#28754
Anonim
Pasif

Etkin Çağrı

I.Tanrı, yaşama kavuşturmak üzere önceden belirlediği kişilerin hepsini, ve sadece bu kişileri Kendi belirlediği ve uygun gördüğü zamanda, doğal olarak içinde bulundukları günah ve ölüm konumundan, İsa Mesih’teki lütuf ve kurtuluş konumuna[1] Sözü ve Ruh’u aracılığıyla[2] etkin bir şekilde çağırmaktan[3] hoşnut olmuş; Tanrı’ya ilişkin gerçekleri anlamaları için düşünüşlerini ruhsal ve kurtuluşa eriştirecek şekilde aydınlatmış,[4] taştan yüreklerini alarak onlara etten bir yürek vermiş;[5] iradelerini yenileyerek ve Kendi kadir gücüyle onları iyi olana yönlendirerek[6] etkin bir şekilde İsa Mesih’e çekmiştir;[7] öyle ki O’nun lütfuyla bunu arzulamaları sağlanmış olarak tamamıyla özgür bir seçim sonucu Mesih’e gelmişlerdir.[8]

II. Bu etkin çağrı yalnızca Tanrı’nın karşılıksız ve özel lütfundan ileri gelir; Kutsal Ruh tarafından canlandırılıp yenilendiği ana kadar kendi içersinde pasif olan[9] insanda varlığı önceden görülen hiçbir şeyden kesinlikle kaynaklanmamaktadır.[10] Kutsal Ruh’un bu işlevi aracılığıyla kişiye, bu çağrıya yanıt verme ve bununla birlikte sunulan ve verilen lütfu kucaklama yetisi verilir.[11]

III. Seçilmiş olan bebekler ölürlerse, istediği zaman, istediği yerde ve istediği şekilde çalışan[12] Kutsal Ruh aracılığıyla ruhtan yeniden doğarak Mesih tarafından kurtarılırlar.[13] Söz’ün duyurulması aracılığıyla dışsal olarak çağrılamayan tüm diğer seçilmişler için de aynı şey geçerlidir.[14]

IV. Seçilmemiş olan diğerleri, Söz’ün duyurulması aracılığıyla çağrılmış[15] ve Kutsal Ruh’un bazı genel işleyişine tabi olmuş olsalar da,[16] hiçbir zaman gerçek anlamıyla Mesih’e gelmezler; ve bu nedenle de kurtulamazlar.[17] Hristiyan inancını ikrar etmeyen insanların da, kendi yaşamlarını doğanın ışığına ve ikrar ettikleri inancın kurallarına ne denli titizlikle uydurmaya çalışsalar da kurtulamayacakları bu kadar kesindir.[18] Bu tür kişilerin kurtulabileceğini iddia etmek ve bunda ısracı olmak son derece zararlıdır ve bu tavırdan nefret edilmelidir.[19]


[1] Rom. 8:2; Ef. 2:1-5; 2.Tim. 1:9-10

[2] 2.Sel. 2:13-14; 2.Kor. 3:3-6

[3] Rom. 8:30; Rom. 11:7; Ef. 1:10-11

[4] Elç.İşl. 26:18; 1.Kor. 2:10,12; Ef. 1:17-18

[5] Hez. 36:26

[6] Hez. 11:19; Fil. 2:13; Tes. 30:6; Hez. 36:27

[7] Ef. 1:19; Yuh. 6:44-45

[8] Mez. 110:3; Yuh. 6:37; Rom. 6:16-18

[9] 1.Kor. 2:14; Rom. 8:7; Ef. 2:5

[10] 2.Tim. 1:9; Tit. 3:4-5; Ef. 2:4-5,8-9

[11] Yuh. 6:37; Hez. 36:27; Yuh. 5:25

[12] Yuh. 3:8

[13] Luka 18:15-16; Elç.İşl. 2:38-39; Yuh. 3:3,5; 1.Yuh. 5:12; Rom. 8:9

[14] 1.Yuh. 5:12; Elç.İşl. 4:12

[15] Matta 22:14

[16] Matta 7:22; Matta 13:20-21; İbr. 6:4-5

[17] Yuh. 6:64-66; Yuh. 8:24

[18] Elç.İşl. 4:12; Yuh. 14:6; Ef. 2:12; Yuh. 4:22; Yuh. 17:3

[19] 2.Yuh. 9-11; 1.Kor. 16:22; Gal. 1:6-8

Aklanma

I. Tanrı, etkin olarak çağırdığı kişileri, aynı zamanda karşılıksız olarak akladı:[1] bunu, onların içine doğruluk koyarak (kendi doğalarına doğruluk doğasını karıştırarak) değil ama günahlarını bağışlayarak, ve onları doğru kişiler sayıp kabul ederek; ne onların içlerinde gördüğü, ya da onlar tarafından yapılan herhangi bir şeyden, ama yalnızca Mesih’in uğruna; ne de içlerine inanma eylemi olan iman ya da kendilerine doğruluk olarak sayılabilecek her hangi bir itaatkarlık koyarak değil; ama Mesih’in itaatini ve tatminini onların sayarak[2] yaptı, bu kişiler O’nu ve O’nun doğruluğunu iman aracılığıyla aldılar ve iman aracılığıyla bunlara dayandılar (güvendiler); o iman ki kendilerinden kaynaklanmamıştır ama Tanrı’nın armağanıdır.[3]

II. Mesih’i ve O’nun doğruluğunu alıp, bunlara dayanma eylemi olan iman, aklanmanın gerçekleştiği tek yoldur:[4] ancak aklanan kiţide tek başına değildir ama her zaman için diğer kurtaran lütufları beraberinde bulundurur ve bu da ölü değil, sevgiyle etkin olan bir imandır.[5]

III. Mesih, itaati ve ölümüyle, bu ţekilde aklanan herkesin borcunu tamamıyla kapatmıştır, ve onların yerine Babasının adaletini uygun, gerçek ve tam olarak tatmin etmiştir.[6] Fakat her ne kadar Mesih, Baba tarafından günahkarlar için verilmiş;[7] O’nun itaati ve tatmini onların sayılmış[8] ve bunların her ikisi de onlardaki her hangi bir şeyden kaynaklanmamış olsa da, onların aklanmaları sadece Tanrı’nın karşılıksız lütfu nedeniyledir;[9] öyle ki Tanrı’nın adaleti ve zengin lütfu bu günahkarların aklanmasında yüceltilsin.[10]

IV. Tanrı, tüm sonsuzluğun başında, tüm seçilmişlerin aklanmasını hükmetti,[11] ve Mesih, zamanın doluluğunda bu kişilerin günahları için ölmeye ve aklanmaları için tekrar dirilmeye geldi:[12] ne var ki, bu kişiler uygun zamanda Kutsal Ruh’un Mesih’i onlara uyguladığı ana dek aklanmazlar.[13]

V. Tanrı, aklanmış olan kişilerin günahlarını bağışlamaya devam eder;[14] ve bu kişilerin her ne kadar aklanma konumundan düşmeleri asla mümkün olmasa da,[15] günahları nedeniyle Babaları olan Tanrı’nın kendilerinden hoşnutsuz olmasına ve yüzünü onlardan saklamasına sebep olabilirler. Kendilerini alçaltıp, günahlarını itiraf edip, bağışlanma dileyip, iman ve tövbeleri yenilemedikleri sürece bu durumda kalırlar.[16]

VI. Eski Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları, bu yönlerden, Yeni Antlaşma altındaki günahkarların aklanmaları ile aynıydı.[17]


[1] Rom. 8:30; Rom. 3:24

[2] Rom. 4:5-8; 2.Kor. 5:19-21; Rom. 3:22,24-25,27-28; Tit. 3:5,7; Eph. 1:7; Yer. 23:6; 1.Kor. 1:30-31; Rom. 5:17-19

[3] Elç.İşl. 10:44; Gal. 2:16; Fil. 3:9; Elç.İşl. 13:38-39; Ef. 2:7-8

[4] Yuh. 1:12; Rom. 3:28; Rom. 5:21

[5] Yak. 2:17,22,26; Gal. 5:6

[6] Rom. 5:8-10,19; 1.Tim. 2:5-6; İbr. 10:10,14; Dan. 9:24,26; İşa. 53:4-6,10-12

[7] Rom. 8:32

[8] 2.Kor. 5:21; Matta 3:17; Ef. 5:2

[9] Rom. 3:24; Ef. 1:7

[10] Rom. 3:26; Ef. 2:7

[11] Gal. 3:8; 1.Pet. 1:2,19-20; Rom. 8:30

[12] Gal. 4:4; 1.Tim. 2:6; Rom. 4:25

[13] Kol. 1:21-22; Gal. 2:16; Tit. 3:4-7

[14] Matta 6:12; 1.Yuh. 1:7,9; 1.Yuh. 2:1-2

[15] Luka 22:32; Yuh. 10:28; İbr. 10:14

[16] Mez. 89:31-33; Mez. 51:7-12; Mez. 33:5; Matta 26:75; 1.Kor. 11:30,32; Luka 1:20

[17] Gal. 3:9, 13-14; Rom. 4:22-24

Oğulluğa Alınma

I. Tanrı, Kendi biricik Oğlu İsa Mesih’te ve O’nun için, aklanmış olan herkesi oğulluğa alınma lütfuna ortak kılmıştır[1], aklananlar bu suretle, Tanrı çocuklarının sayısına dahil edilirler, bunun getirdiği özgürlük ve ayrıcalıklardan faydalanırlar[2], Tanrı’nın ismi onlar üzerine yazılır,[3] oğulluk Ruhunu alırlar,[4] lütuf tahtına cesaretle yaklaşabilirler,[5] Abba Baba diye seslenebilme yetisi verilir,[6] Tanrı onlara acır,[7] korur,[8] gereksinimlerini karşılar[9] ve bir Baba gibi onları terbiye eder:[10] ancak asla atılmazlar,[11] fakat kurtuluş günü için mühürlenirler;[12] ve sonsuz kurtuluşun mirasçıları olarak[13] vaatleri miras alırlar[14].


[1] Ef. 1:5, Gal. 4:4-5

[2] Rom. 8:17, Yuh. 1:12

[3] Yer. 14:9, 2.Kor. 16:18, Es. 3:12

[4] Rom. 8:15

[5] Ef. 3:12, Rom. 5:2

[6] Gal. 4:6

[7] Mez. 103:13

[8] Sül. Mes. 14:26

[9] Matta 6:30,32, 1.Pet. 5:7

[10] İbr. 12:6

[11] Yer. Mer. 3:31

[12] Ef. 4:30

[13] 1.Pet. 1:3-4, İbr. 1:14

[14] İbr. 6:12

Kutsallaşma

I. Etkin şekilde çağrılmış ve yeniden doğmuş olanlar, içlerinde yeni bir yürek ve yeni bir ruh yaratılmış olarak Mesih’in ölümü ve dirilişinin[1] mükemmelliği sayesinde, içlerinde yaşayan Söz ve Ruh aracılığıyla[2] hem gerçekte hem de kişisel olarak kutsallaştırılırlar, günah bedeninin tüm egemenliği yokedilir,[3] bunun tutkuları zayıflatılır ve gittikçe zayıflatılır ve öldürürlür;[4] kendileri ise gerçek kutsallığı yaşayabilmeleri için tüm kurtaran lütuflarda giderek daha fazla canlandırılır ve güçlendirilir,[5] ki bu gerçek kutsallık olmaksızın hiçkimse Rab’bi göremeyecektir.[6]

II. Bu kutsallaşma tamdır ve kişinin tüm varlığını içerir;[7] ancak insanın her kısmında halen bozulmuşluğun kalıntıları bir dereceye kadar bulunduğundan kutsallaşma bu yaşamda mükemmel değildir;[8] ve bu nedenle bedenin Ruh’a karşıt, Ruhun da bedene karşıt olarak şehvet beslemesi ile barışın imkansız olduğu sürekli bir savaş ortaya çıkmaktadır.[9]

III. Bu savaş içersinde, geriye kalan günahlı benlik belli bir süre için galip gelse de;[10] Mesih’in Ruhunun sürekli olarak sağladığı güç sayesinde yeniden doğmuş olan kısım galip gelir;[11] ve böylece kutsallar Tanrı korkusunda mükemmelleşerek[12] lütufta olgunlaşırlar.[13]


[1] 1.Kor. 6:1, Elç. İşl. 20:32, Fil. 3:10, Rom. 6:5-6

[2] Yuh. 17:17, Ef. 5:26, 2.Sel. 2:13

[3] Rom. 6:6,14

[4]Gal. 5:24, Rom. 8:13

[5] Kol. 1:11, Ef. 3:16-19

[6] 2. Kor. 7:1 İbr. 12:14

[7] 1.Sel. 5:23

[8] 1.Yuh. 1:10, Rom. 7:18,23, Fil. 3:12

[9] Gal. 5:17

[10] Rom. 7:23

[11] Rom. 6:14, 1.Yuh. 5:4, Ef. 4:15-16

[12] 2.Kor. 7:1

[13] 2.Pet. 3:18, 2.Kor. 3:18