#29288
Anonim
Pasif


Değerli Kardeşler,

Roma Katolik Kilisesi için, aklanma iman artı işlerin sonucudur. Reform teolojisinde, aklanma sadece imanın, her zaman işler ürünü veren bir imanın sonucudur. Antinominiyanizm (Tanrı’nın lütfuyla kurtulanların ahlaksal yasadan özgür olduklarını öğreten sapkın akım) aklanmanın işler olmadan imanla olduğunu öğretir. Reform teolojisi hem Katolik hem de antinominyan görüşleri reddeder.

Aklanma konusundaki Reform doktrine “sentetik aklanma;” ve Katolik doktrinine de “analitik aklanma” adı verilmiştir. Analitik bir cümle tanım olarak doğrudur. Bu gereksizce tekrarlanan bir ifadedir. “Bekar kişi, evli olmayan biridir” sözü tanım ya da analiz olarak doğrudur çünkü “evli olmamak” zaten bekar sözünde içerilmektedir. Yüklem, cümleye öznede zaten var olmayan bir şey eklememektedir. Aynı şey, “Üçgen, üç kenarı olan bir şekildir” ya da 2+2=4 için de geçerlidir.

Diğer yandan sentetik bir bildiri, yüklemde öznenin içinde var olmayan bir bilgi eklemektedir. “Bekar adam kel” cümlesinde kellik yeni bir bilgidir. Bütün bekarlar evli olmayan kişiler oldukları halde, bütün bekarlar kel değildirler. Burada, yükleme, öznede var olmayan bir fikir eklenmiştir.

Bu, teolojiye nasıl uygulanır? Roma Katolik aklanma doktrininin “analizci” olduğunu söylediğimizde Tanrı’nın İnanlı’yı, kişi doğru olduğu için analizi altında doğru bildirdiğini söylemek isteriz. Tanrı sadece zaten doğru kılınmış olanları aklar. Tanrı sadece doğru olanların doğru olduğunu bildirir. Onları doğru kılmak için içlerinde var olan doğruluğa hiçbir şey eklemez. Aslında bir şey eklenmiştir, bu da Mesih’in doğruluğunun lütfunun aktarılmasıdır. Bu ek, doğruluğu etkilememiştir, sadece İnanlı’nın işbirliğiyle mümkün olmuştur.
Aklanma konusundaki Reformcu görüşte yükleme öznede bulunmayan bir şey eklenmiştir. Sayılma yoluyla Mesih’in doğruluğunun eklenmesinden ötürü bir “sentez” vardır. Tanrı günahlıyı, kendi kendine doğru sayıldığı için doğru ilan etmez. Tanrı onu hesabına eklenen şeyden, yani Mesih’in doğruluğunun hünerinden ötürü doğru sayar.

Aklanma imanla olduğu halde, başka bir açıdan bakılırsa aklanmanın işlerle olduğunu söylemek doğru olur. Mesih’in işleriyle aklandığımız için aklanma nihai olarak işlerledir. Burada lerle sözünün farklı bir kaynağı vardır. Normalde lerle, iman olan aklanmanın araçsal nedeninden söz eder. Mesih’in hünerinin bize uyarlanması iman aracılığıyladır. İşlerle aklandığımızı söylediğimizde lerle sözü, aklanmanın hüner gerektiren temeli ya da nedeni olan Mesih’in işlerinden söz eder. Mesih aracılığıyla bizim için gerçekleştirilen işlere imanla, aklandığımızı söyleyerek bu iki kavramı birleştirebiliriz.