Re: E-Kitap: DUA EDELİM.. Watchman Nee

#31842
Armagan
Anahtar yönetici
4 Üç Defa Dua Etme Prensibi



‘Onları bırakıp tekrar uzaklaştı ve aynı sözü söyleyerek üçüncü kez dua etti.’ (Matta 26:44).
‘Benden ayrılsın diye, bunun için Rab’be üç kez yalvardım’ (2 Kor. 12:8).

Duayla ilgili belirli bir sırrın, yani Rabbe üç defa edilen bir dua türünün var olduğunu bilmemiz gerekir. Yalnız burada sözü geçen ‘üç defa’ sözü sadece üç sayısıyla sınırlı değildir, bu sayıca üçten daha fazla da olabilir. Rab İsa Mesih Getsemani bahçesinde, duası işitilinceye dek Tanrı’dan üç kez istekte bulunmuş, ve duasını ancak o zaman sona erdirmişti. Pavlus da duası işitilinceye dek Tanrı’ya üç defa dua etmiş, ve ancak Rab tarafından kendisine gelen bir söz sonrasında duasını sona erdirmişti. Bu nedenle bütün dualarda bu ‘üç defa’ ilkesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Dediğimiz gibi, buradaki ‘üç defa’ sözü bizim sadece bir, iki ve üç defa dua edeceğimiz ve sonra dua etmeye son vereceğimiz anlamına gelmez. Bu şu anlama gelir ki, bizler duamıza son vermeden önce, Tanrı duamızı işitinceye kadar iyice dua etmeliyiz.
Bu ‘üç defa’ dua etme prensibi bizim için çok ama çok önemlidir. Böyle bir prensibi sadece kendi kişisel dualarımızda değil, ama kardeşlerle yaptığımız dua toplantılarında da göz önünde bulundurmalıyız. Eğer bizler bir dua toplantısındaki duamızın, Tanrı’nın yapmamızı istediği herhangi bir şeyi gerçekleştirerek Kilisenin görevini yerine getirmesini istiyorsak, burada sözünü ettiğimiz bu çok önemli prensibi iyice aklımızda tutmamız gerekir.
Üç defa dua etme prensibi, iyice dua etmek, yani sonuna dek dua etmek demektir; Tanrı’nın isteğini açıkça görene dek, Tanrı’dan ettiğimiz dualara cevap alıncaya dek dua etmektir bu. Bir dua toplantısında bir kardeş belirli bir konuda zaten dua etti, o halde benim bu konuda dua etmeme artık gerekmez, diye asla düşünmeyin. Mesela kızkardeşlerden birisi hastadır diyelim, ve biz o kızkardeş için dua ediyoruz. Ama kardeşlerden birisi o kızkardeş için biraz önce dua etti, diyerek benim duama gerek kalmadı dersek büyük bir hata yaparız. Tamam, o kardeş bir defa dua etmiştir, ama ben de ikinci kez dua edebilirim, ve eğer isterse, üçüncü bir kardeş de bu aynı konuda dua edebilir. Bu demek değildir kiher dua üç defa üç ayrı kişi tarafından edilecek. Hayır. Dua, bu yükü hissederek edilmelidir. Bazı zamanlar beş defa ya da on defa bile dua etmemiz gerekebilir. Burada belirleyici olan şey, dua yükü üzerimizden kalkıncaya dek bu duanın devam ettirilmesine duyulan ihtiyaçtır. İşte, üç defa dua etmedeki prensip budur. Bir dua toplantısında ruhsal başarı elde etmenin sırrı budur.
Dualarımızın çekirge gibi bir yerden başka bir yere atlayıp durmasına izin vermeyelim. Mesela birinci konuda ettiğimiz duayı sona kadar götürüp tamamlamadan ikinci bir konuya sıçrar, ve bu ikinci konu üzerinde tamamen dua ettikten sonra tekrar birinci konuya döner ve o konuda dua etmeye devam edersek, o zaman bir daldan diğerine atlayan çekirgeler gibi oluruz ve bu tür dualar maalesef dua yükünün azalmasında bize yardımcı olamazlar, bu nedenle de hakkında dua ettiğimiz konularda Tanrı’nın cevabını kolaylıkla elde edemeyiz. Bu tür duaların çok az yararı vardır ve ve bu türden dualarla dua hizmetini tamamlamış, yerine getirmiş olmayız.
Dua hizmetini yerine getirebilmek için ilkin Tanrı’nın önünde bu konuda bir dua yüküne sahip olmamız gerekir. Burada yeni bir kural falan koyduğumuz yok, sadece bu prensibi açıklamaya çalışıyoruz. Önce şu şeyi kabul edelimvvb ki, yük, duanın sırrıdır. Eğer bir kimse dua ettiği konuda yüreğinde bir yük hissetmiyorsa, o kişi dua konusunda pek başarı elde edemeyecektir. Bir dua toplantısında kız kardeşler ve erkek kardeşler dua etmemiz için birçok dua konusunu ileri sürebilirler. Ama bu konulardan herhangi biri senin yüreğine konuşmamışsa, sen o konuda tam anlamıyla dua edemezsin. Bu nedenle dua toplantılarına katılan kardeşlerin yüreğinde, dua edecekleri konularla ilgili olarak bir de dua yükü olması gerekmektedir.

Bu arada sadece kendi yükünüzün ne olduğu konusuna odaklanmayın, ama aynı zamanda dua toplantısında bulunan diğer kardeşlerin yüklerini de hisstemek için du,yarlı olun. Örneğin bir kızkardeş kocasından kaynaklanan sıkıntılar yaşıyor olabilir; ya da bir kardeş hasta olmuş olabilir. Şimdi bir kardeş kalkıp da iman etmeyen kocanın kurtuluşu için dua ederse, ve ardından başka bir kardeş de hasta olan o kişi için dua ederse, ve sonra başka bir kardeş de kalkarak diğer bir konuda dua ederse, o zaman her kişi kendi kişisel konusu için dua ediyor demektir. Bu tür dua üç defa dua etme prensibine uymaz. Çünkü verilen örnekte olduğu gibi, birinci konu üzerinde edilen dua tam olarak tamamlanmadan, ikinci konuya geçilmiştir ve bu ikinci konuda ayrıntılı dualar edilmektedir. Bu nedenle dua toplantılarına katılan kardeşler, birinci konuda edilen duanın yükünün boşaldığından emin olacak hassesiyette olmalıdırlar. Yani, bütün kardeşler bu kızkardeş için ilkin iyice dua eder ve bu dua yükü ortadan kalkarsa, o zaman inanlılar ikinci konuya, o hasta kişi için dua etmeye başlayabilirler.

Birinci dua konusunun yükü tamamen ortadan kalkmadan, birlikte dua edenler ikinci ve üçüncü dua konularına atlamamalıdırlar. Yani bütün topluluk tek bir konu üzerine konsantre olmuş dua ederken hiçkimse kendi anlayışına ve kişisel hissine göre başka bir dua konusunu içeriye sokmaya kalkışmamalıdır.

Kardeşlerin, toplantının bütününde esen ruha dokunmayı ve tüm topluluğun hislerine ortak olmayı öğrenmesi gereklidir. Bazı dua konuları vardır ki, o konuda bir kez dua etmekle o duanın yükü aşağıya indirilmiş olur. Ama bazı dua konularında belki iki kez dua etmek gerkli olabilir. Ve yine bazı konular vardır ki, o konuların yükü indirilinceye dek, o konularda üç kez, beş kez veya daha fazla defalar dua etmek gerekli olabilir. Kaç kez dua edilecekse edilsin farketmez, o konulardaki dua yükü aşağıya çekilinceye kadar bu dualar sürdürülmelidir. Üç kez dua etme prensibi, şu halde, yükler indirilinceye kadar dua etmek’ten farklı bir şey değildir.

Tabii ki, bütün bunların hepsinde inanlılar kişisel dua ile ortaklaşa edilen dua arasındaki farkı da bilmelidirler. Bir kimse yalnız başına dua ederken sadece kendi kişisel yüklerini düşünür; ama bir topluluk içerisinde ortaklaşa edilen dualarda ise kişiler kendi kişisel yüklerinin yanısıra, topluluğun yükünü de fark etmelidirler. Bazı konularda sadece bir kez dua edilmesi yeterli olabilir. Topluluğun o konuda daha fazla yükü olmadığı için o konuda bir kez dua etmeye gerek kalmaz. Ama bazı konular vardır ki, o konularda sadece bir kez dua etmek yeterli değildir. Bütün bu konularda ikinci, üçüncü veya daha fazla kereler tekrar ve tekrar dua edilmesi gereklidir. Belirli bir dua konusundaki yük çözülmeden hiçkimse diğer bir dua konusuna atlamamalıdır. Herkes birici dua konusunun yükü ortadan kalkıncaya kadar beklemelidir ve ancak o zaman başka bir kardeş, Rabbin gösterdiği şekilde başka bir dua yükünü ortaya sürebilir.

Şu halde bizler bir dua toplantısında, bir, iki, üç ya da duruma göre daha fazla kişilere, dua ettiğimiz konu üzerinde gerektiği kadar yeterli zaman tanımayı öğrenmek durumundayız. Tabii bu, her birinin kendisi için dua ettiği bir formatta edilen değil de, her birinin bir araya gelerek tek bir ses halinde o aynı konu için dua ettiği formatta edilen duadır. Tek bir ses halinde dua etmek, hepimizin öğrenmesi gereken bir şeydir. Bir kişi elbette kendi kendine dua edebilecek kapasitededir. Beş kişi de aynı şekilde kendi kendisine dua edebilir. Ancak hepimiz dua için bir araya geldiğimizde yepyeni bir dua biçimini öğrenmek durumundayız. Bu dua biçimi, tek sesle, tek yürekle edilen duadır. Ortaklaşa edilen bu dua biçimi otomatikman kazandığımız bir dua biçimi değil, ama yaparak öğrendiğimiz bir dua biçimidir.

‘Yine size derim ki, eğer yeryüzünde sizden iki kişi, dileyecekleri herhangi bir şey için anlaşırlarsa, göklerdeki Babam tarafından onlar için yerine getirilecektir’ (Matta 18:19).

Bu ayetin kapsadığı alan hiç de küçük bir alan değildir. Başkalarının hislerini nasıl hissedeceğimizi öğrenmek durumundayız, ‘kilisenin duası’ denen şeye ortak olmayı öğrenmek durumundayız ve dua yükünün kalkıp kalkmadığını anlamak ve öğrenmek durumundayız. İşte bir dua toplantısında dua hizmetinin nasıl yerine getirileceğini böylelikle öğrenmiş olacağız.

* * *