#31808
Anonim
Pasif

Orhan Abi bu güzel vaazınızı yine büyük bir bereket alarak okudum. Paylaşımınız için çok teşekkür ederim; ama diğer vaazlarınızın tamamını bizimle paylaşmadığınız için size birazcık da sitem ederim :)

Vaazınızda alıntıladığınız Matta 26:36-46 ayetlerinin hayranıyım. Çünkü bu ayetler bu güne kadar bir çok kardeşin zor günlerinde yaşam kaynağı olmuştur.

Mesih haça gerileceğini çok önceden biliyor olsada, dünyevi olarak Mesih’in haç yolculuğu Getsamani Bahçesi’nde başlamıştı. Mesih bunun bilincindeydi. Sanırım üzüntülüydü de. İşte böyle bir anda da, Mesih en yakın dostlarını yanında görmek istiyordu ve onlardan uyumayıp, kendisini yalnız bırakmamalarını rica etmişti (Matta 26:38). Ama Mesih’in yakınları Mesih’in acısına ortak olmayıp, uyumayı seçmişlerdi ve Mesih’te onlara “I]ne yani[/I bir saat bile uyanık kalamadınız mı?” diyerek sitem etmişti (Matta 26:40).

Ve bu olaylardan sonra da Mesih günahkarların eline teslim edilmişti (Matta 26:45).

Yani Mesih’in yaşamış olduğu bu olay acılarının sadece başlangıcıydı (belki de en hafifiydi). Mesih haç yolunda çok daha büyük acılara maruz kalmıştı.

Ama Mesih sonuna kadar dayanmıştı ve kazanmıştı ( Matta 24:13)

Evet…Çok acı çekmişti, hiç hak etmediği acılarla yüzyüze gelmişti; ama insanlar işin mükafatını Mesih’in üçüncü gün dirilişiyle öğrenmişlerdi.

Vaazınıza yürekten katılmaktayım. Kardeşler her zaman birbirine destek olmalıdırlar, doğru olanı budur. Ama ne yaparsak yapalım, ne edersek edelim, gün gelecek Mesih’in Matta 26:36-46 da başına gelenler bizim de başımıza gelecektir. Güvendiğimiz dağlara kar yağacaktır ve “kardeşim” olarak nitelendirdiğimiz insanların bizim yanımızda olmadıklarını, hatta ve hatta bize kötülük dahi yaptıklarına tanıklık edeceğiz.

Olsun… Mesih bizi en başından uyarmıştı. Sizin de, başka bir vaazınızda, dediğiniz gibi Mesih bize hiç bir zaman bu dünyada gül bahçeleri vaat etmemişti. Acılarla her zaman yüzyüze kalacaz ve bu acılara sonuna kadar sabrettiğimizde ise kazanabilecez ( Matta 24:13).

Yanlış anlaşılmakta istemem… Kilise olarak elbette ki zor durumda olan insanların yardımına koşmalıyız. Elbette ki kardeş kardeşe her zaman destek olmalıdır. Benim söylemek istediğim, gün gelip güvendiğimiz dağlara kar yağdığının farkına varırsak yıkılıp, tükenmemeliyiz. Çünkü Mesih Gedsamani Bahçesi’nde böyle bir şey yaşadı. Ve eğer Mesih böyle bir şey yaşamışsa, biz de yaşayabiliriz.

Orhan Abi vaazınız için tekrar çok teşekkür ederim ve aynı zamanda, biraz utanarak, araya bir ricamı da sıkıştırmak isterim; lütfen diğer vaazlarınızıda paylaşın bizimle. Gerçekten çok bereketleniyoruz. Aslında bir tek bu yazıyı okuyan insanları bereketlemiyorsunuz. Bu yazıyı okuyanlar, bu yazılardan öğrendiklerini çevresindeki kardeşlere yayıyolar ve hiç farkında olmadan bir çok insanı bereketlemiş oluyorsunuz.