#28750
Anonim
Pasif

Tanrı ve Kutsal Üçlübirlik

I. Diri ve gerçek olan,[1] varlıkta ve yetkinlikte sınırsız[2] ve tümüyle pak olan Ruh,[3] gözle görülemeyen;[4] bedeni ya da farklı kısımları olmayan,[5] doğasında tutkularına göre farklılık göstermeyen;[6] sınırsız,[7] değişmeyen,[8] ebedi,[9] kavranılamayan,[10] her şeye gücü yeten;[11] en bilge,[12] en kutsal,[13] en özgür,[14] en mutlak[15] olan; her şeyi en doğru ve değişmez[16] olan isteğine göre kendi yüceliği için yönlendiren;[17] en sevecen,[18] en lütufkar, en merhametli, en sabırlı olan, iyilikte ve gerçekte bol olan, günahları, suçları ve kötülükleri bağışlayan;[19] kendisini itinayla arayanları ödüllendiren;[20] hükümlerinde en adil ve en korkunç olan,[21] her türlü günahtan nefret eden[22] ve suçluyu asla haklı çıkarmayan[23] yalnızca tek[24] bir Tanrı vardır.

II. Tanrı, tüm yaşamı,[25] yüceliği,[26] iyiliği[27] ve bereketi[28] kendi içersinde bulundurur. Tanrı tümüyle kendine yeterlidir; yarattığı hiçbir şeye gereksinimi olmadığı gibi,[29] onlardan hiçbir yücelik de almaz;[30] fakat sadece kendi yüceliğini onlarda, onların aracılığıyla, onlara ve onların üzerinde gösterir. Tanrı, herşeyin Kendisinden, Kendisi aracılığıyla ve Kendisi için yaratıldığı tüm varoluşun tek kaynağıdır;[31] onlar aracılığıyla, onlar için ya da onlar üzerinde yapmaktan hoşnut olduğu herşeyi gerçekleştirecek en kudretli hükme sahiptir.[32] O’nun gözünde her şey apaçık ve ortadadır;[33] bilgisi sınırsız, yanlışsız ve yaratıklardan bağımsızdır,[34] öyle ki Tanrı hiçbir olaya bağımlı değildir ne de Onun için herhangi bir şey belirsizdir;[35] tüm sözlerinde, işlerinde, ve buyruklarında en kutsaldır.[36] Meleklerden, insanlardan ve tüm diğer yaratıklardan istemekten hoşnut olduğu her türlü tapınma, hizmet ve itaat Kendisine verilmelidir.[37]

III. Tanrısal özyapının birliğinde; aynı özü, gücü ve sonsuzluğu paylaşan üç kişi bulunmaktadır: Baba Tanrı, Oğul Tanrı ve Kutsal Ruh Tanrı:[38] Oğul, Baba’dandır;[39] Kutsal Ruh ise Baba ve Oğul’dan çıkar.[40]


[1] 1. Sel. 1:9; Yer. 10:10

[2] Eyub 11:7-9; 26:14

[3] Yuh. 4:24

[4] 1. Tım. 1:17

[5] Tes. 4:15-16; Yuh. 4:24; Luk. 24:39

[6] Elç. 14:11,15

[7] 1. Kral. 8:27; Yer. 23:23-24

[8] Yak. 1:17; Mal. 3:6

[9] Mez. 40:2; 1. Tım. 1:17

[10] Mez. 145:3

[11] Tek. 17:1; Esin. 4:8

[12] Rom. 16:27

[13] İşa. 6:3; Esin. 4:8

[14] Mez. 115:3

[15] Çık. 3:14

[16] Sül. M. 16:4; Rom. 11:36

[17] Efes. 1:11

[18] 1. Yuh. 4:8-16

[19] Çık. 34:6-7

[20] İbr. 11:6

[21] Neh. 9:32-33

[22] Mez. 5:5-6

[23] Nah. 1:2-3; Çık. 34:7

[24] Tes. 6:4; 1. Kor. 8:4-6

[25] Yuh. 5:26

[26] Elç. 7:2

[27] Mez. 119:68

[28] 1. Tim. 6:15; Rom. 9:5

[29] Elç. 17:24-25

[30] Eyub 22:2-3

[31] Rom. 11:36

[32] Esin. 4:11; 1. Tim. 6:15; Dan. 4:25,35

[33] İbr. 4:13

[34] Rom. 11:33-34

[35] Elç. 15:18; Hez. 11:5

[36] Mez. 145:17; Rom. 7:12

[37] Esin. 5:12-14

[38] Mat. 3:16-17; 28:19; 2. Kor. 13:14

[39] Yuh. 1:14,18

[40] Yuh. 15:26; Gal. 4:6

Tanrı’nın Sonsuz Hükmü

I. Tanrı, tüm sonsuzluktan beri kendi isteğinin en bilge ve kutsal doğrultusunda, tüm olayların akışını değişmez bir şekilde önceden belirlemiş olmasına rağmen,[1] ne günahın yazarıdır[2], ne şiddet (davranışları) yaratıkların istemine zorlanır, ne de ikincil sonuçların doğallığı ve bağımlılığı ortadan kaldırılır fakat tersine o şekilde olmaları kesinleştirilir.[3]

II. Tanrı, verilen belirli şartlarda gerçekleşebilecek olan herşeyi bilmesine karşın,[4] bu şeylerin gelecekte gerçekleşeceğini önceden gördüğü için ya da düzenleyeceği belirli koşulların sonucunda bu sonuçların gerçekleşebileceğini bildiği için bunların olmalarını buyurmamıştır.[5]

III. Tanrı’nın hükmü doğrultusunda, O’nun yüceliğinin görülmesi için bazı insanlar ve melekler[6] sonsuz yaşama kavuşmak üzere önceden belirlenmiştir;[7] diğerlerinin ise sonsuz ölüme bırakılmaları hükmolunmuştur.

IV. Bu melekler ve insanlar, önceden belirlenerek seçildiklerinden ve özel olarak ve değişmez bir şekilde tasarlandıklarından, sayıları da belirli ve kesindir. Sayıları artırılamaz ve azaltılamaz.[8]

V. Tanrı, dünyanın temelleri atılmadan önce sonsuz ve değişmez amacı ve isteğinin gizemli bilgeliği ve iyi arzusu uyarınca, karşılıksız lütfu ve sevgisinden ötürü, kişilerin içlerindeki her hangi bir imana, iyi işlere, ya da içinde bulundukları koşullara, onları iman etmeye yönlendiren sebeplere ve dayanma güçlerine ilişkin her hangi bir öngörü olmaksızın[9] yaşama kavuşturmak üzere önceden belirlediği kişileri, sonsuz yüceliğe eriştirmek üzere yüce lütfunun övülmesi için[10]Mesih’te seçti.[11]

VI. Tanrı, seçilmiş olanları yüceliğe kavuşturmak üzere önceden belirlediği gibi, isteğinin sonsuz ve özgür amacı doğrultusunda bu amacın gerçekleşmesi için gerekli olan her şeyi de önceden belirledi.[12] Öyle ki, Adem’de günaha düşen seçilmişler Mesih’te kurtarılırlar,[13] O’nun Ruhu aracılığıyla belirlenen zamanda Mesih’e iman etmeye etkin bir şekilde çağrılırlar, aklanırlar, oğulluğa alınırlar, kutsal kılınırlar,[14] ve iman aracılığıyla kurtuluşa erişmek üzere O’nun gücüyle korunurlar.[15] Seçilmiş olanlar dışındaki hiç kimse Mesih tarafından kurtarılmaz, çağrılmaz, aklanmaz, oğulluğa alınmaz, kutsal kılınmaz ve kurtuluşa eriştirilmez.[16]

VII. Kavranması mümkün olmayan isteğinin bilgeliği uyarınca Tanrı, yarattıkları üzerindeki kadir gücünün görkeminin görülmesi için, arzuladığı şekilde merhametini sunmak ya da saklı tutmak yoluyla insanlığın geri kalanını göz ardı ederek, görkemli adaletinin övülmesi için bu kişilerin utanca ve günahlarının sebep olduğu gazaba maruz kalmak üzere bırakılmalarını hükmetmekten hoşnut olmuştur.[17]

VIII. Önemli derecede gizemli olan bu önceden belirlenmişlik öğretisine özel bir ihtiyatlılıkla yaklaşılmalıdır,[18] öyle ki Tanrı’nın, Sözünde açıklanan isteğine kulak veren ve O’nun sözünü dinleyen insanlar, etkin çağrılarının kesinliğine dayanarak sonsuz seçilmişliklerinden emin olmalıdırlar.[19] Bu öğreti Tanrı’nın tümüyle övülmesini, saygı duyulmasını ve yüceltilmesini sağlamalı,[20] müjdeye içtenlikle uyan insanları ise alçakgönüllülüğe, itinalı olmaya ve bol teselliye kavuşturmalıdır.[21]


[1] Efes. 1:11; Rom. 11:33; İbr. 6:17: Rom. 9:15, 18

[2] Yak. 1:13, 17; 1. Yuh. 1:5

[3] Elç. 2:23; Mat. 17:12; Elç. 4:27-28; Yuh. 19:11; Sül. M. 16:33

[4] Elç. 15:18; 1. Sam. 23:11-12; Mat. 11:21,23

[5] Rom. 9:11, 13, 16,18

[6] 1. Tim. 5:21; Mat. 25:41

[7] Rom. 9:22-23; Efes. 1:5-6: Sül. M. 16:4

[8] 2. Tim. 2:19; Yuh. 13:18

[9] Rom. 9:11, 13, 16; Efes. 1:4, 9

[10] Efes. 1:6, 12

[11] Efes. 1:4, 9, 11; Rom. 8:30; 2. Tim. 1:9; 1. Sel. 5:9

[12] 1. Pet. 1:2; Efes. 1:4, 5; 2:10; 2. Sel. 2:13

[13] 1. Sel. 5:9-10; 1. Tim. 2:14

[14] Rom. 8:30; Efes. 1:5; 2. Sel. 2:13

[15] 1. Pet. 1:5

[16] Yuh. 17:9; Rom. 8:28; Yuh. 6:64-65; 10:26; 8:47; 1. Yuh. 2:19

[17] Mat. 11:25-26; Rom. 9:17-18, 21-22; 2. Tim. 2:19-20; Yah. 4; 1. Pet. 2:8

[18] Rom. 9:20; 11:33; Tes. 29:29

[19] 2. Pet. 1:10

[20] Efes. 1:6; Rom. 11;33

[21] Rom. 11:5, 6, 20; 2. Pet. 1:10; Rom. 8:33; Luk. 10:20