#30593
Anonim
Pasif
fırat çölgeçen;9241 wrote:
Rab’deki bir kardeşimden ( Burada sorduğum soru, aramızda geçen bir konuşmaydı.) bu soru ile ilgili bir ileti aldım. Amacım burada, forumu okuyan kişilerin Kutsal Kitap’ın ışığında bu sorudaki durumu nasıl yorumlayabileceklerini öğrenmek ve de çarmıhtaki bu olguyu yorumlama da eksiklerimiz ya da yalnışlarımız var mı ? öğrenmekti.Zira, Kutsal Kitap’ı okurken ya da anlamaya çalışırken bazı şeyleri gözden kaçırabiliriz.Örneğin vaftiz anlatımlarında olduğu gibi,bazı konularda Kutsal Kitap anlatımının iki yönlü olması bir sorun oluşturmaktadır. Böyle durumlarda, nasıl bir yorumlamaya gitmek gerekir. İşte böyle durumlarda Kiliselerin bölünmek zorunda kaldığını görüyoruz. O zaman doğru yorumu nasıl bulacağız ? diye düşündüm ve de çarmıhtaki durum ile İsa’nın günahlılar için akıttığı kanın önemi açısından nerede eksiklerim ya da eksikliklerimiz olabilir, daha iyi kavrayalım diye forumu okuyan ve yazanların yorumlarından ben ve diğer kişilerin öğrenmesini istedim. Örneğin ben, büyümeye ve olgunlaşmaya çalışan bir inanlıyım. Tabi ki; bu konu hakkındaki bütün kardeşlerimin yorumunu bekliyorum.Bu sorunun buraya getirilip sorulmasında; hiçbir kardeşimin yalnış değerlendirmesini istemiyorum. Eğer yalnış bir anlaşılma olduysa ki, özür dilerim. Lütfen sizde olan bilgileri, bu konuyla ilgili olarak paylaşınız.

Söz, Mesih’ti; O, Hak’tı.
Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !
Dünyayı kazansan neye yarar ? hac5 tanri sevgidir

Fırat Abi mesajınızın daha yeni farkına vardım :)

Bence insanları düşünmeye iten çok mantıklı bir soru sormuşsunuz. Öğrenmek düşünmekle başlar ve sizin bu sorularınız da insanları düşünmeye itiyor.

Bu kadar güzel bir mantığı kimse art niyetle anlamaz. Art niyetle anlıyacak insanlar çıkacaksa da bu onların sorunudur. Ya bir şeyleri saklıyorlardır ya da düşünmeden, sorgulamadan herşeyi kabul etmemizi istiyorlardır.

Şimdi ben gelip vaftizi şart koşmayan, Müslümanların dahi cennete gidebileceğini söyleyen Hristiyanlığın bir mezhebini burada övseydim, ben provakatör olacaktım, Kutsal Kitabımızı çarptırıyor olacaktım ve dinsiz imansız ilan edilecektim… Ki yaşandı da bunların hepsi…

Ama siz ayetleri koyuyorsunuz ve işin içine herhangi bir mezhebi karıştırmadan direk ayetler üzerinden yorumlar yapıyoruz. Düşüncelerimiz birbirimize zıt olabilir, siz o ayetlerden bir şey anlıyorken ben bambaşka bir şey anlıyor olabilirim. Ama karşılıklı fikir alışverişiyle düşünmeye başlıyoruz ve eğer bir yerlerde yanlışımız varsa bunu düzeltiyoruz.

Ayetlerin ortaya konup tartışılması, Mesih inananlarının bu ayetlerden neler algıladığının öğrenilmesi bence objektif bir tutumdur ve emin olun ki bu bizi doğruyu bulmamızı sağlıyacaktır.

Mesih İsa “Gerçeği bilin, gerçek sizi özgür kılacaktır” demiyor mu? Gerçeği bilmemiz için de oturup, konuşarak, birbirimizi düşünmeye yönlendirmeliyizdir.

Karşıt mezheplerin görüşlerini değerlendirmeden, kendimizden olmayan mezhepler için şeytan işi, dinsizler, imansızlar tarzında sıfatlar kullanırsak bu bizi bölücülüğe iter. Birbirimizi dinlemediğimizden dolayı bölündük zaten! Aslında yaşadığımız ciddi anlamda çok berbat bir durumum. Utanmamız gereken bir şey. Birbirimizi dinlemememiz sonucu 3 ana mezhebe bölündük. Bu 3 ana mezhepte kendi içlerinde binlerce kola bölündü (Örneğin Protestanların 330000 farklı görüş yapısına sahip kilisesi olduğu söylenir.) Bize Mesih İsa bölünmeyin dememiş miydi? Bölünen her krallık çöker dememişmiydi? Hem Mesih İsa’ya taptığımızı söyleriz hem de onun sözlerini dinlemeyip mezhepleşmeye gideriz… Neyse…

Bence sizin mantığınız çok güzel. Mesih imanı çerçevesinde her görüşe önem verilmelidir.