#28460
Anonim
Pasif

İsrail'in kralı olmadan önce Davut'un yaşamından canlı bir görünümü anımsatırım. O ve adamları, Filistin toprağında, sürekli bir dizi olayla meşgul olmuştu. Bu görüntü; kedi – fare kovalacamasını andıran on iki yıldan fazla sürede sonuçlanan; Davut'u kıskanan Saul'ün hep artan saldırısıydı. Ayrıntısıyla ifade edilen baskının tasarımı.

Ziklak'ta ailelerinin tutsak alındıkları üçünkü günü müteakip, Davut ve savaşcı arkadaşları geldiklerinde korkunç bir manzara ile karşılaşıyorlar. Askerler gelmeden önce, Amelikliler, kentlerine baskın yapmışlardı ; orayı yakmışlardı ve çocukları ile karılarını kaçırmışlardı. Trajik anlatımı okuyun ve bu kederli görünümü zihninizde canlandırın:

Davut'la adamları üçüncü gün Ziklak kentine vardılar. Bu arada Amelikliler Negev bölgesiyle Ziklak'a baskın yapmış, kenti yakıp yıkmışlardı. Kimseyi öldürmemişlerdi; ama kadınlarla orada yaşayan genç; yaşlı herkesi tutsak etmişlerdi. Sonra onları da yanlarına alıp yollarına gitmişlerdi. Davutla adamları; oraya varınca kentin ateşe verildiğini, karılarının, oğullarının, kızlarının tutsak alındığını anladılar. Güçleri tükeninceye dek hıçkıra hıçkıra ağladılar. ( 1. Samuel 30: 1-4 )

Kargaşaların çöküntüsü ve isterisi içinde sanki bu yeterli değildi – Davut, büyük sıkıntı içindeydi. Çünkü herkes; oğulları, kızları için acı çekiyor ve ” Davut'u taşlayalım ” diyordu… ( 1. Samuel 30:6 a ).

Ne imgeleme ! Saul' ün bitmeyen baskısının başında; savaşın bitkinliği ; topraklarının hasarı ; ailelerin güvenliği için şiddetli endişe ve isyan mırıldanmaları ; kanser gibi, kamp boyunca yayılır.

Davut'un savunmasına ya da kurtarmasına gelen biri yoktu. Daha fazla güvenilir ya da iyi hazırlanmış bir planla zoru başarabileceğini gösterecek biri de yoktu. Onun sırrını birkaç sözcükte keşfederiz : ” Ama Davut, Tanrısı RAB de güç bularak.” ( 1. Samuel 30:6 b )

Sorunu kavrayan Davut; gerçekçiliğin yardımıyla tahammül etti. Ama panikleşmeyi, geride kalıp dövüşmeyi, gitmeyi ya da kendisini zavallı hissederek yok olmayı reddetti. Tanrı ile, tek başına, zamanını acil gereksinimi için gerçekleştiren Davut; karmakarışık görünümde , yaşama küsen arkadaşlarını harekete geçirdi ve ruhunu güçlendirecek sessizlik ve dinginliğin bir yerini aradı.

Tanrı ile dostluk; bugün çoğunlukla daha iyisi ortaya konulamayan ya da belli oranda değer biçilemeyen disiplinleri gerektiriyor. Bu dostluk; özel dünyamızı yeniden düzenleyecek yeri bize sağlayan içtenliğin olduğu yerdir. O halde; nadir bir şey olan sessizliğe yaşantımızda , zaman ayırmak şarttır. Kitab-ı Mukaddes'te de gördüğümüz gibi sessizlik, anlamı olan dinginlik anlarımızı oluşturuyor. ( Tanrı ile Dostluk )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.