#28057
Anonim
Pasif

BÖLÜM XIII
Aklanma

I. Tanrı, etkin olarak çağırdığı kişileri, aynı zamanda
karşılıksız olarak akladı. Bunu, onların içine doğruluk
koyarak (kendi doğalarına doğruluk doğasını karıştırarak)
değil, ama günahlarını bağışlayarak ve doğru kişiler sayıp
kabul ederek yaptı. Bu kabulü ne onların içinde gördüğü, ne de
içlerine inanma eylemi olan iman ya da kendilerine doğruluk olarak
sayılabilecek her hangi bir itaatkarlık koyarak değil, ya da onlar
tarafından yapılan herhangi bir şeyden değil, ama yalnızca
Mesih'in uğruna, yalnızca Mesih'in itaatini ve tatminini onların
sayarak yaptı, bu kişiler O'nu ve O'nun doğruluğunu iman
aracılığıyla aldılar ve iman aracılığıyla bunlara dayandılar
(güvendiler), o iman ki kendilerinden kaynaklanmamıştır ama
Tanrı'nın armağanıdır.

II. Mesih'i ve O'nun doğruluğunu alıp, bunlara dayanma eylemi
olan iman, aklanmanın gerçekleştiği tek yoldur. Ancak aklanan
kişi de tek başına değildir ama her zaman için kurtuluştan doğan
meyveleri beraberinde bulundurur ve bu da ölü değil, sevgiyle etkin
olan bir imandır.

III. Mesih, itaati ve ölümüyle, bu şekilde aklanan herkesin borcunu
tamamıyla kapatmıştır ve onların yerine Babasının adaletini
uygun, gerçek ve tam olarak tatmin etmiştir. Fakat her ne kadar
Mesih, Baba tarafından günahkarlar için verilmiş, O'nun itaati
ve tatmini onların sayılmış ve bunların her ikisi de onlardaki
her hangi bir şeyden kaynaklanmamış olsa da, onların aklanmaları
sadece Tanrı'nın karşılıksız lütfu nedeniyledir. Öyle ki,
Tanrı'nın kesin adaleti ve zengin lütfu bu günahkarların
aklanmasında yüceltilsin.

IV. Tanrı, tüm sonsuzluğun başında, tüm seçilmişlerin
aklanmasını hükmetti ve Mesih, zamanın doluluğunda bu kişilerin
günahları için ölmeye ve aklanmaları için tekrar dirilmeye geldi.
Ne var ki, bu kişiler uygun zamanda Kutsal Ruh'un Mesih'i onlara
uyguladığı ana dek aklanmazlar.

V. Tanrı, aklanmış olan kişilerin günahlarını bağışlamaya
devam eder; ve her ne kadar bu kişilerin aklanma konumundan
düşmeleri asla mümkün olmasa da, günahları nedeniyle Babaları
olan Tanrı'nın kendilerinden hoşnutsuz olmasına ve yüzünü
onlardan saklamasına sebep olabilirler. Kendilerini alçaltıp,
günahlarını itiraf edip, bağışlanma dileyip, imanlarını ve
tövbelerini yenilemedikleri sürece bu durumda kalırlar.
VI. Eski Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları, bu
yönlerden, Yeni Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları ile
aynıydı.