#31700
Anonim
Pasif

Rom.5: 12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.
Günah bizleri Tanrı’dan uzaklaştırır ve ölüme sürükler.
Günahın büyüğü veya küçüğü olamaz.
Tüm günah işleyenler lanet altındadır.
En küçük günah bile laneti haketmeyecek kadar küçük sayılmaz.
Rom.6: 23 Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır.
Rom.8: 1 Böylece Mesih İsa’ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.

Kendimize sormamız gereken soru ise; ölüm mü, sonsuz yaşam mı olmalıdır.
Günah laneti getirir evet.
Aynı şekilde hiçbir günah ta, gerçek tövbe edenler üzerinde laneti getirecek kadar büyük değildir.
Tövbe günahı yok eder, paklar, temiz kılar.
Mat.12: 36 Size şunu söyleyeyim, insanlar söyledikleri her boş söz için yargı günü hesap verecekler.
Yürekten edilmeyen tövbeler ise tövbe özünden yoksundur. Geçersizdir.
İnsan benliğinin işidir. Aldatıcıdır.
Tövbe insana değil Tanrı’ya yapılandır.
İnsanın onayı burada devre dışı bırakılmıştır.
Yüreklerimizi sadece ve sadece Rab Tanrı’mız bilmektedir.
İnsanı kandırabiliriz belki bir nebze ama Tanrı’yı asla kandıramayız.
Bu tür girişimler hesapsız kalmayacaktır.
Mez.19: 13 Bilerek işlenen günahlardan koru kulunu, İzin verme bana egemen olmalarına! O zaman büyük isyandan uzak, Kusursuz olurum.
Günahı bilmek, günahtan uzaklaşmamıza yol açacaktır.
Günaha düşmek veya düşmemek elimizdedir.
Ama artısını ve eksisini düşündüğümüzde, bizleri Tanrı’sız bırakacak bir eylem olduğunu farkederiz.
Herzaman Tanrı’dan güç ve destek arayışında olmalıyız.
O’nsuz yapamayız, günahla başedemeyiz.
Tanrı’yı bilmekse bizleri kusursuz kılacaktır.
Luk.19: 8 Zakkay ayağa kalkıp Rab’be şöyle dedi: “Ya Rab, işte malımın yarısını yoksullara veriyorum. Bir kimseden haksızlıkla bir şey aldımsa, dört katını geri vereceğim.”
Lütfu gördüğümüz an dır, ne kadar günahkar bir insan oluşumuz.
Aksi taktirde her dünyasal insan gibi ben günahkar değilim deme cesaretini gösterebiliriz.
Birzamanlar demiyormuyduk sanki, günahsızlığımızla övünmüyormuyduk.
İyi işlerimizle günahı yok ettiğimizi sanmıyormuyduk.
Zakkay gibi günahımızı görüp, ne kadar aciz olduğumuzu farkedip, kendimizi yok saydığımız an… merhametle kucaklaşacağız.
1.Ti.1: 13-15 Bir zamanlar O’na küfreden, zalim ve küstah biri olduğum halde bana merhamet edildi. Çünkü ne yaptıysam bilgisizlikten ve imansızlıktan yaptım.
Ama Rabbimiz’in lütfu, imanla ve Mesih İsa’da olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.
“Mesih İsa günahkârları kurtarmak için dünyaya geldi” sözü, güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür. Günahkârların en kötüsü benim.

Ben günahkarım deyip te geçiştirmemeliyiz.
Her tür günahımızla tek tek yüzleşebilmeli ve o günahın egemenliğinden kurtulabilmeliyiz.
Günah bizlerin zayıflıklarıdır.
Rab’de olan bizler asla zayıf düşmemeliyiz.
Gücümüzü O’ndan dilenmeli ve istemeliyiz.
Bilmeliyiz ki Rab çok sabırlıdır.
Bizler anında değişemeyiz. Zamana ihtiyaç duyarız birçok konuda.
Bir bebek misali; önce oturur, yerde emekler, düşe kalka yürür, ve koşarız. Bu bir süreçtir bebek için.
Bizlerde üzerimizdeki günahları önce farkedip, bebek adımlarıyla üzerimizden silkeleyip atabilmeliyiz.

Sevgiyleeee