#31499
Anonim
Pasif

@halleluya 10817 wrote:

AFFEDİLENLER, AFFEDİLEMEYENLER

Tufandan önce en önde gelen günah ne idi?
Tanrı, ne tür bir günahla karşılaşmıştı ki, insanlığı yok etme kararını aldı?
Bu kararı almadan önce, Tanrı insanlar için neler yapmıştı acaba.
Yar.6: 11-13 Tanrı’nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu. Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı. Tanrı Nuh’a, «İnsanlığa son vereceğim» dedi, «Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim.
İnsanlar Tanrı’dan uzak yaşamaya başlamışlardı.
Kendi kararlarını alır olmuşlardı.
Çıkarları için insan kanı akıtır olmuşlardı.
Toprağı bu kan ile kirletmişlerdi.
Tanrı, bozulan bu birlikteliği, günaha meyilli olan insan soyunu kurtarmak için,
Yüz yirmi yıl boyunca, Nuh’u doğruluk sözlerinin ileticisi kıldı. Görevlendirdi.
İnsanları tövbeye çağırdı.
Yar.6: 3 RAB, «Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür» dedi, «İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak.»
2.Pe.2: 5 Tanrı eski dünyayı da esirgemedi. Ama tanrısızların dünyasına tufanı gönderdiğinde, doğruluk yolunu bildiren Nuh’u ve yedi kişiyi daha korudu.

Ama insanlar. Tanrı’nın sözlerini umursamadılar.
O’na karşı küstahça, kötülüğün egemenliğinde kaldılar. Direndiler. İşitmediler.
Tanrı’nın sözcüsü olan Nuh’la alay ettiler.
Ve Tanrı, yapacağım dediği tufanı gerçekleştirdi.
Tufandan sadece sekiz kişi korunmuştu.
O gün ile bu gün arasında dünyada sayısız kuşaklar geldi geçti.
Malesef ademoğlu geçmişten dersler almadı.
Dünyasallığından, bozukluğundan bir değişiklik olmadı.

( DEVAM EDECEK )

Aynı koşullar şimdi de var. Açgözlülüğün sınırı yok. İnsan kalabalıkları şehvetin köleleri olmuş ve zevk peşine düşmüş.

İsa, “İnsanoğlu geldiği zaman acaba yeryüzünde iman bulacak mı?” diye sormuştur (Luka 18:8).
“Ruh açıkça diyor ki, sonraki zamanlarda bazıları imandan dönecek. Vicdanları adeta kızgın bir demirle dağlanmış olan yalancıların ikiyüzlülüğü nedeniyle aldatıcı ruhlara ve cinlerin öğretilerine kulak verecekler” (1.Timoteus 4:1). Son günlerde çetin anlar olacaktır” (2.Timoteus 3:1)

Nuh’un zamanındaki düşünürler dünyanın suyla mahvolmasının olanaksız olduğunu söylüyorlardı. Şimdiki bilimadamları da dünyanın ateşle yok edilemeyeceğini göstermeye çalışıyorlar. Herkes Nuh’un peygamberliğini aldanış olarak gördüğü zaman Tanrı’nın günü gelmişti. Yasayı veren Tanrı, doğanın yasalarından daha büyüktür, ve onlara hükmedendir.
“Nuh’un günü nasıl olduysa, İnsanoğlu’nun günlerinde de öyle olacak”. ” Ne var ki; Rab’bin günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp bitecek” (2.Petrus 3:10).

Dünyanın yaşadığı korkunç olayların çok daha büyüğü Mesih’in dönüşüyle görülecek. Göğün şimşekleri yerdeki ateşlerle birleştiğinde dağlar kızgın bir fırına atılmış gibi eriyecek, yanar lav akımları köyleri ve kentleri yok edecek. Dehşet verici depremlerin ve patlamaların etkisiyle her yer sarsılacak. Böylece Tanrı kötü kişileri yeryüzünden silip atacak. Doğru kişiler ise tıpkı Nuh’un gemide korunması gibi sığınacak bulacaktır.

“Sen Rab’bi kendine sığınak, Yüceler Yücesi’ni konut edindiğin için, başına kötülük gelmeyecek, çadırına felaket yaklaşmayacak” (Mezmur 91:9,10)

Haleluyah. Övgü ve yücelik Yahve’ye…Koruyan ve kayıran Rabbimize.
–amin