#28572
Anonim
Pasif

2.gif
Haluk Şahin

Ne kadar utansak azdır

Hırant Dink’in katli bize kendimizle ilgili iyi kötü -daha çok kötü- pek çok şey öğretti. Bunların en başında bazen tek bir kişinin ne kadar önemli olabileceğinin bir kez daha kafamıza dank etmesi geliyor!
“Mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla” doludur deriz arada bir. “Tek başına kimse bir şey yapamaz” diye ekleriz. Güpegündüz İstanbul’un orta yerinde öldürülüşünden bir yıl sonra, bazı insanların gerçekten vazgeçilmez olduğunu, yerlerinin asla doldurulamadığını ve tek başına çok şey yapılabileceğini daha iyi anlıyoruz.
Hedef iyi seçilmişti.
Sanırım Hrant Dink’in en önemli yanı benzersiz olmasıydı. Özgündü ve özgün bir sentez peşindeydi. Bu yüzden bıraktığı yer boş kaldı.
Hep boş kalacak.
Öldürülmesinin memleketimize ve mesleğimize yüklediği utanç devam ediyor. Cenazesine koşturan yüz binlerin oraya her şeyden çok o utanç lekesini bir vücutluk da olsa örtmek için geldiğini düşünmüştüm. Ben onun için gitmiştim.
Bugün o sınav yeniden veriliyor.
Tetikçilerin bulunmuş olmasına rağmen, aradan geçen bir yılda, o utancın daha da ağırlaştığını söyleyebiliriz.
O gün, bir polis muhbirinin bu cinayetin işleneceğine dair tam 17 ihbar mektubu yazdığını bilmiyorduk. O gün, Trabzon Emniyeti’nin, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ve İstanbul Emniyeti’nin bu konuda hem de kaç kez uyarıldığını bilmiyorduk. Tetikçiye, yakalandıktan sonra Samsun Emniyeti’nde kahraman muamelesi yapılacağını da bilmiyorduk.
Daha nice nice şeyleri bilmiyorduk. Bize emanet edilmiş ürkek bir güvercindi Hrant Dink. Ne kadar utansak azdır.
Azdır, çünkü Hrant’ı hedef haline getiren o mahut 301. madde hâlâ yerinde duruyor. Azdır çünkü Hrant’ın öldürüleceğini bildikleri halde bir şey yapmayanlar hâlâ yerlerinde durmakta…
Azdır çünkü bebeklerden katiller yaratan karanlık yerli yerinde duruyor.
Azdır, çünkü Vakıflar Yasası’nın geldiği nokta gösteriyor ki, hiçbir şey öğrenmemeye kararlıyız.
Azdır, çünkü utananlar olarak yeterince çok değiliz!

19.01.2008

RADİKAL