#28065
Anonim
Pasif

BÖLÜM XXI
Dini Tapınış ve Şabat Günü

I. Doğanın ışığı, her şey üzerinde Rab ve Kadir olan, iyi olan
ve herkese iyilik yapan ve bu nedenle tüm yürekle, ve tüm canla, ve
tüm güçle korkulması, sevilmesi, övülmesi, çağrılması,
güvenilmesi ve hizmet edilmesi gereken bir Tanrı olduğunu
göstermektedir. Ne var ki; gerçek Tanrı'ya sunulan ibadet
biçimi, Tanrı'nın kendisi tarafından belirlenmiş ve kendi
açıklanan isteği ile sınırlanmıştır, öyle ki O'na,
insanların hayal gücüne ve insansal şekillerle ya da Şeytan'ın
ileri sürdüğü gözle görülen nesnelerle ya da Kutsal Yazı'da
tanımlanmayan başka herhangi bir biçimlerde tapınılamaz.

II. Dini tapınış yalnızca Tanrı'ya Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'a
sunulmalıdır ve yalnızca O'na sunulmalıdır; meleklere, azizlere
ya da başka bir yaratığa sunulamaz ve düşüşten bu yana ne bir
aracı olmaksızın; ne de Mesih dışında başka herhangi birinin
aracılığıyla yapılabilir.

III. Şükranla birlikte sunulan dua, dini tapınışın özel bir
parçası olup, tüm insanlarca yapılması Tanrı tarafından şart
koşulmuştur ve kabul edilmesi için Oğul'un ismiyle, Ruhunun
yardımıyla, O'nun iradesine uygun olarak, anlayış, saygı,
alçak gönüllük, içtenlik, iman, sevgi, ve katlanışla; ve eğer
sesli bir şekilde yapılıyorsa, kişi tarafından bilinen bir dilde
dua edilmelidir.

IV. Yasal olan şeyler için ve şu anda yaşamakta olan ya da bundan
sonra yaşayacak olan her tür insan için dua edilebilir, fakat ne
ölmüş olanlar, ne de ölüme götüren günahı işledikleri
bilinen kişiler için dua edilebilir.

V. Kutsal Yazılar'ın tanrısal bir korkuyla okunması, Söz'ün
anlayış, iman ve saygıyla Tanrı'ya itaat ederek vicdanen
dinlenmesi ve doğru bir şekilde vaaz edilmesi, lütuf dolu bir
yürekten mezmurlar söylenmesi ve ayrıca Mesih tarafından verilmiş
sakramentlerin doğru bir şekilde verilmesi ve layık bir şekilde
alınması, olağan dini tapınışın parçalarıdır.

VI. Ne dua, ne de dini tapınmanın diğer kısımları artık
Müjde'nin altındadır. Bunun yanı sıra ne de Müjde'ye
bağlıdır, ne de tapınışın yapıldığı yer veya yöneltildiği
hedef onu daha kabul edilebilir kılar. Fakat Tanrı'ya her yerde,
ruhta ve gerçekte; gündelik bir şekilde aile içerisinde olduğu
gibi, gizlilikte, her bir kişi kendi başına tapınmalıdır; bu
nedenle daha güçlü olarak genel toplantılarla da Tanrı'ya
tapınılmalıdır, -ki bu toplantılar Tanrı tarafından Sözü ya da
ilahi takdiri aracılığıyla yapılır- kişiler bunları yapmaya
çağrıldıklarından tüm bunlar dikkatsizce ya da bilinçli olarak
ihmal edilmemeli ya da bırakılmamalıdır.

VII. Genel olarak, Tanrı'ya tapınış için uygun bir zaman
diliminin bir kenara ayrılması doğanın yasası olduğundan, Tanrı
da Sözü'nde, olumlu, ahlaki ve kalıcı bir buyrukla tüm
çağlardaki tüm insanları buna bağlayarak, özellikle yedi günden
birini, Şabat günü olması ve Kendisine takdis edilmesi için
belirlemiştir ki bu da dünyanın başlangıcından Mesih'in
dirilişine dek haftanın sonuncu günü olmuş; ve Mesih'in
dirilişinden beri haftanın birinci günü olmak üzere
değiştirilmiştir, -ki Kutsal Yazılar'da buna Rab'bin Günü
adı verilir- ve dünyanın sonuna dek Hıristiyan Şabat'ı olarak
tutulmalıdır.
VIII. Bu nedenle, kişilerin yüreklerini uygun bir şekilde
hazırlamasından ve güncel işlerini daha önceden ayarlayıp,
düzenlemesinden sonra yalnızca tüm işlerinden, sözlerinden, ve
dünyasal iş ve etkinliklerine ilişkin düşüncelerinden gün
boyunca kutsal bir dinlenmeye çekilmesiyle değil, fakat tüm bu
zamanı toplu ve kişisel Tanrı tapınışında ve yapılması gerekli
olan ve diğer merhamet eylemlerini yapmakla geçirmeleriyle bu Şabat,
Rab'be takdis edilmiş olur.