#30453
Anonim
Pasif

Mesaj olarak peygamberliklere bakış:
Mesajı tanımlamak için birçok yollar vardır. Peygamberlerin mesajları bereket ya da lanet üzerine kurulmuştur. Peygamberlerin mesajları ya büyüktür ya da küçüktür. Büyük bereketler ya da büyük lanetler ya da küçük bereketler ya da küçük lanetler vardır.
Öncelikle neden bereket ve lanetler var buna bakalım. Peygamberler Tanrı’nın antlaşmasının müjdecileridir. Tanrı’nın antlaşması sadece bereket değildir. Aynı zamanda lanetler için de potansiyeldir. Devletle ya da krallıkla yapılan dünyasal antlaşmalarda da aynı kural geçerlidir.
Yas.Tek.28.bölümde Tanrı halkının Tanrı yasasını yenilediği dönemi görüyoruz.
Bereketler ve lanetler iki şekilde geldi. Doğal ya da savaş yoluyla. Bunu Yas.Tek.28 de görebiliyoruz.
Doğal yolla: Bitkiler, hayvanlar, yağmurlar, toprak gibi.
Savaş yoluyla: Zafer ya da yenilgi.

Bereketler:
Yas.Tek.28:1 Eğer Tanrınızı dinlerseniz her çeşit bereketlenmeyi alacaksınız.
Yas.Tek.28:3-6 Bunlar bazı bereketlerden örnekler.
Yas.Tek.28:7-14 Daha da fazla bereketlerden bahsediyor. Çocuklarla, yiyeceklerle, tarımla, hayvanla, düşmanlara karşı zaferle bereketlenecekler. Kutsal Kitap “Bütün bu bereketler sizin olacak” diyor, ama bir de madalyonun diğer tarafı var. Bu bereketleri almak için Tanrı halkından sadakat bekliyordu. Tanrı kendi halkının mükemmel olmasını beklemiyordu. Sadece sadık olmalarını istiyordu. Tanrı halkının mükemmel olamayacağını bildiği için antlaşmanın bir parçası olarak onlara kurban sistemini verdi. Hata yaptıklarında, günah işlediklerinde kurban aracılığıyla bağışlanıyorlardı.
Sadakatle ya da mükemmel olmak arasındaki farkı en iyi evlilik örneği ile açıklayabiliriz. Kocalar ve karılar mükemmel değildirler. Sadakette yürek adanmışlığı, sevgi farkı vardır.

Lanetler:
Yas.Tek.28:15 Eğer Tanrınızı dinlemezseniz her çeşit lanetlemeyi alacaksınız.
Yas.Tek.28:16-19Bu sadece Eski Antlaşma için geçerli değil, aynı zamanda YA için de geçerli. Berket ve lanetler insanların dinleme ya da dinlememesine bağlı olarak geliyor. Halk itaatsiz olduğunda peygamberler lanetlerden, halk tövbe edip Tanrı’ya döndüklerinde bereketlerden söz ediyor.
İsrail çok itaatsiz davrandı. Bunun sonucunda peygamberler Asur ve Babil aracılığıyla yargının geleceğini bildirdiler. Yargı savaşla geldi. Asur ve Babil döneminde peygamberler bereketlerden konuştular ama daha çok lanetler hakkında konuştular. Bu yargı mükemmel olmadıkları için değil uzun zaman ciddi bir şekilde sadakatsiz davrandıkları için geldi.
Tanrımız çok kibar ve kontrolünü kaybetmez. Yoel peygamber “Tez öfkelenmez” diyor. Ama yavaş kızması demek hiç kızmaması anlamına gelmez. Lev.26.bölümde bir süreçten bahsediliyor. Tanrı tekrar tekrar halkının Kendisine dönmesi için bir zaman tanıyor.
Lev.26:14-16 Tanrı “Günah işlerlerse üzerlerine hem doğal hem de savaş yoluyla lanetler göndereceğini” söylüyor.
Lev.26:18 Eğer söz dinlemezliğe devam ederlerse ceza 7 kat artacak.
Lev.26:21 Hala devam ederlerse 7 kat daha artacak.
Lev.26:23-24 7 kat daha artacak ceza. Bu Tanrı’nın kullandığı bir prensip. Sabrını gösteriyor. Lanetler belirleniyor. Halkın tövbe etmesi bekleniyor. Eğer tövbe etmezlerse ceza 7 kat artıyor, tekrar tövbe etmezlerse 7 kat daha artıyor. Ceza giderek ağırlaşıyor.
Lev.26:27-30 Düşmanları tarafından yenildiler. Tam bir kıtlık oldu.
Lev.26:33En büyük lanet sürgün. Tanrı dikkat çekmek için öncelikle küçük lanetler gönderiyor. Ama tövbe olmazsa lanet büyüyor, büyüyor, büyüyor ve en sonunda sürgün oluyor.
Aynı şey bereketler içinde geçerli. Küçük ve büyük olabiliyor.
Lev.26:40-45 En büyük bereket sürgünden dönüş ve yeniden yapılanma.
Yas.Tek.30:1-6 Tanrı onları bereketledi. Günah işlediler. Tövbe etmediler. Onları sürgüne gönderdi. Eğer tövbe ederlerse sürgünden geri gelecekler. Geri geldiklerinde öncekinden daha fazla bereket alacaklar. Bu aynı zamanda Elçi Pavlus’un Rom.5.bölümde açıkladığı çok önemli bir kavramdır. Günah çoğaldığında lütuf da çoğalır. Kuzeyde ve güneyde sürgün devam etti. Ama hepsi Yeni Antlaşma’da sonuca vardı. Mesih geldi, bugün kilisesi devam ediyor ve sonunda da yüceliğe dönüşecek. Yeni Antlaşma bize bu çağın bereketinin daha önceki bereketlerin hiç birisi ile karşılaştırılamayacak kadar büyük olduğunu sölüyor. Bugün bu dünyada yaşarken sahip olduğumuz bereket Eski Antlaşma’nın en iyi zamanlarında sahip olunan bereketten bile daha büyük. Bunu Yas.Tek.30.bölüm de bize anlatıyor. Tanrı Bereketin öncekinden daha büyük olacağı konusunda söz veriyor. Sürgünün bitişi İsa’nın gelişi ile başladı. Buna sonun başlangıcı diyebiliriz. Kilisesi ile devam ediyor. İsa’nın dönüşünde tam doluluğa erişecek.
Sıkıntı çekiyoruz ama çok fazla bereketleniyoruz. İsa “Ben yaşam ekmeğiyim, beni yerseniz acıkmazsınız” diyor. Yasa’nın kurallarından değil ama lanetinden kurtulduk. Artık Yasa altında değiliz. Kutsal Ruh’un doluluğuna sahibiz. Artık Tanrı ile görüşmek için aracıya ya da kahinlere ihtiyacımız yok. Tanrı halkı bugün çok büyük. Eski Antlaşma’da Tanrı’nın halkı en fazla beş milyon kişiydi. Ama bugün kilise dünyada her yerde ve çok büyük. O zaman Tanrı’nın halkı sadece belli bir yerdeydi. Ama şimdi dünyanın her yerindeler. Şu anda çok daha fazla bereket var.