#29214
Anonim
Pasif

Listedeki üçüncü madde olan yiyeceklerin paylaşımı, ilk bakışta kilisenin “tolumsal etkinlikler” indenmiş gibi görünebilir. Halbuki yakın arkadaş çevresiyle bir akşam geçirmekle mesleki bir zorunluluk olarak bir akşam yemeğimne katılma arasındaki ” eğlence ” farkını bilen herkesin hemfikir olduğu husus, eğlencenin birliği sağlamaya yetmediği, aksine eğlencenin birliğin bir ürünü olduğudur.Üstelik, kilise faaliyetlerinde yapılan konuşmaların düzeyinin çoğu zaman bir iş yemeğindeki konuşmalardan anlamlı olmaması da çok üzücüdür. Katılımcılar kötü sözlerden kaçınırlar ve sofradaki yiyecekler için bir şükran duasıyla yemeğe başlarlar. Burada ” paydaşlık ” için söz konusu olan , ” inançsız insanlarla ” uğraşmanın getirdiği baskılardan bir kaçıştır. Bunun birlik arayan bir hristiyana vereceği tatminlik hissi, yemeği yemeden sofrada oturmanın vereceği doyumdan daha fazla olmasa gerek. O anda insanın bir başka masadaki yemeğin muhtemelen sağlığa zararlı olduğunu düşünerek kendini telkin etmesinin bir faydası olur mu ? ( T. S. )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:kiliseye: