#31471
Anonim
Pasif

Sevgili izmirligizem,

Aslında bunlar hep ön bildirilerlerle alakalı.

Şöyle açıklayabilirim… Kurtarıcının Rab olacağını 1500 yıllık metinler bildirmekteydi. (Rab olarak çağrılacağı, isminin imanuel olacağı vs.) Mesih bu ön bildirilerle geldi… Ve ön bildirilerden de öte Mesih geldiği zaman da ön bildirilerle aynı orantıda fikirlerini beyan etti ve açık bir şekilde kendisinin Rab olduğunu söyledi ve bunu da halleriyle, hareketleriyle, mucizeleriyle bize gösterdi.

Ama %100 Rab olduğu gibi aynı zamanda %100 insandıda. Herşeyden önce kurtarıcının ölümü yenmesi gerekiyordu ve kurtarıcı insan olmadan (yani ölümlü bir varlık olmadan nasıl ölümü yenebilirdi?) Başka bir örnek vermem gerekirse, kurtarıcının insanlara hal ve hareketleriyle örnek olması, insanlara yön vermesi gerekiyordu… Şeytan’a uymamak için direnmesi, güçlüklerde hemen Rab’be dua etmesi insan oğluna sergilemiş olduğu çok güzel örneklerdi…

Aslında şu var… Mesih’in hal ve hareketleri ya da ön bildiriler her ne kadar açık seçik yazılmışsa da yoruma oldukça açıktır. Yani içinizdeki inançlar yazılanları yorumlamanızı sağlar. Örneğin ön bildirilerden bir tanesi Mesih’in kral olacağını yazardı. Yahudiler her zaman kendilerini eziyetten kurtaracak, Yahudi halkını yüceltecek bir kral beklediler durdular (hala da pür heves beklemekteler :)) Ama Mesih’i Vali sorgularken ne dedi? “Sen kral mısın?” dedi. Peki Mesih ne dedi? “Evet ben kralım ama benim krallığım bu dünya da değil” dedi.

Evet ön bildiri de Mesih’in kral olacağı yazılıydı ama Mesih’in krallığı geldiği zamanlar da insanlar bu krallığı tartışmaya başlamıştı. Kimileri Mesih’in sözlerini dinlediler ve onun dünyevi bir kral olmayacağını, göksel bir kral olacağına inandılar… Kimileride yahudi halkı gibi bencilliklerini konuşturup “kral olacaksa illaki bizi kurtarsın” dediler…

İşte bu konularda yorumlar önemli rol oynuyorlardı…

Ama biz Mesih’in sözlerini dinliyoruz…

Neden?

Bakın ön bildirileri yada eski antlaşmayı bir bütün olarak okuduğunuz zaman Mesih’in Tanrısallığı da kolayca anlaşılır. Ve dolayısıyla Mesih’in her söylediğine güveniriz.

Misal, ön bildirilerde Mesih’in “Rab” olarak çağrılacağını söylenir. Burada yorum farkına düşebiliriz. Ben “Rab olarak çağrılıyorsa, Rabdir” derim. Sizde “hayır burada mecazi bir anlatım olabilir, gerçek manada Rab olamaz” dersiniz. Bu tartışma uzar gider… Ama daha demin de söylediğim gibi Tevrat’ı bir bütün olarak incelerse, 10 emirden bir tanesinin de “Rab’bin adını ağzına boşuna alma” olduğunu görürüz. Dolayısıyla boşu boşuna bir insana, sadece mecazi anlatım da bulunmak için Rab denilemiyeceğinin farkına varırız.