#30995
Anonim
Pasif
abdulKadir;9861 wrote:
Yazılanlardan öyle anlaşılıyor ki, ülkedeki demokrasiden pek memnun değilsiniz haklı olarak, buna rağmen şeriat korkusundan dolayı şeriati de istemiyorsunuz. ”İnsan bilmediğinin düşmanıdır” atasözünü birkez daha ispat etmiş oluyorsunuz bu tavrınızla.
Ben size desemki, sizin inanç ve ibadet özgürlüğünüzü ne solcular korur, ne sağcılar, ne demokratik düzenler korur ne totaliter rejimler. Ancak ve ancak teokratik devletler korur.
Neden? Çünkü teokratik devlette söz sahibi olan öncelikle Allah/Tanrı’dır. Allah ise her üç din yasalarına göre insanları dini yaşantılarında serbest bırakmıştır. Dinde özgürlük esastır. Din dışına çıkıldığında özgürlükler elbette kısıtlanmalıdır. Özgürlük adı altında zinanın her türlüsüne gözyumulamaz. İçki ve uyuşturucu maddelerin kontrolsüz tüketimine gözyumulamaz v.s.

Bugün iki tane şeriat devleti biliyorum ben, eksiklerine rağmen inanç özgürlüğü konusunda örnek alınacak. Biri İran, diğeri İsrail.
Birçoğunuzun bildiğinin aksine, İran’daki yahudi ve hristiyanlar hiçbir baskı altında değiller. Orada yaşayan yahudilerin israile gelmeleri için sunulan her türlü teklifi reddediyor iran yahudileri.Baskı olsa neden dursunlar orda? İran meclisinde yahudi ve hristiyan milletvekilleri var. Savunduğunuz hangi demokratik ülkede dini kimliğiyle bir kişi meclise girip dindar insanların haklarını savunabiliyor?
İsrail ise, her türlü siyonist politikasına rağmen vatandaşı olan müslüman ve hritiyanlara özel haklar tanıyor. Müslümanların kendi hukuklarına göre yaşamalarına izin veriyor.
Bunlara üçüncü olarak İngiltere eklendi. İngiltere’nin de yarı teokratik bir devlet olduğu ortadadır. Kraliçe aynı zamanda kilisenin de başkanıdır bildiğim kadarıyla.
Hem tarihi gerçekler hem de günümüz uygulamaları göstermektedir ki, dindarları yine en iyi dindarlar anlar ve özgürlük tanır. Kur’anda onca ayet varken hangi müslüman sizin kilieselerinizin kapanmasını isteyebilir, hangi müslüman inancınızdan dolayı sizi baskı altına alıp inanmadığınız değerlere zorlayabilir?
Burç kardeş, gelecek olan şeriatin osmanlı tipi değil iran tipi bir şeriat olacağından dolayı şeriati istemediğini söylüyor. Biz ne osmanlı modelini ne de iran modelini istiyoruz. Bizim modelimiz 30 küsür yıl uygulanmış olan Peygamber modelidir. Orda, hristiyan yahudi ve müslümanlar çok hukuklu bir yapı içinde dinlerinin gereklerine göre yaşıyorlardı.
Şeriat istemeyen arkadaşlara özellikle şunu belirtmek isterim: İslam şeriatinin onca hukuki düzenlemesinin içinde birkaç tane ceza hükmü vardır. Kısas, zina ve iftira suçu, ve hırsızlık gibi. Bunların cezası da sedece müslüman olanlara uygulanır. Müslüman olmayanların bu cezalara çarptırılması mümkün değildir. İçiniz rahat olsun ve neye karşı çıktığınızın bilincinde olun. Şeriate karşı çıkmakla aslında, ülkede, ülkenin çoğunluğunu oluşturan müslümanlara baskı ve zulümler, biz hristiyanlara ve diğer azınlıklara da her türlü önyargı ve engelleme devam etsin demiş oluyorsunuz. Bunu bilerek söylüyorsanız hep beraber uzun bir süre başımıza gelenlere katlanacağız ve olanlardan hiç şikayet etmeyeceğiz demektir.

Sayin Abdulkadir

Acikcasi seriati öven bu yazinizi cok yadirgadim.
Seriatle yönetilen ülkelerin durumu icler acisi…
Üstelik Israil’i de seriatle yönetilen ülkeler arasina koymussunuz.Bu yanlis.Israil Demokratik bir ülkedir.Orda yasayan Arap müslümanlar Israil yönetiminden cok memnunlar.Buna bizzat ben sahit oldum.2 Subat 2008 de ordaydim.

Seriatle yönetilen bir ülkede yasamaktansa demokrasisi tam uygulanmayan bir ülkede yasamayi tercih ederdim.
Üstelik Isa Mesih(Yesua,Yahsuah) da din ve devlet islerinin ayri olmasi gerektigini su ayetle vurguluyordu: Sezar’in hakkini Sezar’a, Tanri’nin hakkini Tanri’ya verin. Matta 22,21

Rab yüreginizi aydinlatsin.