanıklığının önemi bize gizli kalmış galiba! Eğer bu önemi farketseydik, Allah’ın tanıklıklarının tanıkları olarak farklı olurduk. Bu konuda biz uıyutulmuşuz; yalancı ve sahte tanıklar ortaya çıkmış! İnsanların hakiki imandan yoksun kalmaları ve çeşitli din ve tarikatların ortaya çıkması ne kadar endişe verici!

    Bugün İNCİL’i okurken İsa Mesih’in (Allah’ın) tanıklığına ilişkin yaptığı bir mucize dikkatimi ve ilgimi çekti! Bu anlatımı aynen aşağıya yazarak aktarıyorum:

    “Ve işte, bir cüzamlı gelip: Ya Rab, eğer istersen beni temizleyebilirsin, diyerek ona secde kıldı. İsa da elini uzattı, ve: İsterim, temiz ol, diyerek ona dokundu; ve onun cüzamı hemen temizlendi. Ve İsa ona dedi: Sakın kimseye söyleme, ancak git, kendini kâhine göster, ve onlara şehadet için, Musa’nın emrettiği takdimeyi arzet” (Matta8:2-4).

    İsa’nın ağzının sözü ve dokunuşu ile cüzam hastalığı o adamın üzerinden kalkmış ve tertemiz olmuş! Böylece o adamda Allah’ın şehadeti görünmüş! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Tarsuslu Saul’a göründüğü vakit, “sana görüneceğim şeylerin hizmetçisi ve tanığı olacaksın” diye vaat etmiş!(Res.İşl. 26:16). Ve ondan sonra İsa’nın hayatı, Allah’ın şehadeti olarak, Pavlus’un fani bedeninde görünmüş! İşte bu şehadet, Pavlus’dan değildi! Bu tanıklığa ne kadar çok ihtiyacım varmış meğer! İnsanlara kendiliğimden İsa Mesih’i şehadet ettikten sonra sık sık düşüşler yaşadım! Beni düşülerden geri getiren sevgili Rabbım ve Kurtarıcım İsa Mesih’in şehadetini görmeğe başladım galiba! Dikkatimi ve ilgimi çektiği için Mesih İmanlısı kardeşlerimle bu önemli yolu paylaşmak istedim.

    “Evet, onlara ve Milletlere şehadet için benim yüzümden valilerin ve kıralların önüne götürüleceksiniz” (Matta 10:18).

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “şehadet için” demiş! Yani, insanlar tarafından sorgulandığımız ve şiddete tabi tutulduğumuz zamanlarda içimizde İsa Mesih’e ilişkin Allah’ın şehadetinin cereyan edeceği vaadı altındayız! Allah’ın şehadetinin içimizde cereyan etmesini Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in ismi ile isteyelim ve bu yüce şehadetin içimizde nasıl cereyan ettiğine tanık olalım. Allah’ın şehadetleri heybetklidir,cesaret vericidir ve etkilidir!

    Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim; Allah’ın içimizde cereyan edecek şehadetine kulak verip dikkat kesilelim. Bizi Mesih İsa imanlıları yapan şey, Allah’ın şehadetidir! Bunu Rabbimiz İsa Mesih şu müjde ile bize bildirmiş: “Ancak Kutsal Ruh üzerinize gelince, kudret alacaksınız; Yeruşalimde, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve dünyanın en uzak yerine kadar tanıklarım olacaksınız”(Res.İşl.1:8). Burada, “şahitlik yapacaksınız” dememiş! “Şahitlerim olacaksınız” demiş! Böylece, insanlara Allah’ın şehadeti ile onun kontrolu altında konuşacağız! Kendiliğimizden şehadetlerimiz, kontrol dışıdır ve insan şehadetidir! Bu tür tanıklıklarda hatalar yapabiliriz ve insanlara tökez oluruz! Rabbin Ruhu ile yürüdükçe Rabbin yönetimi altındayız. Yüreklerimizde Allah’ın şehadetine yer verelim. O, bizi kanalı yapabilir ve istediği gibi kullanabilir. Amin.

    #33984
    Anonim
    Pasif

    “Ancak Kutsal Ruh üzerinize gelince, kudret alacaksınız; Yeruşalim’de, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve dünyanın en uzak yerine kadar şahitlerim olacaksınız”(Res.İşl. 1:8).

    Kutsal Ruh üzerimize gelince, İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcı olduğunu tanıma gücü alırız! İNCİL’i her okuyan, Kutsal Ruh üzerine gelmeden önce İsa Mesih’in kim olduğunu bilmez! İNCİL okumak ve İsa Mesih’in tanıklarından dinlemek, bizi İsa Mesih’in tanıkları yapmaz! Kurtarıcı Rab İsa Mesih’in, öncülerimize göründüğü vakitte söylediği yukarıdaki sözlerle hemen tanıklık mertebesine erişmemişlerdi; yani üzerlerine Kutsal Ruh, henüz gelmemişti. Tanıma gücü ile giyindirilmiş olmadıkları için, öncülerimiz bile, İsa Mesih’i Allah’a göre değil; fakat insan düzeyinde ve fizik boyutlarda cereyan eden bir tanıma ile tanıyorlardı.
    Onun öğrencilerinden Simun, göklerden söyleyen Baba’nın etkisi altında kalarak İsa Mesih’in yüzüne haykırırcasına, “Sen, Yaşam olan Allah’ın Oğlu Mesih’sin” diyerek Baba’nın tanıklığını peygamberlik etmiş ve İsa Mesih’den şu yanıtı almış: “Sen, Petrussun” yani “Sen kayasın”(Matta 16:16-18).
    Simun Petrus, Allah’ın tanıklığına tanık olarak gerçek mutluluğun tadını almış! Ama ölümden dirilen Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, başta Petrus olmak üzere bütün izleyicilerine Kutsal Ruh’u vaat etmiş! Allah’ın Ruhu, yani Kutsal Ruh, şimdi dünyamızdadır ve Allah gücü ile yaptığı tanıklıklarda bizi İsa Mesih’in tanıkları yapabiliyor! İNCİL okuyanlar şunu bilirler ki, aldıkları Kutsal Ruh esinleri ile İsa Mesih’in gerçek kimliğini tanıyorlar ve hayran oluyorlar. Kitaplardan okumak ve vaazlar dinlemekle İsa Mesih’in kimliğini tanıma kuvvetimiz olsa idi, Kutsal Ruh’un gelmesine ve bize öğretmesine gerek kalmazdı. Ancak Kutsal Ruh üzerimize gelince İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcı olduğuna kudretle tanık oluruz ve kuvvetle onu başkalarına müjdeleriz! Yine Kutsal Ruh esinleri ile anlıyoruz ki, İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcı olduğunu tanımamız, Kutsal Ruh’un gücü ile mümkün olmaktadır! İblis’in yalan gücü, Kutsal Ruh’un gücü karşısında daima iflastadır! Bunun için Resul Yuhanna, Hristiyanlıkta henüz küçük çocuklara, “Ey küçük çocuklar, siz Allah’tansınız, ve onları yendiniz; çünkü sizde olan, dünyada olandan daha büyüktür” diyerek müjde vermiş!(I.Yuhanna 4:4).

    Dünyanın ilâhı diye tanımlanan İblis, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in tanımlaması ile, “Yalanın babası” dır! Kendisine inanmaktan yoksun bırakılmışlara Mesih İsa’nın şu şözü, çağımızda da, kanıtlanıyor: “Siz babanız İblis’tensiniz; ve babanızın heveslerini yapmak istiyorsunuz. O başlangıçtan katil idi, ve hakikatte durmadı; çünkü kendisinde hakikat yoktur. Yalan söylediği zaman, kendisininkinden söyler, çünkü o yalancıdır, ve yalanın babasıdır”(Yuhanna 8:44). İblis’de hakikat olmadığı için hakikatte durma gücü yoktur! Kitaplarda yazılı Allah’ın sözlerini çalarak ve kendisine göre uydurarak(çarpıtarak) insanları yalan gücü ve ustalığı ile yanıltmayı başarır. Geçmiş kuşaklarda olduğu gibi, kuşağımız insanlarından İNCİL okuyanların en küçükleri bile, taşıdıkları Hakikat Ruhu(Mesih Ruhu) sebebiyle mutludurlar! Çünkü içlerindeki Hakikat Ruhu, dünyada olan İblis’den daha büyüktür! Mesih karşıtı ruhların faaliyetleri karşısında telaşlanan bazı kardeşlerin yazılarını dikkatle izliyorum. Çünkü görüyoruz ki, hakikatten yoksun olan insanlar, aldatıcı güçler tarafından yağmalanıyorlar! O insanların yaşam tarzlarına baktığımız zaman, aldatıcı mutluluğa tutulmuş olduklarını Rab bize gösteriyor! Olan (görünen) şeylere değil; görünmeyen şeylere bakacağız! (II.Koprint 4:17,18). İç varlığımızda bize konuşacak Rabbe bakalım.

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “ancak Kutsal Ruh üzerinize gelince güç alacaksınız” demiş!(Res.İşl. 1:8). Karşımıza dikilmiş olaylara bakıp onlarla oyalanırken ne kadar sıkılıyoruz; değil mi? İblis’in danslarını seyretrmekten vazgeçmek için, içimizde bize konuşan hakikatin sesine kulak verelim. Öyle görülüyor ki, kurtulacak olanlar azınlıktadır!

    Ruhsal bir savaşın içinde bulunduğumuzu bazen farketmiyoruz sanırım!
    İncil’de bedensel savaştan kaçınmamız gerektiği yazılıdır! İnancımıza insan tepkileri karşısında unutkanlığa mı düşüyoruz yoksa? Evet, maalesef İNCİL’de yazılı emirleri bedensel savaşın tesiri altında unutuveriyoruz! Ama İNCİL’de bize vaadedilmiş diri umudumuz şöyle diyor: “Fakat benim ismimle Baba’nın göndereceği Tesellici, Kutsal Ruh, o size her şeyi öğretecek, ve size söylediğim her şeyi hatırınıza getirecektir”(Yuhanna 14:26). Bedensel savaşın sürükleyiciliği ile dağılmış aklımızda, zihnimizde ve yüreğimizde Kutsal Ruh’tan gelen bir sözü düşünmeğe başladığımız zaman ayıkıyoruz ve ruhsal alanda süren savaşa bakmağa başlıyoruz! Çünkü Kutsal Ruh, hem tesellicimiz ve hem de, Öğretmenimizdir! Bunun için İNCİL’de asıl savaşımızın bedensel alanda değil; ruhsal alanda sürdüğünü okuyoruz!(Efes 6:12). Bedensel savaşa sürüklenişimiz, İblis’in bir hilesi değil mi?
    Mesih Ruhu bizi ruhsal savaşa götürürken bizimle beraberdir. Kendimize ve kuvvetimize ölmedikçe yalnızız!

    “Velhasıl, Rabde ve onun kudretinin kuvvetinde kuvvetlenin. İblis’in hilelerine karşı durabilmeniz için, Allah’ın bütün silâhlarını kuşanın”(Efes 6:10,11).

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in “Bu, size şehadet için olacaktır” dediğine bakılırsa, üzerimize gelecek Kutsal Ruh’la, İblis’e ve hilelerine karşı durabileceğimiz güçle kuşanacağız demektir (Luka 21:13). Artık biz değil; Allah’ın Ruhu içimizde konuşacaktır!

    Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim; Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, dünyada yaptıkları ile kusursuzluğunu ispat etti! Ölüme kadar Baba’ya itaat etti ve ölürken de, “Baba, ruhumu ellerine bırakıyorum” dedi(Luka 23:46). Ölümden zaferle dirilen Mesih İsa, öğrencilerine görünerek, “Gökte ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi” demiş!(Matta 28:18). Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in bu sözü, bugün dikkatimi ve ilgimi çekmiştir! Babamız Allah tarafından her şey, Rab İsa Mesih’in eline verilmiş! Peygamberlerden ziyadesi olan bu Zat’ın karşısında bütün milletler toplanacaklar ve yargısını dinleyecekler! Yaptıkları ile İsa Mesih, bütün peygamberlerden daha üstün yüceliği giyinmiş olarak karşımızdadır! İşlediğimiz günahlardan bizi aklama gücü de, kendisine Baba’dan verilmiş! İsa Mesih’i izlemeyenler, aldatıcı ruhların ve cinlerin tuzağına düşüyorlar! Yüreklerinde İsa Mesih’den yoksun kalanlar, sonsuz yaşamı göremiyorlar!

    Bize her konuda yardım edebilen Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’i bize tanıtma gücü olan Kutsal Ruh’a da, teşekkür edeceğiz. Bundan önceki paylaşımımda, “Allah’ın Tanıklığı” nı irdelemiştim. Bugünkü paylaşımımda da, farklı açılardan Allah’ın İsa Mesih’i yüceltici tanıklığına değinmiş oldum!

    Yazılı Kutsal Yasa, beden zayıflığımızdan dolayı aslâ uyum sağlayamadığımız mükemmel bir Yasa’dır! Harflerle anlatılan bu yasanın karşısında hep suçlu bulunduk! İsa Mesih, Allah’ın beden almış Kelâmı olarak ve Yazılı Kutsal Yasa’yı yerine getirerek suçlarımızdan ve ölümden bizi özgür etmiş! Bunu hiçbir peygamber, beşeriyete sağlayamadı! Bütün peygamberler, Baba Allah’ın önünde kusurlu bulunmuşlar! Kendisine uyum sağlayamadığımız yazılı Kelâm, İsa Mesih’in kişiliğinde bizi kurtaran Yaşayan Kelâm olmuş! Bunun içindir ki, Kurtarıcımız ve Rabbımız olan İsa Mesih vasıtası ile şöyle müjdeleniyoruz: “Ve o bizi yeni ahdin, harfin değil ancak Ruh’un hizmetçileri olmağa yeterli kıldı; çünkü harf öldürür, fakat Ruh diriltir”(II.Korint. 3:6). Bugün İNCİL’i bu görüş ve umutla okuyorum! Her ne kadar, okuduğumuz mesajlar harflerden ibaretseler de, Yaşayan Kelâm İsa Mesih, daima bizimle beraberdir ve Kutsal Ruh vasıtası ile emrettiklerini, yine Kutsal Ruh vasıtası ile bize öğretiyor!

    Gökte ve yeryüzünde bütün egemenliğe sahip olan Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, artık yazılı Kelâm değil, Hayat(Yaşam) Kelâmıdır! İNCİL’de İsa Mesih’den “Hayat Kelâmı” ismi ile söz ediliyor!(I.Yuhanna 1:1). Evet sevgili kardeşlerim ve kızkardeşlerim, İNCİL’i okurken harfleri okuyoruz; ama, okuduklarımızın işaret ettikleri “Hayat Kelâmı” İsa Mesih’i kalbimize davet edelim! Ve kendimizi Kutsal Yazılara uyarlamağa çalıştıkça neden kusur işliyoruz? Çünkü okuduğumuz sözlere uyamıyoruz! Rab, bize böyle bir yeterlilik vermemiştir! Bunu II.Korint 3:6 da bize müjde olarak açıklıyor: Harfsel emirlere uyacak güçten yoksun olduğumuzu farkettiğimiz anda rahatlıyacağız! Çünkü Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “Yaşayan Kelâm” ve “Yaşam Kelâmı” adı ile yeni bir isim almıştır! Yazılı Yasa’ya kendimizi uydurma yükümlülüğü dönemi kapanmıştır! Yazılı sözleri yapmağa çalışmakla kendimizi yükümlülük altına alıyoruz! Buna “Şeriat yolu” denir! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in gelişi, ve şeriati yerine getirmesi ile, şeriati yerine getiremeyen bizlerin üzerindeki lâneti kaldırmıştır! Şeriati yerine getireceklerini sanarak kendilerine güvenenler üzerinde Allah’ın hükmü şöyledir:”İnsana güvenen, ve beşeri kendine bazu edinen, ve yüreği RABDEN ayrılan adam lânetlidir” (Yeremya 17:5). Yazılı Kutsal Yasa’yı yerine getirmek için kendine güvenen, İsa Mesih’e halen samimi değildir! Ama Yazılı emirleri yapamayanlar önünde halen açılmış bir kapı vardır: Haç ve lütuf kapısı! Allah’ın yazılı emirlerini yerine getiremedikleri için suçlananlar ve bu yüzden sıkıntı çekenler için tam o haçta bir umut ışığı var: “Ey Rab İsa! Yazılı emirlerine kendimi uyduramıyorum; bunları benim hayatımda sen yap” Bunu Rab İsa Mesih’ten isteme hakkımız; onun İNCİL’de yazılı şu sözüne binaen vardır: “Eğer benim ismimle bir şey dilerseniz, ben onu yapacağım”(Yuhanna 14:14). Çünkü yazılı emirler, bizi kendilerine uydurma gücünden yoksundurlar! Taşıdığımız günah bedeni sebebi ile biz, zaten yazılı emirlere uyma yeterliliğine sahip değiliz! Bunun farkına vardığımız zaman, kendi kuvvetimize ölüp Rab İsa Mesih’in ismini çağırmak için kapı eşiğine gelmiş bulunuyoruz! Çünkü İsa Mesih, okuduğumuz yazılı Kelâmın işaret ettiği “Diri Kelâm” ya da, “Hayat Kelâmı” dır. Yazılı kelamı kendi kuvvetleri ile yerine getirdiklerini savunanlarla tartışmağa girişmemin yararı yok. Ama, yazılı kelama uyamadıkları için üzülenlere “Hayat Kelâmı” olan İsa Mesih’i çağırma fırsatı vardır! Yazılı Kelâmın yapamadığına Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “onu ben yapacağım” diyerek bize güvence vermiştir! Zayıflıklarının farkına varmış olanlara Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “Hayat Kelâmı” varlığı ile bize şu güvenceyi de veriyor: “Lütfum sana yeter; çünkü gücüm güçsüzlükte tamam olur” (II.Korint.12:9). Yazılı sözlerin bizi günahlarımızdan ve ölümden kurtarma gücü yok, ancak bizi suçlu bulurlar ve öldürürler! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Diri Olan Kelam’dır ve bizi kurtarma gücü vardır! Böylece, “Mesih İsa’da Hayat Ruhu’nun Yasası” altında bulunduğumuz için harfe hizmet etmekten özgür edildik!(Rom.8:2). Mesih İsa vasıtası ile yazılı yasanın gereklerinin bedenimizde yerine geldiklerini gördükçe Allah’a hamdla sevineceğiz! Tam bu noktada Pavlus, “bedene güvenmeyenler, biziz” demiş! (Filipi 3:3).

    Allah’ın bedenimizde görünen tanıklıkları ne harika tanıklıklardır! Bedene güvenerek Mesih imanlısı olduğum geçmişimi ve düşüşlerimi hatırlayarak şimdi burada nasıl bulunduğumu düşünüyorum. Bir zamanlar, “İsa Mesih’i insanlara vazetmesem vay halime” düşüncesi yolu ile hareket ederdim. O kadar hızlı koşuyordum ki, düşüşlerimle bazılarına dedikodu konusu olmuşum sanırım.Bu utancımla şimdi sevecen Rabbim İsa Mesih’in tesellisini alıyorum.

    Kurtarıcım Rab İsa Mesih, yazılı Kelâm değil, “Hayat Kelâmı” dır. İslâm ruhu taşıyanlar, İNCİL’in değiştirildiğini o ruhla iddia ettikçe, orijinal İNCİL yazılarını ortaya koyan Mesih imanlılarına zaten inanmazlar; çünkü İslâm ruhu, Mesih Ruhu’nun karşıtıdır. Fakat Rab İsa Mesih’in “Yaşam Kelâmı” olduğunu bize öğreten ve bilmemizi sağlayan Kutsal Ruh’a, yani Allah’ın Ruhu’na hamdederim. Ne harikadır Allah’ın şehadetleri! Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim; Allah’ın şehadetini arayınız! Etrafımızda çınlayan yalan şehadetlerin ortasında Allah’ın İsa Mesih’e ilişkin şehadetlerini içinizde duyacaksınız ve asla korkmayacak ve yılmayacaksınız! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in seçtikleri, Allah’ın vaadı ve koruması altındadırlar! Kutsal Ruh esinleri ile sevinin ve mutlu olun! Çünkü bu, size Allah’ın bağışlanan iradesi ve şehadetidir! İçinizde olan bu sevinci dünyaya ilân edin;çünkü sizden değildir! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in “bu, size şehadet için olacaktır” dediği gibidir! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in ismi hepimizin fani bedenimizde Kutsal Ruh’la yücelsin. Amin.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.