#30894
Armagan
Anahtar yönetici

Sevgili Burc kardesim,

Bu yazinizla neye vurgu yapmak istediginizi tam anlayamadim. Diyorsun ki, “İncil’i yazanlar sadece Kutsal Ruh’tan yardım almamış. Tanrı onlara özel olarak yardım etmiş…” Kutsal Ruh’tan yardim almak ile “Tanri’nin özel olarak yardim etmesi” arasindaki faki nasil bulacagiz? Tanri bir kimseye yardim ediyorsa bunu zaten Kutsal Ruhu araciligiyla yapiyor.

Tanri bana özel olarak yardim etti diye beni nicin aziz mertebesine cikartasin ki? Tanri bana özel olarak yardim ettiyse, bu sadece Tanri’nin lütfudur ve ben bunu kendi iyiligimle, gücümle, dindarligimla hakketmemisimdir. Durum böyle olunca nereye bakacagimiza cok dikkat etmeliyiz. Lütfun Kaynagi ve bu yardimi yapan Tanri’ya mi, yoksa kendisine lütfedilen ve böylece Tanri’nin amacinin o kiside gerceklestigi sen ben gibi ölümlü bir kisiye mi gidecek yücelik? Tanri bana lütfedip yardim etti diye ben öldükten sonra beni aziz yapip bana dua ederseniz, benden yardim isterseniz gercekten cok komik duruma düsersiniz. Yasayan Tanri’nin Kendisi dururken O’nun yanisira bizim gibi ölümlülere yönelmek ve onlara dua etmek Kutsal Kitap’ta kesinlikle yasaklanmistir ve bu büyük bir günahtir.

Konuyla ilgili su Kutsal Kitap ayetlerine bakabilirsiniz:

RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.” (Yeremya 17:5)

Aziz sözcügü “kutsal” demektir. Incil’de kutsal sözcügünün gectigi birkac ayete bakalim:

“Nitekim şöyle yazılmıştır: «Kutsal olun, çünkü ben kutsalım»”
(1. Petrus 1:16). Tanri’nin amaci, O’na iman eden bizlerin, herbirimizin “kutsal” yani “aziz” olmasidir. O Kendisine iman edenlerin de kutsal olmalari gerektigini ve onlari Kendisinin “kutsal” yapacagini söylüyor.

“Ama siz seçilmiş bir soy, Kral’ın kâhinleri, kutsal bir ulus, Tanrı’nın öz halkısınız. Sizi karanlıktan kendisinin şaşılacak ışığına çağıran Tanrı’nın erdemlerini ilan etmek için seçildiniz” (1. Petrus 2:9). Bu ayette de Petrus, Isa’ya iman eden bizlerin “kutsal (aziz) bir ulus” oldugumuzu söylüyor. Demek ki, Isa’ya her iman eden Tanri önünde zaten kutsaldir. Bu nedenle bir de “azizlik mertebesi” diye bir kural cikartip bunu insanlara dayatamazsiniz. Katolik ve Ortodoks inanclardaki bugünkü anlamiyla “azizlik mertebesi” tamamen Kutsal Kitap disinda olan bir ögretis ve inanctir.

“Öyle ki, inanlılar topluluğunu, üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey bulunmadan, görkemli bir biçimde kutsal ve kusursuz olarak kendine sunabilsin” (Efes 5:27). Tanri’nin amaci, Kilisesini, yani inanlilar toplulugunu üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey bulunmadan, görkemli bir biçimde kutsal ve kusursuz olarak kendine sunabilmektir.

“Herkesle barış içinde yaşamak ve kutsal olmak için gayret edin. Kutsallığa sahip olmadan kimse Rab’bi göremeyecek.” (Ibraniler 12:14). Evet, kutsal olmak icin gayret edin diyor.. Bu emir herbirimizedir. Sadece kilisenin “aziz” diye ilan ettigi kisiler degildir.

“Esenlik kaynağı olan Tanrı’nın kendisi, sizi tümüyle kutsal kılsın. Ruhunuz, canınız ve bedeniniz, Rabbimiz İsa Mesih’in gelişinde eksiksiz ve kusursuz bulunmak üzere korunsun. Sizi çağıran Tanrı güvenilirdir ve bunu yapacaktır”
(1. Selanikliler 5:23-24). Pavlus’un duasi da ayni dogrultudadir. Herbirimizin kutsal olmasi…

“Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılarda bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar Kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrı’nın sözlerini ilettiler (2. Petrus 1:20-21). Bu ayet Incilin yazilisiyla ilgilidir. Ayet zaten acikca söylüyor. “İnsanlar Kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrı’nın sözlerini ilettiler.” Insanlarin Tanri’nin Sözlerini bildirmis olmalari onlari bir üst kata cikarmiyor, aziz yapip onlari yüceltmemizi gerektirmiyor. vs..