#28828
Anonim
Pasif

Ruhsal Bir Eğitim Programı

Batı yarımkürede büyümüş olanlarımızın birlgi hakkında tuhaf ve Kutsal Kitap’a uygun olmayan görüşleri vardır. Bize, bilginin kendini adama ve etkinlikten apayrı bir şey olabileceği öğretilmiş, gerçekten bir şey bilmek istiyorsak kopuk, soğuk ve objektif kalmamız gerektiği söylenmiştir.

Yakındoğuda yaşayan insanlar bu tür bir kopukluğu saçma bulurlardı. Bağlılık, ilgi ve etkinlik olmaksızın, gerçek bilgiyesahip olmanın olanaksız olduğunu iddia ederlerdi. Süleyman’ın Özdeyişlri 2:3-5’de şöyle yazılıdır: ” Evet, aklı çağırır, ona gönülden seslenirsen, gümüş aracasına onu ararsan, onu ararsan define arar gibi, Rab korkusunu anlar ve Tanrı’yı yakından tanırsın. “

Kendi deneyimlerim, doğu modelinin doğruluğunu onayladı. Örneğin birkaç yıl önce balık tutmaya karar verdim. Bir dostumdan bir olta ve biraz da yem alıp yakınlardaki bir göl kenarına gittim. Balık tutabilmeyi ümit ederek yemi tekrar tekrar suya attım. İki saat geçmişti, ama hala oltaya bir balık bile takılmamıştı.
…….

Bunu izleyen birkaç hafta içinde bulabildiğim her yeni bilgiyi okumaya ve balık tutmaya devam ettim. Başarılı olabilmem için, bilgimin deneyimle tekrar tekrar dengelenmesi gerektiğini gördüm. Bir süre sonra, diğerleri evlerine elleri boş dönerlerken, ben eve bir sürü balıkla dönüyordum.

Aynı şey yaşamın her alanında geçerlidir……..

Eğer bu, yaşamın her alanı için bir gerçekse, ruhsal alanda başka türlü olmasını beklemek için bir nedenimiz var mı ? İbraniler bölümünün yazarının söylediği gibi, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için sürekli alıştırma yapmalı ve kendimizi eğitmeliyiz. ( J. K. )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla: