#28465
Anonim
Pasif

Eski Antlaşma’da meleklere ilişkin yüze aşkın ifade kullanılmaktadır ve aynı türde ifadeler Yeni Antlaşma’da 160 ın üzerinde bir sayıyla karşımıza çıkmaktadır. Tanrı’nın habercileri olduğu söylenmektedir – ki melek kelimesinin anlamı budur. Yaratılmış olmalarına ve ebedi olmalarına rağmen , ölümsüzdürler. Muazzam sayılarda var oldukları söylenir. ” Sonra tahtın , canlı yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm ve seslerini işitttim. Sayıları binlerce binler, onbinlerce onbinlerdi ” ( Vahiy 5:11 ). Melekler kişilik özellikleri de taşımaktadır ; Tanrı’ya mantıklı ve düşünüş dolu tapınış sunarlar: “Yüksek sesle şöyle diyorlardı: ‘ Boğazlanmış Kuzu, gücü, zenginliği, bilgeliği ve kudreti, saygıyı, yüceliği ve övgüyü almaya layıktır.” ( Vahiy 5:12 ).

Bu özellikler, Kutsal Yazılar’da kendilerine ilişkin kullanılan ifadelerden ortaya çıkmıştır. Örneğin bunlara ” göksel ordular ” adı verilmektedir ( Luka 2:13 ). Bunun ifade ettiği anlam , bir imparatorun etrafında, onu korumak için konuşlandırılmış bulunan ordulardır. Aynı şekilde bu varlıklar Tanrı’nın etrafında bulunurlar ve O’nun görkemini görünür kılarlar. Bunlar ” yönetimler “, ” hükümranlıklar”, ” güçler”, “egemenlikler” ve ” tahtlar” adı verilir ( Ef. 1:21 ; Ko. 1:16 ) çünkü Tanrı’nın otoritesini bu dünya üzerinde uygularlar.

Kutsal Kitap aynı zamanda ruhsal dünyaya ilişkin bir tür hiyerarşinin varlığını da belirtmektedir. İlk sınıfta, adı en çok geçen melek Mikail bulşunmaktadır ( tüm Kutsal Yazılar’da yalnızca iki meleğin adı açıklanmaktadır ). Mikail’in “baş melek ” olduğğu söylenir. Adı , ” Tanrı gibi olan ” anlamına gelmektedir ( Daniel 10:21 ; 12:1 ; 1. Selanikliler 4:16 ;Yahuda 1:9 ; Vahiy 12:7- 10 ).

İkinci sınıf ise, Tanrı’nın habercileri olarak nitelendirilen melekleri içermektedir. Adı açıklanan ikinci melek Cebrail bu kategoriye dahildir. Daniel’e gönderilen özel esin, Vaftizci Yahya’nın doğumuna ilişkin Zekerya ‘ya gönderilen mesaj ve İsa’nın doğumunun Meryem’e bildirilmesi görevi Cebrail’e verilmişti ( Daniel 8:16; 9:21 ; Luka 1:18-19, 26-38 ).

Üçüncü sınıftaki melekler ise ” çerublar” olarak bilinirler. Tanrı’nın tahtının etrafında bulunan ve O’nun kutsallığını herhangi bir günahtan koruyan muhteşem varlıklar olarak bilinirler ( Yar. 3:24 ; Çıkış 25:18, 20 ; Hezekiel 1:1-18 ). Bu meleklerin altın figürlerinin antlaşma sandığının üzerindeki merhamet tahtı üzerine konulmasını bildirmişti Tanrı. Çerublar, Yeşaya 6:2-7 ayetlerinde bahsedilen Seraflar ile aynı melekler olabilir.

Son olarak, kendilerine herhangibir ismin iliştirilmemiş olduğu melekler ordusu bulunmaktadır. Şeytan ile birlikte günah işleyerek düşüp, cehenneme giden meleklerden ayrılmaları amacıyla bunlar yalnızca “seçilmiş melekler ” olarak nitelendirilirler ( 1. Timoteos 5:21 )

Melek dünyasının muhteşemliği ve karmaşıklığı bizlerin bu dünyayı incelememizi arzulatacak düzeydedir. Fakat buna ek olarak, böylesine bir inceleme Tanrı’nın görkemine ilişkin algılarımızı derinleştirecektir. Calvin, melekleri kastederek şu gözlemi yapmaktadır, ” Eğer Tanrı’yı, yaptığı işler aracılığıyla algılamayı arzuluyorsak, böylesine açık ve asil bir örneği kesinlikle göz ardı etmemeliyiz. ” ( J. Montgomery BOICE )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.