#30913
Anonim
Pasif

Sayın izmirligizem,

Sorularınızın olması inanın sevincimi arttırıyor. Çünkü burada bulunmamın amacı sizlerin sorularıya gerçekleşiyor. Teşekkürler…

“İlk ana ve babamız, Şeytan’ın kurnazlığı ve ayartısıyla aldanıp, günah işlerdiler. Tanrı kutsal olması nedeniyle günahtan nefret eder. İşte Tanrının günaha olan nefretini dindirmek ve günahı ortadan kaldırmak için Oğul Tanrı bu görevi kendi üstlendi. Çünkü günahın bedelini ödeceyek, bunun karşılığını verebilecek hiçbir günahsız insan yoktu. Günahsız bir insan bu bedeli ölümüyle ödeyebilecekti. “Üçlübirliğin ikinci üyesi, sonsuz Tanrı’nın kendisi, Baba’yla eş ve aynı özden olan Tanrı’nın Oğlu, zaman dolunca, bütün gerekli nitelikleriyle ve bunların zayıflıklarıyla birlikte ancak günahsız bir şekilde utsal Ruh’un gücüyle bakire Meryem’in rahmine düşmüş ve onun özünden olarak insan doğasını üzerine almıştır Böylece kendi başlarına bir bütün olan iki ayrı ve mükemmel doğa, yani Tanrı ve insan, birbirlerinden ayrılamayacak şekilde tek bir kişide, birbirine dönüşmeden, birleşmeden ve karışmadan bütünleşmiştir.

Kısaca Yeşua Mesih %100 insan ve %100 Tanrı olarak yeryüzünde yaşadı.

Bu nedenle aciz bir durum söz konusu değil. Mesih peygamberlik edildiği gibi acı çekecek, çarmıha gerilecek, kefaret bedelini ödemek için ölecek ve üç gün sonar dirilecekti.
İsa Babasına dua etti, O’nu yücelttiğini okuyoruz. Biraz once belirttiğim gibi Mesih %100 Tanrı olduğu kadar %100 insan olması nedeniyle Babasına yakardı.

Biz günahkar insanlar duygusal acılar bile çeksek babamızı yanımızda görmek isteriz. Ona gereksinim duyarız. Ben bir baba olarak oğlumun üzerinde titrerim, korumacı olurum. Üstelik Mesih, çarmıhta bir peygamberliği gerçekleştiriyordu.
Eski Antlaşma kitabında geçen bir ayet yerine geliyordu “Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, «Elî, Elî, lema şevaktani?» yani, «Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?» diye bağırdı.”(Matta27:46). Bu iki neden sanırım yeterli olmuştur size.

Verdiğiniz “İşçi Ankaralı” örneğinde inanın ne anlatmak anlamadım.

Mesih’in işkence görmesi komik olarak algılanacak bir durum değil. Aksine Mesih’in bu durumunu kendi günahlarımızdan kurtulmamız için acı çekerek öldüğünü görememek komik oluyor diye düşünüyorum.

Dikkat ettiyseniz bu Forumda başka inançların öğretilerine yönelik bir açıklamada bulunmuyorum. Üstelik saygısız bir tutum içine de girmiyorum. Benim işim Kutsal Kitap. Benim görevim sorulan soruları dilim döndüğünce yanıtlamak. Bu nedenle inancıma yönelik ne söylenirse söylensin incilmem. Kaygı çekmenize gerek yok. Hakaret ediliyorsa içim sadece hakaret eden kişinin başına gelecekleri iyi bildiğim için acır, incilir.
Tv programında tam olarak ne söylendi bilemiyorum ama eğer art niyet bulmak için değilde öğrenmek için araştırıyor ve sorguluyorsanız; bence iyi yoldasınız.

Mesih’in ölümden sonra dirilip, onlarca kişiye göründüğünü yazan Kutsal Kitaba iman ediyorum. Bu nedenle başka bir desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymuyorum. Nedeni ise, kaynakların insan eliyle, düşünüşleriyle ya da şahitlikleriyle yazıldığı için beni ikna etmeleri olanaksız.

Mesih’in çölde sınanmasıın nedeni yukarıda açıklamaya çalıştığım konuyla ilintili. Adem günaha düşmeden önceki durumuna eşit yani günahsız bir insane bu günahın bedelini ödeyebilridi. Adem, özgür iradesiyle yüreğinde günahı doğurdu. Şeytan’ın ayartmalarına kandı. Sıra Mesih’in, Şeytan’ın ayartmalarına karşı durup duramayacağıydı.

Kutsal Kitap, bu dünyanın egemenliğini geçici olarak Şeytana verildiğini yazar. Bu geçici egemenliğin böyle olduğuna en iyi kanıtta bu dünyanın durumu!