#28264
Anonim
Pasif

Tarihsel Pre-Milenyum:
Bu Görüş Özetle Şöyledir:
Tarihi Pre-Milenyum görüşünün ilk savunucularından biri kilise babalarından İreneus (M.S. 115-200) dünyanın 6000 yıl kalacağını düşündü –çünkü Tanrı dünyayı 6 günde yaratmıştı [ancak günümüzde 6000 sene hakkındaki görüş kabul görmemektedir –günümüzde çok kimse “son yakın” görüşündedir].

Bu 6000 yılın sonuna doğru yaklaşırken kötülük çoğalacak ve Mesih karşıtının gelmesiyle kötülük en doruk noktasına çıkacak. Böylece tarihin en son büyük sıkıntısı 7 yıl sürecek. Bu sürenin sonunda görkemli ve fiziksel olarak İsa Mesih gelecek.

Ancak Mesih gelmeden önce bütün uluslara Müjde duyurulmuş olacak ve çok sayıda iman eden kimse olacak. Mesih gelince İsrail halkından büyük bir oranda Mesih’e dönüş olacak. Böylece iman eden Yahudiler İsrail’de toplanacak.

Mesih gelince ölmüş olan azizler dirilecek –halen yaşamakta olan azizler ise mükemmel bir şekilde yenilenecek. Böylece 1000 yıl boyunca Mesih dünyada mükemmel bir krallık sürecek. bu 1000 yılın sonunda kötüler dirilecek ve son yargı olacak. Yeni gök ve yeni yeryüzü o zaman başlayacak.

Ancak Tarihsel Pre-Milenyum ile günümüzün İki Antlaşmacı Pre-Milenyum görüşü arasında fark vardır:

İki Antlaşmacı Pre-Milenyum görüş Eski Ahit’e baktığında günümüzün uluslardan meydana gelen kilisesini görmemektedir.
–Tarihsel Pre-Milenyum bu fikirde değildir.

İki Antlaşmacı Pre-Milenyum görüş Mesih’in gelmesinden önce İsrail’in yersel bir krallık kuracağını ve tapınağın tekrar bina edilerek kurbanlar sunulmaya başlanacağını savunmaktadırlar.
–Tarihsel Pre-Milenyum böyle bir konu savunmamıştır; aksine Mesih gelince İsrail’in iman edeceğini, Mesih’in kendisinin esas tapınak olmasından dolayı kurban ve tapınak sisteminin artık hiç olmayacağını savunur.

İki Antlaşmacı Pre-Milenyum görüş genellikle Mesih İsa’nın dünyadaki herkesin günahları için öldüğüne inanır.
–Tarihsel Pre-Milenyum bu konuda çok açık değildir. Savunucularından bazıları bunu kabul eder, bazılar da etmez.

İki Antlaşmacı Pre- Milenyum görüş Mesih İsa’nın gelişinin iki aşamalı olacağına inanır. Mesih İsa bir gün gizlice gelecek ve sadece bütün uluslardan imanlıları göğe alacak; ancak kendisi dünyaya inmeyecek. Bundan sonra Büyük Sıkıntı Dönemi (7 yıllık dönem) başlayacak. Bu dönemde Yahudilerin çoğu iman edecek. Büyük Sıkıntı Dönemi sonunda Mesih göklerden bütün galip kilise ile birlikte yeryüzüne gelecek. Tüm kötülere karşı savaşıp onları yargılayacak. Böylece başkenti Yeruşalim olan 1000 yıllık bir krallık tahtında oturan Mesih dünyayı yöneterek Yahudilere krallık edecek. Sina dağında yeni bir tapınak olacak ve Eski Ahit’in kahinlik ve kurban sistemi devam edecek. Yani Mesih’in krallığı Davut’un Krallığının günlerinin daha parlak bir dönemi gibi olacak. Bu dönem boyunca şeytan bağlı olacak. Dünyada günah olsa bile insan hayatı çok uzun bir şekilde devam ederek ölecek. Bu dönem boyunca dünyada çok büyük bir refah dönemi olacak. Bu dönem boyunca bazı iman etmeyen kimseler olsa bile çoğunluk Mesih’e iman edecek. 1000 senenin sonuna doğru şeytan kısa bir zaman için serbest kalacak. O kısa dönem içinde Gog ve Magog ortaya çıkıp bütün ulusları toplayıp Yeruşalim’e karşı savaş edecek. Fakat gökten gelen ateş ile Mesih’in tüm düşmanları yok olacak. Böylece şeytan sonsuza dek dipsiz derinliklere atılacak. Tüm kötü ölüler dirilecek ve yargılanacak. Bundan sonra da yeni gök ve yeni yeryüzü başlayacak.
–Tarihsel Pre-Milenyum bu görüşte değildir; Mesih tek bir seferde fiziksel ve görkemli bir şekilde gelecek –gizli bir şekilde gelmesi gerekmiyor. Mesih’in gelişini her göz görecek. Büyük Sıkıntı Dönemini Yahudi ve Yahudi olmayan bütün imanlılar geçirecek. Yeruşalimde Mesih 1000 senelik bir krallık sürecek ancak bir fiziksel tapınak, kahinlik ve kurban sistemi olmayacak. Mesih’in krallığı Eski Ahit krallıkları gibi olmayacak. Bu dönem boyunca günah ve ölüm olmayacak.

A-Milenyum:
A-Milenyum görüşü gerçekten takvimsel bir 1000 senelik dönemin olmayacağını savunur –çünkü bu semboliktir. Vahiy 20. bölüm bu çağ hakkında sembolik olarak ifade kullanır. İsa Mesih’in çarmıhtaki işi aracılığıyla Şeytan bağlanmıştır. Şimdiki çağda Kutsal Ruh aracılığıyla Müjde daha serbest ve şeytan, Tanrı’nın halkına karşı daha az engel yapabilir. İsa Mesih Matta 12:29 ayetinde şöyle diyor: “Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir”.

Mesih İsa bu sözlerinde şeytanı güçlü bir adama benzetiyor. İsa Mesih bu güçlü adamı (şeytan) çarmıhtaki işi aracılığı ile bağlamıştır. Aynı zamanda Kutsal Kitap başka bir yerde bu 1000 senelik dönem hakkında konuşmuyor.

Luka 10:18 İsa onlara şöyle dedi: «Şeytan'ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm. 19 Ben size, yılanları ve akrepleri ayak altında ezmek ve düşmanın bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir şey size zarar vermeyecektir.
Böylece Mesih geldiği zaman şeytan (güçlü adam) bağlanmış oldu. Böylece Vahiy 20. bölümde gördüğümüz şeytanın bağlanması daha Mesih yeryüzündeyken gerçekleşmiş oldu. Böylece şeytan şu anda bağlı olduğu için Müjde bütün dünyada ilan edilmektedir –Mesih’in zamanında Müjde sadece İsrail ile sınırlı idi; ancak Pentekosttan itibaren bütün uluslara yayılmaya başlamıştır.

Kutsal Kitap’a göre şimdiki çağdan sonra hemen sonsuz çağ başlıyor (İşaya 9:7; Daniel 7:14; Luka 1:33; İbraniler 1:8; 12:28; II.Petrus 1:11; Vahiy 11:15). Diğer bakış açılarına göre bu çağ ve sonsuz çağ arasında 1000 senelik zaman vardır.

İki Antlaşmacı görüşün aksine A-Milenyum görüşü Yeni Antlaşma kilisesini Tanrı’nın İsrail’i olarak kabul eder –Tanrı’nın Yahudiler için ayrı, uluslar için ayrı bir kurtuluş planı yoktur:
Galatyalılar 6:16 Bu kurala uyanların hepsine ve Tanrı'nın İsrailine esenlik ve merhamet olsun.

Mesih’in Sözü ve Ruh’u aracılığı ile Tanrı’nın Krallığı görkemli bir şekilde gelmiş oldu:
Luka 17:20 Ferisiler İsa'ya, «Tanrı'nın Egemenliği ne zaman gelecek?» diye sordular. İsa onlara şöyle cevap verdi: «Tanrı'nın Egemenliği göze görünür bir şekilde gelmez. 21 İnsanlar da, `İşte burada' ya da, `İşte şurada' demeyecekler. Çünkü Tanrı'nın Egemenliği içinizdedir.»

Tanrısal krallık politik ve fiziksel değil, kurtaran ve ruhsal bir krallıktır. Yani Davut’un krallığına artık dünyanın ihtiyacı yoktur:
Yuhanna 18:36 İsa, «Benim krallığım bu dünyadan değildir» diye karşılık verdi. «Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudilere teslim edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir.»

Tek bir diriliş var:
Vahiy 20:4 Bazı tahtlar ve bunların üzerinde oturanları gördüm. Onlara yargılama yetkisi verilmişti. İsa'ya tanıklık ve Tanrı sözü uğruna başı kesilmiş olanların canlarını da gördüm. Bunlar, canavara ve onun putuna tapmamış, alınları ve elleri üzerine onun işaretini almamış olanlardı. Hepsi dirilip Mesih'le birlikte bin yıl egemenlik sürdüler.
5 İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı, bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.
6 İlk dirilişe dahil olanlar mutlu ve kutsaldır. İkinci ölümün bunların üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Tanrı'nın ve Mesih'in kâhinleri olacaklar ve O'nunla birlikte bin yıl egemenlik süreceklerdir.

Kutsal Kitap birinci ölümü bedenin ölmesi -fiziksel ölüm- olarak anlatıyor. İkinci ölüm ise Kutsal Kitapta Mesih’in Gününde sonsuz yargı yerine gitmek olarak anlatılmaktadır:
20:14 Ölüm ve ölüler diyarı, ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü, ikinci ölümdür. 15 Adları yaşam kitabında yazılmamış olanların hepsi, ateş gölüne atıldı.
Matta 10:28 Bedeni öldüren, ama canı öldürmeye gücü yetmeyenlerden korkmayın. Hem canı hem de bedeni cehennemde mahvedecek güçte olan Tanrı'dan korkun.

Birinci ölüm bir başlangıç niteliğindedir -tam olarak tamamlanmış değildir. Ancak ikinci ölüm geri dönülmez bir mutlak tamamlanma anlamına gelir. Birinci ölüm bütün insanlar içindir (Tekvin 3:19). İkinci ölüm ise sadece Kuzu’ya ait olmayanlar içindir.

Bu durumda birinci ve ikinci ölüm ile birinci ve ikinci diriliş arasında bir paralellik görmekteyiz. Birinci dirilişin doğası ruhsaldır.

Yuhanna 5:24 «Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir. 25 Size doğrusunu söyleyeyim, ölülerin Tanrı Oğlunun sesini işitecekleri ve işitenlerin yaşayacakları saat geliyor, geldi bile.
Böylece Birinci Ölüm bir başlangıç niteliğinde olduğu gibi, Birinci Diriliş de bir başlangıç niteliğindedir.

I.Korintliler 15:42 Ölülerin dirilişi de böyledir. Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir. 43 Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir.
15:45 Nitekim şöyle yazılmıştır: «İlk insan Âdem, yaşayan bir can oldu.» Son Âdem ise yaşam veren bir ruh oldu.
15:47 İlk adam yerden, yani topraktandır. İkinci adam göktendir.
15:48 Topraktan olan adam nasılsa, topraktan olanlar da öyledir. Göksel adam nasılsa, göksel olanlar da öyledir. 49 Bizler topraktan olana nasıl benzer idiysek, göksel olana da benzeyeceğiz.
15:51-52 İşte size bir sır açıklıyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek, ve biz de değiştirileceğiz. 53 Çünkü bu çürüyen varlığımız çürümezliği, bu ölümlü varlığımız ölümsüzlüğü giyinmelidir. 54 Çürüyen ve ölümlü olan varlığımız çürümezliği ve ölümsüzlüğü giyinince, «Ölüm yok edildi, zafer kazanıldı!» diye yazılmış olan söz yerine gelecektir.
15:57 Tanrı'ya şükürler olsun! Rabbimiz İsa Mesih'in aracılığıyla bizi zafere ulaştıran O'dur.
Birinci Diriliş de bir başlangıç niteliğinde olduğu gibi İkinci Diriliş de ilk dirilişin tamamlanmasıdır. Birinci diriliş sadece ruhsal iken ikinci diriliş ruhsal ve bedensel olarak tamdır -bu yüzden de SON DİRLİŞTİR.

Kilise şu anda milenyum içindedir. Milenyum, Mesih İsa’nın birinci gelişi ile ikinci gelişi arasındaki zamandır. Milenyumun takvimsel olarak ne kadar bir süreyi kapsayacağını kimse bilmez.

Mesih’in gelişinden hemen önce altın bir çağ düşünülmez. Çünkü “türbilasyon” yani Büyük Sıkıntı Dönemi, Mesih’in ikinci gelişinden önceki zamana aittir. Bu sıkıntı zamanı Mesih karşıtı yani şeytan tarafından tarih boyunca kilisenin engellenmesi ve yok edilmesi için yaptığı savaşın kendisidir. Bu yüzden de havari Yuhanna kendi günlerinde bile pek çok Mesih karşıtının var olduğunu söylemektedir (I.Yuhanna 2:18).

Bütün insanlar Mesih geldiği anda fiziksel bir şekilde dirilecek. Mesih geldiği zaman iyiler ve kötüler aynı anda dirilecek ve Mesih’in yargı kürsüsü önüne çıkacak –ancak Mesih geldiğinde yaşıyor olan imanlılar değiştirilecektir.

Post-Milenyum
İçinde bulunduğumuz çağda Müjde uluslara duyuruluyor. Müjde tam anlamıyla bütün uluslara ulaştığında bütün dünyada Hristiyanlık kabul görecek ve böylece 1000 yıllık dönem başlayacaktır. Bu 1000 yıllık dönem Hristiyanlığın yükseliş dönemi olacaktır. 1000 yıllık zamanın sonunda İsa Mesih sonra gelecektir. Ancak bu 1000 yıllık süre tavkimsel değil sembolik olabilir.

Müjde dünyada ilerledikçe dünyada yavaş yavaş daha iyi bir durum var olacaktır, tüm dünya daha iyi bir refah durumuna gidecektir. 1000 yılın başında Hristiyanlar her yerde çoğalacak ve dünya barış dolu bir yer olacak. Böylece 1000 yıl başlayacak. 1000 yıl sonunda Mesih dönecek ve sonsuz çağı başlatacaktır.

[A-Milenyum görüşüne göre] Post-Milenyum görüşte şu problemler vardır:
– Kutsal Kitaba göre dünya yavaş yavaş daha iyi olmayacaktır. Aksine son zamanlarda kötülük daha da artacaktır (Matta 24:6-14, 21, 22; Luka 18:8; 21:25-28; II.Selanikliler 2:3-12; II.Timoteus 3:1-6; Vahiy 13:1-18).
– Yinede bu çağ ve gelecek çağ arasında çok büyük değişiklik vardır. Çünkü Mesih’in gelişi her şeyi çok farklı bir biçimde değiştirecektir (Matta 24:29-31, 35-44; İbraniler 12:26-27; I.Petrus 3:10-13).

Post-Milenyum görüşünde Eski Ahit’teki İsrail ile Yeni Ahit’teki Kilise aynı çizgidedir. Tanrı’nın Krallığı politik ve fiziksel olarak değil, görkemli ve ruhsal bir krallık olarak kabul edilir.