#31566
Armagan
Anahtar yönetici
abdulKadir;10919 wrote:
Sayın OrhanAnt ve Evangelist, içten ve aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkür ederim. Ama Lut’un peygamberliğini anlamada kafam karıştı doğrusu :) Çünkü Evangelist’in yazdıklarında, sanki, peygamberdi gibi bir anlatım hakim. Yanlış anlamışsam düzeltin lütfen.
Lut’un kutsal kitaba göre peygamber olmadığını ilk kez duydum ve şaşırdım. Ayetlerde açıkça peygamberliğine işaret olmasa bile, meleklerin gelip ona ve ailesine yardım etmesi, o felaketten Allah’ın onları kurtarması, Lut’un peygamberliğine bir işaret sayılmaz mı acaba?
Aşağıdaki ayette de, sanki Lut ve soyunun bir ayrıcalığı olduğu gösteriliyor gibi. Bu ayetle sizin Moablar/Ammonlar hakkında verdiğiniz ve vermediğiniz diğer ayetlerin arasını nasıl bulacağız?
”Ammonlular’a yaklaştığında onlara düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma. Çünkü mülk edinmen için Ammonlular’ın ülkesinden sana hiçbir toprak parçası vermeyeceğim. O ülkeyi mülk olarak Lut soyuna verdim.” (Yas.Tekr. 2/19)

Bir de Süleyman’ın peygamber olduğunu belirtmişsiniz. Yahudilerin onu da Davud gibi sadece bir kral olarak kabul ettiklerini biliyorum. Hristiyanların da böyle inandığını düşünüyordum. Sizin ifadenize göre yanılmış oluyorum anlaşılan.

Sevgili Abdulkadir, ben Lut’un bir peygamber olduğunu söylemedim. Ben sizin önceki yazınızdan alıntı yaparak peygamberlik görevini yerine getirmiş kişilerin de bizden farklı olmadıklarını, onların da diğer bütün insanlar gibi günaha düşebileceklerini vurguladım. Ve günaha düşen bir peygamberin bu düşüşü nedeniyle Tanrı’nın yüceliğine herhangi bir gölge düşmeyeceğini, suçu kim işlediyse suçlunun o kişi olacağını berlirttim.

Evet, Süleyman bir kral olduğu kadar aynı zamanda bir peygamberdi. Onun Kutsal Kitap’ta kendi adıyla bilinen ‘Süleyman’ın Meselleri (Özdeyişleri)’ni, Vaiz ve Neşideler Neşidesi kitabını yazdığını biliyoruz.