#28874
Anonim
Pasif

Bir kimse bir başkasının ağırlığını taşıyabilmeyi başardığında, bi zamanlar tek kişinin olan bir şey paylaşılmış olur. Pavlus Flp. 2:1-2’de bu paylaşımın, birliğin temeli olduğunu söyler:

Böylece Mesih’ten gelen bir cesaret, sevgiden doğan bir teselli ve Ruh’la bir paydaşlık varsa, yürekten bir sevgi ve sevecenlik varsa, aynı düşüncede, sevgide, ruhta ve amaçta birleşerek sevincimi tamamlayın.

Esas olarak söylediği şudur: ” Eğer sevgi size Tanrı tarafından verilmişse ve eğer sizler de bu sevgiyi birbirinize verebiliyorsanız, birliğin anlamını da bilmelisiniz. “………….. Birlik için gereken yalnızca paylaşılmış acıdır.

Yeni Antlaşma, Rab’bin Sofarası olarak bilinen ekmekle şarabın paylaşımıyla bunu güçlü bir şekilde hatırlatır. İnananların tekrarlaması buyurulan biricik kutlama budur. Üstelik bu kutlamayı sürekli olarak ve birlikte yapmamız istenmiştir. İnancın kurumsallaştığı ve birliğin ifadesinin belirlendiği bu tek kutlamada biz ne yapıyoruz ? Bir ölüyü bahane ederek kendimize ziyafet çekiyoruz; bu, Kurbanımızın ölüsü. İsa, bedenini ve kanını simgeleyen ziyafetin bu öğeleri olmaksızın yaşayamayacağımızı da söylüyor.

……Pavlus, birlikte bunu tekrar tekrar yapmakla, ” Rab’bin gelişine dek Rab’bin ölümünü ilan etmiş olursunuz” diye yazar ( 1. Ko. 11:26 ). Bir olmak istiyorsanız, işe Tanrı’nın acısıyla başlamalısınız. Sonra sizin acınız gelir. Ancak o zaman masanın çevresindeki yüzler farklı görünmeye başlayacak ve birlik düşüncesi bir ödev olmaktan çıkarak bir tutku halini alacaktır. ( T. E. S. )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:dalga: