#30827
Anonim
Pasif

Sevgili Kardeşler, hepimizin iyi anımsadığı bir örnekle iman konusuna devam etmek istiyorum.

Kutsal Kitap, Nikodim adında gerçeği araştıran bir adamdan söz eder. Yaşadığı çağa göre entellektüel bilgiye sahip eğitimli biriydi ve Mesih’e gelip bildiğini sandığı şeyler hakkında konuşmak istedi. Yuhanna kitabında şunları okuyoruz: “Yahudiler’in Nikodim adlı bir önderi vardı. Ferisiler’den olan bu adam bir gece İsa’ya gelerek, ‹‹Rabbî, senin Tanrı’dan gelmiş bir öğretmen olduğunu biliyoruz. Çünkü Tanrı kendisiyle olmadıkça kimse senin yaptığın bu mucizeleri yapamaz›› dedi. İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni göremez.›› Nikodim, ‹‹Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir? Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi?›› diye sordu. İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh’tan doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ne giremez. Bedenden doğan bedendir, Ruh’tan doğan ruhtur. Sana, ‹Yeniden doğmalısınız› dediğime şaşma. Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh’tan doğan herkes böyledir.›› Nikodim İsa’ya, ‹‹Bunlar nasıl olabilir?›› diye sordu. İsa ona şöyle yanıt verdi: ‹‹Sen İsrail’in öğretmeni olduğun halde bunları anlamıyor musun? Sana doğrusunu söyleyeyim, biz bildiğimizi söylüyoruz, gördüğümüze tanıklık ediyoruz. Sizler ise bizim tanıklığımızı kabul etmiyorsunuz. Sizlere yeryüzüyle ilgili şeyleri söylediğim zaman inanmazsanız, gökle ilgili şeyleri söylediğimde nasıl inanacaksınız?”(Yu.3:1-12).

Yeşua Mesih, Nikodim’in bilgisinin yetersiz olduğunu, gerçek bilginin ruhsal bilgiyle, Tanrı bilgisiyle edinileceğini söylemiş oldu. Yine de bu gerçek bilgiye içsel ve ruhsal bir değişim olmadan erişilemiyeceğini açıkladı.

Tüm bu ayetlerin ışığında diyebiliriz ki “İman, Tanrı’nın bizlere bir lütfudur”.

Şimdi ilk aktardığım ayetleri tekrar yazıyorum:
Tanrı’nın bize lütfettiklerini bilelim diye, bu dünyanın ruhunu değil, Tanrı’dan gelen Ruh’u aldık. Ruhsal kişilere ruhsal gerçekleri açıklarken, Tanrı’nın lütfettiklerini insan bilgeliğinin öğrettiği sözlerle değil, Ruh’un öğrettiği sözlerle bildiririz. Doğal kişi, Tanrı’nın Ruhu’yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz. (1.Ko.2:12-14)

Rab’be sonsuzlara dek yücelik olsun!