#31374
Anonim
Pasif

Tanrı’nın sözündeki gerçek iman : ” Eğer Tanrı sözü öyle diyorsa öyledir. O benimdir. Ona şimdi sahibim ” der. Gerçek iman ayrıca, ” O’nu göremediğim zaman, ona sahibim ” der.

Yürekten dua etmemiş biri,” Dua etmekte olduğum şeyi görmüyorum, o halde gerçekleşmemiş ” diyebilir. Eğer dua ettiği konu gerçekleşseydi ya da ona sahip olsaydı; o zaman O’na inanmak zorunda olamazdı.

Emin olmak için, inanma adımını atmalıyız. Çoğu insan, önce emin olmak; sonra da inanmak ister. Yani dua ettikleri konunun gerçekleşeceğinden emin olmak isterler.

İsa’nın Mar. 11:24’te geçen sözlerine dikkatlice bakalım: ” …. duayla her dilediğiniz her şeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dileğiniz yerine gelecektir. ” Malik olmanın, inanmaktan sonra geldiğine dikkatedelim. Bazıları, bunu tersine çevirmek ister. İsa, bir açıdan şöyle demiştir: ” Bir şey elde etmeden önce, ona sahip olduğunuza inanmalısınız. “

Tomas, ” O’nun ellerinde çivilerin izlerini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve ellerimi böğrüne sokmadıkça inanmam ” demişti. Sonra, Mesih göründüğünde, ” Rabbim ve Tanrım ! ” ( Yu. 20:28 ) dedi.

İsa, Tomas’a, ” Beni gördüğün için mi iman ettin ” dedi. Başka bir ifadeyle Tomas, İsa’nın dirilişine inanlılar gibi inanmıyordu. O, fiziksel gözleriyle gördüğü için İsa’ya inandı. Biz inanlılar ise, Tanrı’nın sözü öyle dediği için inanıyoruz. Bazı kişiler, bu açıyı farkedemiyorlar: ” Tanrısal şifaya inanıyorum, çünkü birilerinin iyileştiğini gördüm ” diyorlar. Benim Tanrısal şifaya inanma nedenim bu değildir; Tanrı sözü öyle dediği için inanırım.

Rab’bin sevgisi ve ışığının sarmalında kalınız. :kucak: