#31246
Anonim
Pasif

Çocuk Vaftizi:

Lütuf Antlaşması İbrahimle yapılırken bu antlaşmaya çocuklarda dahildi ve hatta ailenin erkekleri bu antlaşmanın işaret ve mührünü sünnet olarak üzerlerine aldıklarında yine büyük küçük diye bir ayrımda bulunulmamıştı (Yaradılış 17:10-12). İbrahime olan bereket ve antlaşma, Yeni Antlaşmada yine daha önceden vaat edildiği gibi bütün uluslara ulaştı. 10. ayet Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek” demektedir. Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle sünnet edilecek. Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek antlaşmamın simgesi olacak. Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir (13 ve 14.ayetler)” Elçilerin İşleri 7:8’ de İstefan Tanrı’nın İbrahimle sünnete dayalı antlaşma yaptığını söylemektedir. Yaratılış 17 ve İstefan’ın konuşmasında sünnetin antlaşmanın mührü olması aslında çok önemlidir. Bu antlaşma en üst biçimde “Ben sizin Tanrınız, siz Benim halkım olacaksınız” şeklindedir (Yaratılış17:7; Çıkış 19:5,6; Yasanın Tekrarı 7:6; 14:2; Yeremya 31:33).

Diğer bölümlerde de sünnetin bu anlamda devam ettiğini görüyoruz (Çıkış 6:12,30; Levililer 19:23; 26:41; Yasanın tekrarı 10:16; 30:6; Yeremya 4:4;6:10;9.25) Yani çocuklar dahil önce Tanrı’nın önünde O’na ait bir halk olmaya layıklığın işareti ve mührü olduğu gibi aynı zamanda birlik ve beraberliğin işareti ve mührü oluyordu. Pavlus sünneti imanın doğruluğunun mührü olarak belirtmektedir (Romalılar 4:11; Koloseliler 2:11, 12; Romalılar 2:25-29; Filipililer 3:3) Yani imanla aklanmanın mührüdür. Bu bağlamda yeni antlaşmada antlaşma milletlere açılırken sünnet işareti vaftizle sürdürülmekte ve daha yaygın bir biçimde işaret ve mührü ifade etmektedir.

Bu bağlamda Mesih özellikle küçük çocukların kendisine getirilmesini istemektedir (Matta 19:14; Markos 10:14; Luka 18:16). Hatta göklerin egemenliğinin bu gibilerin olduğunu yani küçük çocuklar gibi olanların olduğunu söylemektedir. (Efesliler 6:1,4; Koloseliler 3:20,21) Pavlus kutsallar diye bahsederken çocuklardan da bahsetmektedir. Kısacası Mesih’teki ailenin tamamı Mesih’le birleşerek Mesih’te herşeyden önce Mesih’i tanımayanlardan ayrılmıştır. Bu illa bu ayrılan kişilerin her birinin Mesih’te mutlaka kurtulmuş oldukları anlamına gelmemektedir. Ama herşeyden önce Tanrıyı tanıyan halkın içine dahil olmaları, Tanrıyı, Mesih İsa’yı, O’nun kurtarışını tanımayan dünyadan ayrılmaları anlamındadır. Tanrı’nın İbrahimle yaptığı lütuf antlaşmasını, İbrahim aracılığı sağlanan bereketi alması demektir.
1.Korintliler 7:14’de yoksa çocuklarınız murdar olurdu, ama şimdi kutsaldır” ifadesinde de çocuklara o yaşta bir kutsallık kavramı verilmektedir.
Ayrıca Elçilerin İşleri 16:15, 33,34; 1.Korintliler 1:16 (Elç.İşl.10:47,48;11:14) bazı ailelerin ev halkı olarak vaftiz edildiklerini söylemektedir.

Ve Elçilerin İşleri 2:38,39 vaadin bize ve çocuklarımıza olduğunu söylemektedir. Doğal olarak Tanrının lütuf antlaşması anlaşılmadığı ya da bir bütün olarak tek bir antlaşma şeklinde görülmediği ve sünnetin antlaşmanın mührü olarak vaftizle devam ettiği kale alınmadığı takdirde çocuk vaftizininde yanlış değerlendirilmesi ve tam anlaşılmaması söz konusu olacaktır.