#29639
Anonim
Pasif

Bu yazımı sayın aylin’in yazısına yanıt olarak yazacaktım ki, vazgeçtim. Zira; insanlar yaşadıkları sürece gerçek ve diri Tanrı’yı tanımak istemek bir yana , ölmüyecekmiş sanıyor kendilerini. Neden burada yazıyorum ? Çok basit ! Sayın aylin’in yazısındaki ” deprem ” sözcüğünden dolayı. araba konulacak bir yer olmayan Düzce’de ( 2 hafta önce Rab’deki bir kardeşimle de konuşmamızda geçtiği gibi ) – deprem akşam üstü , saat 18:55 ‘ te olmuştu – bir anda her taraf düzleşti. Düzleşirken insanların davranışları yanında kullandıkları sözcükleri hala unutamam !… Her taraf yıkılırken; o insanların düşünerek hareket etmekten çok – ölüm korkusuyla – ” Allah ” diye bağırışları yani bir yaradanı aramaları; beni düşündürmüştü. Geleneksel bir toplumsal yaşamdan alışılagelmiş sözcükleri kullanma ! Ama; ne olduğunu o ana kadar bilmedikleri bir yaradandan beklenti ! Çoğu olduğu gibi öldü ve her taraf araba park edilecek kadar düzleşti. Depremde; demir kapılar açılmaz ve gökyüzü kızıl olur ( Çıkan enerjiden ) ve de sakinlikle, sabır gerekir; gerekenin yapılması için. O anda insanlara saliseler, saatler gibi gelir. Deprem başladığında; Rab’de olmama bir kere daha şükrettim ve de sadece ” Rab, bana yardım et ! ” dedim. Zira ailem 3. kattaydı, ben alt katta. İnsanların çığlıkları ve depremin ortaya çıkardığı korkunç gürültü ! Arabaların farlarını yakmak için arkadaşlarla birlikte bağırdık ve onu gerçekleştirdik. Saliseler çok önemliydi. Ailemi binadan dışarı çıkardım. Beş dk. sonra( Esas sarsıntıdan sonra ) tekrar karanlıkta binaya girdim; ama sakince eşyaları aldım, elektrik ve sobaları kontrol ettim, hızlı biçimde binayı terk ettim ( Artçı sarsıntılar başlamıştı ki;her tarafta patlama ve gümbürtü vardı. ). Ailemi bıraktığım yere geldim. herkeste bir korku ve ne yapacağını bilememezlik vardı ! Daha sonra ateşin çemberinde otururken; sakin olmama şaşırdıklarını ifade ettiler. Sadece; Rab’deki güveni ifade ettim. Dikkatim kullandıkları sözcüklere de yöneldi. Zira; o ana kadar ağızlarına bile almadıkları, ama yaşamları boyunca duydukları, ne ifade ettiklerini dahi bilmedikleri sözcüklerle güya dua ediyorlar ve kurtulmak istiyorlardı ve de bana kızdılar. Depremden bir ay sonra; her şey unutulmuş gibi eski yaşamlarına döndüler, kurtulanlar ve Rab’bi anımsıyanlar azınlıktaydı. Hele bir yıl sonra tamamen unutmuş ve insan usuna ve kendi güclerine güvenir olmuşlardı !…. Yani; sözcükler ve anlamlarını bilmek önemli. Hangi Yaradana inandığın ve nasıl dua ettiğin önemli ! Dünyasal yaşam için ne olacağın ; neye inandığın ve yaşamınla bağıntılı. Özellikle Luka 22:40’da, ;İsa’nın dediği gibi: ” Dua edin ki ayartılmayasınız.” Başımıza bir şey gelmesine gerek yok. Zaten; ölümü yaşayacağız. Ama; sonsuz yaşam için; dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini bilmemiz ve ona göre davranmamız gerekiyor.

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle!

” En yücelerde Tanrı’ya yücelik olsun, yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun ! ” ( Luka 2:14 ) rabbe hamdolsun jesus… isamesihyasiyor