#28758
Anonim
Pasif

Evlilik ve Boşanma

I. Evlilik tek bir erkek ve tek bir kadın arasında olmalıdır: Ne erkeğin ne de kadının kendisine aynı anda birden fazla eş alması yasaldır.[1]

II. Evlilik, kadının ve kocanın karşılıklı yardımda bulunmaları,[2] insan ırkının yasal yollardan ve Kilisenin de tanrısal tohumla çoğalması;[3] ve murdarlığın engellenmesi için düzenlenmiştir.[4]

III. Kendi yargılarıyla rıza gösterme yetisinde olan her tür insan evlenebilir.[5] Ancak yalnızca Rab’de evlenmek Hıristiyanların sorumluluğudur.[6] Bu nedenle, gerçek reform dinini ikrar eden kişiler, tanrısızlarla, papa yandaşlarıyla, ya da diğer putperestlerle evlenmemelidirler: ne de tanrısal kişiler, hayatlarında açıkça büyük kötülüklerde bulunan, ya da lanetlenmiş sapkın öğretileri benimseyen kişilerle evlilik aracılığıyla aynı boyunduruk altına girmelidir.[7]

IV. Evlilik, Söz’ün yasakladığı şekilde akraba bağları içinde gerçekleşmemelidir.[8] Bu tür ensest evlilikler, kadın ve erkeğin karı ve koca olarak yaşamalarını sağlamak üzere hiçbir insan yasası ya da insanların çıkardığı kanunlara ya da her iki tarafın isteğine dayandırılarak gerçekleştirilemez.[9]

V. Antlaşan çiftlerin evlilikten hemen önce cinsel ahlaksızlıkta bulunmaları ya da başkalarıyla zina etmeleri durumunda masum olan tarafa antlaşmayı bozması için haklı bir sebep verir.[10] bozabilir. Evlilikten sonra zina işlenmesi durumunda ise masum olan tarafın boşanma yoluna gitmesi[11] ve boşanmadan sonra, sanki boşadığı eşi ölmüş gibi başka bir kişiyle evlenmesi yasaldır.[12]

VI. İnsanın bozulmuşluğu, Tanrı’nın evlilik aracılığıyla birleştirdiklerini geçersiz sebeplerden ayırmayı amaçlasa da, zina ya da bunun gibi kasti terk gibi durumlar dışında, Kilise ya da devlet tarafından hiçbir şekilde çözüm bulunamayacağından, evlilik bağının çözülmesi için yeterli sebep oluşturmaz:[13] Bu durumda halk önünde ve düzenli şekilde işlemler yapılmalıdır: ve durumla ilişkili olan taraflar kendi iradelerine ve bilgeliklerine bırakılmamalıdır.[14]


[1] Tek. 2:24; Matta 19:5-6; Sül.Mes. 2:17

[2] Tek. 2:18

[3] Mal. 2:15

[4] 1.Kor. 7:2,9

[5] İbr. 13:4; 1.Tim.4:3; 1.Kor. 7:36-38

[6] 1.Kor. 7:39

[7] Tek. 34:14; Çık. 34:16; Tes. 7:3-4; 1.Kral. 11:4; Neh. 13:25-27; Mal. 2:11-12; 2.Kor. 6:14

[8] Lev. 18, 1.Kor. 5:1; Amos 2:7

[9] Mark. 6:18; Lev. 18:24-28

[10] Matta 1:18-20

[11] Matta 5:31-32

[12] Matta 19:9; Rom. 7:2-3

[13] Matta 19:8-9; 1.Kor. 7:15; Matta 19:6

[14] Tes. 24:1-4

Kilise

I. Gözle görülmeyen katolik yada evrensel kilise, Baş olan Mesih’in yetkisi altında geçmişte, şu an ve gelecekte toplanan tüm seçilmişlerden oluşur. Kilise her şeyi dolduranın doluluğu; O’nun eşi ve bedenidir.[1]

II. Gözle görülen kilise de, müjdenin yetkisi altındadır. (Bu kilise, önceden yasa altında olanlar gibi tek bir ulusa kısıtlı değildir). Bütün dünyada aynı gerçek dini benimsemiş olanlardan[2] ve onların çocuklarından oluşur.[3] Kilise, Rab İsa Mesih’in egemenliğidir;[4] Tanrı’nın evi ve ailesidir.[5] Kilise dışında bir kurtuluş olanaksızdır.[6]

III. Gözle görülen bu katolik kiliseye Mesih, bu yaşamda dünyanın sonuna kadar kutsalların toplanması ve yetkinleştirilmesi için Tanrı’nın hizmetini, esinini, ve kanunlarını vermiştir: ve Kendi varlığıyla ve Ruhuyla, vaadi uyarınca, bunları yerine getirmeye yeterli kılar.[7]

IV. Bu katolik kilise, bazen daha fazla bazen daha az görünür olmuştur.[8] Bu Kilisenin üyeleri olan bazı Kiliseler, Müjde doktrininin öğretilmesine ve kabul edilmesine, buyruklara uyulmasına ve tapınma toplantılarına göre daha az, ya da daha fazla paktır.[9]

V. Gökyüzünün altındaki en pak kiliselerde bile hem yanlışlığa hem de karışıklığa açıktır;[10] bazıları öylesine bozulmuşlardır ki, artık Mesih’in kilisesi değil Şeytan’ın havraları haline gelmişlerdir.[11] Ancak her şeye rağmen, yeryüzünde Tanrı’ya, O’nun isteğine göre tapınan bir kilise daima varolacaktır.[12]

VI. Kilisenin, Rab İsa Mesih’ten başka bir başı yoktur.[13] Roma’daki Papa da, hiçbir şekilde bu Kilise’nin başı olamaz.[14]


[1] Ef. 1:10,22-23; Ef. 5:23,27,32; Kol. 1:18

[2] 1.Kor. 1:2; 1.Kor. 12:12-13; Mez. 2:8; Rev. 7:9; Rom. 15:9-12

[3] 1.Kor. 7:14; Elç.İşl. 2:39; Hez. 16:20-21; Rom. 11:16; Tek. 3:15; Tek. 17:7

[4] Matta 13:47; İşa. 9:7

[5] Ef. 2:19: Ef. 3:15

[6] Elç.İşl. 2:47

[7] 1.Kor. 12:28; Ef. 4:11-13; Matta 28:19-20; İşa. 59:21

[8] Rom. 11:3-4; Es. 12:6,14

[9] Es. 2; Es. 3; 1.Kor. 5:6-7

[10] 1.Kor. 13:12; Es. 2; Es. 3; Matta 13:24-30,47

[11] Es. 18:2; Rom. 11:18-22

[12] Matta 16:18; Mez. 72:17; Mez. 102:28; Matta 28:19-20

[13] Kol. 1:18; Ef. 1:22

[14] Matta 23:8-10; 2.Sel. 2:3-4,8-9; Es. 13:6

İmanlıların Beraberliği

I. Başları olan İsa Mesih’le, O’nun Ruhu aracılığıyla iman yoluyla birleşmiş olan tüm kutsallar, O’nunla birlikte lütufunda, acılarında, ölümünde, dirilişinde ve yüceliğinde paydaşlık içersindedirler:[1] ve birbirlerine de sevgiyle bağlı olduklarından, armağanlarını ve lütuflarını paylaşırlar,[2] Hem içsel hem de dışsal insanda, birbirlerinin iyiliği için ister özel ister halk arasında olsun, gerekli sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdürler.[3]

II. Kutsallar, inançları gereği, tapınmada ve kendilerinin ruhsal gelişimine katkıda bulunan diğer eylemleri yaparken, ve ayrıca kendilerine has farklı armağan ve gereksinimlerine göre birbirlerini dışsal konularda rahatlatırken kutsal bir paydaşlık ve birlik oluşturmalı ve bunu korumalıdırlar.[4] Öyle ki bu beraberlik, Rab İsa’nın adını anan bütün insanlara ve her yerde sunulmalıdır.[5]

III. Kutsalların Mesih’le olan bu beraberlikleri, onları Tanrısal özyapının ortakları yapmaz ya da bu anlamda Mesih’le eşit kılmaz: ki bunların her biri saygısızlık ve küfür anlamına gelir.[6] Ne de kutsalların birbirleriyle olan bu beraberlikleri, her birinin özel olarak sahip olduğu mal varlığındaki ünvan ya da saygınlığı ortadan kaldırır ya da bozar.[7]


[1] 1.Yuh. 1:3; Ef. 3:16-19; Yuh. 1:16; Ef. 2:5-6; Fil. 3:10; Rom. 6:5-6; 2.Tim. 2:12

[2] Ef. 4:15-16; 1.Kor. 12:7; 1.Kor. 3:21-23; Kol. 2:19

[3] 1.Sel. 5:11,14; Rom. 1:11-12,14; 1.Yuh. 3:16-18; Gal. 6:10

[4] İbr. 10:24-25; Elç.İşl. 2:42,46; İşa. 2:3; 1.Kor. 11:20

[5] Elç.İşl. 2:44-45; 1.Yuh. 3:17; 2.Kor.8; 2.Kor. 9; Elç.İşl. 11:29-30

[6] Kol. 1:18-19; 1.Kor. 8:6; İşa.42:8; 1.Tim. 6:15-16; Mez. 45:7; İbr. 1:8-9

[7] Çık. 20:!5; Ef. 4:28; Elç.İşl. 5:4

Sakramentler

I. Sakramentler, lütuf antlaşmasının kutsal sembol ve mühürleridir,[1] Mesih’i ve O’nun sağladığı yararları temsil etmek; ve O’na olan ilgimizi onaylamak[2] amacıyla Tanrı’nın kendisi tarafından oluşturmuştur:[3] ayrıca, Kiliseye ait olanlarla, dünyanın geri kalan kısmına ait olanlar arasında gözle görünür bir farklılık yaratmak;[4] ve onları Tanrı Sözü’ne uygun bir şekilde Tanrı’nın Mesih’teki hizmetine köklü bir şekilde dahil etme amacını taşırlar.[5]

II. Her sakramentte, sembol ile simgelenen şey arasında ruhsal bir bağ, ya da sakramental bir birlik bulunmaktadır: öyle ki, birinin adı ve etkisi, diğerine atfedilir.[6]

III. Sakramentlerde ya da sakramentlerin uygun şekilde kullanımı sonunda verilen lütuf, bunların içindeki her hangi bir güç aracılığıyla verilmez; ne de her hangi bir sakramentin etkisi bu sakramenti uygulayan görevlinin kutsallığına ya da uygulamadaki amacına bağlıdır:[7] fakat Ruh’un işleyişine,[8] ve bu sakramentlerin uygulanmasını onaylayan buyruğu ve bu sakramentleri layık bir şekilde alanlara verilen bereket vaadini içeren söze bağlıdır.[9]

IV. Rabbimiz Mesih tarafından Müjde’de verilen yalnızca iki sakrament bulunmaktadır; yani, Vaftiz ve Rab’bin Sofrası: ki bunların hiçbiri Söz’ün yasal olarak atanmış görevlileri dışında hiçkimse tarafından uygulanamaz.[10]

V. Eski Antlaşma’da, ruhsal şeylerin simgelendiği ve açıklandığı sakramentler, yeni antlaşmalardakilerle aynı öze sahiptiler.[11]


[1] Rom. 4:11; Tek. 17:7,10

[2] 1.Kor. 10:16; 1.Kor. 11:25-26; Gal. 3:27; Gal. 3:17

[3] Matta 28:19; 1.Kor. 11:23

[4] Rom. 15:8; Çık. 12:48; Tek. 34:14

[5] Rom. 6:3-4; 1.Kor. 10:16,21

[6] Tek. 17:10; Matta 26:27-28; Tit. 3:5

[7] Rom. 2:28-29; 1.Pet. 3:21

[8] Matta 3:11; 1.Kor. 12:13

[9] Matta 26:27-28; Matta 28:19-20

[10] Matta 28:19; 1.Kor. 11:20,23; 1.Kor. 4:1; İbr. 5:4

[11] 1.Kor. 10:1-4

Vaftiz

I.Vaftiz, İsa Mesih tarafından verilmiş yeni antlaşmaya ait bir sakramenttir,[1] ve vaftiz olan kişinin yalnızca gözle görülen Kiliseye kati katılışını göstermekle kalmaz;[2] fakat aynı zamanda kişi için Mesih’e aşılanışınının,[3] yenilenişinin,[4] günahlarının bağışının,[5] ve İsa Mesih aracılığıyla kendisini Tanrı’ya vererek yeni bir yaşam sürmeye başlamasının,[6] ve lütuf antlaşmasınınişareti ve mührüdür.[7] Bu sakrament, Mesih’in buyruğu uyarınca Kilisesinde dünyanın sonuna dek uygulanmalıdır.[8]

II. Bu sakramentte kullanılacak olan dışsal unsur su olup, vaftiz olacak kişi, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla, yasal olarak atanmış bir Müjde görevlisi tarafından vaftiz edilmelidir.[9]

III. Kişinin suya batırılması gerekli değildir; fakat kişinin üzerine su dökme, ya da serpme yoluyla da vaftiz doğru bir şekilde uygulanmış olur.[10]

IV. Yalnızca Mesih’e iman ve itaat eden kişiler[11] değil, fakat anne ve babadan birisinin ya da her ikisinin de imanlı olduğu ailelerin bebekleri de vaftiz edilmelidir.[12]

V. Tanrı’nın buyruğunu küçümsemek ya da göz ardı etmek büyük bir günah olsa[13] da, bir kişinin vaftiz olmaksızın yeniden doğmasının, ya da kurtulmasının mümkün olmaması anlamında lütuf ve kurtuluş vaftize ayrılmaz bir şekilde bağlı değildir:[14] diğer taraftan da vaftiz olan her kişinin yeniden doğmuş olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değildir.[15]

VI. Vaftizin etkisi, uygulandığı ana bağlı değildir;[16] ancak buna rağmen doğru bir şekilde yapıldığında, vaadedilen lütuf, Tanrı iradesinin bilgeliği uyarınca ve O’nun belirlediği zamanda kişiye yalnızca sunulmakla kalmaz, fakat Kutsal Ruh tarafından gerçekten sergilenip, bu lütfun sahibi olan kişiye verilir.[17]

VII. Vaftiz sakramenti herhangi bir kimseye tek bir kez uygulanmalıdır.[18]


[1] Matta 28:19

[2] 1.Kor. 12:13

[3] Gal. 3:27; Rom. 6:5

[4] Tit. 3:5

[5] Mar. 1:4

[6] Rom. 6:3-4

[7] Rom. 4:11; Kol. 2:11-12

[8] Matta 28:19-20

[9] Matta 3:11; Yuh. 1:33; Matta28:19-20

[10] İbr. 9:10,19-22; Elç.İşl. 4:21; Elç.İşl. 16:33; Mark. 7:4

[11] Mark. 16:15-16; Elç.İşl. 8:37-38

[12] Tek. 17:7-8; Gal. 3:9,14; Kol. 2:11-12; Elç.İşl. 2:38-39; Rom. 4:11-12; 1.Kor. 7:14; Matta 28:19; Mark. 10:13-16; Luka 18:15

[13] Luka 7:30; Çık. 4:24-26

[14] Rom. 4:11; Elç.İşl. 10:2,4,22,31,45,47

[15] Elç.İşl. 8:13,23

[16] Yuh. 3:5,8

[17] Gal. 3:27; Tit. 3:5; Ef. 5:25-26; Elç.İşl. 2:38,41

[18] Tit. 3:5