#31121
Anonim
Pasif

İman, umut ettiğimiz şeylere güvenmektir.İman, ” Rab, yaşamımın kalesidir. ” der. Tanrı sözüne uygun hareket ettikçe iman, umut ettiğimiz şeyi gerçekleştirmek için gereken güvenceyi verir.

Birçok kişi, sadece umut eder ve orada kalır. Bu, işe yaramayacaktır. İman, umut edilen şeylerin güvencesidir. Eğer ” Umarım Tanrı duamı duymuştur ” derseniz ve başka bir şey yapmazsanız; duanız duyulmamıştır. Duanıza hiçbir yanıt alamazsınız. Fakat imanınız, duanızın yanıtı için güvence verebilir, verecektir de ! Şunu unutmayalım: Umut, ” ona bir gün sahip olacağım. ” der.İman ise, ” Ona şimdi sahibim. ” der.

John WESLEY, ” İblis kiliseye, bazı kişilerin aradaki farkı söyleyemeyeceği kadar çok imana benzeyen, iman yerine geçen bir alternatif vermiştir. ” demiş; buna da ” zihinsel kabul ” adını vermiştir.

Birçok kişi, Tanrı sözünün anlatmak istediğini anlar ve doğruluğunu kabul eder. Ama buna sadece zihniyle katılır. Bu şekilde iş yürümez. Tanrı’dan kaynaklanan iman, yürekten imandır. Romalılar 10:10’da geçen ayette yazılı olan sözlere dikkat edelim: ” Çünkü insan yürekten iman ederek… “

İsa Mesih, Markos 11:23’te şöyle der: “… kim şu dağa, ‘ Kalk denize atıl.’ der ve yüreğinde kuşku duymadan ( zihinle ilgili tek kelime söylemiyor ) dediğinin olacağına inanırsa ( yani yüreğiyle ), dilediği yüreğine gelecektir. “

Zihinle mi katıldığımı yoksa yürekten imana mı sahip olduğumu nasıl bilebilirim ? ” diye sorabilirsiniz Eğer bu, sadece katılım veya zihinsel kabul ise şöyle diyecektir: ” Tanrı sözünün doğru olduğunu biliyorum. Tanrı’nın bana şifa ve Kutsal Ruh’u vaat ettiğini biliyorum , ama nedense ona sahip olamıyorum, onu anlayamıyorum.

Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
isasiyahbeyaz Dünyayı kazansan neye yarar ? :papatya: :papatya: :papatya: