ANASAYFA Forum DİNLER, MEZHEPLER, İNANÇLAR… Yehova Şahitliği (Tarassut Kulesi) 1. C. T. Russell döneminde cinlerin yehova şahitleri teşkilati üzerindeki etkisi

  • Bu konu 1 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26201
    Anonim
    Pasif
    1. C. T. RUSSELL DÖNEMİNDE CİNLERİN YEHOVA ŞAHİTLERİ TEŞKİLATI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

    (Sarkis Paşaoğlu)

    Yehova Şahitleri Teşkilatı kurucuları Charles T. Russell’in kurduğu Cemiyeti ve ileri sürdüğü öğretileri kabul ettirebilmek amacıyla kendisi ve hizmeti hakkında şunları öğretmekteydi:

    • Tüm Hristiyanlık alemi ruhsal bir karanlık içinde olup, İncil’in öğretileri yozlaştırılmış ve gizlenilmiştir. Tanrı Russell’i, gerçek inancı ve kiliseyi oluşturmak için seçmiş ve atamıştır.
    • C. Russell ve ilk Y. Şahitleri son zamanlarda yaşadıklarını bildirip, vaat edilmiş olan tam ruhsal aydınlanışların kendi zamanlarına ait olduğunu ve bu aydınlanışların Russell’e yapılmış olduğunu iddia etmekteydiler.
    • “Tanrı sırlarının tam açıklanışı İncilî çağın sonuna ayrılmıştı.” (Finished Mystery, sayfa 191). “Esinleme 15:5’te sözü edilen mabedin açılışı, Russell’e verilen Tanrı planının tam, açık, mükemmel anlayışıyla ilgiliydi. ” (Aynı kitap, sayfa 323).

    Bizzat Russell‘in kendisi de Kutsal Kitap‘ın anlaşılması için Tanrı tarafından tespit edilen zamanın geldiğini, ve kendisini tamamen Rabbe adadığı için de bu Kutsal Kitap anlayışının kendisine verildiğini‘söylüyordu. Russell bu yeni ışıkları içeren düşüncelerini ”Kutsal Kitap Etüdü” başlığını verdiği 6/7 ciltlik kitaplar yazmıştır. Russell’e verilen bu yeni aydınlanma doğrultusunda yazıldığındandır ki, ilk Y. Şahitleri için bu ciltlerde sunulan bütün öğretiler “Tamamen Tanrısal olup tek hakikat, kesin bilgi ve tartışılmaz gerçeklerdi.” (Finished Mystery, sayfa 390, 377). Tarassut Kulesi Teşkilatı son zamanlar için peygamberlik edilip, artan bilgi doğrultusunda Russell’in yazmış olduğunu iddia ettiği bu “Kutsal Kitap Etüdü” kitaplarını ve içeriklerini Tanrısal kökenli olarak tanıtmaktaydı: İşte Cemiyetin bununla ilgili yaptığı bazı açıklamaları:

    • “O (yani Russell), kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmadığını, hepsinin kutsal ruhun aydınlatması yoluyla Tanrı’ dan gelmiş olduğunu söylüyordu.” (The Finished Mystery, sayfa 528).
    • “Russell’in Hıristiyanlığa karşı yöneltmiş olduğu uyarılar direkt olarak Tanrı’dan geliyordu” ( Aynı kitap, sayfa 378)
    • “Russell’in yazı ve kehanetleri, inanan ve inanmayan bütün sınıflarca duyuldu.Bu Yehova’nın sesiydi.” (Aynı kitap, sayfa 237).

    Zaten Russell’in ölümünden sonra yayınlanmış olan bu “The Finished Mystery”kitabı, Russell’in yedi ciltlik eserlerini Tanrı’nın planının içine dahil edip, bunların kaynağının bizzat Tanrı’ nın kendisi olduğunu bildirir. İlk Yehova Şahitleri’ne göre Russell’in bu yedi ciltlik eseri, Esinleme kitabında bildirilmiş olan “Yedi gök gürlemesi”, “Yedi öfke tası”, “Yedi son bela” dır ve yine bu kitaplar Esinleme 20’nci bölümde sözü edilip, “Şeytan’ı ve bütün yanılgılarını bağlamış olan büyük zincir” dir (Sf. 189. 250. 357. 327). İlk Y. Şahitleri daha da ileri giderek bu kitapların son zamanlarda ortaya çıkacağının, Kutsal Kitap’ta çok önceden peygamberlikle bildirilmiş olduğunu ileri sürüp, bunların yayınlanmasının bile bizzat Tanrı tarafından gerçekleştirildiğini iddia ediyorlardı.

    • “Yedi ciltlik kitabı meydana getiren Rab’dir … ve bazı ciltlerin yayımını geciktiren Rab’dir.”.
    • “Bu eserin Rab’bin kontrolu altında hazırlanmış olduğunu … bu yayını Rab’bin istemiş olduğunu düşünüyor musunuz?”.
    • “Yedi gürleme seslerini duyurdular (Esinleme 8:5); Bunlar Tanrısal planın sunulması için peygambersel bir tarzda gerekli tamamlayıcı olarak önceden bildirilmiş olan yedi ciltlik Kutsal Kitap Etüdü’dür.” (Mystery Accompli . 34, 189, 256, 280, 367).

    Hatta bu yedi ciltlik kitapların Tanrısal kökenliliğine o denli inanılıyordu ki, bu kitapların sonsuzlara değin kalacağı ve sahte Hıristiyanlığı yıkmak için Rabbin bir aracı olduğu bildiriliyordu!

    • “Yazıların Tetkiki‘nin 7 cildi adaletsiz dinsel sistemlerin sonunu getirmek için Rab tarafından kullanılmış bir araç ve (Hıristiyanlara gönderdiği) işkencedir. Bu eserler var oldukça, bu şeyler sistemini vuran işkenceler görülecektir… Dinsel sistemler yok olacak; ama “yedi bela” veya ciltler sonsuzlarca duracaktır .” (Aynı kitap, sayfa 372).

    Yehova Şahitleri Teşkilatına göre Russell’in sunduğu öğretiler insanlardan değil, Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’dan ileri gelmekteydi. “The Finished Mystery”kitabı bununla ilgili olarak, yine şu açıklamalarda bulunur:

    • “Tanrısal planı öğrenip öğreten kendisi değildir. Fakat Tanrı’nın kendisi onu öğrenmeye, iman etmeye ve öğretmeye itmiştir.” (Sayfa 381).
    • “Tanrısal şeyler ve Kutsal Kitap’ın hakiki öğretileri üzerine olan hakimiyet 1878’de Russell’e aktarıldı. O 1881’de bütün Hıristiyanlık âlemî için Tanrı’nın gözetmeni oldu. Russell, Pavlus’tan bu yana kilisenin en büyük hizmetçisidir …” (Sayfa 528).
    • “O, kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmayıp, hepsinin kutsal ruhun aydınlatması aracılığıyla Tanrı’dan gelmiş oduğunu söylüyordu.” (Sayfa 528).

    İşte Russell ve ilk Y. Şahitleri’nin ”Tanrı’nın ruhu” aracılığıyla almış olduğunu ileri sürüp son zamanlar için öngörülen aratan bilgi olarak kabul edilen ve aynı zamanda yaklaşık 50 sene boyunca tek gerçek olarak ilan ettikleri temel öğretilerden bazıları şunlardır:

    • Son günlerin başlangıcı 1799 yılıdır.
    • İnsanlığın 6000 yıllık dönemi 1872’de son bulmuştur.
    • İsa Mesih’in ikinci gelişi 1874 yılında gerçekleşti,
    • İsa Mesih 1878 yılında tahta geçerek kral oldu ve yönetmeye başladı,
    • Birinci diriliş 1878 yılında gerçekleşti,
    • Babil, yani Hristiyanlık alemi 1878 yılında yıkıldı ve yerine Russell’in teşkilat atandı,
    • 1881 yılında büyük göksel çağrı son buldu.
    • Dünyanın sonu ve Cennetin yeryüzünde kurulacağı yıl 1914 yılıdır.
    • Sadık ve basiretli köle C.T.Russell’in kendisidir.
    • Tanrısal ışık veya gerçeklerin tam olarak açığa kavuşacağı dönem Russell’in dönemidir.
    • Üçlü-Birlik yoktur. İsa Mesih, ilk olarak yaratılmış baş melek Mikael’dir. Kutsal Ruh ise Tanrısal bir kişilik değil, ama Tanrı’nın bilinçsiz, faal bir gücüdür.
    • Cehennem ve insan canının ölmezliği bir Şeytan icadıdır.
    • Mısır’daki piramitleri Tanrısal kökenlidir ve Tanrı’nın taşlardan oluşan şahididir.
    • Bedeni İsrail halkının Tanrı’nın planında özel bir yeri olup son zamanlarda Tanrı’nın halkı olarak yeniden devreye girecektir.
    İlginç olan durum şudur ki, asırlardan beri gizlide olup, son zamanlarda Rabbin planı uyarınca Kutsal ruh aracılığıyla Russell’e açıklanmış olan bu gerçeklerin çoğu şimdi tamamen değiştirilmiş veya yanlış bulunarak bırakılmıştır! Russell’in 1874 yılı için bildirdiği Mesih’in ikinci gelişi şimdi 1914 yılına atfedilmiştir. Birinci dirilişin gerçekleştiği yıl 1878 değil ama 1918 yılıdır. Mesih’in tahta geçerek krallığı ele alması 1878 değil ama 1914 yılıdır. Son günlerin başlangıcı 1799 değil ama 1914 yılıdır. 1914 yılı için öngörülen dünyanın sonu ve cennetin yeryüzünde kurulacağı peygamberliği de tamamen yanlış çıkmıştır. Sadık ve basiretli köle Russell değil ama grup olarak bu teşkilattır. Son zamanlar için öngörülen tam bilgi veya artmış bilgiler Russell’e değil ama Cemiyete özellikle 1918 yılında Mesih’in tapınağına gelişiyle verilmeye başlanmış!!!
    Şimdi sormamız gerekiyor. Acaba gerçekten de Russel’in bu öğretiler Rabbin Ruhu tarafından mı kendisine verilmiş veya açıklanmıştı? Eğer bu öğretiler Rab tarafından Russell’e verildiyse veya açıklandıysa nasıl oluyor da daha sonra yanlış bulunup, değiştiriliyor? Gerçekleşmeyen sahte peygamberliklerin ve yanlış çıkıp değiştirilen bu öğretilerin kökeninde kim bulunuyor? Tanrı’nın Ruhu mu? Yoksa insanları sapıklığa götürmeyi arayan yalancı ruhlar mı? Bizzat Yehova Şahitleri senelerce öğretip sonunda yanlış buldukları Mısır piramitleriyle ilgili ve İsrail halkıyla ilgili Russell’in öğretilerinin gerisinde cinlerin bulunduğunu belirtir!!! Bu yanlış görüşleri cinler fısıldamış Cemiyete!!! (Der Wachtturm 15 Temmuz 1955, Prophetie 1929, sf.220, Tarassut Kulesi 1 Ekim 1956, sf.300) Acaba cinlerin fısıldadığı öğretiler yanlızca bunlar mıydı? Başka yok muydu? Daha da önemlisi nasıl oluyorda Tanrı’nın kullanmış olduğu bir iletişim kanalı bir anda Şeytan’ın kullandığı ve fısıldadığı bir kanal haline gelebiliyor ve nasıl oluyor da bu Tanrı hizmetçileri de bu fısıltıları ayırt edemiyor ve yaklaşık 40-50 sene gibi uzun bir süre bunları gerçek diye izliyor? Acaba bu gerçekler Cemiyetin gerisinde karanlık güçlerin bulunduğunu göstermiyor mu?
    2.) Yehova Şahitlerinin Ezoterik Karanlık Kökleri
    Yalnızca bu değil Cemiyetin ilk kurucusu Russell’in öğretilerinde ezoterik şeytansal kökenli olan Masonculuğun da izlerini görmekteyiz. Sözünü ettiğimiz Mısır piramitleri öğretisi tamamen Mason kökenliydi. Russell’in eğitim aldığı Georges STORR, N. H. BARBOUR, mabet şövalyeleri durumunda Masoncuydular! Bundan başka Russell’in yayınlamaya başladığı derginin ”Watch-Tower” başlığının kökeni bile Masonculardan geliyordu! Hatta Russell ve Yehova Şahitlerinin 1891’den 1931’e kadar 40 yıl boyunca hem Tarassut Kulesi dergisinde hem de diğer yayınlarda kullanmış oldukları şu semboller tamamen Masonculuktan gelmekteydi:
    wached.gif

    hac5.gif
    Aynı zamanda Russell’in 1911’den itibaren Kutsal Kitap Etüdü adlı seri kitaplarının kapağı şu ezoterik ve Mısır kökenli Ahoura Mazda tanrısının sembolü olan şu resimle süslenmişti!
    logo.gif kit.gif

    Bu sembolun hala kullanıldığını aşağıdaki Yehova Şahitlerinin Krallık salonu binasındaki resim de göstermektedir!!!

    kl.gif

    Şimdi bu sembol aşağıda da görebileceğiniz gibi Rosicrucian adlı ezoterik ve Mason bir akım tarafından kullanılmaya devam edilmektedir.

    log.gif

    Russell senelerce özellikle Masonculara özgü Mısır Piramitleri üzerinde durarak yukarıda da belirttiğimiz gibi bunları ”Tanrı’nın taşlardan oluşan şahidi” olarak görüyordu. Hatta daha da ileri gidererek bu piramitlerin ölçülerine dayanarak Mesih’in 1874 deki dönüşünü, 1914 yılındada dünyanın sonunun olacağını ilan ediyordu!! Bu karanlık ve şeytansal bir yorum biçimi değilse başka ne olabilir ki?

    İlginçtir ki Russell 1916 yılında öldüğünde cesedi o zamanlarda özellikle ezoterik Mason öncülerine özgü olan bir alışkanlıkla yakılmıştır. Aynı zamanda Russell’in mezarı mısır piramidi ve daire içinde haç-taç semboluyle süslenmişti:
    mez.gif

    Nasıl oluyor da Tanrı tarafından kullanıldığı ve seçilip atandığı ileri sürülen bir tarikat bu tür şeytansal, mistik, ezoterik ve karanlık bir akımın etkisinde kalarak onların sembollerini bile benimseyebiliyor? Acaba Cemiyet bu zamanlarda gerçekten Tanrı tarafından mı yöneltilmekteydi yoksa yalancı ruhlar tarafından mı? Değişen öğretiler ve yalan çıkan sahte peygamberlikler Cemiyetin gerisinde işleyen ruhun Tanrı’nın Ruhu olmadığını göstermiyor mu sizce?
    #32930
    Anonim
    Pasif
    1. C. T. RUSSELL DÖNEMİNDE CİNLERİN YEHOVA ŞAHİTLERİ TEŞKİLATI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

    Yehova Şahitleri Teşkilatı kurucuları Charles T. Russell’in kurduğu Cemiyeti ve ileri sürdüğü öğretileri kabul ettirebilmek amacıyla kendisi ve hizmeti hakkında şunları öğretmekteydi:

    • Tüm Hristiyanlık alemi ruhsal bir karanlık içinde olup, İncil’in öğretileri yozlaştırılmış ve gizlenilmiştir. Tanrı Russell’i, gerçek inancı ve kiliseyi oluşturmak için seçmiş ve atamıştır.
    • C. Russell ve ilk Y. Şahitleri son zamanlarda yaşadıklarını bildirip, vaat edilmiş olan tam ruhsal aydınlanışların kendi zamanlarına ait olduğunu ve bu aydınlanışların Russell’e yapılmış olduğunu iddia etmekteydiler.
    • “Tanrı sırlarının tam açıklanışı İncilî çağın sonuna ayrılmıştı.” (Finished Mystery, sayfa 191). “Esinleme 15:5’te sözü edilen mabedin açılışı, Russell’e verilen Tanrı planının tam, açık, mükemmel anlayışıyla ilgiliydi. ” (Aynı kitap, sayfa 323).

    Bizzat Russell‘in kendisi de Kutsal Kitap‘ın anlaşılması için Tanrı tarafından tespit edilen zamanın geldiğini, ve kendisini tamamen Rabbe adadığı için de bu Kutsal Kitap anlayışının kendisine verildiğini‘söylüyordu. Russell bu yeni ışıkları içeren düşüncelerini ”Kutsal Kitap Etüdü” başlığını verdiği 6/7 ciltlik kitaplar yazmıştır. Russell’e verilen bu yeni aydınlanma doğrultusunda yazıldığındandır ki, ilk Y. Şahitleri için bu ciltlerde sunulan bütün öğretiler “Tamamen Tanrısal olup tek hakikat, kesin bilgi ve tartışılmaz gerçeklerdi.” (Finished Mystery, sayfa 390, 377). Tarassut Kulesi Teşkilatı son zamanlar için peygamberlik edilip, artan bilgi doğrultusunda Russell’in yazmış olduğunu iddia ettiği bu “Kutsal Kitap Etüdü” kitaplarını ve içeriklerini Tanrısal kökenli olarak tanıtmaktaydı: İşte Cemiyetin bununla ilgili yaptığı bazı açıklamaları:

    • “O (yani Russell), kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmadığını, hepsinin kutsal ruhun aydınlatması yoluyla Tanrı’ dan gelmiş olduğunu söylüyordu.” (The Finished Mystery, sayfa 528).
    • “Russell’in Hıristiyanlığa karşı yöneltmiş olduğu uyarılar direkt olarak Tanrı’dan geliyordu” ( Aynı kitap, sayfa 378)
    • “Russell’in yazı ve kehanetleri, inanan ve inanmayan bütün sınıflarca duyuldu.Bu Yehova’nın sesiydi.” (Aynı kitap, sayfa 237).

    Zaten Russell’in ölümünden sonra yayınlanmış olan bu “The Finished Mystery”kitabı, Russell’in yedi ciltlik eserlerini Tanrı’nın planının içine dahil edip, bunların kaynağının bizzat Tanrı’ nın kendisi olduğunu bildirir. İlk Yehova Şahitleri’ne göre Russell’in bu yedi ciltlik eseri, Esinleme kitabında bildirilmiş olan “Yedi gök gürlemesi”, “Yedi öfke tası”, “Yedi son bela” dır ve yine bu kitaplar Esinleme 20’nci bölümde sözü edilip, “Şeytan’ı ve bütün yanılgılarını bağlamış olan büyük zincir” dir (Sf. 189. 250. 357. 327). İlk Y. Şahitleri daha da ileri giderek bu kitapların son zamanlarda ortaya çıkacağının, Kutsal Kitap’ta çok önceden peygamberlikle bildirilmiş olduğunu ileri sürüp, bunların yayınlanmasının bile bizzat Tanrı tarafından gerçekleştirildiğini iddia ediyorlardı.

    • “Yedi ciltlik kitabı meydana getiren Rab’dir … ve bazı ciltlerin yayımını geciktiren Rab’dir.”.
    • “Bu eserin Rab’bin kontrolu altında hazırlanmış olduğunu … bu yayını Rab’bin istemiş olduğunu düşünüyor musunuz?”.
    • “Yedi gürleme seslerini duyurdular (Esinleme 8:5); Bunlar Tanrısal planın sunulması için peygambersel bir tarzda gerekli tamamlayıcı olarak önceden bildirilmiş olan yedi ciltlik Kutsal Kitap Etüdü’dür.” (Mystery Accompli . 34, 189, 256, 280, 367).

    Hatta bu yedi ciltlik kitapların Tanrısal kökenliliğine o denli inanılıyordu ki, bu kitapların sonsuzlara değin kalacağı ve sahte Hıristiyanlığı yıkmak için Rabbin bir aracı olduğu bildiriliyordu!

    • “Yazıların Tetkiki‘nin 7 cildi adaletsiz dinsel sistemlerin sonunu getirmek için Rab tarafından kullanılmış bir araç ve (Hıristiyanlara gönderdiği) işkencedir. Bu eserler var oldukça, bu şeyler sistemini vuran işkenceler görülecektir… Dinsel sistemler yok olacak; ama “yedi bela” veya ciltler sonsuzlarca duracaktır .” (Aynı kitap, sayfa 372).

    Yehova Şahitleri Teşkilatına göre Russell’in sunduğu öğretiler insanlardan değil, Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’dan ileri gelmekteydi. “The Finished Mystery”kitabı bununla ilgili olarak, yine şu açıklamalarda bulunur:

    • “Tanrısal planı öğrenip öğreten kendisi değildir. Fakat Tanrı’nın kendisi onu öğrenmeye, iman etmeye ve öğretmeye itmiştir.” (Sayfa 381).
    • “Tanrısal şeyler ve Kutsal Kitap’ın hakiki öğretileri üzerine olan hakimiyet 1878’de Russell’e aktarıldı. O 1881’de bütün Hıristiyanlık âlemî için Tanrı’nın gözetmeni oldu. Russell, Pavlus’tan bu yana kilisenin en büyük hizmetçisidir …” (Sayfa 528).
    • “O, kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmayıp, hepsinin kutsal ruhun aydınlatması aracılığıyla Tanrı’dan gelmiş oduğunu söylüyordu.” (Sayfa 528).

    İşte Russell ve ilk Y. Şahitleri’nin ”Tanrı’nın ruhu” aracılığıyla almış olduğunu ileri sürüp son zamanlar için öngörülen aratan bilgi olarak kabul edilen ve aynı zamanda yaklaşık 50 sene boyunca tek gerçek olarak ilan ettikleri temel öğretilerden bazıları şunlardır:

    • Son günlerin başlangıcı 1799 yılıdır.
    • İnsanlığın 6000 yıllık dönemi 1872’de son bulmuştur.
    • İsa Mesih’in ikinci gelişi 1874 yılında gerçekleşti,
    • İsa Mesih 1878 yılında tahta geçerek kral oldu ve yönetmeye başladı,
    • Birinci diriliş 1878 yılında gerçekleşti,
    • Babil, yani Hristiyanlık alemi 1878 yılında yıkıldı ve yerine Russell’in teşkilat atandı,
    • 1881 yılında büyük göksel çağrı son buldu.
    • Dünyanın sonu ve Cennetin yeryüzünde kurulacağı yıl 1914 yılıdır.
    • Sadık ve basiretli köle C.T.Russell’in kendisidir.
    • Tanrısal ışık veya gerçeklerin tam olarak açığa kavuşacağı dönem Russell’in dönemidir.
    • Üçlü-Birlik yoktur. İsa Mesih, ilk olarak yaratılmış baş melek Mikael’dir. Kutsal Ruh ise Tanrısal bir kişilik değil, ama Tanrı’nın bilinçsiz, faal bir gücüdür.
    • Cehennem ve insan canının ölmezliği bir Şeytan icadıdır.
    • Mısır’daki piramitleri Tanrısal kökenlidir ve Tanrı’nın taşlardan oluşan şahididir.
    • Bedeni İsrail halkının Tanrı’nın planında özel bir yeri olup son zamanlarda Tanrı’nın halkı olarak yeniden devreye girecektir.
    İlginç olan durum şudur ki, asırlardan beri gizlide olup, son zamanlarda Rabbin planı uyarınca Kutsal ruh aracılığıyla Russell’e açıklanmış olan bu gerçeklerin çoğu şimdi tamamen değiştirilmiş veya yanlış bulunarak bırakılmıştır! Russell’in 1874 yılı için bildirdiği Mesih’in ikinci gelişi şimdi 1914 yılına atfedilmiştir. Birinci dirilişin gerçekleştiği yıl 1878 değil ama 1918 yılıdır. Mesih’in tahta geçerek krallığı ele alması 1878 değil ama 1914 yılıdır. Son günlerin başlangıcı 1799 değil ama 1914 yılıdır. 1914 yılı için öngörülen dünyanın sonu ve cennetin yeryüzünde kurulacağı peygamberliği de tamamen yanlış çıkmıştır. Sadık ve basiretli köle Russell değil ama grup olarak bu teşkilattır. Son zamanlar için öngörülen tam bilgi veya artmış bilgiler Russell’e değil ama Cemiyete özellikle 1918 yılında Mesih’in tapınağına gelişiyle verilmeye başlanmış!!!
    Şimdi sormamız gerekiyor. Acaba gerçekten de Russel’in bu öğretiler Rabbin Ruhu tarafından mı kendisine verilmiş veya açıklanmıştı? Eğer bu öğretiler Rab tarafından Russell’e verildiyse veya açıklandıysa nasıl oluyor da daha sonra yanlış bulunup, değiştiriliyor? Gerçekleşmeyen sahte peygamberliklerin ve yanlış çıkıp değiştirilen bu öğretilerin kökeninde kim bulunuyor? Tanrı’nın Ruhu mu? Yoksa insanları sapıklığa götürmeyi arayan yalancı ruhlar mı? Bizzat Yehova Şahitleri senelerce öğretip sonunda yanlış buldukları Mısır piramitleriyle ilgili ve İsrail halkıyla ilgili Russell’in öğretilerinin gerisinde cinlerin bulunduğunu belirtir!!! Bu yanlış görüşleri cinler fısıldamış Cemiyete!!! (Der Wachtturm 15 Temmuz 1955, Prophetie 1929, sf.220, Tarassut Kulesi 1 Ekim 1956, sf.300) Acaba cinlerin fısıldadığı öğretiler yanlızca bunlar mıydı? Başka yok muydu? Daha da önemlisi nasıl oluyorda Tanrı’nın kullanmış olduğu bir iletişim kanalı bir anda Şeytan’ın kullandığı ve fısıldadığı bir kanal haline gelebiliyor ve nasıl oluyor da bu Tanrı hizmetçileri de bu fısıltıları ayırt edemiyor ve yaklaşık 40-50 sene gibi uzun bir süre bunları gerçek diye izliyor? Acaba bu gerçekler Cemiyetin gerisinde karanlık güçlerin bulunduğunu göstermiyor mu?

    #32931
    Anonim
    Pasif
    ”Angel And Women”

    Yehova Şahitleri Teşkilatınınn karanlık kökenliğini ”Angel And Women” adlı kitaba karşı takınmış oldukları tutumda da belirginleşmektedir. Bu kitap Tanrısal tasvibe ve inayete yeniden ulaşmak isteyen düşmüş bir melek, bir cin tarafından otomatik yazı sistemiyle bir medyuma dikte ettirilmiştir . Bu kitap ilk olarak 1878 yılında J.G.Smith tarafından ”Seola ” başlığıyla yayınlandı. Cemiyetin ilk kurucusu olan Russell dahi bu kitabı bizzat okumuş ve Tekvin kitabının ilk altı babıyla uyumda olduğundan yaralı bulup okunmasını onaylamıştır. Hatta bu kitapın yeniden gözden geçirilişi bile Russell’in gözetiminde ona çok yakın olan bir Kutsal Kitap Tetkikçisi (yani bir Yehova Şahidi) tarafından gerçekleştirilmiştir!! Eskiden bir Yehova Şahidi olan Ken Raines bu gözden geçirilmiş versiyonun giriş sözlerinin inceledikten sonra, bu giriş sözlerinin bizzat Rutherford tarafından yazılmış olabileceğini bile söyler. Rutherford, cinlerin dünyasını ve Şeytan’ın teşkilatını iyi tanımak amacıyla böyle bir kitabın okunmasını ve yayılmasını tamamen teşvik etmekteydi. Hatta ”The Golden Age” dergisinin (şimdiki Uyanın dergisinin ilk ismi) Temmuz ve Aralık 1924 sayılarında açıkça bu kitabın reklamını yapmakta Noel ve doğum günü gibi özel günlerde yakınlara hediye edilebileceğini belirtmekteydi. Daha da önemlisi bu kitabın normal fiyatınının 2 dolar olduğunu ama ‘ The Golden Age’ okuyucularına ise bunun 1 dolara sağlanacağını bildiriyordu!!

    Acaba neden cinler tarafından bir medyuma dikte ettirilmiş böyle bir kitap Yehova Şahitlerince yararlı bulunup onaylanıyor, gözden geçiriliyor ve reklamı yapılıyordu? Bunun cinler ve Şeytan dünyasının tanınmasından başka diğer iki nedeni daha vardı.
    1. Bu kitapta sunulan öğretiler Yehova Şahitlerinin öğretilerine çok benzemekteydi. Sık sık Tanrısal isim ”Yehova” da kullanılmaktaydı.

    2. Rutherford veya Cemiyet isyan etmiş cinler arasında bazı ”doğru cin ruhların” da var olduğuna inanıyor ve bunların bazı durumlarda insanlara yararlı olmak amacıyla insanları uyarabileceklerini öğretiyorlardı!! Hatta Rutherford ve ilk Yehova Şahitlerine göre bu ‘doğru düşmüş melekler’ kurtuluşa bile erişebileceklerdi!! Bu düşünceler tamamen şeytanidir ve insanları ruhçuluğa ve spiritizme teşvik etmektir!! İşte sözkonusu kitabın kapağı, giriş sözleri ve Cemiyetin ”The Golden Age” dergisinde bu kitap hakkındaki beyanları:
    4. C. J. WOODWORTH, ‘The Golden Age’ (uyanın) Dergisinin Yayımlayıcısı
    C.J.Woodworth Rutherford’un Cemiyet başkanlığı döneminde teşkilatta çok önemli bir rol oynamış bir kişiydi. Kendisi 1917 yılında yayımlanan ‘The Finished Mystery ‘ adlı kitapta İncilin Vahiy bölümünü yorumlamıştı. Daha sonra Rutherford bu kişiyi ‘The Golden Age’ ( Uyanın ) dergisinin yayımcısı olarak atamıştı. Fakat çok ilginçtir ki, bu adam bizzat kendisi 1913 yılında Carolin du Nord, Asheville de düzenlenen bir konferansta açıkça üç gün boyunca ”Science and Health” kitabını cinlerin kontrolunda yazan Madam Eddy gibi direkt olarak kötü ruhların etkisine girdiğini söylüyordu. Cinlerin etkisinde olarak 36 sayfalık Russell’in yemin konusundaki öğretisine ters düşen bir kitap hazırlamıştı. Ama Russell Woodworth’u uyarınca uzun bir iç çatışmadan sonra yazdığı kitabı yakarak özgürlüğe kavuşmuş ve Russell’in vaat edilen köle oluşundan bir daha asla şüphe etmemiştir. İlginç olan durum şudur ki, böyle bir adam kısa bir zaman sonra ”The Finished Mystery’ ‘ kitabında Vahiy kitabını yorumlamaya başlıyor ve daha sonra da Cemiyetin ‘The Golden Age’ dergisinin yayımcısı atanıyor!! Rutherford dönemlerinde saygın bir Yehova Şahidi olup daha sonra Cemiyetteki okkultist, ruhçuluk izlerini görüp sık sık protesto eden ve daha sonra Cemiyetten ayrılan bay Roy GODRICH böyle birinin böyle bir göreve atanışını Cemiyetin karanlık kötü güçlerin etkisi altında olmasına bağlar (Roy D. Goodrich, 1969, Demonism and the Watchtower, Thirteenth Souvenir Convention Report). Bu adamın ”The Finished Mystery” kitabında Vahiy kitabıyla ilgili yapmış olduğu birçok mistik yorumlar ve bunların daha sonra bizzat Cemiyet tarafından yanlış bulunup değiştirilmesi onun yorumlarının kökeninde yalancı ruhların bulunduğunu onayladığını düşünmekteyim.
    #32932
    Anonim
    Pasif
    Medyum Johannes Greber ve Yehova Şahitleri Teşkilatı

    greber2.gif

    Yehova Şahitleri seneler boyunca Johannes Greber adlı eski bir alman katolik rahibin yapmış olduğu Greber’s New Testament’ tercümesini özellikle Yuhanna 1:1’deki ”Söz bir ilah idi” olarak çevirdikleri düşünceyi desteklemek için sık sık 1983 yılına kadar kaynak olarak kullanmışlardır.Ama gerçekte kimdi bu adam ve onun yapmış olduğu çevri güne layık mıydı? Çok ilginçtir ki, bu adam cinci bir medyumdu ve yapmış olduğu İncil çevrisini de bizzat kendi deyimiyle bu cinlerin yardımı ve denetimiyle gerçekleşmiştir. Bu adam 1923 yılında bir ruh çağırma seansına katılır. Bu seans esnasında cinlerin etkisiyle bir çocuk aniden yere düşer ve garip görüntüler sonucunda Greber direk olarak medyum çocuk yoluyla cinlerle konuşmaya başlar. Cin ruhu Greber’in bir sorusuna yanıt olarak Mesih’in gerçek saf öğretilerinin bozulduğu, çarpıtıldığını bildirir. Kendisinin Tanrı’nın iyi melek ruhlarından olduğunu ve Tanrı’nın iyi melekler aracılığyla daima konuştuğunu belirtir. Bu tecrübeden sonra Greber rahipliği bırakıp kendisini tamamen ruhçuluğa verir ve bu ruhlar aracılığıyla da ”gerçek Hristiyan öğretilerinin” açığa çıkarmaya çalışır. Bu doğrultuda 1932’de ”Communication with the Spirit World of God” kitabını 1933’deyse bu cin ruhlarının yardımıyla Yeni Ahit’in tercümesini yazdı. İşte Yehova Şahitlerinin senelerce ”Söz bir ilah idi” tercümesine kaynaklık eden ilk çevrilerden birisi buydu.
    İlginç olan durum J.Greber’in sözkonusu cinlerle işbirliği sonucunda kavradığı veya keşfettiği Hristiyanlık anlayışı ve öğretileriyle Yehova Şahitlerinin öğreti ve anlayışı arasında şaşırtıcı bir benzerlik vardır!! İşte buna birkaç örnek:
    MEDYUM J. GREBER’İN ÖĞRETİLERİ

    YEHOVA ŞAHİTLERİNİN ÖĞRETİLERİ

    Üçlü-Birlik hem akla hem de Kutsal Kitap’a aykırıdır

    -Üçlü-Birlik Kutsal Kitap’a aykırı olup şeytan kökenlidir

    İsa Tanrı değil ama Tanrı’nın ilk olarak yarattığı varlıktır

    -İsa Tanrı değil ama ilk olarak yaratılan başmelek Mikael’dir.

    İsa ölümünden bedenen dirilmemiştir.

    -İsa bedenen değil ama ruh olarak ölülerden dirilmiştir.

    Yalnızca Baba Tanrıdır.

    -Yalnızca Yehova gerçek Tanrı’dır

    Kutsal Ruh Tanrı değildir

    -Kutsal Ruh ne bir kişilikdir ne de Tanrı…

    Tanrı melekler yoluyla mesajını iletmektedir

    -Tanrı kutsal melekleriyle bakiyeye bilgi sağlar.

    Ebedi cehennem öğretisi tamamen yanlıştır

    -Cehennem öğretisi bir Şeytan öğretisidir.

    Tüm Hristiyanlık ve öğretileri yozlaştırılmıştır

    -Tüm Hristiyanlık… büyük Babil’i oluşturur

    İsyan eden cin ruhları arasında doğru cinler de vardır

    -Cin ruhlarından bazılar doğru cinlerdir -Rutherford-

    ”Söz bir ilah idi” -Yuhanna 1:1-

    -”Söz bir ilah idi” -Yuhanna 1:1-

    Greber’in cinler yoluyla aldığı bu öğretilerin Yehova Şahitlerinin öğretileriyle bu denli benzemesi bu Cemiyetin karanlık kökenliği ve cinler tarafından yöneltilebileceği konusunda sizleri düşündürmüyor mu? Bundan başka nasıl oluyor da Yehova Şahitleri senelerce cinler tarafından yöneltilen bir adamın tercümesini kendi düşünce ve tercümesni desteklemek amacıyla kullanabiliyor!!

    6. Karanlık Kaynaklı Resimler (Images sublimes)
    Son zamanlarda İnternette Yehova Şahitleriyle ilgi aktüel konulardan biri de resim içinde başka bir resim konusudur. İçinde başka şeytani veya karanlık bir resmi gizleyen bu resimler özellikle Yehova Şahitliğini terk eden kişilerce fark edilmiş ve internet yoluyla ilgililerin bilgisine sunulmuştur. Doğrusu bana göre bu resimlerden bazıları abartılmış, bazıları da bir rastlantı sonucu oluşmuştur. Ama bu resimlerden bazıları hem beni hem de birçok Yehova Şahidini düşündürecek bir niteliktedir.

    jesuschev.gif Bu resim bir rastlantı sonucu mu böyle şetani bir şekle girmektedir?
    lettreD.gif
    Bu kadının göğsünde Devil (yani Şeytan’ın kısaltılş harfi) olan ‘D’ nin ne işi vardır?
    tetesamuel.gif
    Neden dolayı gökyüzünde böyle karanlık ve gizemli resimler görünüyor? Acaba bu yalnızca bizim hayal gücümüz mü?
    tetemain.gif
    Bu korkunç görüntünün el üzerinde ne işi var?
    teterobe.gif

    Putperest kökenli bir ilahın (jüpiter) kadının eteğinde oluşmuş bu görünümüne siz ne anlam veriyorsunuz?
    Bu tür resimleri daha da çoğaltabiliriz. Acaba bu resimlerde kötü güçlerin iz ve etkileri görülmüyor mu? İlgilenenler şu internet sitelerinden daha fazla bilgi toplayabilirler:
    http://www.microtec.net/mleblank/image/images.html
    http://www.multimania.com/palain/bouc.htm

    7. Yehova Şahitleri Teşkilatının Ezoterik Öğretileri

    Son olarak Yehova Şahitleri Cemiyetinin karanlık kökenliliğini yaymış oldukları şu ezoterik öğretilerde de görmekteyiz:

    • İsa Mesih’in 1914 yılında görünmez bir şekilde gelmesi öğretisi
    • 1918 yılında kutsalların birinci dirilişinin gerçekleşmesi,
    • Yehova Tanrı’nın 1918 yılında Yehova Şahitleri Teşkilatını kanalı olarak seçip ataması,
    • Yehova Şahitlerinin Cemiyetlerini böyle yüceltilmesi, Kutsal Kitap peygamberlikleri içine dahil edip, kurtuluş için bir aracı pazisyonuna koymaları,
    • Kutsal Kitap’ı anlamakta Cemiyetlerinin mutlak gerekliliğini bildirip, yetki olarak Cemiyetlerine taparcasına bağlanmaları,
    • İsa Mesih’in kimliğini aşağılayıp, O’nu yaratılmış baş melek Mikael olarak tanıtmaları,
    • Kutsal Ruh’un kişiliğini, Tanrılığını ve rolünü inkar etmeleri,
    • Cehennnem yargısını inkar etmeleri,
    • Dirilmeye layık görülen herbir kişiye ikinci bir kurtulma şansı tanınacağı öğretisi,
    • Mesih’in çarmıhtaki fidyesel ölümünün şimdiki yaşamda yalnızca 144 bin kişiyi tam olarak kurtaracağı öğretisi,
    • Kurtuluş için her insana gerekli olan yeniden doğuşun, imanla salih sayılmanın, Tanrı’nın çocukları olma imtiyazının, göksel ümide sahip olmanın vs… şimdiki yaşamda yalnızca 144 bin kişiyle sınırlı olması öğretişi vs…
    Bundan başka belirmek gerekiyor ki, Yehova Şahitlerinin teşkilatlanma şeklini, öğretilerini, Tanrı tarafından seçilip atandıkları gibi temel özelliklerini günümüzde var olan diğer tarikatlarla (Mormonlar, Adventistler, Yeni Elçisel Kilise, Moon.
    Christadelphian vs…) karşılaştırdığımızda arada şaşırtıcı benzerliklerin var bulunduğunu görmekteyiz. Bu da onların diğer tarikatlardan farklı olmadıklarını ve onların bir uzantısı ve yeni bir şekli olduğunu onaylar.
    ,
    SONUÇ
    Cemiyetin bu çarpık öğretileri, sahte perygamberlikleri, Rab’den geldiğine inandıkları yeni ışıklar öğretisi ve bunların daha sonradan değiştirilmesi, senelerce Masonik sembollerin kullanılması, ölmüş bulunan Russell’in hala Cemiyetin hizmetini gözetleyip yeni öğretiler ilettiği düşüncesi, Cemiyetin cinler tarafından bir medyuma dikte edilen bir kitabı gözden geçirip basılmasını onaylaması ve okunmasını tasvip etmeleri, C.J.Woodworth olayı, Medyum biri olan J.Greber’in öğretileriyle benzerlikleri ve gizemli resimler olayı bana göre bu Cemiyetin Tanrı tarafından değil ama yalancı ruhlar tarafından yöneltildiğinin bir kanıtıdır. Şüphesiz Cemiyet şimdi bu öğretilerden bazılarını artık öğretmiyor. Ama bu durum Cemiyeti aklar mı? Bana göre ve kutsal Kitap’a göre hayır. Her ne kadar ruhani terimlerle bu özgeçmişlerini ve öğretilerini yamalamalarla ve cilalamalarla kabul edilebilir bir duruma sokmaya çalışsalarda aslında Cemiyetin varlığı ve özü aynıdır. Karanlık ve ezoterik bir öz ve geçmiş.

    Pavlus’un belirttiği gibi günümüzde gerçekten birçok din ve akım hakikatten kulaklarını döndermiş ve kendilerine hoş gelen cinlerin öğretilerine saplanmışlardır. Bizler bireysel olarak ve Rabbin topluluğu olarak uyanık olmalı ve bu tür öğretilerden uzak olmalıyız. Bizlerin uyanık bir durumda kalması ancak Tanrı’nın diri ve değişmeyen sözü olan Kutsal Kitaba bağlı kalması, duayla onu okuması, etud etmesi ve sürekli onun kılavuzluğunda yaşamasıyla mümkündür. Şeytan’ın tuzak ve düzenlerini görüp Tanrı’ya ve İsa Mesih’e yaklaşalım (Efesliler 6).

    Ruhani silahları kuşanarak ona karşı sabit duralım. Zamanı geldiğinde Tanrı Şeytanı ayaklarımızın altında ezecek ve ona dayalı tüm sistemleri de yargılayacaktır (Romalılar 16.20).
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.