Makaleler
İddia 1- “Kutsal Kitabınız Tahrif Edildi”

İddia 1- “Kutsal Kitabınız Tahrif Edildi”

İddia 1- “Kutsal Kitabınız Tahrif Edildi”

Kutsal Kitap‘ın tahrif edildiğini düşünen bir Müslümanla İncil’i paylaşmaya çalışmak sonuçsuz bir çabadır. Çünkü o kişi Kur’an’ı reddetmeye ikna olsa bile, Kutsal Kitap‘ın sahihliğinden emin olmadıkça onun getirdiği sonuçları asla kabul etmeyecektir. Bir Müslümanın, Kur’an’daki her kelimenin Tanrı tarafından yazıldığına ve Cebrail aracılığıyla Muhammed’e getirildiğine inandığını unutmayın; 2000 yıla yayılan bir süreçte, aralarında bir başbakan (Daniel peygamber), balıkçılar (Petrus), bir doktor (Luka) ve mahkumların (Yeremya, Pavlus) da bulunduğu 40’tan fazla kişi tarafından yazılan Kutsal Kitap‘ı, Kur’an ile kıyasladıklarında insani ve hataya açık görmeleri şaşırtıcı değildir. Bu nedenle Kutsal Kitap‘ı Kur’an ile kıyaslamak, benzer olanı benzer olanla kıyaslamak değildir. Ancak göreceğimiz üzere, Kutsal Kitap‘ın tahrif edilmiş olması mantıksal olarak imkansızdır.

Kur’an’ın Kutsal Kitap Hakkındaki Tanıklığı

İşe Kur’an’ın Kutsal Kitap hakkında ne söylediğiyle başlayalım; birçok ayet aslında onun Tanrı Sözü olduğunu ve değiştirilmediğini doğrular. İşte sadece birkaç örnek:

  • Maide 5:43: “Yanlarında içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem tayin ediyorlar?”

  • Maide 5:44: “Biz [Allah], içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı indirdik…”

  • Maide 5:46: “Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu İsa’yı gönderdik… Ona, içinde hidayet ve nur bulunan İncil’i verdik.”

  • Maide 5:47:  “İncil sahibleri Allah’ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasık olanlardır. “
  • Maide 5:68: “[Yahudiler ve Hristiyanlar] Tevrat’ı, İncil’i… uygulamadıkça hiçbir temel üzerinde değilsinizdir.”

  • Nisa 4:136: “Allah’a, peygamberine [Muhammed], peygamberine indirdiği kitaba [Kur’an] ve daha önce indirdiği kitaba [Kutsal Kitap] iman edin.”

  • Yunus 10:94: “Eğer sana indirdiğimizden şüphedeysen, senden önce Kitabı okuyanlara sor.”

  • Hicr 15:9: “Zikri [yani Kutsal Kitap‘ı] biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.”

  • En’am 6:34: “Allah’ın kelimelerini değiştirebilecek hiçbir güç yoktur.”

  • Yunus 10:64: “Allah’ın kelimelerinde değişme olmaz.”

Mantıksal Sorular

Eğer Kutsal Kitap tahrif edildiyse, bu Muhammed’den önce mi yoksa sonra mı oldu?

  • Eğer önceyse: Tanrı neden Muhammed’e rehberlik için tahrif edilmiş bir metne başvurmasını söylüyor? Ve neden Tevrat ve İncil için “tahrif edilmeden önce içinde hidayet ve nur vardı” demek yerine, “içinde hidayet ve nur vardır” diyor?

  • Eğer sonraysa: Günümüzdeki çevirilerin tamamı Muhammed’den önceki el yazmalarına dayandığı halde, Müslümanlar neden Kutsal Kitap‘ı kabul etmiyor?

Eğer tahrif edildiyse, bunu Yahudiler mi yoksa Hristiyanlar mı yaptı? Birbirleriyle konuşmayan bu iki grup (Bakara 2:113: “Yahudiler, ‘Hristiyanlar bir temel üzerinde değildir’ dediler; Hristiyanlar da ‘Yahudiler bir temel üzerinde değildir’ dediler. Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar”; ayrıca bkz. 5:82), dünyadaki her bir Kutsal Kitap‘ı aynı şekilde değiştirmek için nasıl anlaştılar? Neden buna dair hiçbir kayıt yok ve neden kimse bunu durdurmaya ya da orijinal nüshaları saklamaya çalışmadı?

Yeni Ahit kitapları yazılır yazılmaz geniş çapta dağıtıldı. Magdalene College’da bulunan ve M.S. 68 yılına tarihlenen Matta 26’ya ait “İsa Papirüsü” Mısır’da bulundu. Muhtemelen bu yazıldığında Matta hala hayattaydı; eğer metne müdahale edilseydi neden düzeltmeye çalışmadı? Hristiyanlar neden Petrus’un Mesih’i inkârı (Matta 26:69-75) veya Pavlus ile Barnaba’nın tartışması (Elçilerin İşleri 15:39) gibi utanç verici hikâyeleri metinden çıkarmadılar?

Kutsal Kitap’ın Kendi Tanıklığı

Kutsal Kitap kendisi hakkında ne der? “Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinidir…” (2. Timoteos 3:16). Petrus, Pavlus’un yazılarını “Kutsal Yazılar” olarak tanımlar, çünkü bazı insanlar tıpkı “diğer Kutsal Yazılar”ı yaptıkları gibi onun öğretilerini de saptırırlar (2. Petrus 3:16). “Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi” (Yuhanna 1:17) ve İsa şöyle dedi: “Kutsal Yazı geçerliliğini yitirmez” (Yuhanna 10:35). O’nun sözleri “ruh ve yaşamdır” (Yuhanna 6:63) ve sonsuz yaşamın sözleri O’ndadır (Yuhanna 6:68). Vahiy 22:18-19’daki şu uyarıyla karşı karşıyayken kim Kutsal Yazılar’a bir şey eklemeye veya çıkarmaya cesaret edebilir: “Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da yaşam ağacından ve kutsal kentten onun payını çıkaracaktır.”

Müslüman Yorumcular ve Yanlış Anlamalar

Önemli bir nokta şudur ki; erken dönem Müslüman müfessirler (örneğin Buhari, el-Razi), Kutsal Kitap‘ın Tanrı Sözü olduğu için değiştirilemeyeceği konusunda hemfikirdiler. Müslümanların Kutsal Kitap‘ın değiştirildiğini iddia etmeleri, Kur’an’daki hikâyeleri dikkatle okuyup bunların Kutsal Kitap‘takilerden farklı olduğunu fark etmelerinden birkaç yüzyıl sonra başlamıştır.

Kutsal Kitap‘taki tahrifatı desteklemek için kullanılan ayetler Müslümanlar tarafından tamamen yanlış kullanılmıştır. Örneğin Bakara 2:42’deki “Hakkı batılla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin” ayetinin, zina yapan iki Yahudi’nin hüküm için Muhammed’e getirilmesi üzerine indiği söylenir. Diğer Yahudiler, bir peygamber olarak Tevrat’ta ne olduğunu bilip bilmediğini denemek için onu test etmek istediler. O da bir Tevrat istedi ve bir çocuğa itaatsizliğin cezalarını okuttu. Çocuk Levilliler 20:10’a (“Eğer bir adam başka birinin karısıyla zina ederse… her ikisi de öldürülmelidir”) geldiğinde, zina ile suçlanan Yahudi, çocuk okuyamasın diye elini ayetin üzerine bastırdı (Kaynak: Ebu Davud 4449). Bu, Kutsal Kitap metnini tahrif etmekten çok uzaktır. Diğer ayetler bir grup Yahudi’nin Kutsal Yazıları dinleyip sonra değiştirdiğini söyler; ancak:

  1. Bu sadece bir gruptu, Mekke’deki veya dünyadaki tüm Yahudiler değil;

  2. Değiştirmekle suçlanmaları için ellerinde orijinal, gerçek nüshaların olması gerekir;

  3. Yazılı metni değiştirmediler, sadece Muhammed’i yanıltmak için orada olmayan şeyleri söylüyormuş gibi yaptılar.

Loading

Bir yanıt yazın