#30330
Anonim
Pasif

@fırat çölgeçen 8829 wrote:

Bir kilisede; Rab’de kardeşim olan bir pastör,” Rab’bin Sofrası” ile ilgili şöyle bir yorum getirdi: “Sadece vaftiz olanlar bu sofraya katılsın deniyor. Günahlılar ya da vaftiz olmayanlar katılmasın. Peki günahlı olanlar katıldığı zaman ne olacak ? Kendi günahlarını ekleyecek. Sonsuz ateş, cehenneme gidiş. Ama bereketlenir ve İsa’yı da Rab’bi olarak kabul edebilir. ” Rab’bin Sofrası”, kurtuluşu için de bir vesile olabilir. “

Bu konu tartışılan ve de uygulamaları kiliselerde farklı olan bir olgu. Siz ne dersiniz ?

Sevgiler sunuyorum kardeşlerime,
Fırat kardeşimin sorusu ne güzel bir soru diye düşündüm ve yanıtlama gereği gördüm.
Rab’de kendisine teşekkür ederim.

Kiliselerimiz de birçok konuda farklı ibadet şekilleri bulunmaktadır.
Haklısınız.
Ama ben derim ki siz degerli kardeşlerime.
Önemli olan ruhta tapınmaktır.
Bizler yasa ile yönetilmiyoruz kardeşlerim.
Önce ayeti okuyalım ve yorumlayalım derim.

” Sonra eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve onlara verdi. ‘ Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın ‘ Aynı şekilde, yemekten sonra kaseyi alıp şöyle dedi : ‘ Bu kase, sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır.’ ” ( Luka 22: 19,20 )

Ayet herşeyi net bir şekilde yazmaktadır.
Ama satır arasını okuduğumuzda, bu ayetin asıl amacını görürüz.
‘’ Beni anmak için ‘’ beni hatırlamak için, benimle her an birlikte olabilmek için, bensiz yaşamamak için de diye açabiliriz bu satır arasını.

Ama rab demiyor ki; bana iman etmeyen bu sofraya katılmasın.
Beni hatırlayan, benim kilisemde olan, benle paydaşlık yapan herkez benim soframa katılabilir de diyebiliriz.

Tanrı Ruhtur, estiği yerde özgürlük vardır.
Bu özgürlüğün önünde durmamalı ve engel olmamalıyız.
Rab’bin lütfunun, nerede nasıl geleceğini bilemeyiz.
Her birimizin Rab’be geliş macerası bir başkadır.
İman etmemiş bir kişinin o sofraya katıldıktan sonra İMAN ETMEYECEĞİNİ nerden bilebiliriz.
Rab’bin bereketi üzerinizde olsun. AMİN