#28766
Anonim
Pasif

140.Sekizinci emir nedir?
Sekizinci emir şudur: “çalmayacaksın”

141. Sekizinci emrin gerektirdiği görevler nelerdir?
Sekizinci emrin gerektirdiği görevler insanlar arasındaki sözleşme ve ticaret gibi konularda gerçeğe, sadakate ve adalete bağımlı olmak,[802] malı haklı sahibine vermemiz,[803] olanaklarımıza ve insanların gereksinimlerine göre karşılıksız olarak ödünç vermemiz,[804] dünyasal mallarımız söz konusu olduğunda hükümlerimizde, irademizde ve duygularımızda dengeli davranmamız,[805] ihtiyaçlarımıza ya da durumumuza uygun olan şeyleri[806] sağlamamız ve kullanmamız,[807] kanuna uygun[808] bir işte çalışıp bunda titizlik göstermemiz,[809] tutumlu olmamız,[810] gereksiz davalardan ve kefaletten kaçınmamız,[811] kendimizin ve başkalarının refahını mümkün olduğunca yasal ve adil bir şekilde sağlayarak, korumamız ve geliştirmemizdir.[812]

142. Sekizinci emrin yasakladığı günahlar nelerdir?
Sekizinci emrin yasakladığı günahlar yapılması gerekenleri yapmama dışında[813] hırsızlık,[814] soygunculuk,[815] adam kaçırma,[816] çalıntı mal alımı,[817] sahtekarlık,[818] sahte ağırlıklar ve ölçüler,[819] mülk sınırlarını ihlal,[820] insanlar arasındaki sözleşmelerde adaletsizlik ve sadakatsizlik[821] güveni ihlal,[822] zulüm,[823] şantaj,[824] tefecilik,[825] rüşvet,[826] adil olmayan davalar[827] ve baskı ile mal sahibi olmak,[828] stokçuluk yaparak fiyatı artırma,[829] Tanrı’nın yasasına uygun olmayan işler,[830] komşumuza ait olan şeyleri elimizde tutma ve geri vermeme,[831] başkasının malına göz koymak,[832] dünyasal mallara gereğinden çok değer verme,[833] bunları almak, elimizde tutmak ve kullanmak için kaybetme korkusuyla gündelik işlerini aksatma[834] başkalarının mal varlığını kıskanma,[835] boş gezerlik,[836] savurganlık, kumarbazlık ve diğer yollarla Tanrı’nın bize sunmuş olduğu varlığı uygun bir şekilde kullanmama[837] ve sahip olduklarımızı yanlış kullanarak kendimizin rahatını kaçırmak.[838]

143. Dokuzuncu emir nedir?
Dokuzuncu emir şudur: “Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin”[839]

144. Dokuzuncu emrin gerekleri nelerdir?
Dokuzuncu emrin gerekleri insanlar arasında gerçeği korumak ve desteklemek,[840] komşumuzun saygınlığını kendi onurumuz gibi korumak,[841] gerçeği desteklemek ve yanında olmak,[842] adalet ve yargı konularında ve diğer başka konularda[843] yürekten[844] içtenlikle[845] özgürce,[846] açıkça[847] tümüyle[848] gerçeği ve her konuda yalnızca gerçeği konuşmak,[849] komşularımıza içten bir sevgiyle bakmak,[850] onların iyi ününü sevmek, arzulamak ve bundan sevinç duymak[851] onların zayıflıklarıyla üzüntü duyarak[852] bunları örtmek,[853] armağanlarını ve iyi yönlerini tanımak,[854] masum olduklarında onları savunmak,[855] onlar hakkında iyi şeyler duymaya hazır olmak[856] ve kötü şeyleri kabul etmekte isteksiz olmak,[857] dedikoducuları,[858] yağcıları[859] ve iftiracıları[860] engellemek, kendi saygınlığımıza özen göstermek ve gerektiğinde bunu savunmak,[861] Tanrı’nın yasasına uygun sözlerimizi (vaatlerimizi) tutmak,[862] gerçek, pak ve sevgi uyandıran ne varsa, bunları çalışmak ve uygulamak.[863]

145. Dokuzuncu emrin yasakladığı günahlar nelerdir?
Dokuzuncu emrin yasakladığı günahlar gerçeği değiştirmek, kendimizin ve komşumuzun saygınlığını zedelemek,[864] halk önünde[865] sahte kanıtlar sunmak,[866] sahte tanıklar bulmak,[867] kötü bir neden uğruna mücadele vermek ve yalvarmak, gerçeğe küstahça direnmek ve gerçeğin karşıtı bir yolda baskı yapmak[868] haksız hükümler vermek[869] kötüye iyi, iyiye kötü demek; kötü olana doğru olanın hakkını vermek, doğru olana kötü olanın hakkını vermek,[870] sahtekarlık,[871] gerçeği saklamak, adil bir davada sessiz kalmak[872] ve günahı azarlamamamız[873] ya da başkalarına şikayet etmemiz[874] gerektiğinde sessiz kalmak, gerçeği uygun olmayan zamanda[875] ya da gerçeği kötü bir amaca ulaşmak için (kötü bir niyetle) söylemek[876] ya da gerçeğin anlamını değiştirmek[877] ya da şüpheli bir dille ya da iki farklı anlama gelebilecek şekilde konuşarak gerçeğe veya adalete zarar vermek[878] doğru konuşmamak,[879] yalan söylemek,[880] iftira atmak,[881] birisinin arkasından [kötü] konuşmak,[882] dedikodu yapmak,[883] fısıldaşmak,[884] alay etmek,[885] sövmek,[886] aceleci,[887] kaba[888] ve yanlış bir şekilde kınamak,[889] niyetleri, sözleri ve eylemleri yanlış anlam vermek,[890] yağ çekmek,[891] [kibirli bir şekilde] kendini övmek,[892] düşüncede ya da konuşmada kendimizi ve başkalarını çok küçük ya da çok büyük görmek,[893] Tanrı’nın lütuf ve armağanlarını inkar etmek,[894] küçük hataları büyütmek,[895] günahları açıkça itiraf etmemiz gerektiğinde saklayarak ya da mazeretler bulmaya çalışarak örtmeye çalışmak,[896] hataları gereksiz yere açığa çıkarmak,[897] masallar uydurmak,[898] kötü haberleri kabul etmek ve kulak vermek[899] adil davaları duymazlıktan[900] gelmek[901] kötü kuşkular,[902] başkalarının haklı kazancını kıskanmak ve bundan üzüntü duymak,[903] bunu azaltmak için çaba göstermek ya da arzu duymak,[904] aşağılandıklarında ve utanılacak duruma düşmelerinden sevinmek,[905] alay edip hor görmek,[906] kötülüğü kendi çıkarı için kullanmak,[907] yasal sözleri çiğnemek,[908] iyi davranışların haberlerini [ve sonuçlarını] göz ardı etmek,[909] kendimizin saygınlığını zedeleyecek davranışlarda bulunmak ya da bunlardan kaçınmamak ya da başkalarının saygınlığını zedeleyecek davranışları engellememek.[910]

146. Onuncu emir nedir?
Onuncu emir şudur: “Komşunun evine, karısına, erkek ve kadın kölesine, öküzüne, eşeğine hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin”[911]

147. Onuncu emrin gerekleri nelerdir?
Onuncu emrin gerekleri, içinde bulunduğumuz durumdan hoşnut olmak[912] ve komşumuza karşı dürüst davranmak, bütün niyetlerimizi ve duygularımızı onun iyiliğine hizmet etmek amacıyla düzenlemektir.

148. Onuncu emrin yasakladığı günahlar nelerdir?
Onuncu emrin yasakladığı günahlar kendi mal varlığımızdan hoşnut olmamak,[913] komşumuzun sahip olduğu şeyleri kıskanmak[914] ve onun durumunun iyiliğinden dolayı üzülmek,[915] bunun yanında onun olan herhangi bir şeyden dolayı uygun olmayan niyet ve duygular beslemektir.[916]

149. Tanrı’nın emirlerini mükemmel bir şekilde yerine getirebilen kimse var mıdır?
Hiç kimse, bu dünyada sahip olduğu herhangi bir lütufla Tanrı’nın emirlerini[917] mükemmel bir şekilde yerine getiremez,[918] her gün düşüncelerinde,[919] sözlerinde ve işlerinde[920] bunlara karşı gelir.

150.Tanr’nın emirlerine karşı işlenen suçların tümü, kendi içlerinde ve Tanrı’nın gözünde eşit derecede kötü müdür?
Tanrı’nın emirlerine karşı işlenen suçların tümü, eşit derecede kötü değildir; bazı günahlar kendi içlerinde ve daha ağırlaşan bir kötülüğe sebep vermeleriyle Tanrı’nın gözünde diğerlerinden daha kötüdür.[921]

151. Bazı günahları diğerlerinden daha kötü yapan nedir?
Bazı günahları diğerlerinden daha kötü yapan şeyler:

1.Kişiler: olgun yaşta olanların,[922] lütfu daha fazla tecrübe edenlerin,[923] üstün hizmetlere,[924] armağanlara,[925] konumlara,[926] ve mesleklere[927] sahip olanların, başkalarına kılavuzluk[928] ve önderlik[929] edenlerin günahları[930] daha büyüktür.

2. Taraflar: Doğrudan doğruya Tanrı’ya,[931] O’nun sıfatlarına[932] ve tapınmaya,[933] Mesih’e ve O’nun lütfuna,[934] Kutsal Ruh’a,[935] O’nun tanıklığına[936] ve işlerine,[937] ilişki ve sorumluluk içinde olduğumuz[938] üzerimizde bulunan yetkililere;[939] kutsallardan herhangi birine,[940] özellikle zayıf olan kardeşlere,[941] onların canlarına ya da başkalarına[942] ve herkesin yararına[943] karşı işlenen günahlar[944] daha kötüdür.

3. İşlenen suçun doğasına ve niteliğine göre[945] Tanrı’nın yasasının açıkça belirtilen hükümlerine karşı gelen,[946] birçok buyruğu çiğneyen, başka birçok günaha yol açan,[947] yalnızca yürekte kalmayıp sözlere ve eylemlere dökülen,[948] başkalarını rezil eden[949] ve tamiri mümkün olmayan,[950] günahlar daha kötüdür: merhametlere,[951] yargılara,[952] doğanın ışığına,[953] vicdanın yargısına,[954] açıkça ya da gizli bir şekilde azarlanmaya,[955] kilisenin disiplinine,[956] kanuni yaptırımlara[957] karşı işlenen günahlar[958] da böyledir ve dualarımızı, amaçlarımızı, vaatlerimizi,[959] yeminlerimizi,[960] antlaşmalarımızı[961] ve Tanrı’ya verdiğimiz sözleri çiğneyerek işlenen günahlar daha kötüdür.[962] Bütün bunlar bilerek,[963] isteyerek,[964] küstahlıkla,[965] övünerek,[966] kibirlenerek,[967] zalimce,[968] sıkça,[969] inatla,[970] zevkle,[971] süreklilikle[972] işlendiğinde ve tövbeden sonra da bunlara dönüldüğünde[973] daha kötü olurlar.

4. Günahları daha kötü yapan şeyler zamana[974] ve yere[975] göre değişir: eğer Rab’bin gününde[976] ya da başka tapınma zamanlarında[977] ya da bu zamanlardan hemen önce[978] ya da sonra[979] kötülük ve günahlara engel olmaya çalışan birine karşı yapılırsa[980] halkın önünde ya da başkalarının önünde işlendiğinde onların da kışkırtılmasına ve kirlenmesine[981] neden olan günahlar daha kötüdür.

152. Her günahın Tanrı’nın elinden hak ettiği karşılık nedir?
En küçük bile olsa her günah, Tanrı’nın egemenliğine,[982] iyiliğine,[983] kutsallığına,[984] doğru olan yasasına[985] karşı gelmek demek olduğundan günahlar hem bu dünyada[986] hem de gelecek olan dünyada[987] O’nun gazabını ve lanetini[988] almayı hak eder ve bunlar sadece Mesih’in kanının kefareti olmaksızın temizlenemez.[989]

153. Tanrı’nın yasasını çiğnediğimizde Tanrı’nın gazabından ve lanetinden kurtulmamız için Tanrı bizden ne talep ediyor?
Tanrı’nın yasasını çiğnediğimiz için Tanrı’nın gazabından ve lanetinden kurtulmamız için O bizden O’na dönmemizi[990] ve Rabbimiz İsa Mesih’e iman etmemizi[991] ve Mesih’in aracılığının yararlarını[992] bize veren dışsal araçları[993] gayretli bir şekilde kullanmamızı talep eder.

154. Mesih’in aracılığının yararlarını bize veren dışsal araçlar nedir?
Mesih’in aracılığının yararlarını O’nun kilisesine veren dışsal ve genel araçlar O’nun düzenlemiş olduğu özellikle Kelam, Sakramentler ve duadır; bütün bunlar seçilmişlerin kurtuluşunu etkin kılmak için çalışır.[994]

155. Söz, kurtuluşta nasıl etkin olur?
Tanrı’nın Ruhu, Sözü okumamıza yardımcı olarak; ama özellikle Sözün vaaz edilmesi ve etkin bir şekilde aydınlatması için,[995] günahlıları ikna etmesi, alçaltması,[996] onları kendilerine güvenmekten [alıp] Mesih’e doğru çekilmelerini[997] Mesih benzerliğine dönüşmelerini,[998] O’nun iradesine boyun eğmelerini sağlamak,[999] ayartılara ve sapkınlıklara karşı direnmeleri için güçlendirmek,[1000] lütufta bina etmek,[1001] imanla gelen kurtuluşun kutsallığını ve tesellisini yüreklerde sabit kılmak için etkin olur.[1002]

156. Tanrı’nın Sözünü herkes okumalımıdır?
Tanrı’nın Sözünü kilise topluluğunun önünde herkesin okumasına izin yoktur.[1003] Ancak her insan bunu kendi başına[1004] ve aileleriyle[1005] birlikte okumakla yükümlüdür. Bu amaçla Kutsal Yazıların yerli (diğer) dillere çevrilmesi gereklidir.[1006]

157. Tanrı’nın Sözü nasıl okunur?
Kutsal Yazılar yüksek bir saygınlıkla ve ciddiyetle[1007] Tanrı’nın gerçek Sözü olduğuna kesin bir şekilde[1008] onları anlamamızı yalnızca Tanrı’nın sağlayabileceğine inanarak[1009] Tanrı’nın Kutsal Yazılarda açıkladığı iradesini bilmeyi, inanmayı ve itaat etmeyi arzu ederek[1010] gayretli bir şekilde[1011] ve dikkatlice Sözün anlamına ve mesajın genişliğine bakarak,[1012] derin düşünmeyle,[1013] [hayatımıza] uygulamayla,[1014] kendimizi inkar ederek[1015] ve duayla[1016] okunur.

158. Tanrı’nın Sözü kimler tarafından vaaz edilmelidir?
Tanrı’nın Sözü yalnızca yeterli armağanı[1017] olan ve bu göreve çağrısı olan ve atanan kişiler tarafından vaaz edilmelidir.[1018]

159. Tanrı’nın Sözü çağrılanlar tarafından nasıl vaaz edilmelidir?
Söz’e hizmet için görevli olarak çağrılanlar sağlam doktrini[1019] gayretli bir şekilde,[1020] zaman uygun olsun ya da olmasın,[1021] açıkça[1022] insanların bilgece [kandırıcı] sözlerine değil, fakat Ruh’un kanıtlayıcılığına ve gücüne dayalı olarak[1023] vaaz etmelidir. Tanrı’nın öğüdünü[1024] sadık bir şekilde[1025] bildirmeli, hikmetli olarak[1026] dinleyenlerin ihtiyaçlarına ve anlayışlarına göre vaazı düzenlenmeli,[1027] istekli bir şekilde,[1028] Tanrı’ya karşı[1029] ve halkın canlarına karşı[1030] ateşli bir sevgi ile, içtenlikle,[1031] Tanrı’nın yüceliğini,[1032] dinleyenlerin [Tanrı’ya] dönmesini,[1033] kendilerini buna göre düzeltmelerini[1034] ve kurtuluşlarını[1035] amaçlamalıdır.

160. Tanrı’nın Sözünün vaaz edildiğini iştenler ne yapmalıdır?
Tanrı’nın Sözünü vaaz edildiğini işitenler gayretli bir şekilde[1036] ve hazırlıklı bir şekilde[1037] ve dua ederek[1038] dikkatlice dinlemeli; duyduklarını Kutsal Yazılara göre sınamalı,[1039] gerçeği iman ile[1040] sevgi ile[1041] yumuşak huylulukla[1042] ve aklımızı hazırlayarak[1043] ve Tanrı Sözü olarak[1044] kabul etmeli; derin düşünerek[1045] ve Söz üzerinde konuşarak[1046] yüreklerde saklamalı[1047] ve [işittikleri Söz’ün] hayatlarında meyve vermesine çalışmalıdırlar.[1048]