#28764
Anonim
Pasif

81. Tüm inananlar tüm zamanlar boyunca, şu anda lütuf konumunda olduklarından ve kurtulacaklarından emin midirler?
Lütuf ve kurtuluştan emin olma, her ne kadar imanın özünü teşkil etmese de,[357] gerçek inananlar bu güvene sahip olabilmek için uzun zaman bekleyebilirler;[358] bu güveni hissedip, tattıktan sonra, çeşitli yanlış davranışlar, ayartılar ve ayrılıklardan ötürü aynı güven kendi içlerinde zayıflayabilir ve geçici olarak kaybolabilir;[359] ancak tamamen ümitsizliğe düşmelerine neden olacak şekilde hiçbir zaman Tanrı’nın Ruhunun varlığı ve desteğinden yoksun bırakılmazlar.[360]

82. Gözle görülmeyen kilisenin üyelerinin yücelikte Mesih ile sahip oldukları paydaşlık nedir?
Gözle görülmeyen kilisenin üyeleri bu yaşamda[361] yücelikte Mesih ile sahip oldukları paydaşlıkla, ölümden hemen sonra[362] ve nihai olarak dirilişte ve yargı günüde yetkinliğe eriştirilecektir.[363]

83. Gözle görülmeyen kilisenin üyelerinin yücelikte Mesih ile bu yaşamda tattıkları paydaşlık nedir?
Gözle görülmeyen kilisenin üyelerine bu yaşamda Mesih’le olan yüceliğin turfandaları verilmiştir, Baş’larının üyeleri olduklarından, O’nda, kendilerine O’nun sahip olduğu tüm dolulukla yücelik verilmiştir;[364] ve bunun teminatı olarak Tanrı sevgisinin,[365] vicdan esenliğinin, Kutsal Ruh’taki sevincin ve yüceliğe erişme umudunun verdiği hissi tadarlar;[366] buna karşılık olarak, Tanrı’nın öç alıcı gazabı, vicdanın korkusu ve korkulu bir bekleyişin verdiği his ise kötülerin ölümden sonra katlanacakları işkencelerin başlangıcını oluşturmaktadır.[367]

84. Tüm insanlar ölecek mi?
Ölüm, günahın ücreti olacağı konusunda tehdit olarak ortaya konulmuştur,[368] bu nedenle her insanın kaderi bir kere ölmektir;[369] çünkü hepsi günah işlemiştir.[370]

85. Ölüm günahın ücreti ise, Mesih’te tüm günahlarının bağışlandığı görülen doğru kişiler neden ölümden kurtarılmıyorlar?
Doğru kişiler, son günde ölümün kendisinden kurtarılacaklardır ve ölümde bile onun dikeni ve lanetinden kurtarılırlar;[371] öyle ki, ölseler bile, Tanrı, sevgisinden ötürü[372] onları günahtan ve bozulmuşluktan özgürlüğe kavuşturacaktır[373] ve içine adım atmakta oldukları Mesih’le yücelikteki paydaşlıkları için kendilerini yeterli kılacaktır.[374]

86. Ölümün hemen ardından gözle görülmeyen kilisenin üyelerinin yücelikte Mesih’le tattıkları paydaşlık nedir?
Ölümün hemen ardından görülmeyen kilisenin üyelerinin yücelikte Mesih’le tattıkları paydaşlık, canlarının kutsallıkta yetkinleştirilmesi[375] ve en yüce göklere kabul edilmeleri,[376] burada nur ve yücelik içersinde Tanrı’yı yüzyüze görmeleri,[377] bedenlerinin tam kurtuluşunu beklemeleri,[378] ki, ölümde bile Mesih’le birleşmişlik konumunda kalırlar[379] ve son günde canlarıyla tekrar birleştirilinceye dek[380] yataklarındaymışçasına mezarlarında dinlenirler.[381] Buna karşılık, kötülerin canları, ölümlerinde cehenneme atılır ve burada işkence ve derin karanlık içinde kalırlar ve diriliş ve yüce yargılanma gününe dek bedenleri, hapishanedeymişçesine mezarlarında tutulur.[382]

87. Dirilişe ilişkin neye inanmalıyız?
Son günde hem aklanmışların hem de kötülerin olmak üzere, ölülerin genel bir dirilişi olacağına inanmalıyız:[383] bu günde, diri olduğu görülenler bir anda değiştirilecekler; ve ölülerin mezarda yatan aynı bedenleri tekrar sonsuza dek kalmak üzere canlarıyla birleştirilerek, Mesih’in gücüyle dirilecektirler.[384] Aklanmış olanların bedenleri Mesih’in Ruhu ve onların başı olarak ölümünün kazancı ile O’nun görkemli bedenine benzer şekilde güçle, ruhsal olarak ve bozulmaz bir şekilde diriltilecektir;[385] ve kötülerin bedenleri haysiyetsizlik içersinde, öfkeli bir yargıç olan O’nun tarafından diriltilecektir.[386]

88. Dirilişi hemen ne takip edecektir?
Dirilişin hemen ardından, meleklerin ve insanların genel ve nihai yargılanması gerçekleşecektir;[387] herkes uyanık durup, dua etsin ve tüm zamanlar için Rab’bin gelişine hazır olsun diye bunun gerçekleşeceği gün ve saat hiç kimse tarafından bilinmemektedir.[388]

89. Yargı gününde kötülere ne yapılacak?
Yargı gününde kötüler Mesih’in sol tarafında toplanacaklar,[389] açık deliller ve vicdanlarının tam suçlaması ile,[390] ürkütücü ancak adil olan mahkumiyet cezası kendilerine okunacaktır;[391] bunu mütakiben Tanrı’nın lütufkar varlığından ve Mesih’in, kutsal meleklerinin ve kutsallarının yücelikteki paydaşlığından çıkarılarak, iblis ve onun melekleriyle birlikte cehenneme atılarak, kelimelerle ifade edilemeyecek işkencelerle sonsuza dek hem bedence hem de ruhça cezalandırılacaklardır.[392]

90. Yargı gününde doğru kişilere ne yapılacak?
Yargı gününde, doğru kişiler Mesih’i karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürülecek,[393] O’nun sağ tarafında toplanacaklar ve burada açıkça tanınacaklar ve yasal olarak suçsuzlukları ilan edilecek,[394] blackdedilmiş meleklerin ve insanların yargılanmasında O’na katılacaklar[395] ve cennete alınacaklar,[396] burada sonsuza dek ve tam bir şekilde tüm günah ve bozulmuşluktan özgür kılınacaklar;[397] akıl almaz coşkularla dolacak,[398] sayısız kutsalların ve kutsal meleklerin beraberliğinde bedende ve canda yetkin bir şekilde kutsallaştırılacaklar ve mutlu kılınacaklar,[399] özellikle bu ebediyete kadar Baba Tanrı’nın, Rabbimiz İsa Mesih’in ve Kutsal Ruh’un hemen önünde ve O’nun eseri olarak gerçekleşecektir.[400] Ve bu da, gözle görülmeyen kilisenin üyelerinin diriliş ve yargı gününde Mesih’le yaşayacakları tam ve yetkin yücelik beraberliğidir.

91. Tanrı’nın insana şart koştuğu sorumluluk nedir?
Tanrı’nın insanlara şart koştuğu sorumluluk, açıklamış olduğu iradesine itaattir.[401]

92. İtaat etmesi üzere Tanrı’nın insana açıkladığı ilk kural neydi?
Masumiyet konumunda Adem’e ve onda tüm insanlığa açıklanan itaat kuralı, iyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yememeye ilişkin buyruğun yanı sıra, ahlaksal yasa idi.[402]

93. Ahlaksal yasa nedir?
Ahlaksal yasa, Tanrı’nın insana iradesini bildirmesi, insanın Tanrı’ya ve diğer insanlara borçlu olduğu kutsallık ve doğruluk sorumluluklarının yerine getirilmesinde,[403] beden ve can olarak tüm insan çerçevesinde ve yapısında herkesi bu iradeye kişisel, yetkin ve daimi bir şekilde uymaya bağlaması ve yönlendirmesidir:[404] bunun yerine getirilmesi halinde yaşam vaat eder ve ihlal edilmesi durumunda ölümle tehdit eder.[405]

94. Düşüşten sonra ahlaksal yasanın insana bir faydası kalmış mıdır?
Her ne kadar hiçbir insan düşüşten sonra ahlaksal yasa aracılığıyla doğruluğa erişemez ise de:[406] gerek yeniden doğmuş gerek yeniden doğmamış, tüm insanlara büyük faydası bulunmaktadır.[407]

95. Ahlaksal yasa, tüm insanlara ne açıdan faydalıdır?
Ahlaksal yasa Tanrı’nın kutsal doğasını ve iradesini[408] ve insanların sorumluluklarını bildirerek, onları buna uygun bir şekilde yürümeye bağlaması,[409] bu yasayı tutma konusundaki yetersizliklerine, doğalarının, yüreklerinin ve yaşamlarının günahlı kirliliğine ilişkin onları ikna etmesi:[410] günah ve bozulmuşluklarını görmeleri ile onları alçaltması[411] ve böylece Mesih’e[412] ve O’nun mükemmel itaatine olan ihtiyaçlarını daha açık bir şekilde görmelerine yardımcı olması[413] açısından tüm insanlar için yararlıdır.

96. Ahlaksal yasa özel olarak yeniden doğmamış kişilere ne açıdan faydalıdır?
Ahlaksal yasa, gelmekte olan gazaptan kaçmaları için vicdanlarını uyandırması[414] ve onları Mesih’e yönlendirmesi;[415] ya da onları özürsüz bir şekilde[416] laneti altında bırakması[417] açısından yeniden doğmamış kişiler için faydalıdır.

97. Ahlaksal yasa özel olarak yeniden doğmuş kişilere ne açıdan faydalıdır?
Her ne kadar bu kişiler yeniden doğmuş olsalar, Mesih’e inansalar ve işler antlaşması olarak ahlaksal yasa aracılığıyla aklanmak[418] ya da mahkum edilmeksizin[419] bu yasadan özgür kılınmış olsalar da;[420] yasanın tüm insanlarla birlikte kendileri için olan faydaları yanında, özellikle, Mesih’in onların iyilikleri için yasayı tutmasına ve onların yerine çarmıhın lanetine katlanmasına ne denli bağlı olduklarını göstermesi;[421] böylece onları daha fazla hamt etmeye[422] ve itaat kuralı olan bu yasaya uymak için gösterdikleri çabayla onları bu şükranı ifade etmeye yönlendirmesi[423] açısından faydalıdır.

98. Ahlaksal yasa özet olarak neblacke bulunup anlaşılabilir?
Ahlaksal yasa, Tanrı’nın sesiyle Sina Dağında verdiği ve O’nun tarafından taş levhalar üzerine yazılan On Emir’de bulunup, anlaşılabilir;[424] ve bu Çıkış Kitabının 20. bölümünde bulunmaktadır. İlk dört buyruk, Tanrı’ya karşı olan sorumluluklarımızı, diğer altısı ise insana karşı olan sorumluluklarımızı içerir.[425]

99. On Emrin doğru bir şekilde anlaşılması için hangi kurallar izlenmelidir?
On Emrin doğru bir şekilde anlaşılması için şu kurallar izlenmelidir:
1-) Yasa mükemmeldir ve insanın bütününde herkesi bunun doğruluğuna ve bütününe tam olarak ebediyen uymaya bağlar; böylece her sorumluluğun en yüce mükemmellikle uygulanmasını gerektirir ve günahın en küçüğünü bile yasaklar.[426]

2-) Yasa ruhsaldır, bu nedenle sözlere, işlere ve tavırlara olduğu kadar canın diğer tüm güçleriyle birlikte anlayışına, iradesine ve duygularına kadar ulaşır.[427]

3-) Tek ve aynı şey çeşitli açılardan bir kaç buyrukta şart koşulur yahut yasaklanır.[428]

4-) Bir sorumluluk buyrulduğunda, bunun tersi yasaklanmıştır;[429] ve bir günahın yasaklandığı bir yerde, tersi olan sorumluluğun yerine getirilmesi buyrulmuştur:[430] öyle ki, her nereye bir vaat iliştirilmiş ise, karşıtı olan tehdit de buna dahil edilmiştir;[431] ve her nereye bir tehdit iliştirilmiş ise, karşıtı olan vaat de buna dahil edilmiştir.[432]

5-) Tanrı’nın yasaklamış olduğu şey, hiçbir zaman yapılmamalıdır;[433] buyurmuş olduğu şey ise her zaman için bizlerin yükümlülüğüdür;[434] buna karşın, her yükümlülüğün [aynı anda] sürekli olarak yerine getirilmesi gerekli değildir.[435]

6-) Günah ya da yükümlülük altında olan bir şey varsa, bunların tüm nedenleri, oluş şekilleri, görünüşleri ve bunların kışkırtmaları ile birlikte tüm benzerleri de yasaklanmış ya da buyrulmuştur.[436]
7-) Sahip olduğumuz konuma uygun olarak bizler için yasaklanmış ya da bizlere buyrulmuş olan şeylerin, başkalarının da kendi konumlarına göre bunları yapmasına ya da yasaklananlardan kaçınmasını sağlamaya çalışma yükümlülüğümüz bulunmaktadır.[437]

8-) Başkalarına buyrulmuş olan şeylere ilişkin, kendi konumumuza ve çağrımıza uygun olarak o kişilere yardım etmek;[438] ve kendilerine yasaklanmış olan şeylerde onlara ortak olmamak için özen gösterme yükümlülüğü altında bulunmaktayız.[439]

100. On Emir’de hangi özel şeyleri göz önüne almalıyız?
On Emirde önsözü, buyrukların kendilerinin özlerini ve bunları daha da güçlendirmek için kendilerine iliştirilen farklı nedenleri göz önüne almalıyız.

101. On Emir’in önsözü nedir?
On Emrin önsözü şu sözlerdedir: Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Tanrın Yahveh ben’im.[440] Bu ifadeyle Tanrı kendisini, her şeye hükmeden YAHVEH olarak, ebedi, değişmeyen ve her şeye kadir Tanrı olarak açıklamaktadır;[441] Tanrı kendiliğinden vardır[442] ve [var olan diğer her şey] Tanrı’nın sözleri[443] ve işlerinden gelmektedir:[444] ve O, eski İsrail ile olduğu gibi, tüm halkıyla da antlaşma içersinde olan bir Tanrı’dır;[445] O ki, onları Mısır’daki kölelik evinden çıkardığı gibi bizleri de ruhsal köleliğimizden kurtarmıştır;[446] bu nedenle yalnızca O’nu Tanrımız olarak kabul etmeli ve tüm buyruklarını tutmalıyız.[447]

102. Tanrı’ya karşı olan sorumluluklarımızı içeren ilk dört emrin özeti nedir?
Tanrı’ya karşı olan sorumluluklarımızı içeren ilk dört emrin özeti, Rabbimiz olan Tanrımızı bütün yüreğimiz, bütün canımız, bütün gücümüz ve bütün aklımızla sevmektir.[448]

103. İlk emir nedir?
İlk emir ‘Karşımda başka ilahların olmayacak’tır.[449]

104. İlk emirde hangi sorumluluklar şart koşulmaktadır?
İlk emirde şart koşulan sorumluluklar Tanrı’yı, tek gerçek Tanrı ve bizim Tanrımız olarak bilmek ve ikrar etmek;[450] ve bu gerçeğe uygun şekilde düşünerek,[451] derin derin düşünerek,[452] hatırlayarak,[453] büyük saygı duyarak,[454] hürmet ederek,[455] hayranlık duyarak,[456] O’nu seçerek,[457] severek,[458] arzulayarak,[459] O’ndan korkarak[460] O’na tapınmak ve yüceltmek;[461] O’na inanmak;[462] O’na güvenmek,[463] O’nda ümit etmek,[464] O’ndan zevk almak,[465] O’nda sevinmek;[466] O’nu hararetle istemek;[467] O’nu çağırmak, tüm övgü ve şükranı O’na yükseltmek,[468] tüm varlığımızla tüm itaati O’na sunmak ve boyun eğmek;[469] O’nu hoşnut etmek için her şeyde dikkatli olmak,[470] ve her hangi bir şeyde hoşnutsuz olduğunda üzüntüyle dolmak;[471] ve alçakgönüllü bir şekilde O’nunla yürümektir.[472]

105. Birinci emirde yasaklanan günahlar nelerdir?
Birinci emirde yasaklanan günahlar, Ateistlik: Tanrı’nın varlığını inkar etmek ya da Tanrısız olmak;[473] Putperestlik: gerçek Tanrı’nın yerine ya da O’nun yanı sıra bir den fazla tanrıya sahip olmak ya da tapınmak;[474] O’nu Tanrı olarak ve bizim Tanrımız olarak ikrar etmemek;[475] bu buyrukta şart koşulan sorumluluklar uyarınca O’na borçlu olduğumuz her hangi bir şeyi yapmamak ya da gözardı etmek;[476] cehalet,[477] unutkanlık,[478] çarpık algılayışlar,[479] yanlış düşünceler,[480] O’na yaraşmayacak ya da O’nun hakkında kötü olan şeyleri düşünmek;[481] sırlarını cüretkarlık ve meraklılıkla araştırmak;[482] her çeşit ahlaksızlık,[483] Tanrı’dan nefret etmek;[484] kendini sevmek,[485] kendi çıkarlarını arzulamak,[486] düşüncelerimizi, irademizi ya da duygularımızı O’ndan kısmen ya da tümüyle çekip dizginlenmemiş ya da uygunsuz bir şekilde diğer şeylere yöneltmek;[487] boş güven duymak,[488] imansızlık,[489] yanlış öğreti,[490] yanlış iman,[491] güvensizlik,[492] kendini çaresiz (ümitsiz) hissetmek,[493] ıslah olmaz (inatçılık)[494] yargı altında olup önemsememek,[495] yürek katılığı,[496] gurur,[497] önyargılı olmak,[498] dünyasal güvenlik,[499] Tanrı’yı sınamak;[500] yasal olmayan yollara başvurmak,[501] ve yasal olan yollara güvenmek;[502] bedensel zevk ve sevinçler;[503] bozulmuş, kör ve düşüncesiz gayret;[504] ılık olmak,[505] ve Tanrı’ya ilişkin şeylere karşı ölü olmak;[506] kendimizi Tanrı’dan yabancılaştırmak ve O’na sırtımızı dönmek;[507] azizlere, meleklere ya da diğer yaratıklara dua etmek, ya da dinsel tapınışta bulunmak;[508] iblisle her hangi bir anlaşma yapmak ya da ona danışmak[509] ve onun tavsiyelerine kulak vermek;[510] insanları, imanımızın ve vicdanımızın rableri yapmak;[511] Tanrı’yı ve buyruklarını küçümsemek ve hor görmek;[512] Ruh’una karşı direnmek ve O’nu kederlendirmek,[513] davranışları karşısında tatminsiz ve sabırsız olmak, bizler üzerine gönderdiği kötülükler yüzünden O’nu ahmakça suçlamak;[514] yaptığımız, sahip olduğumuz ya da yapabileceğimiz her hangi iyi bir şeyi şansa,[515] putlara,[516] kendimize,[517] ya da diğer herhangi bir yaratığa yormak.[518]

106. İlk emirdeki “karşımda” sözüyle bizlere özellikle ne öğretiliyor?
İlk emirdeki “karşımda” ya da yüzümün karşısında sözleriyle bizlere, Tanrı’nın her şeyi gördüğünü, ve özellikle de başka herhangi bir tanrıya sahip olma günahını gördüğünü ve bundan büyük hoşnutsuzluk duyduğu öğretiyor: öyle ki, bu gerçek, kişiyi bunu yapmaktan ayartsın ve bu davranışı O’na karşı yapılmış en saygısızca kışkırtma olarak vurgulasın:[519] ve ayrıca, hizmetimizde yaptığımız her şeyi O’nun gözü önünde yapıyormuşçasına davranmaya ikna bizleri ikna etsin.[520]

107. İkinci emir hangisidir?
İkinci emir “Kendin için oyma put, yukarıda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında suda olanın hiç suretini yapmayacaksın; onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin çünkü ben, senin Tanrın Rab, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü ve dördüncü nesil üzerinde arayan ve beni seven ve emirlerimi tutanların binlercesine inayet eden kıskanç bir Tanrıyım” diyen emirdir.[521]

108. İkinci emirde şart koşulan sorumluluklar nelerdir?
İkinci emirde şart koşulan sorumluluklar Tanrı’nın kendi Sözünde düzenlediğine uygun olarak tüm dinsel tapınışı ve kuralları almak, yerine getirmek, saf ve bir bütün halinde korumak;[522]özellikle Mesih’in isminde dua etmek ve şükran sunmak;[523] Sözü okumak, vaaz etmek ve dinlemek;[524] sakramentleri uygulamak ve almak;[525] kilise yönetimi ve disiplini;[526] ve bunun hizmeti ve korunması;[527] dinsel oruç;[528] Tanrı’nın isminde and etmek;[529] O’na adak adamak;[530] tüm sahte tapınışı blackdetmek, nefret etmek ve buna karşı çıkmak;[531] ve herkesin içinde bulunduğu konuma ve çağrısına uygun olarak bunu ve tüm putperestlik heykellerini ortadan kaldırmak.[532]

109. İkinci emirde hangi günahlar yasaklanmaktadır?
İkinci emirde yasaklanan günahlar, Tanrı’nın kendisi tarafından verilmemiş her hangi bir dini tapınış tasarlamak,[533] bunun yapılmasını öğütlemek,[534] buyurmak,[535] bunları kullanmak[536] ve onaylamak;[537] Tanrı’nın ya da Üçlübirlikteki her hangi bir kişinin ya da tümünün benzerini gerek içsel olarak düşünüşümüzde, gerekse dışsal olarak başka herhangi bir yaratığın görünüşünde ya da benzerinde yapmak;[538] bunlara tapınmak[539] ya da Tanrı’ya bunlar aracılığıyla tapınmak;[540] sahte tanrıların her hangi benzerini yapmak,[541] bunlara her hangi bir şekilde tapınmak ya da hizmet etmek,[542] tüm batıl yollara başvurmak,[543] Tanrı tapınışını yozlaştırmak,[544] gerek kendimizin icat edip uyguladığı şeyler olsun,[545] gerekse eskiden gelme,[546] gelenek,[547] adanmışlık,[548] iyi niyet ya da başka herhangi bir mazeret adı altında[549] diğerlerinden gelenek olarak aldığımız şeyler aracılığıyla[550] buna eklemeler yapmak ya da bundan bazı şeyleri çıkarmak;[551] kutsal değerleri satın almaya çalışmak;[552] kutsal olgulara saygısızlık etmek;[553] Tanrı’nın düzenlediği tapınış ve kurallara karşı[554] her hangi bir ihmalkarlıkta bulumak,[555] bunları küçümsemek[556] ve bunlara karşı çıkmak.[557]

110. İkinci emire eklenen nedenler nelerdir?
Onu daha da güçlendirmek için ikinci emre eklenen nedenler şu sözlerde bulunur, “çünkü ben, senin Tanrın Rab, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü ve dördüncü nesil üzerinde arayan ve beni seven ve emirlerimi tutanların binlercesine inayet eden kıskanç bir Tanrıyım”[558] Tanrı’nın üzerimizdeki hakimiyeti ve bize sahip oluşunun yanı sıra,[559] kendisine tapınış sunulması konusundaki içten tutkusu,[560] ve ruhsal fahişelik anlamına gelen her türlü sahte tapınışa karşı öç alıcı öfkesi;[561] buyruklarını ihlal edenleri Kendisinden nefret eden kişiler olarak sayması ve bunları çok nesiller boyu cezalandırmakla tehdit etmesi;[562] ve bu buyrukları tutanları, Kendisini seven ve emirlerine uyan kişiler olarak taktir etmesi ve uzun nesiller boyu onlara merhamet vaat etmesidir.[563]