#31621
Anonim
Pasif

Yer.31: 18 “Efrayim’in inlemelerini kuşkusuz duydum: ‘Beni eğitilmemiş dana gibi yola getirdin ve yola geldim. Beni geri getir, döneyim. Çünkü RAB Tanrım sensin.
Rab’bin yolu doğru bir yoldur.
Bizlerle aynı yolda yürümemizi istemektedir.
O doğruluğa erişebilmemiz için, O’nun terbiyesine ihtiyacımız olacaktır.
Bunu kendimiz asla başaramayız.
O’na kulak verecek, O’nu gözlemleyecek, O’nu taklit etmeye çalışacağızdır.
Yüreklerimizi, yaşantımızı O’nun ellerine bırakmayı ögrenecek,
O’na güvenmeyi ve inanmayı bileceğizdir.
Bunların sonucunda ise doğru yollarda O’nunla ve O’nun boyunduruğunda yaşayacağızdır.
Yoe.2: 12 RAB diyor ki, “Şimdi oruç tutarak, ağlayıp yas tutarak bütün yüreğinizle bana dönün.
O bizlerden doğru yürekler istemektedir.
O’na doğru yürekle her gittiğimizde bizleri yanıtlayacak ve kollayacaktır.
Yüreklerimiz Rab’be aittir.
Oradaki her oluşum Rab tarafından bilinmektedir.
Hatalarımızı görüp te, farkettiğimizde;
Yürekten edeceğimiz bir tövbe,
Rab ile olan diri ilişkiyi asla zedelemeyecektir.
O zaten bilmektedir, neden, niçin ve nasıl sorularının yanıtlarını.
Bizlerdense sadece tövbe beklemektedir.
Bizlerin de yaptıklarımızın bilincinde olmamızı istemektedir.
Yoe.2: 13 Giysilerinizi değil, Yüreklerinizi paralayın ve Tanrınız RAB’be dönün. Çünkü RAB lütfeder, acır, tez öfkelenmez, sevgisi engindir, cezalandırmaktan vazgeçer.
Rab bizlerin yaptıklarına bakmamakta ve bununla ilgilenmemektedir.
Yaptığımız hata ve günahlarda, görsel davranışlarla O’na gidemeyiz.
Gitsek bile bu kabul bulmayacaktır.
Yaptığımız eylemlerle, ağlamak sızlamakla, bağırıp çağırmakla, dövünüp durmakla birşey kazanamayız.
O bizi duymacak ama feryadımıza yanıt vermeyecektir.
Yaptıklarımız görseldir çünkü.
Yürekle bütünlük içerisinde değildir.
Şüphe içermektedir.
Rab’be tövbe etmek ise, yürekten bağışlanacağımıza inanmak ve iman etmektir.
Biliriz ki bağışlandık.
Boşa çırpınışlar O’nu etkilemeyecektir.
Doğru yüreklerimizden söylenen tek bir söz; ‘’ben günahkarını affet’’ yeterli olacaktır.
O hazırdır bağışlamaya, affetmeye, lütfetmeye ve sevgisiyle kucaklamaya.
Günahımızı yok sayacak ve bizimle sonsuz yaşamı paylaşacaktır.
Mez.119: 12 Övgüler olsun sana, ya RAB, Bana kurallarını öğret.
Mez.119: 8 Kurallarını yerine getireceğim, Bırakma beni hiçbir zaman!

Rab’dir bizim ögretmenimiz ve önderimiz.
Her ne ögreniyorsak, O’nun lütfu ile ögrenmekteyiz.
Her ne yapıyorsak O’nun lutfu ile yapmaktayız.
Doğrularımızı ve gücümüzü Rab’den almaktayız.
İnsana değil, Rab’be bakmayı O’ndan ögrendik.
Kendi doğrularını ve kurallarını yüreklerimize O kazıdı.
Bizler O’nsuz hiçbirşey yapmaya kadir değiliz.
O’nun bizde yaşadığını bilmek, bizim O’nunla yaşayabilmemizi sağlamaktadır.
Rab’be yücelik olsun.
2.Ko.7: 10 Tanrı’nın isteğiyle çekilen acı, kişiyi kurtuluşla sonuçlanan ve pişmanlık doğurmayan tövbeye götürür. Dünyanın acılarıysa ölüm getirir.
Rab’de kalmak demek, her yapmış olduğumuz yalnış neticesinde acı çekmek demektir.
Bu acıdır bizlerin ruhsal gözlerini açan.
Anında hatalarımızı ve günahlarımızı arar dururuz.
Acaba nerede yalnış yaptık ki, yüreğimiz acı içerisindedir.
Göremiyorsak bile, Kutsal ruh aracılığıyla farketmeyi arzularız.
Bizler O’nsuz yapamayız artık.
Bu birlikteliği yok edecek olan herşeyin karşısına çıkarız.
Acılarımız bizleri besler ve büyütürler.
Rab’bin doğrularını bizlere ögretirler.
Unutmamalıyız ki; Rab sevdiği kulunu terbiye eder.
Bu terbiye ise bizim günahı görmemizi sağlar,
Bizleri doğruya yönlendirir ve teşvik eder.
Tövbe yüreği verir bizlere.
2.Ko.7: 11 Bakın bu acılar, Tanrı’nın isteğiyle çektiğiniz bu acılar sizde ne büyük ciddiyet, paklanmak için ne büyük istek yarattı! Sizde ne büyük öfke, korku, özlem, gayret ve suçluyu cezalandırma arzusu uyandırdı! Bu konuda her bakımdan masum olduğunuzu kanıtladınız.
Yüreğimizdeki acıdır bizlerin masumiyetlerinin kanıtı.
Artık acının sırrını bilmekteyiz.
Ögretici olduğunu görebilmekteyiz.
Acılardan kurtuluşun tek yolu ise, doğru yolu Rab’le paylaşabilmektir.
O’nun egemenliğini yaşamlarımızda ilan edebilmektir.

Sevgiyleeee