#28468
Anonim
Pasif

TANRI 'NIN AĞZI

” İnsan yalnız ekmekle değil, Tanrı'nın ağzından çıkan her bir Söz ile yaşar. ” ( Matta 4: 4 )

Çölde taşları ekmeğe çevirmesi için Rab İsa , şeytan tarafından ayartılmaya çalışıldığında , Kutsal Yazılar'dan şu ayeti alıntı yaparak cevap vermişti: “İnsan yalnız ekmekle değil, Tanrı'nın ağzından çıkan her bir Söz ile yaşar ” ( Tesniye 8:3 ). Rab İsa ayartıcısına ihtiyaçlarını karşılaması için Tanrı'ya güvendiğini ve Kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmayacağını söyledi. İsa, doğal arzularımızı takip etmektense Tanrı'nın emirlerine göre hareket etmenin çok daha önemli olduğunu bize gösterdi.

Aynı zamanda Rab İsa Kutsal Yazılar hakkında bize önemli bir şeyi anlattı. Diyor ki ” Tanrı'nın ağzından” geldiler . Elçi Pavlus 2. Timoteos 3:16' da bize Kutsal Yazılar'ın yaşama geçirilmesinin nedeni olarak Tanrı'nın esini olduğunu anlatır. Yani kökleri O'nda bulunmaktadır. Kutsal Yazılar sadece insanın yapabileceği yazılar değil, Tanrı'nın yazılarıdır. Kutsal Kitap'taki sözler Tanrı'nın Kendi Sözleri'dir. Kutsal Kitap'taki düşünceler Tanrı'nın Kendi düşünceleridir. Kutsal Kitap ne diyorsa Tanrı da onu diyor ve Tanrı ne diyorsa Kutsal Kitap da onu diyor.

Bunun sebebi Kutsal Yazılar'ın eşi olmayan bir yolla var olmasıdır. 2. Petrus 1:21 'de Kutsal Yazılar'ın Tanrı'nın ” esinlediği ” ya da ürettiği kitap olduğu yazıyor. Tanrı'nın Kutsal Yazılar'ı yazması için kullandığı insanlar Kutsal Ruh'un gücüyle devam ettirildi. Kendi güçleriyle yazmadılar. Kutsal Kitap'a göre Tanrı olan Kutsal Ruh, Kutsal Yazılar aracılığıyla çalıştı. Sonuç olarak, bu Kutsal Yazılar kutsal yetki ve güvenirliliğe sahiptir ve hatasızdır. Kutsal Yazılar'ın esinlemesi dediğimiz şey budur. Bu esinleme öğretişi Kutsal Kitap'ın kendisinden geliyor. Kutsal Ruh'un tam olarak nasıl çalıştığını bilemeyiz, ama sonuç olarak biliyoruz ki, Kutsal Yazılar'daki sözler Tanrı'nın Sözleri'dir.

Bu yüzden ” Tanrı'nın ağzından çıkan her bir Söz ile ” yaşamalıyız. Bunu nasıl yapacağız ?? Her şeyden önce, Tanrı'nın Sözleri'nin ne olduğunu bilmeliyiz. Tanrı'nın Kutsal Yazılar'da bize ne söylediğini bilmeliyiz. Buna göre Tanrı Sözü'nü okumalı ve çalışmalıyız. Bu belki çok biliniyor, ama gerçekten Kutsal Yazılar'ı okumaya ve çalışmaya ne kadar zaman ayırıyoruz ? İkincisi, Tanrı'nın Kutsal Yazılar'da söylediklerine inanmalıyız. Bazı şeylere inanmak ve öğretmek günümüzde pek saygın değildir. Bazı insanlar eğer ” Tanrı'nın isteğini tam olarak ” ( Elç. 20:27 ) öğretirsek istediğimiz sonuçları alamayacağımızı düşünüyor. İnsanların Mesih'in gelişini ve Mesih'te büyümesini göremeyeceğiz. Yani bazı insanlar Tanrı'dan daha iyi biliyormuş ! Sormamız gereken şudur : ” Tanrı söyledi mi, söylemedi mi ? ” Bu sorunun cevabı neye inanmamız ve neyi öğretmemiz gerekeni belirleyecektir. Üçüncüsü, Kutsal Yazılar'da bulduğumuz emirlere itaat etmeliyiz. Bazı şeylere itaat etmeyi ve bazılarına itaat etmemeyi seçemeyiz. Tanrı'nın söylediklerinin ne kadarına itaat edeceğimize karar veremeyiz. Ya itaat ediyoruz ya da etmiyoruz.

Tanrı konuştu. O'nun Sözü'nü biliyor ve O'na göre yaşıyor muyuz ?

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.