#29705
Anonim
Pasif

Meleklerin Dış Görünümleri
(Yazar: Hanspeter Tiefenbach)


Meleklere ilişkin sorabileceğimiz ikinci soru ise nasıl bir doğaya sahip olduklarına yönelik olabilir. Daha sonra gördüğümüz gibi elbette ruhun eti ve kemiği yoktur. Onun için bu soru da saçma sayılabilir. Ama Kutsal Kitap meleklerden söz ederken bazen onları bildiğimiz bir öğeyle dile getirmektedir. Mezmur 104:4 onlardan sözederken şu ifadelere yer verir: ‚O ki, rüzgarları melekler, ateş alevini uşak eder’. Hemen sonraki ayette Mezmur yazarı, dünyanın temellerinden söz eder. Eski Antlaşma’daki bu ayet İbraniler Mektubu’nu kaleme alan yazar tarafından da aynı şekilde dile geririlmektedir: ‚Melekler için de şunları bildirir: ‚O ki, meleklerini rüzgara dönüştürür, görevlilerini de ateş alevine’ (İbraniler 1:7).

Bu ayetlerde melekler ateş alevine benzetilir. Biz, bildiğimiz bu dünya ve evrende yaşayıp hareket etmekteyiz ve onların ne olduğunu kavrayamayız. Çünkü onlar bizden farklı, bambaşkadır. Ama mecazi yönden de olsa melekler , Kutsal Kitap’ta birçok yerde ateşle birlikte dile getirilmektedir. Daha önce gördüğümüz gibi bazen melekler yıldızlara benzetilirler. Yıldızlar da ateş alevlerinden oluşan nesnelerdir.

Melekler Sayılmazlar


Tanrı melekleri yarattığı zaman hepsini belirli sayıda yarattı. Daha önce incelediğimiz Mezmur 104:4-5’te yer alan sözleri, bazı teologların yaptığı gibi bu konuda temel alırsak, meleklerin yaratılışın birinci gününde tam sayılarıyla yaratıldıklarını var sayabiliriz. Eğer bu doğru ise ikinci günden itibaren onların sayıları aynıdır. Onlar insan gibi hamile kalıp küçük yavru melekler doğurmazlar. TANRI hepsini bir anda yarattı ve sayıları o gün neyse bugün de böyledir.

Peki sayıları konusunda Kutsal Kitap ne diyor? Belli bir sayı vermemekle birlikte Rab bizlere onların sayısının çok fazla olduğunu söylemektedir. Bu konu ile ilgili ayetlere bir bir bakalım:

‚Yasa’nın Tekrarı 33:2’de: ‚Rab Sina Dağı’ndan geldi, onbinlerce kutsalıyla geldi’ diye yazar.

Mezmur 68:17’den ‚Tanrı’nın savaş arabalarının sayısız’ (veya K.M.Ş. çevirisindeki gibi, ‚yirmi bin, binlerce bin’) olduğunu öğreniyoruz.

Daniel 7:10, Günleri Eski Olan’dan söz ederken O’nun oturduğu tahtın önünde , ‚Binlerce binler O’na hizmet ediyordu; onbinlerce onbinler önünde duruyordu’ diye anlatıyor.

Benzer şekilde İncil’in Esinleme bölümünde şunları okuyoruz: ‚Sonra tahtın, canlı yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm ve seslerini işittim. Sayıları binlerce binler, onbinlerce onbinlerdi’ veya Kutsal Kitap şirketi İncil çevirisi : ‚Sayıları milyonları buluyordu . Binlerce ve binlerce’ (Esinleme 5:11).

Sadece 10.000X10.000’i hesaplarsak 100 milyonluk bir rakam karşımıza çıkar. Bu bile kavrayışımızı aşmaktadır. Basit bir hesapla bunu biraz göz önüne sermeye çalışalım: İstanbul’daki İnönü stadı 40.000 kadar seyirci alabiliyor. Buna göre önce dile getirdiğimiz melekleri böyle bir yere yerleştirmek istesek 2500 İnönü Stadı’na ihtiyacımız olacaktır.