#30466
Anonim
Pasif

Şeytana ilişkin genel inanç sarkacı, iki uç nokta arasında salınım yapar. Bir taraftan onun var olmadığına inanan, varsa bile yalnızca kişisel olmayan bir güç, toplumun günahında köklenmiş bir nevi toplu kötülük olduğuna inanan kişiler vardır. Diğer taraftan ise, şeytanın bir tür düşünsel takıntı ya da tarikat haline gelmiş bir ilgi odağı yapan insanlar bulunmaktadır. Bu aşırı ilgi aracılığıyla şeytan, insanların dikkatlerini Mesih’ten başka yöne çevirir.

Her iki durumda da, şeytan kazançlı çıkar. Eğer insanları şeytanın var olmadığına inandırabilirse, farkedilmeden veya direnişle karşılaşmadan kurnaz planlarını gerçekleştirebilir. Eğer insanları kendisiyle aşırı derecede ilgilenmeye itebilirse; onları Mesih karşıtı diğer inanış ve uygulamalara yönlendirebilir.

Petrus, şeytanı hafife almıştı. İsa, Petrus’u Kendisini inkar edeceği konusunda uyardığında; Petrus, şu sözlerle karşı çıkmıştı: ” Rab, ben seninle birlikte zindana da, ölüme de gitmeye hazırım. ” ( Luka 22:33 ) Petrus, kendine fazla güveniyordu. Düşmanının gücünü hafife almıştı. Petrus’un inkarından hemen önce İsa, onu uyarmıştı. Fakat Petrus, bu uyarıyı reddetti ve İsa, şöyle dedi: ” Simun ,Simun şeytan sizleri buğday gibi kalburundan geçirmek için izin almıştır. ” ( Luka 22:31 )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.
Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5 tanri sevgidir