#31733
Anonim
Pasif

Atamız Avram (İbrahim) Tanrı’yla yolculuğa çıktı. Bu da ne demek?
O bir Mezopotamyalı’ydı. Put yatağı UR kentinde doğup büyüdü.
Buradaki bozukluk, düzensizlik melekleri ağlatacak türdendi.
Tanrı Avram’a böyle çürük bir toplumdan kendisine seslendi.
Ona şu buyruğu verdi:
Yar.12: 1 RAB Avram’a, «Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git» dedi,
Toplumun önde geleniydi Avram. İşi gücü tıkırında, herkesçe sayılan bir insan. Daha birçok özelliği vardı…
Böyle birine bambaşka bir yola girmesi buyruluyordu.
Güvencesi neidi Avram’ın?
Günahlı yaşamı arıtan, kutsallık yöntemini çizen diri Tanrı’nın Sözü’ne iman etmek O’na sonsuz güvenmek..

Tanrı’nın buyruğuna uyan İbrahim günah yatağı UR’u geride bırakıp yaşamının en önemli yolculuğuna atıldı.
Taşıt aracı deveydi. Ama İbrahim bu çetin yolculuğa tek başına çıkmadı.
Onu çağıran diri Tanrı beraberinde gidiyordu.
Sadece imanla bilinebilen Dost:
İbr.11: 8-9 İman sayesinde İbrahim miras alacağı yere gitmesi için çağrılınca, Tanrı’nın sözünü dinledi ve nereye gideceğini bilmeden yola çıktı.
İman sayesinde bir yabancı olarak vaat edilen ülkeye yerleşti. Aynı vaadin ortak mirasçıları olan İshak ve Yakup’la birlikte çadırlarda yaşadı.

Tanrı ‘Dostum İbrahim’ diye çağırdığı bu tarihsel insanı, günahlıyı kayrayla doğru kılana iman ettiğinden arıttı, hem de doğrulukla donattı, onun somut imanını değerlendirdi.
Yar.15: 6 Avram RAB’be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.
Rom.4: 20-22 İmansızlık edip Tanrı’nın vaadinden kuşkulanmadı; tersine, imanı güçlendi ve Tanrı’yı yüceltti.
Tanrı’nın vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.
Bunun için de aklanmış sayıldı.
Yak.2: 23 Böylelikle, “İbrahim Tanrı’ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı”
diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim’e de Tanrı’nın dostu dendi.

Tanrı’yla birlikte yolculuk etmek, yaşamda her çeşit günah ilişkisini kökten kesmektir.
Tanrı yaşam kutsallığını değerlendirenlere, onu sevenlere yol arkadaşlığı eden, o yolculuğa kutsallık katandır.
Günahlı ademoğlunun temel bunalımı, Tanrı’ya inandığını belirtirken iblisle yol arkadaşlığı etmesidir.
Öyle ya, güncel iş ve alışkılar her çeşit yalanla dolanla, çıkarcılıkla, cinsel düzensizliklerle, insan kardeşin hakkını çiğnemekle ve bu sıradan bir sürü sinsilik ve kuzrnazlıkla dolup taşarken,
o insanın yol arkadaşı şeytandan başka kim olabilir?
Kutsal Kitap’ta tanrısal yargı şöyle belirtilir:
Mez.82: 5a Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar.
Özd.4: 19 Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.

Hiç kuşkusuz onlara kutsal bir yol arkadaşı gerek.

Tanrı kendisiyle yolculuk etmenin mutluluğunda yaşayana ilişkin şu tanıklığı duyurur:
Mal.2: 5-6 “Onunla yaşam ve esenlik verecek bir antlaşma yaptım ve bana saygı göstersin diye kendisine bunları verdim. Benden korkup adıma saygı gösterdi.
Doğru öğüt ağzındaydı. Dudaklarında hile yoktu. Benimle esenlik ve doğruluk içinde yürüdü. Birçoklarını da suç yolundan döndürdü.

Bu köklü gerçeğe bağlılığı yaşamın amacı edinen Davut peygamber şu tanıklığı vurgular:
Mez.26: 3 Çünkü sevgini hep göz önünde tutuyor, Senin gerçeğini yaşıyorum ben.
Mez.86: 11 Ya RAB, yolunu bana öğret, Senin gerçeğine göre yürüyeyim, Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım.

Güvenlikli yolculuk doğrultusunda sunulan duadaki yakarılar belirgindir: Kayra, eğitim, gerçek..
Günahlı insan yaşam boyu sürçer, sendeler, kösteklenir.
Yalnış yönteme sadece Tanrı’nın kayrası (inayet) düzen getirir.
Tanrı’nın arıtması dışında sağlıklı yolculuk olamaz.
O’nun hiç değişmeyen gerçeğinden beslenen, buna dayanan göksel eğitimledir yolculuğumuz.

Musa peygamber toplumunu kölelikten kurtarınca Tanrı’yla yolculuğa çıktı, güngünden O’nun desteğine, iyiliklerine tanık oldu.
Bu yolculukta Tanrı Musa’yla toplumuna göklerden ekmek verdi, çölde su kaynakları açtı, giysilerini pabuçlarını eskimekten korudu; düşman onları yokedemedi.
Musa ölümünden önce Tanrı’yı şöyle yüceltti:
Yas.33: 2 Şöyle dedi: “RAB Sina Dağı’ndan geldi, Halkına Seir’den doğdu ve Paran Dağı’ndan parladı. On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.
Yas.33: 27 Sığınağın çağlar boyu var olan Tanrı’dır, Seni taşıyan O’nun yorulmaz kollarıdır. Düşmanı önünden kovacak ve sana, ‘Onu yok et! diyecek.
Yas.33: 29 Ne mutlu sana, ey İsrail! var mı senin gibisi? Sen RAB’bin kurtardığı bir halksın. RAB seni koruyan kalkan ve şanlı kılıcındır. Düşmanların senin önünde küçülecek ve sen onları çiğneyeceksin.”

Bu sevgi yolculuğudur.

Tehlikeli yollarda tek başına gezinmeyi benimseyen düşünülebilir mi?
Şu güvensiz, sevgisiz dünyaya diri Tanrı’nın kurtarmalık olan sevgisiyle gelen kurtarıcı İsa Mesih’i tanıyıp, O’nu yol arkadaşı seçmenin mutluluğu parlak gönenç, sağlam güvendir.
Yeşaya peygamber buna şöyle tanıklık eder:
Yşa.40: 29-31 Yorulanı güçlendirir, Takati olmayanın kudretini artırır.
Gençler bile yorulup zayıf düşer, Yiğitler tökezleyip düşerler.
RAB’be umut bağlayanlarsa taze güce kavuşur, Kanat açıp yükselirler kartallar gibi. Koşar ama zayıf düşmez, Yürür ama yorulmazlar.

Tanrı insandan uzakta değildir.
Kurtarıcı Mesih’in kişiliğinde insan bedeniyle aramıza geldi, dertlerimize acılarımıza katıldı, o parlak yaşamın doruğunda günahlarımızdan kurtulmamız için öldü.
Yu.8: 12 İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”
Yu.12: 35-36 İsa, “Işık kısa bir süre daha aranızdadır” dedi. “Karanlıkta kalmamak için ışığınız varken yürüyün. Karanlıkta yürüyen nereye gittiğini bilmez.
Sizde ışık varken ışığa iman edin ki, ışık oğulları olasınız.” İsa bu sözleri söyledikten sonra uzaklaşıp onlardan gizlendi.
Yu.10: 11 Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.
Yu.10: 27-28 Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.
Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.

İsa Mesih’i yol arkadaşı olarak seçmek, kurtuluş bulmaktır.
Sonsuz yaşama kavuşmaktır.

Sevgiyleeeee