#30371
Anonim
Pasif

Değerli Kardeşim Fırat,


Yazılarını, katkılarını sevinçle okuyorum. Eline ve yüreğine sağlık!


Alıntı yaptığın yazıyı okudum. Tabi ki Prof. Dr. J. I. PACKER’in tespitlerinde haklılık payı var. Fakat unutulmamalıdır ki zayıflığın nedeni olarak gösterilen bilgisizlik sadece günlerimize özgü bir şey değildir. İlk günahın oluşuyla birlikte bilgisizlik bu dünyaya egemen olmuştur.Aynı bilgisizlikle Tanrı Kuzusu’nu yeryüzüne geldiğinde O’nu kabul etmediler.

Yine de “Kilise Neden Zayıf?” başlığı beni oldukça rahatsız ettiğini belirtmeden geçemiyeceğim.

Öncelikle “Kilise” tanımını yapıp; neden rahatsız olduğumu açıklıyayım:



Kilise her şeyi oluşturan Mesih’in doluluğu ve bedenidir (Ef 1:23); bu beden Rab İsa Mesih’i Kurtarıcısı olarak kabul edip ona iman eden tüm seçilmişlerden oluşur (Yuhanna 1:11-13). Kilisenin başı Mesih İsa’dır.

Kilise Rab İsa Mesih’in egemenliği, Tanrı’nın ev halkı ve ailesidir (Romalılar 8:16). Yerde ve Gökte tüm yetkiyi elinde tutan Mesih yeryüzünde Müjdenin tüm dünyaya ulaştırılması, iman edenlerin vaftiz edilip yetiştirilmesi ve Mesih’in öğrettiği her şeyin öğretilmesi için Kiliseye buyruk vermiş (Matta 28:18-20); ve Kilisenin bunu yerine getirebilmesi için gerekli her türlü kutsamayla onları kutsamış (Efes 1:3);ihtiyaçları olan donanımı ona sağlamış (Efes 6:11); İblisi ve tüm ruhsal kötülük ordularını ayaklar altında ezmesi ve şeytanın tüm kalelerini yıkması için (Luka 10:19) Kiliseye yetki vermiştir ve Mesih kendi varlığıyla ve Ruhuyla, vaadi uyarınca Kiliseyi tüm bunlar için yeterli kılar. Bütün bunlara rağmen yeryüzünde olan en pak kiliseler bile hem yanlışlığa hemde karışıklığa açıktır (1Ko 13:9-13) ancak seçilmiş olanlardan tek biri bile kaybolmayacak her şeyin sonunda yüceliği giyinecektir (Yu 6:39-40); kilisenin içinde bulunduğu her durumda ister sıkıntı-ister refah olsun Rab iyilik için etkindir(Rom.8:28).

Kilise kutsal bir ulus, Mesih’in kahinleri ve Mesih’in Krallığının halkıdır (1Pe 2:9) ve Kralları olan Mesih’le ve O’nun Ruh’u aracılığıyla iman yoluyla birleşmiş olan tüm kutsallar; Mesih’le tam bir paydaşlık içindedirler.


Kilise tanımı bunları içeriyorsa “Zayıf” sözcüğü sadece kiliseye giden (yazarın değimiyle: Bilgisiz) kişileri değil Mesih’i de bağlar. Herşeye gücü yeten Mesih’in baş olduğu kilisesinde Kutsal Ruh çalışmaktadır. Zayıflık var demek Kilisede bu Ruh’un çalışmadığını söylemektir. Oysa Kutsal Ruh’un başlıca işi budur.



Doğrudur; bilgisiziz, günahlı bir doğaya sahibiz. Bu nedenlerle de kilisede ya da dışında Mesih’e adanmışlığımızı tam olarak gösteremiyoruz. Bu kiliseyi “Zayıf” yapmaz. Ama unutmamamız gerekir ki; kilise Tanrı Egemenliği’nin gözüktüğü yerdir. Kilise Rab’den aldığı anahtarı taşırken “zayıf” diye nitelenemez. Şeytan’ın egemenliğinin gözükmediği, esamesinin okunmadığı yer hiç bir zaman zayıf olmamaıştır, olamaz da.



Kilise zaferli kişilerin Tanrılarını yücelttikleri yerdir. Mesih’in baş olduğu yer Mesih gibi kutsaldır. Kilisenin tarifinden de anlaşıldığı gibi bir binadan söz etmiyoruz. Tanrı tarafından seçilmiş, Tanrıya ait, Tanrı tarafından yönlendirilen kutsal Tanrı halkından söz ediyoruz.

C. H. Spurgeon’a katılmıyorum. Tanrıya ilişkin düşüncelerimiz hiçbir zaman sınıfta kalmaz. Bunları dile getirmekle ne kendimizi ne de başkalarını kandırıyoruz.



Rab’be yücelik olsun!